Başıboş köpek sürülerinin bu ülkeye verdiği zarar daha ne kadar devam edecek. Yıllardır bu köpek sürüleri yaban hayatını yokediyor diye bağırdık. İşte sonuç bu. Zeytin üreticisi Necati Budak’ın feryadı.
“Kontrolsüz köpek sürüleri kırsalda tilkiyi, gelinciği, sansarı ve yılanı bitiriyor. Onları kovalıyor, yavrularını parçalıyor, yaşadıkları yerlerden sürüp çıkarıyor. O hayvanlar fareyi tutan asıl avcılardı. Onlar gidince alan boşaldı. Boşalan alanı fare doldurdu. Şimdi zeytinliği, fidanı, emeği yiyor.”
Yolsuzluğu, rüşveti, iftirayı ve yalanı savunmakta Özgür Özel gibi ol…
Mahkemede her gün bir rezaleti ortaya çıkan rüşvetçi İmamoğlu ile babasından özür dilenmesini isteyecek kadar da utanma duygusundan yoksun ol.
Esenyurt’ta bir kadının ağızlıksız şekilde gezdirdiği yasaklı ırk köpek, sokak kedisini parçaladı.
Bir insan bu ırkı neden besler? Hadi besliyorsun alınması gereken en önemli önlem ağızlık neden takmıyorsun.
Sözde hayvan severler eleştirsenize!! Kedi hayvan değil mi?
Almanya köpek sahiplerinden 500 milyon Euro vergi toplamış. Devlete ek gelir oluşturmuş. Bizde halkın vergisiyle hiç bir işe yaramayan başıboş köpekleri besliyoruz. Tabi Almanya bizden daha refah olur.
Dünyanın parasını döküp okuyamayacakları kalitede eğitimi, sembolik yemek ücretleriyle alıyorlar.
Ama iş teşekkür etmeye gelince yok, provoke etmeye gelince en öndeler.
Kim kural bozuyorsa, kamu imkanını gasp ediyorsa derhal ilişiği kesilmeli.
#BoğaziçiÜniversitesi
🗣️Hukukçu Uğur Poyraz, “fon magduruyuz” diyenlere tepki gösterdi:
“Bunlar neyin mağduru?
1 lira koyup 5 lira alacağım diyenler nasıl mağdur oluyor?
Kazandıklarında benimle mi yiyecekti ki kaybedince gelip bana ağlıyor”
Hukukçu Uğur Poyraz, “Fon mağduruyuz” diyenlere sert tepki gösterdi:
“Bunlar neyin mağduru?
1 lira koyup 5 lira alacağım diyenler nasıl mağdur oluyor?
Kazandıklarında benimle mi yiyecekti ki kaybedince gelip bana ağlıyor”
Dün az kalsın 45 bin lira dolandırılıyordum, kıl payı kurtuldum.
İkinci el laptopu ilan sitesine koydum. 2 saat geçmeden biri yazdı: "Abi ben şehir dışındayım, parasını atayım, oğlum gelip elden alsın." Gayet efendi konuştu, tamam dedim.
Yarım saat sonra çocuk geldi. Cihaza baktı, "Tamam abi, babam parayı atıyor" dedi.
O an telefonuma bildirim geldi. Mesajın başlığında bildiğin benim bankanın adı yazıyor: "TRxx hesabınıza 45.000 TL transfer edilmiştir."
Banka uygulamasını bir açtım, bakiye aynı. Çocuk da hemen kendi telefonundan dekont gösteriyor, "Abi bazen hemen düşmüyor, bak para çıktı benden" diye sıkıştırıyor. Dekont da birebir gerçek gibi duruyor.
"Sistemde göreyim öyle vereyim" dedim. Çocuk bir anda renk değiştirdi, "Söz verdin, parayı aldın cihazı vermiyorsun" diye sesini yükseltmeye başladı. Bayağı psikolojik baskı yapıyor yani, beni suçlu hissettirecek.
"10 dakika çay içelim, hesaba düşsün öyle gidersin" dedim. Çocuk "Ben dışarıda bekleyeyim" deyip merdivenlerden aşağı koşmaya başladı.
Olay sonradan çözüldü:
İnternetteki sahte SMS servisleriyle banka adıyla SMS atmışlar.
Gösterdiği dekont zaten önceden hazırlanmış sahte şablon.
Biri telefonda güven verirken diğeri kapıda acele ettirip baskı kuruyor.
Satış yaparken hesabınızda parayı kendi gözünüzle görmeden kimseye bir şey teslim etmeyin. SMS'e, dekonta, tatlı dile sakın kanmayın.
İşte yılanın başı: FETÖ'cü eski istihbarat müdürü Ali Fuat Yılmazer,
'Ergenekon, ODA-TV, Balyoz, Kafes, Poyrazköy, Şantaj ve Askeri casusluk' gibi kumpasları yürütüyordu.
Kaşif Kozinoğlu'nun 10 Mart 2011'de Zekeriya Öz'e ifade verip tutuklanması sonrası gece yarısı 03.00'da
Erdoğan Ali Fuat Yılmazer'i görevden aldı.
1 ay sonra da Zekeriya Öz'ü görevden aldı..
Erdoğan örgütün iç yüzünü görmüştü ve müdahale etmeye başlamıştı..
Bir çok âlimin evliyanın kurra hafızın, devlet büyüklerinin yattığı Eyüp Sultan mezarlığının adı niye bu ayyaş fransız biseksüelin ismi ile anılıyor
Değiştirin şu tepenin ismini.
İdris-i Bitlis hazretleri tepesi olsun, orjinalin ismi o idi zaten.
Anı defteri sapıklık dolu
DEĞERLİ KAMUOYUNA
AHMET GÖKÇEK VE
HÜLYA GÖKÇEK HAKKINDA YÜRÜTÜLEN SORUŞTURMA KAPSAMINDA, SULH CEZA HÂKİMLİĞİ TARAFINDAN YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI ŞEKLİNDE ADLİ KONTROL TEDBİRİ UYGULANMIŞTIR.
SORUŞTURMA AŞAMASINDA
BU TÜR ADLİ KONTROL
TEDBİRLERİNE SIKLIKLA BAŞVURULMAKTADIR.
BU NEDENLE VERİLEN KARARIN OLAĞAN, MAKUL VE SORUŞTURMA SÜRECİNİN DOĞAL BİR PARÇASI OLDUĞU KANAATİNDEYİM.
ADLİ KONTROL KARARI VERİLMESİ, KİŞİNİN SUÇLU OLDUĞU ANLAMINA GELMEZ. SÜRECİN TÜM YÖNLERİYLE ARAŞTIRILMASINA VE NİHAİ DEĞERLENDİRMENİN BAĞIMSIZ YARGI TARAFINDAN YAPILMASINA SAYGI DUYUYORUZ.
AYRICA, MURAT AĞIREL’İN TANIK SIFATIYLA VERDİĞİ İFADELERİN GERÇEĞİ YANSITMADIĞI YÖNÜNDE CİDDİ ŞÜPHELERİMİZ BULUNMAKTADIR. HÜLYA GÖKÇEK TARAFINDAN,
BU İDDİALARI DESTEKLEDİĞİ DEĞERLENDİRİLEN
11 AYRI BİLGİ VE BELGENİN CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞIMIZA SUNULDUĞU VE GEREKLİ ŞİKÂYETLERİN YAPILDIĞI TARAFIMA İLETİLMİŞTİR.
MURAT AĞIREL HAKKINDAKİ SÖZ KONUSU İDDİALARIN VE SUNULAN BELGELERİN HUKUKİ AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ ELBETTE YARGI MAKAMLARININ TAKDİRİNDEDİR.
BEKLENTİMİZ HİÇ KİMSEYE AYRICALIK TANINMASI DEĞİL, HUKUKUN VE ADALETİN HERKESE EŞİT ŞEKİLDE UYGULANMASIDIR.
TÜRK YARGISINA GÜVENİMİZ TAMDIR.
KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURULUR.
Yıl 1933.
Türkiye o zaman 15 milyon nüfuslu. Yüzde 80’i köyde yaşıyordu.
Sadece Yüzde 5’i (800 bin nüfuslu) İstanbul’da ikamet ediyordu. İnanılmaz bir yoksullukla baş etmeye çalışıyordu köylüler.
Fotoğraftakiler İstanbul ve Ankara’nın bir eli yağda bir eli balda koketleri, züppeleri, ülkenin kaymağını yiyen sözde elitleri.
Milli mücadelede sırtında top ve mermi taşıyan cefakar köylü kadınları bir dilim ekmeği kemirir ve süpürge sapı kaynatırken yemek yerine, İngiliz işgalinde İstanbul’da kıçıyla fındık kıranlar Cumhuriyet’in de tüm nimetlerinden yararlanmaktaydı.
Eşi Binbaşı Derviş bey gibi Milli mücadele kahramanı olan Kara Fatma ise açlıktan bir Rus kilisesinin küçük ve soğuk odasına sığınmış, yanındaki torununa bakmak için sokaklarda dileniyordu. Ona çöpçülük işi bile verilmemişti.
Bu tür fotoğrafları dönemin modernizminin ve “gelişmişliği” nin simgesi olarak görüp iç çekmek, tarihin karanlık odalarına giremeyenlerin at gözlüğü.
https://t.co/O82TTatSlp
Çocukları, gençleri yozlaştırma misyonuyla siyonist markalar tarafından desteklenen +18 eskort dansı grubu Manifest’in kurucusu ve menajeri Tolga Akış gözaltına alındı.Temmuz’da katıldığım programda özellikle Manifest’in çıkış noktasına dikkat edilmesi gerektiğini ifade etmiştim.
İsrailli askerlerin Filistinli bir esire tecavüz ettiği anlar kameraya yakalandı.
Kurbanın bağırsakları yırtıldı; anüsünde ve akciğerlerinde ağır hasar, kaburgalarında kırıklar oluştu.
İsrailliler "tecavüz hakkı" için sokaklara döküldü, bakanlar tecavüzcüleri savundu, tecavüzcülerden biri televizyon yıldızı oldu!
Ve bugün...
Tüm suçlamalar düşürüldü.
Bu sadece Ben-Gvir'in zihniyeti değil, bu İsrail'in ta kendisi!
Belgeselde Yahudi bir kadın "10 çocuğum var, ara vermeseydim 15 olurdu" diyor ve 10 çocuk karşılığında 100.000 dolar maddi yardım aldığını söylüyor.
Yahudiler dünyaya üreme ve aile karşıtlığı aşılayıp eşcinsellik propagandası yaparken kendi nüfuslarını arttırıyor.
Baalcılar, frekans kullanan kara büyücüler, kötücül güçler 12 Eylül’de İstanbul’da konser adı altında ritüel ayin yapacak!
Sadece performanslarına değil, Anyma/Aeden’e yapılan yerli yabancı yorumları okuyun! Bu sapkınların Fatih’in mirası İstanbul’a girişine izin verilemez!