Allah ev sahibinin de hayırlısını versin. bugün oturup konuştuk, birbirimizi dinledik ve kimseyi kırmadan ortak bir noktada buluştuk. keşke her mesele bu kadar medeni çözülebilse.
sanki her şeyi en doğru onlar biliyormuş gibi bir de gelip konuşmanı düzeltiyorlar. bırakın, yanlış konuşmak istiyorum hata yapmak istiyorum. her cümlem kusursuz olmak zorunda değil.
Geçen bi podcast dinledim. Diyor ki “kocaman bir evim olsa da kendime küçücük bir alan yaratırım. bir battaniye bir yastık ve kitaplar. Mutlaka bir köşen olması lazım.” Hakikaten de öyle… insanın kendiyle baş başa kalabildiği, ruhunu dinlendirdiği, kendine ait bi köşesi olmalı...
yetişkinlik, biraz da kendine ait o köşeye ihtiyacın olduğunu anlamaktır. Dünyanın bütün yüklerini kapının dışında bırakabildiğin bir yer…
nasıl giyindiğim, ne yediğim, nereye gittiğim sadece beni ilgilendirir. ben kimsenin hayatına karışmıyorum açıkçası kimsenin ne yaptığı da umurumda değil. bu yüzden benim hayatıma karışılmasından da hiç hoşlanmıyorum.
öyle bir dip köşe temizlik yaptım ki içim resmen rahatladı. toza alerjin olunca maalesef böyle oluyo mecburen her yeri en ince ayrıntısına kadar temizliyorsun.