26 Ekim 1918 Halep Müdafaası, 29 Ekim 1923’ün Tohumlarının Atıldığı Yerdir!
Mustafa Kemâl Paşa, 1918 Ağustos’unda Filistin’de bulunan 7. Ordu Komutanlığı’na tayin edildi. İlk paylaşım savaşı bitmek üzereydi. Osmanlı İmparatorluğu’nun son demleriydi. Ordu darmadağınıktı ve başında Alman subaylar vardı.
(…)
25 Eylül’de Amman düştü, 30 Eylül’de İngilizler Şam’daydı. 1 Ekim’de Fransız ve İngiliz kuvvetleri Beyrut’u da işgal etti. …Ve Yıldırım Orduları 6 Ekim’de Halep’in güneyinde bir araya geldi. Suriye Cephesi Komutanı 7. Ordu Komutanı Mustafa Kemâl’di.
(…)
26 Ekim 1918 günü Türk Kuvvetleri’nin geri çekildiğini sanan Arap ve İngilizler, saldırıya geçtiler. Mustafa Kemâl’in aldığı düzenek karşısında şiddetli bir direnişle karşılaştılar, perişan edildiler. İngiliz Süvari Ordusu ve silahlı Arap çeteler darmadağın edildi ve 1. Dünya Savaşı’nın son savaşı ‘Katma Meydan Savaşı’ kazanıldı! Mustafa Kemâl Paşa bu zaferden sonra, “Bir hat tespit ettim ve sınırladım. Kuvvetlerime emir ettim ki; düşman bu hattın ilerisine geçmeyecek.” demişti. Dediği gibi oldu!
(…)
Vatan savunusu için kurulacak müdafaa-i hukuk örgütlenmesinin ilk oluşumu burada başladı! Türklerin kendi toprakları için savaşacaklarını öngörerek bölge halkına silah dağıtmış ve çete harbi için milis kuvvetleri kurulmasını planlamıştı. Kısacası, 26 Ekim 1918 Halep müdafaası, 29 Ekim 1923’ün tohumlarının atıldığı yerdir. Bu unutulmamalı!
Dinleyiniz: https://t.co/Odts3evn6s
@dirokasor Harita yedi duvelle savaşıp kanla çizilir ona da vatan denir . Amerika'nın İsrail'in çizip elinize verdiği harita ila sadece ananızın amına gidersiniz.
@savasisliyen Keşke darbe olsa halk darbe yapsa sandıkta ümit hoca da daha güçlü bir anayasa yapsa türk olmayanın ben niye türk dogmadim diye göt yanığınızın olduğu bir anayasa.
@Ibrahim23496705 Şöyle söylesek daha doğru olur İstanbul Barosu ibnelerden teroristlerden emperyal saksoculardan kurtuldu diyelim. Bu arada sen hangisisin ibnemi teroristmi saksocu mu ???
@RasimOzan_K Rasim ne kadar yirtarsan yırt kendini hatta o bayrak direğini mabadina sokup Mustafa Kemal'in askeriyiz desende nafile. Günü geldiğinde yargilanacaksin ve gün yüzü görmemek sizin zindana gireceksin. Değişim başladı.
@Unaamattiiinaa Kemalizmi kimler istemez tarikat artıkları Yunan artıkları İngiliz tohumları Zagros pocleri bunlar siyonizme domalmayi sevdikleri için Kemalizmin adam yerine koyduğunu istemezler. Sen hangisisin fatmaaaa ...
@insansanyaz Kemalizm senin gibilerin amina koydu 106 yıl önce anasını silkti denize döktü irfanı hür vicdanı hür müreffeh bir ülke bıraktı . Taa ki senin gibi CIA mossad mi6 yarrra yemiş sol görünümlü picler tureyene kadar. Ama merak etmeyin Kemalizm okyanus gibidir hak ettiğini verir.
@FerhatEpozdmr Kürtler bu cumhuriyetin kurulumunun Hz c bir yerinde yoklar boşa sallamayın . Moda oldu AMK yok anadolunun kapısını açtı yok cumhuriyet kurarken yardım etti ... Var etmek için değil isyan çıkarmak için vardınız hep .
Karadeniz’de Türk armatörlerine ait ticaret gemilerine yönelik saldırılar artıyor. Bu gemiler yabancı bayrak taşısalar da Türk sermayesine aittir, millî servetimizin parçasıdır. Dolayısıyla devlet kurumları ve medya “Bu gemiler Türk bayraklı değil” kolaycılığına sığınamaz. Türk denizcilerinin can güvenliği ve Türk armatörlerinin ekonomik çıkarları korunmalıdır.
Ancak asıl sorgulanması gereken hükümetin dünyanın ilk 10 filosu arasında olmakla övündüğü Türk sahipli ticaret filosu, Temmuz 2026 itibarıyla 2.262 gemi ve 54,3 milyon DWT kapasiteye ulaşmış durumdayken Deniz Ticaret Odası'nın 2025 başı verilerine göre filomuzun taşıma kapasitesinin %89,3'ü yabancı bayrak altında!
Devlet neden millî bir denizcilik seferberliği başlatarak Türk bayrağına geçişi kolaylaştırmıyor? Neden liman başkanlıkları ve denizcilik bürokrasisi 7 gün 24 saat hizmet verecek şekilde örgütlenmiyor? Neden armatörlerimize uluslararası rakipleriyle eşit rekabet koşulları sağlanmıyor?
Savaşların hibritleştiği, deniz ulaştırmasının ve lojistik akışın stratejik öneminin olağanüstü arttığı çağımızda kendi bayrağımızı taşıyan ticaret filosu en az donanmamız kadar hayatidir.
Donanmalar nasıl 7/24 harekât esasına göre çalışıyorsa limanlarımız, denizcilik idaremiz ve ticaret filomuz da aynı anlayışla desteklenmelidir.
Türk bayrağını güçlendirmek yalnızca ekonomik değil, millî güvenlik ve deniz gücümüzü dolayısı ile Mavi Vatanımızı, Türk denizcileşmesini ilgilendiren hayati bir konudur.
The Maritime Voice'un aşağıda linki verilen bu önemli YouTube programını izlemenizi öneriyorum.
https://t.co/CTEzgjcfKc @YouTube