Belli bir yaştan sonra, anne babanız yavaş yavaş çocuklarınız gibi olmaya başlar.
Basit sorular sorarlar, hikayeleri tekrarlarlar ve bir zamanlar sizin onların sabrına güvendiğiniz gibi, onlar da sizin sabrınıza güvenirler. Bu rol değişimini çok az kişi anlar. Masumiyet veya rahatsızlık gibi görünen şey aslında zamanın döngüsünü tamamlamasıdır. Onları sert bir şekilde düzeltmeyin. Acele ettirmeyin. Bir zamanlar sizi korudukları gibi onlara özen gösterin. Bu bir yük değil. Bu, sessizce sevgiyle sarılmış bir ödeme.
Yurdun dört bir yanında malum tıraşlı suça sürüklenenler yine yeniden tahliye ediliyor. Güvercini bırakma şeklinden bile dışarda neler olacağı belli. Bu ülkede en zararlı grup suça karışmayan, işinde gücünde faturasını, vergisini günü gününe ödeyen temiz insanlardır.
Neden sabah işine gidip gelen, çocuklarını topluma faydalı yetiştirmeye çalışan, askere giden, vergisini veren, kırmızı ışıkta geçmeyen, sokağa izmarit bile atmayan namuslu vatandaşlar için değil de vergi kaçıranların, kriminallerin, teröristlerin rahat etmesine yönelik düzenlemeler yapılıyor.
Neden?
Bir tatil günü çoluğunu çocuğunu alıp hava almaya çıkmışsın otopark problemi yaşamayım değnekçi ile muhatap olmayayım diye de metroya binmişsin. Bir grup malum tıraşlının içinde kalarak yaşayacağın minimum rahatsızlık bu.
TÜRK milletinin yaşam alanları tüketilmiş durumda.
Beline, boyu kadar sallamayı saklayan birbirini bularak sırtlan sürüsü gibi hareket eden, sırtlanlık bilmeyen tertemiz TÜRK çocuklarının yaşamlarıyla oynayıp bedelini ödemeye gelince akıl sağlığı yoktur raporuna sığınan suça sürüklenen çocuklar(!)
Oralı olmamak… Şunu başarabilen bir insan sosyal ilişkilerdeki sorunların %80ini çözer. Oralı olmamak, üzerine alınmamak, odağını değiştirmek, işine bakmak, takılmaya değer bulmamak, muhataplara büyük anlamlar atfetmemek..
Akşam planım varsa gündüz paralize oluyorum, hiçbir şey yapamıyorum. Geri sayan alarm gibi. Kitap bile okurken arka planda "birkaç saat sonra planın var' klasörü açık.
Anlayamazsınız, sıradan introvert problemleri.
Tıpta gender gap ile ilgilendiğimi bilen bir doktor arkadaşım anlattı. Babası gece yarısı arıyor “annenin göğüs ağrısı var. Acile gittik bir şey yok dediler ama annenin hem ağrısı devam ediyor hem panik halinde” diye. EKG normal, enzimler normal, Nabız 140/dk. Anksiyete, panik vb eve gidin diyorlar. Arkadaşım hayır bu vaziyette eve götüremem diyor. Bir süre sonra hafif bir enzim oynaması, arkadaşımın israrı, oradaki hekimlere nazının geçmesi vs, anjiografi yapılıyor. Sol ana koroner tıkalı. Sorun tek tek hekimlerle asla ilgili değil. Kitaplarda yazan kalp hastalığı semptomları erkek hastalarınki. Kadınlarda kalp krizinin farklı seyredebileceği kitaplara, müfredata girmeli.