🚨 AKIN GÜRLEK’E, TFF’YE, MASAK’A, MALİYE BAKANLIĞI’NA VE UEFA’YA AÇIK ÇAĞRIMDIR!
TÜRK FUTBOLU MİLYARLIK PARA TRAFİĞİNİN GÖLGESİNDE Mİ YÖNETİLECEK?
Emre Tezmen soruşturmasında gündeme gelen 1 MİLYAR 159 MİLYON 772 BİN TL’LİK PARA TRANSFERİ sıradan bir haber gibi geçiştirilemez!
Ben buradan açıkça soruyorum:
YARIN SÜPER LİG’DEKİ 19 KULÜBÜN TAMAMI NİTELİKLİ DOLANDIRICILIKTAN ELDE EDİLEN PARALARLA FUTBOLCU TRANSFER ETSE, BUNA DA MI GÖZ YUMACAKSINIZ?
Bu bir varsayım değil, Türk futbolunun geleceğini ilgilendiren hayati bir denetim sorusudur!
Bir kulüp alın teriyle, sponsorlukla, bilet geliriyle ayakta kalmaya çalışırken; başka bir kulübün kaynağı belirsiz veya suçtan elde edilmiş paralarla transfer yapmasına izin verilirse bunun adı sportif rekabet değil, FUTBOLUN EKONOMİK ADALETİNİN İNFAZI olur!
SAYIN AKIN GÜRLEK!
Ben sizden isimlere, formalara, renklere bakmadan bu para trafiğinin son kuruşuna kadar araştırılmasını istiyorum!
MASAK VE MALİYE BAKANLIĞI!
Paranın kaynağı neresi? Nereye gitti? Hangi hesaplardan geçti? Futbol kulübüne veya transfer finansmanına tek kuruş aktarıldı mı?
TFF VE UEFA!
Eğer suçtan elde edilen gelirlerin futbolcu transferlerine aktarıldığı tespit edilirse bunun sportif yaptırımları ne olacak? Mali denetim ve lisanslama mekanizmalarınız ne işe yarıyor?
BEN SORUYORUM: BU LİGDE ŞAMPİYONLUKLARI FUTBOLCULAR MI BELİRLEYECEK, YOKSA KAYNAĞI SORGULANMAYAN MİLYARLAR MI?
Galatasaray dahil hiçbir kulüp dokunulmaz değildir! İddialar doğruysa gereği yapılsın, değilse belgeler ortaya konulsun!
ADALET SADECE SAHADAKİ HAKEM KARARLARIYLA DEĞİL, KULÜPLERİN KASASINA GİREN PARANIN TEMİZLİĞİYLE DE ÖLÇÜLÜR!
BEN BU MİLYARLARIN HESABINI SORUYORUM! SUSMAYACAĞIM!
@TFF_Org@UEFA@HMBakanligi@adalet_bakanlik
#AkınGürlek #MASAK #EmreTezmen #ÖzenKuzu #Galatasaray #TFF #UEFA #TürkFutbolu #MaliDenetim #Adalet
🚨 SÜPER LİG’İN 18 KULÜBÜNE AÇIK ÇAĞRI!
Emre Tezmen soruşturmasında gündeme gelen 1 milyar 159 milyon TL’lik para transferi bütün yönleriyle araştırılmalıdır!
YARIN 18 KULÜBÜN TAMAMI NİTELİKLİ DOLANDIRICILIKTAN ELDE EDİLEN PARALARLA TRANSFER YAPARSA BU LİGİN ADALETİNDEN KİM SÖZ EDEBİLİR?
Sayın Akın Gürlek, TFF, MASAK, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve UEFA!
BEN SORUYORUM: PARANIN KAYNAĞINI DENETLEMEYECEKSENİZ MALİ FAIR PLAY KURALLARI NEDEN VAR?
İddiaları araştırın, banka hareketlerini inceleyin, kulüp finansmanıyla bağlantı olup olmadığını açıklığa kavuşturun!
HİÇBİR KULÜP ADALETTEN BÜYÜK DEĞİLDİR!
@TFF_Org@UEFA@HMBakanligi@adalet_bakanlik
18 KULÜBÜN TAMAMINA ÇAĞRIMDIR:
#Galatasaray #Fenerbahçe #Beşiktaş #Trabzonspor #Başakşehir #Göztepe #Samsunspor #ÇaykurRizespor #Konyaspor #Kocaelispor #Alanyaspor #GaziantepFK #Kasımpaşa #Gençlerbirliği #Eyüpspor #Erzurumspor #Amedspor #ÇorumFK
#AkınGürlek #MASAK #EmreTezmen #ÖzenKuzu #TFF #UEFA #TürkFutbolu
🚨 BEŞİKTAŞ HAKEM DOSYASI | 01
TOKAT VAR, KIRMIZI KART YOK!
Alanyaspor–Beşiktaş, 8. dakika.
Trossard’ın yüzüne müdahale ediliyor. Dört eski hakem kırmızı kart diyor. Sahadaki hakem ve VAR ise kart çıkarmıyor!
TFF, MHK! Bu pozisyonun hesabını kim verecek?
Siz karikatürlerle algı yapın, biz gerçek maç görüntüleriyle konuşacağız!
#Beşiktaş #TFF #MHK #PENALTI
OĞUZ ALTAY, BEŞİKTAŞ PENALTI KAZANINCA CSI İSTANBUL EKİBİ GİBİ SORUŞTURMA BAŞLATMIŞSIN! Galatasaray söz konusu olunca aynı dedektifliği neden göremiyoruz?
Tayfur Bingöl iki kez penaltı yaptırmış diye eski takım bağlantısından şüphe üretiyorsun.
O zaman sana birkaç isim verelim: FATİH KURUCUK, ANIL YİĞİT ÇINAR, AARON OPOKU! Bu futbolcuların Galatasaray karşısında kendi kalelerine attıkları golleri de aynı şüpheyle inceledin mi?
2025–2026 sezonunda rakiplerin kendi kalesine attığı gollerden en fazla yararlanan takımın Galatasaray olması hiç mi dikkatini çekmedi?
Bak, ben bu futbolcuların kasıtlı hareket ettiğini söylemiyorum. SENİN MANTIĞINI SANA UYGULUYORUM!
Selçuk İnan, Burak Yılmaz, Uğur Uçar örneklerini verip eski futbolcular üzerinden ahkâm kesiyorsun. Ama mesele Galatasaray’ın lehine gelişen pozisyonlar olunca o meşhur sorgulayıcı gazeteciliğin nedense tatile çıkıyor!
OĞUZ, BEŞİKTAŞ PENALTI KAZANINCA KOMPLO TEORİSYENİ, GALATASARAY KAZANINCA FUTBOL FİLOZOFU OLAMAZSIN!
Gazetecilik yapacaksan bütün takımlara aynı büyüteçle bak. YOKSA MİKROFONU BIRAK, SARI-KIRMIZI ATKIYI TAK! En azından herkes ne izlediğini bilir!
ASIL PENALTI TAYFUR’UN YAPTIRDIĞI DEĞİL, SENİN TARAFSIZLIK İDDİANIN DÜŞTÜĞÜ POZİSYON
Oğuz Altay, sizin VAR odasında çalışmanız lazım! Ama tek şartla: Galatasaray maçlarında ekranı kapatıp Beşiktaş maçlarında büyüteçle bakacaksınız! Zaten yıllardır yaptığınız yorumculuğun özeti bu. 😂
Galatasaray lehine tartışmalı bir karar mı? Görmedim, duymadım, yorum yapmadım!
Beşiktaş’ın aleyhine olduğunu düşündüğünüz bir pozisyon mu? Hemen olağanüstü hâl ilanı, futbolun namusu elden gidiyor!
Oğuz Bey, sizdeki adalet anlayışı telefon tarifesi gibi: Galatasaray’a sınırsız hoşgörü, Beşiktaş’a her pozisyonda ekstra ücret!
Bir de ciddi ciddi “Tesadüf bile olamaz” yazmışsınız. Vallahi haklısınız! Sizin bu seçici futbol vicdanınız da artık tesadüfle açıklanamaz.
Siz hakemleri bırakın da önce kendi gözlerinize bir VAR kontrolü yaptırın. Çünkü mesele pozisyonları görememeniz değil, hangi formayı görünce gözlerinizin kapanması!
Bir gün Galatasaray’ın tartışmalı pozisyonlarını da aynı iştahla eleştirirseniz haber verin. Türk futbolunda asıl sürpriz o gün yaşanacak!
Bu arada Oğuz Bey, tarafsız yorumcu rolünü biraz daha az oynayın. Senaryo zayıf, oyunculuk inandırıcı değil, seyirci de artık yemiyor! 😂
@MertArmagan53 Halk sandığa gidiyor, oyunu veriyor, belediye başkanını seçiyor… Sonra bir bakıyorsun siyasi transfer sezonu açılmış. 😄 Forma değişince de adına “İzmir’e hizmet” deniyor. Madem mesele hizmet, sandığı niye kuruyoruz; transfer tahtasını açalım, herkes bonservisini konuşsun!
Sayın Şamil Tayyar, asıl soru tam da burada başlıyor:
“Her şey gözümüzün önünde oldu” ve “bizim çocuklardı” diyorsanız, mesele yalnızca birkaç kişinin yozlaşması değildir.
Bu insanlar nasıl bu kadar güçlendi? Kimler kapıları açtı? Denetim mekanizmaları neden zamanında işlemedi? “Dokunulmaz” hale gelmelerine kim veya hangi sistem izin verdi?
Sonradan müdahale edilmesini anlatmak kolay; asıl hesap verilmesi gereken dönem, bunların göz göre göre büyüdüğü dönemdir.
Madem her şey gözümüzün önündeydi, neden ancak bu noktaya geldikten sonra görüldü?
Komplo teorisine gerek yok. Sizin ifadeniz zaten tartışmanın en önemli sorusunu ortaya koyuyor:
“Bizim çocuklardı” diyorsanız, onları bu hale getiren düzeni de konuşmak zorundasınız.
Temizlik, yalnızca kişileri tasfiye etmekle değil; kim korudu, kim denetlemedi, kim sustu ve sistem buna nasıl izin verdi sorularının cevabını vermekle olur
Daha neler duyacağız?
Daha neler yaşayacağız?
Her yeni dosyada şaşırıyoruz.
Her yeni iddiada “bu kadarı da olmaz” diyoruz.
Sonra birkaç gün geçiyor, daha büyüğüyle karşılaşıyoruz.
Asıl tehlike skandalların ortaya çıkması değil; toplumun artık bunlara alışmaya başlamasıdır.
Türkiye’nin ihtiyacı yeni skandallara alışmak değil;
skandal üreten düzenin nedenlerini ortadan kaldırmaktır.
Çünkü kurumlar susarsa, denetim işlemezse, liyakat kaybolursa ve hesap sorulmazsa mesele birkaç kişinin meselesi olmaktan çıkar.
Mesele sistemin kendisine duyulan güven haline gelir.
Artık sadece “Kim yaptı?” diye değil,
“Bunca zaman nasıl yapılabildi ve neden engellenmedi?” diye sormanın zamanı
Guardando la partita Turchia–Italia, viene in mente una sola parola: MERITOCRAZIA!
Signor Vincenzo Montella, dal giorno in cui ha assunto l’incarico continua a far porre ai tifosi turchi la stessa domanda: qual è il piano di gioco di questa Nazionale?
Dopo due anni, non esiste ancora un’identità di gioco chiara. Le convocazioni senza attaccanti, le scelte dei giocatori che cambiano continuamente e l’insistenza nel schierare Barış Alper Yılmaz non sono più comprensibili. Il vostro affetto per Barış Alper non è venuto meno; tuttavia, la Nazionale non è un banco di prova. Ogni giocatore dovrebbe essere valutato nel proprio ruolo, in base alla forma e alle prestazioni.
Cercate di costruire un piano offensivo schierando una formazione senza attaccanti. In campo non si vede né un’azione offensiva organizzata né un gioco capace di imporsi sull’avversario. Gli stessi problemi continuano da due anni, ma non vediamo alcun progresso concreto e duraturo in termini di soluzioni.
La responsabilità del fatto che una Nazionale con così tanti giocatori di talento appaia così disorganizzata, inefficace e priva di un piano ricade sullo staff tecnico.
Signor Montella, ora glielo chiediamo apertamente:
Che cosa ha dato a questa Nazionale dal giorno in cui è arrivato?
Perché dopo due anni non è ancora riuscito a costruire un sistema di gioco?
Qual è la logica delle sue scelte di schierare una formazione senza attaccanti?
Quando finirà la sua insistenza su Barış Alper?
La maglia della Nazionale deve essere assegnata in base alle prestazioni e al merito, non a preferenze personali. Non vogliamo alla guida di questa squadra un allenatore incapace di trovare soluzioni, che ripete gli stessi errori e non riesce a trasmettere un’identità di gioco alla squadra.
I tifosi turchi hanno ormai superato il limite della pazienza.
Basta! Lasci la guida di questa squadra. La Nazionale turca non è il suo banco di prova.
Signor İbrahim Hacıosmanoğlu, per quanto tempo ancora la dirigenza della TFF continuerà a osservare questa situazione?
Signor Osman Aşkın Bak, non è forse suo dovere intervenire sui problemi dello sport turco e chiedere conto ai responsabili?
Il calcio turco non è il feudo di nessuno.
La TFF non è il feudo di nessuno.
E la Nazionale lo è meno di tutti!
I milioni di tifosi di questo Paese vogliono ormai vedere soluzioni, non scuse; meritocrazia, non ostinazione; un sistema, non improvvisazione.
Montella dimettiti!
@TFF_Org
@VincenzoMontella
@GSB
@ibrahimhaciosman
@OA_BAK
#Montellaİstifa #MilliTakım #TFF #SporBakanlığı #MHK #Türkiyeİtalya #Liyakat #TürkFutbolu #Montella
Türkiye–İtalya maçını izlerken insanın aklına tek bir kelime geliyor: LİYAKAT!
Sayın İbrahim Hacıosmanoğlu, Türk futbolunu nereye götürüyorsunuz?
Milli maç oynanıyor, saha zemini adeta patates tarlası. Bu ülkenin Milli Takımı böyle bir zemine nasıl çıkarılır? Bunun sorumlusu kim? Kim hesap verecek?
Teknik direktöre de artık açıkça sormak gerekiyor:
Sayın Vincenzo Montella, göreve geldiğiniz günden bugüne bu Milli Takıma kalıcı olarak ne kattınız?
Oyuncu tercihleri neden sürekli tartışılıyor? Formayı gerçekten hak eden mi giyiyor, yoksa başka dengeler mi belirleyici oluyor?
Türk futbolunda insanların en çok kaybettiği şey artık güven.
TFF yönetimi tartışılıyor.
MHK tartışılıyor.
Hakem sistemi tartışılıyor.
Milli Takım tercihleri tartışılıyor.
Saha zemini bile tartışılıyor.
Peki düzgün yürüyen ne var?
Bir de Gençlik ve Spor Bakanı’na sormak gerekiyor:
Sayın Osman Aşkın Bak, göreviniz tribünde amigoluk yapmak mı, yoksa Türk sporunun yönetimindeki bu sorunlara müdahil olup hesap sormak mı?
Türk futbolu kimsenin çiftliği değildir.
TFF kimsenin çiftliği değildir.
MHK kimsenin çiftliği değildir.
Milli Takım ise hiç değildir!
Bu ülkenin milyonlarca taraftarı artık isim değil liyakat, bahane değil hesap verebilirlik, torpil şüphesi değil adalet ve şeffaflık görmek istiyor.
Koltuklar kimsenin tapulu malı değil.
Türk futbolunu bu hale getiren herkes çıkıp kamuoyuna hesap vermeli.
@TFF_Org
@VincenzoMontella
@GSB
@ibrahimhaciosman
@OA_BAK
#TFF #SporBakanlığı #MHK #MilliTakım #Türkiyeİtalya #Liyakat
🎰 DEV SIZINTI - HACKER ABLA BARONLARI PATLATTI❗️
🇩🇪 Alman Lilith Wittman abla, Türkiye'deki para baronlarının bütün belgelerini patlattı.
Üstelik internete (CasinoSecret) yükledi.
⛓️Bu Yasadışı bahis siteleri ve sahiplerinin Belgeleri arasında beraber seyahat yapacağız.
💥Devletin bulamadığı(!) belgeleri ortaya dökünce bakalım adım atıp bu yasadışı baronlara operasyon yapacaklar mı? https://t.co/mckdYX7mFR 👈@cevheritv aracılığıyla
Sayın Şamil Tayyar, atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra “kararlılıkla üzerine gidiyoruz” demek vatandaşa güven vermeye yetmiyor.
Çiftlik Bank’tan kripto para ve yüksek kazanç vaatleriyle ortaya çıkan yapılara kadar benzer yöntemlerle insanlar defalarca mağdur edildi.
Her seferinde aynı senaryo:
Sistem kuruluyor, büyüyor, büyük paralar dönüyor, vatandaşın parası gidiyor; sonra operasyon başlıyor.
Peki devletin denetimi neden hep vatandaş parasını kaybettikten sonra devreye giriyor?
Vatandaşa sürekli “Nasıl kandınız?” diye hesap sormak kolay. Asıl cevaplanması gereken, bu insanların nasıl bu kadar rahat kandırılabildiği ve bu yapıların nasıl bu kadar büyüyebildiğidir.
Devlet sadece suçluyu sonradan yakalayan makam değildir. Devlet, vatandaşının göz göre göre tuzağa düşmesini önleyecek sistemi kurmakla da yükümlüdür.
Halkın tedbirsizliği konuşulacaksa konuşulsun; ama denetimdeki açıklar da aynı açıklıkla konuşulsun.
Şimdi “radikal tedbirler geliyor” deniliyor.
Gelsin.
Ama asıl mesele şu:
Bu tedbirler neden dün yoktu?
Neden fatura çıktıktan sonra akla geldi?
Ve neden bu tür olaylarda faturayı ödeyen hep vatandaş oluyor?
Gerçek kararlılık, enkaz oluştuktan sonra operasyon yapmak değil; o enkazın oluşmasına baştan izin vermemektir
Mesafe diyorsunuz ya… Madem geçmişi açıyoruz, eksiksiz açalım.
Arşiv ortada: Fetullah Gülen’in, Hakan Şükür’ün de bulunduğu ortamda “Dua ile himmet ile Galatasaray’ı ayağa kaldırmak lazım” dediği görüntüler yıllar önce yayımlandı.
Şimdi çıkıp rakibine tepeden bakmadan önce insan biraz kendi tarihindeki bu görüntülerle ve yıllardır tartışılan ilişkilerle yüzleşir.
Başarı diye sadece kupaları önümüze koyup, o dönemlere ilişkin tartışmaları hafızadan silerek “mesafe” edebiyatı yapmak kolay. İşinize gelen yerde tarih, işinize gelmeyen yerde unutkanlık…
Madem cetveli çıkardınız, tamamını ölçün. Çünkü bazı arşivlerin hafızası, sosyal medyadaki kibirden çok daha uzundur
Mesafe çok açıldı’ diyorsun Oğuz Bey; o zaman cetveli eksiksiz açalım. Son 4 yılda tartışma yaratan hakem kararlarını da konuşalım, Avrupa’da ortaya konan tabloyu da. Beşiktaş’ın Avrupa’da namağlup grup lideri olduğu dönemler bu kulübün tarihinde duruyor. Siz ise konu Avrupa’ya gelince hâlâ 2000’de kazanılan UEFA Kupası’nı çıkarıp masaya koyuyorsunuz. Aradan çeyrek asırdan fazla geçmiş; nostaljiyi bugünün başarı ölçüsü gibi sunmak ‘mesafe’ hesabı değildir.
Daha komiği ne biliyor musun? Galatasaray yeniliyor, sizin ilk işiniz yine Beşiktaş’ı konuşmak. Madem Beşiktaş 4 yıldır ‘havlu atmış’, neden hâlâ her mağlubiyetinizde dönüp ona bakıyorsunuz? İnsan önemsemediği rakibini yenildiği gecenin tesellisi yapmaz. Demek ki skor tabelasında gördüğünüz mesafe ne olursa olsun, zihninizde Beşiktaş hâlâ fazlasıyla yakın. Önce bugünün Avrupa karnesini ve kendi mağlubiyetinizi konuşun; sonra 26 yıllık kupayı vitrinden indirip ‘mesafe’ ölçersiniz