Mobil uygulamaların büyük çoğunluğu, en az bir AI özelliği barındırmasına rağmen ücretsiz kullanıcılarının aylık LLM maliyetini ölçemiyor.
Binlerce kullanıcı ölçeğine geldiğinde bu “görünmez” maliyet, kar marjını sessiz sedasız eritiyor, fatura gelene kadar.
Abonelik tieriyle eşleştirilmemiş AI çağrıları, gerçek zamanlı bütçe kontrolü olmayan endpointler, ay sonuna kadar fark edilemeyen negatif marjlı kullanıcılar. Bunlar büyüme sancısı değil, yapısal bir maliyet sorunudur.
Google Fotoğraflar, kıyafetlerinizi tespit ederek size özel dijital bir gardırop oluşturabilecek.
- Kıyafetlerinizi tek tek inceleyebileceksiniz.
- Kıyafetleri sanal olarak üzerinizde deneyebileceksiniz.
- Kombinler oluşturabileceksiniz.
Hayat bazen fazla karmaşıklaşıyor. Bayramlar ise neyin gerçekten önemli olduğunu kısa süreliğine tekrar gösteriyor.
Herkes için huzurlu ve güzel bir bayram olsun. İyi bayramlar 🤍
OpenAI’ın kendi audit ekibi, SWE-bench’teki en zor 138 sorunun %59.4’ünün temelden hatalı veya çözümsüz test case’leri içerdiğini bulmuş.
Bugünden sonra bir benchmark yayınlandığında sadece modeli değil, benchmark’ı da sorgulamak gerekiyor.
“AI-powered” artık bir özellik değil. Bu bir beklenti. Kullanıcı artık AI görünce heyecanlanmıyor.
Yavaş ve hatalı olunca hayal kırıklığı yaşıyor.
Kullanıcı deneyiminin önemi sessizce yükseliyor.
Mobil uygulamanıza AI özelliği eklemek, iş modelinizin temelini değiştiriyor.
Geleneksel abonelik uygulamalarında marjinal kullanıcı maliyeti neredeyse sıfırdı. Bir kullanıcı daha eklemek, geliri artırır, maliyeti neredeyse hiç artırmazdı.
Orta ölçekli bir uygulama için aylık 100.000 AI sorgusu $3.000–$7.000 arası API maliyeti üretebiliyor. Ek olarak maliyet tahmini gerçekten zor.
IT liderlerinin %78’i, tüketim bazlı ya da AI fiyatlandırma modellerinden kaynaklanan beklenmedik faturalarla aldıklarını söylüyor.
Kod yazarken, ürün yaparken, karar alırken, o çocuk gözüyle bakmayı unutmamak gerekiyor. Çünkü en büyük icatlar, kuralları henüz öğrenmemiş zihinlerden çıktı.
Tüm çocukların ve çocuk kalan büyüklerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun 🇹🇷
Bugün 23 Nisan.
Bir çocuğun gözünden bakınca dünya çok daha net görünüyor. Karmaşık sistemler yok. Kural kitapları yok. "Bu böyle yapılır" diye öğretilmiş alışkanlıklar yok.
Sadece merak var. "Neden?" sorusu var ve her şeyin mümkün olduğuna dair sarsılmaz bir inanç.
En büyük avantajı, hastaneye bağlı kalmadan uzaktan ve sürekli takip sağlaması olabilir. Bu da özellikle kronik hastalar, yaşlı bakımı ve ameliyat sonrası süreçlerde erken müdahale imkânı yaratabilir.
Tabi ki doğru şekilde kullanılırsa. Kullanılmaz ise ki yüksek ihtimalle tüm verileriniz ele geçirildiği gibi vücudunuz da ele geçirilmiş olacak.
Eski profesyonel ağ (network) mühendisi Sabrina Wallace, yıllarca iletişim altyapılarında çalıştıktan sonra sessizliğini bozdu ve şok edici gerçekleri ifşa ediyor!
İnsan vücudunun doğal biofield (enerji alanı) üzerinden Wireless Body Area Network (WBAN) ile sisteme bağlandığını, elektromanyetik frekanslarla uzaktan izlenebildiğini, hatta kontrol edilebildiğini söylüyor.
@nusretuzman öncelikle eline sağlık, screenshot çok güzel görünüyor. indirdim deniyordum.
onboarding üzerinde isim yazarken space yapıp iki isim yazamıyoruz, mesela Yunus Emre yazacaktım fakat ikisinden birisini seçmem gerekiyor sanırım ;)
%43’ü satın alma tamamlandıktan sonra bile bir daha dönmüyor. Dark pattern dönüşümü artırıyor fakat güveni eritiyor.
Güven, dönüşüm oranından çok daha yavaş geri gelir. Human-first engineering bu yüzden sadece etik değil, akıllıca alınabilecek bir iş kararı.
En popüler uygulamaların %97’si en az bir dark pattern içeriyor.
Bu kadar yaygın çünkü kısa vadede işe yarıyor. Manipülatif tasarıma maruz kalan kullanıcıların %56’sı platforma güvenini kaybediyor.