Elleri kelepçelenmiş, hiçbir gereği yokken başlarına basılan bu kadınlar eğitimci. 'Tek suçları' ders vermek.
Görmeyen, duymayan, ses çıkarmayan herkese gelecek nesiller iyi şeyler söylemeyecektir !
Turkish authorities have detained 32 people in operations across multiple provinces over alleged links to the Hizmet Movement.
According to reports, detainees were accused of humanitarian activities tied to the movement, while some arrests were reportedly based on the use of the ByLock messaging app — despite a 2023 European Court of Human Rights ruling finding that ByLock use alone was insufficient for terrorism convictions.
The latest detentions are raising serious concerns about due process, fair trial rights, and the continued use of broad terrorism charges in politically sensitive cases, highlighting a broader pattern of prolonged post-coup crackdowns in Türkiye.
#HumanRightsViolations #Turkey #Turkish
https://t.co/JQUmmnd0fj
.@RepGusBilirakis raised Turkey’s human rights and religious freedom violations on the House floor—targeting minority faith groups and members of the Hizmet Movement. He especially highlighted the unjust trial of young girls, which will have its final sentencing on Sept. 18-19, 2025.
41 women and girls—students, teachers, even teens—face 6 to 15 years in prison for peaceful acts of faith.
Meanwhile, @IrfSecretariat circulated a multi-faith letter with 400 signatures to @SecRubio and @USCIRF urging for their acquittal.
📄 https://t.co/9RawmeUEGY
Thank you @RepGusBilirakis & @IrfSecretariat for your support and for raising this issue.
#GirlsTrial #Turkey #KızÇocuklarıDavası #Türkiye #FoRB #FaithUnchained #ReligiousFreedom #HumanRights
@StateDept@StateIRF@washingtonpost@nytimes@LantosFndn@silencedturkey@OthersInfo@TLHumanRights
Turkey has detained 60 people — including doctors and civil servants — in the latest operations over alleged Hizmet Movement links, expanding the scope of ongoing crackdowns.
Professionals from key public sectors are being targeted over broad allegations often based on social ties, past employment, or digital activity, raising serious concerns about arbitrary investigations and misuse of anti-terror laws.
The arrests highlight a continuing pattern of mass detentions, erosion of due process, and pressure on civil society in Türkiye.
#HumanRightsViolations #Turkish
https://t.co/sJTCh1ph6m
15 Temmuz’la ilgili görüntüler servis edildikçe, kumpasın detayları ve kirli planın açıkları da bir bir ortaya çıkıyor!
15 Temmuz gecesi, Tümgeneral Yavuz Türkgenci, Tuğgeneral Ahmet Hacıoğlu,
Emniyet Müdürü Murat Çelik gibi asker ve emniyet mensuplarının ortak teçhizatları olmamasına rağmen, aynı tür beyaz çelik yeleği giymeleri; adeta pazılın kayıp parçası gibi resmî birleştiriyor!
Pek çok kez ifade ettiğimiz üzere o gece sokağa çıkan halk açık hedefti. Kumpasçılar halk ve askeri karşı karşıya getirmek için, önceden yerleştirdikleri keskin nişancılar ile masum insanları nişan almıştı. Böylece çıkan kargaşada binlerce insanın ölümü planlanmıştı. Ancak rejim tarafından hain ilan edilen kahraman askerler, bu oyuna gelmemiş, kendi canları ve özgürlükleri pahasına millete silah çekmemişti.
O sırada halkın arasına karışan beyaz çelik yelekli bu asker ve emniyet mensuplarının rolü neydi? Bunun gibi pek çok soru akla geliyor!!!
1) Keskin nişancılara “beyaz çelik yelekli kimse hedef alınmayacak” emri mi verildi?
2) Bu teçhizatları nereden aldılar? Beyaz çelik yelekler kimin envanterindeydi?
3) O gece herşeyin aniden geliştiğini iddia ettikleri dikkate alındığında; bu hazırlığı ne zaman yaptılar?
4) Beyaz çelik yeleğin hiçbir kamuflaj özelliği yokken, hedef ayrımı yapmak için mi bu teçhizat seçildi?
5) Herbiri yakın çekimden yapılan bu kayıtlar; kendilerini daha sonra kahraman ilan etmek için mi arşivlendi?
6) 15 Temmuz’a ilişkin tüm kayıtlar kimin elinde? Neden parça parça servis ediliyor? Neden bir bütün değil, kırpılmış olarak paylaşılıyor?
7) O gün beyaz çelik yelekler ile sahada olan bu kişiler, hangi terfi ve makamlar ile ödüllendirildi?
8) Bu kişilerin ifadesi alındı mı? Çapraz sorguları yapıldı mı?
Sincan'da kalp krizi geçirip vefat eden KHK'lı polis Ünsal Özkan’ın kızı:
“Bu kalabalık onun nasıl bir insan olduğunu anlatıyor. Her görüşümüzde, çıkınca yapacağımız hayallerden konuşurduk. Biz onu hep umutla, heyecanla bekledik. Benim bir kanadım kırıldı, içimde hiç dinmeyecek bir özlem kaldı. Yıllardır yapılan bu haksızlıklar bizden bir ömür çaldı. Artık adalet yerini bulmalı."
DünyaBasın ÖzgürlüğüGünü
https://t.co/eSgx9FgiEt
Birisi 15 Temmuz’da dürüst ve liyakatlı askerlerin tasfiyesi sonrası terfiler alıp, emekli edilir edilmez, CHP’de siyasete sokulan, hatta genel başkan yardımcısı yapılan Yankı Bağcıoğlu. Diğeri her cümlesinde “fetö” masalını geveleyen, Ergenekon-Balyoz ekibini öve öve bitiremeyen Barış Terkoğlu! Her ikisi de ülkeyi ve orduyu bu hale sokan zihniyetin önde gidenleri.
Ordu ve ülkeyi enkaza çevirdiler. Şimdi gelmişler, yok orduda liyakat bitmiş, yok kışlaya siyaset girmiş. Balkan Harbi’nden ders çıkarmak lazımmış! Gerçekten bu kadarına da pes! “Kuzuyu kurtla yiyip, çobanla ağlamanın” daniskası! Bu kadar da pişkinlik olmaz! Bu kadar da hem yapıp, hem de zeytinyağı gibi su yüzüne çıkılmaz!
Barış Terkoğlu’nun Mete Kuş rezaletine ilişkin makalesi, ordudaki enkazın, disiplin ve liyakatın nasıl yok olduğunun itirafı niteliğinde! Savunduğu Ergenekon- Balyoz ekininin orduya verdiği zararı tek tek itiraf etmiş.
Unutanlar için hatırlatayım. 15 Temmuz sonrası 50 binden fazla disiplinli, liyakatli, dürüst ve vatansever asker tasfiye edildi. 30-40 yıllık tecrübesi olan, ordunun harbe hazırlık durumunu daima en üst seviyede tutan komuta kademesi, Amiral ve Generaller, tutuklandı!
Ordunun başına da Ergenekon-Balyoz ekibi getirildi. Bu ekip de rütbe ve makam uğruna kışlaya siyaseti soktu! Dünyanın en disiplinli ordusunu dağıttı! 15 Temmuz sonrası zafer sarhoşluğu içinde attıkları bu gazete başlığı da, asla silemeyecekleri, örtbas edemeyecekleri kanıtı! Evet ordunun başına balyoz geldi, bir kaç yıl içinde de orduyu tüketti!
10 yıldır bunları anlatıyorum. #15Temmuz yargılamaları tümden bozulmak zorunda.
Kumpasın mimarları, yargılamayı da kumpası örtmek üzere kurguladıkları için öyle çalıştı. Mahkeme başkanı Oğuz Dik terfien Yargıtay üyesi yapıldı.
Buyrun okuyun
Arkadaşlar, salı gününden bu yana İstanbul, Aksaray, Antalya, Çanakkale, Bursa, Samsun, Erzurum, Konya, Adana, Ankara, Batman, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kilis, Mardin, Ordu, Osmaniye, Şanlıurfa ve Trabzon’da BİRÇOK KADIN GÖZALTINA ALINDI.
Kadınlar, masum insanlar gözaltındayken biz uyuyacak mıyız? Neredesiniz ey X ahalisi. İnsanlar zor durumda.
#AİHMKararlarıUygulansın
Reza Zarrab’ın önüne yatmayacağız diyen #1725Aralık polisleri 12 yıldır tutsak; Zarrab’ın önüne yatan Akp’liler hala iktidar! Yalansın dünya… #TutsakPolisler
Pazarda zeytin satarak geçimini sağlayan İHRAÇ SAVCI Ali Yalçın... Çoluk çocuğun, hamile kadınların, 4. evre kanser hastalarının, 80'indeki yaşlıların hapse atıldığı bir ülkede hukukçuyum diye ortalıkta dolaşmaktansa pazarda zeytin satmak daha şereflidir. @adalet_bakanlik
LÜTFEN ṢU TAG'A BİR EL ATSAK GÜZEL İNSANLAR...
Kurgu bir darbe bahanesiyle binlerce insan bir gecede terörist damgası ile yaftalanıp kötülük imparatorluğunun zulmüne maruz kaldı...
Bu zulüm tarihteki misallerini aratmayacak niteliktedir..!
NefretSöylemine HAYIR
Adli Tıp Kurumu, 4. evre kanser hastası KHK’lı öğretmen Ferah Oktan’a “cezaevinde kalamaz” raporu verdi. Ancak 23. Ağır Ceza Mahkemesi, dosya Yargıtay’da diyerek tahliyeyi gerçekleştirmedi.
BununAdı İşkencedir
https://t.co/AqE0Bo46EX
72 yaşındaki Abdullah Tırpan, koğuşta defalarca bayıldı. Yürüyemiyor, en temel ihtiyaçlarını dahi gideremiyor. Ancak hâlâ cezaevinde tutuluyor.
#KHKlıAdaletİstiyor
Avukat Süleyman Yıldırım, cezaevinde geciken tedavi nedeniyle bacağını kaybetti,3.evre akciğer kanseriyle ölüm döşeğinde tahliye edildi ve 8 Aralık’ta İzmir Şehir Hastanesi’nde 59 yaşında yaşamını yitirdi.Yaşam ve sağlık hakkı ihlali vicdanları yaraladı.
AdaletsizGeçen BirYılDaha
ṢU TAG'A BİR EL ATSAK GÜZEL İNSANLAR...
Sincan Cezaevi'ne nakil olan böbrek hastası, KHK'lı Mehmet Parlak'ın eşi Nurten Parlak:
"Ziyarette eşimi tanıyamadım.
45 kiloya düştü. Bir deri bir kemik kaldı. Uzman doktora gitmeli.
Henüz götürülmedi”
AdaletsizGeçen BirYılDaha
ABD’de ‘Yılın Pilotu’ seçilen Buğra Baldan… 15 Temmuz’da hiçbir kanunsuz eylemi olmamasına rağmen tüm delillere karşın ağırlaştırılmış müebbet aldı. Ülkenin en başarılı pilotlarından biri bugün tek kişilik hücrede..
@profdrhalukkoc
AskeriÖğrenciye ZulmeSon