ÇAYKUR, kuru çay fiyatına bugünden geçerli olmak üzere yüzde 15 zam yapmış.
Oysa kuru çaya 8 Nisan’da yüzde 10, 22 Mayıs’ta yüzde 25 zam yapılmıştı.
Son 3.5 ayda kuru çaya yapılan zam, toplamda yüzde 45.5’i bulmuş.
Enflasyonun yüzde 32 olduğunu dikkate alırsak çay zammını nasıl açıklamak gerekir, izaha muhtaç.
Sanıyorum, alım fiyatının yüksekliği zam olarak geri döndü.
Malum, buğday ve arpa için alım fiyatı geçen yıla göre yaklaşık yüzde 20 oranında artarken, kuru çay alımında artış oranı yüzde 40’a ulaşmıştı.
Buğday/arpa üreticisi kendi fiyatlarının düşüklüğünden ziyade bu fahiş farka daha çok tepki göstermişti.
Yanlış işler.
Sormak lazım:
Devlet bunu yaparsa özel sektöre söyleyecek sözü olur mu?
Enflasyon hedefi nasıl tutturulur?
Hafta sonu kendimizi Ankara dışına attık, yollardaydık.
Mola yerlerinde, akaryakıt istasyonlarında, düğünde, taziyede, kısaca ayak bastığımız her yerde yanımıza yaklaşıp meramını anlatanlar oldu.
Her kesimden farklı sorunları dile getirenler oldu.
Neredeyse tamamı ekonomiyle ilgili, laf dönüp dolaşıp oraya geliyor.
Fakat.
Bu başlıkta emeklilere özel bir yer ayırmak gerekiyor.
Hiç tartışmasız toplumun en dertli, en mutsuz kesimi.
Bir o kadar öfkeliler, bir o kadar faaller, her yakaladıklarına dert yanıyorlar.
17 milyonu aşkın oy gücüyle iktidarı belirleyici fırsata kavuştuklarının da farkındalar.
Öyle enflasyon farkı gibi iyileştirmeyle yetinecek gibi gözükmüyorlar.
İnsanca yaşamı ve adil paylaşımı sağlayacak reformu bekliyorlar.
EYT vesaire gibi bahanelere de tepkililer.
Haklılar da.
Sonuçta 24 yıllık bir iktidar için hiçbir şey mazeret olamaz.
Şu an iktidar için en büyük siyasi tehdit, ne Özel, ne o, ne bu, tümüyle emekliler.
Şuracıkta kalsın.
Bugün.
İki ürün aldım, fiyatı artmıştı.
Satıcıya “hayırdır, bu neyin zammı?” diye takıldım. “Rutin zam abi” dedi.
Eve gelince fiyat artışını orantıladım, yüzde 18’e tekabül ediyordu.
“Rutin zam” ve “Yüzde 18 oranı” köprü geçiş fiyatlarındaki artış ve gerekçeyle birebir aynıydı.
Piyasa araziye hemen uyum sağlamıştı.
İşte bu nedenle ısrarla buna dikkat çekiyoruz, bizim dostlar biraz kızıyor ama realite bu.
Kamu öncü ve örnek olmalı.
Aksi halde piyasalar kayış koparır.
Bugün itibariyle bazı köprü ve otoyol geçişlerine en az yüzde 18 oranında zam yapıldı.
Ocak başında da yüzde 25.49 oranında zam yapılmıştı.
Yani yılın ikinci zammıyla karşı karşıyayız.
Bu zamları tavuk firması yapsaydı ‘kayyım’ atanırdı.
Kamu sektörü kendi ürettiği mal ve hizmetlere fiyat tarifesini belirlerken bonkör davranıyor, firmalardan fedakarlık istiyor.
Aynı şekilde enflasyonla mücadelenin ağır yükünü dar ve sabit gelirliler çekiyor.
Oysa, kamu enflasyonla mücadelede öncü ve örnek olmalıdır.
Herkesin payına düşen fedakarlıktan en çok kamu pay almalıdır.
Kamu zamlarına ‘bahane’ edilen ne varsa onun özel sektör için de geçerli olduğu bilinmelidir.
Aksi halde güvensizlik oluşur ve mücadele zarar görür.
1 : Rasim Ozan Kütahyalı — gözaltına alındı.
2 : Erden Timur — Eski Galatasaray Sportif A.Ş. Başkan Vekili / Yönetici. Gözaltına alındı ve tutuklandı.
3 : Lütfi Arıboğan — Eski Galatasaray Genel Müdürü, eski TFF Başkanvekili. Gözaltına alındı.
4 : Ebru Köksal — Eski Galatasaray yöneticisi, eski TFF Genel Sekreteri. Gözaltına alındı.
5 : İlhan Helvacı — Eski Galatasaray bağlantılı / TFF Baş Hukuk Müşaviri. Gözaltına alındı.
6 : Rezan Epözdemir — Eski Galatasaray Başkan Yardımcısı / Yönetici. Tutuklu (rüşvet, casusluk ve FETÖ bağlantısı iddiaları).
7 : Remzi Sanver — Eski Galatasaray Genel Sekreteri / Yönetim Kurulu Sözcüsü. Tutuklu (FETÖ ve finans bağlantılı soruşturmalar kapsamında).
8 : Seçil Erzan — Bankacı, Galatasaray camiasıyla bağlantılı isim.
Peki sonuç galatasaray bundan hiç zarar görmedi
AK Parti teşkilatlarında görev almış, sokaklarda bayrak asmış ve bu dava için defalarca mahmeme koridorlarını aşındırmış biri olarak size soruyorum sayın bakanım:
@MehmetNuriErsoy
Sahaya atlayarak, Reise ve AK Partiye zarar veren bu holigan yardımcınızı görevden alacak mısınız?
İki gündür sanayi şehri Gaziantep’teyim.
Şikayetlerin ilk sırasında kontrolsüz ve abartılı vergi denetimleri geliyor.
Bir baklavacı, “Denetlesinler ama 1 yılda 16 defa vergi denetimi olur mu?” diye sordu.
Bir lokantacı şöyle dedi: “Biri gidiyor, biri geliyor, bazen kalabalık halde baskın yapıyorlar, müşteriler panikliyor, kasanın yanına oturup tek tek fiş sayıyorlar.”
Bu serzenişleri önceki seyahatlerimde İstanbul’da, Bursa’da, Kocaeli’nde, Trabzon’da ve Ankara’da da çok duymuştum.
Esnafa, ticaret erbabına potansiyel hırsız muamelesi yapıp sıkboğaz etmek, denetimde ölçüyü kaçırmak, zulümdür.
İktisadi fayda sağlayamacağı gibi siyaseten de zarardır.
Haklı olduğunuzu düşünüyorsanız, o vakit
denetimde adaleti sağlayın.
Sadece vatandaşı değil kamu kurumları ve ayrımsız tüm belediyelileri yılda 16 defa denetleyin, imza yetkisi olanların yanı başına birer dedektif koyun.
Gelirde adaleti sağlayamadık, hiç olmazsa denetimde adaleti sağlayalım.
Unutmayalım, en sahici denetimi sandıkta vatandaş yapar.
Kimseyi suçlamayın, trafiği bu hâle Recep Tayyip Erdoğan getirdi. Refah seviyesini öyle bir yükseltti ki her evde en az iki araba var.
Kimse benzin alamıyo ama herkes yollarda.
İttihat ve Terakki cemiyeti nasıl ki hainlikte sınır tanımamışlarsa hırsızlıktada öyle olmuştur. Yaptıkları darbe sonrası Yıldız Sarayında ki ne kadar değerli eşya var ise yağmalamışlardır bugün kahraman diye anlattıklarınız o günün hırsızlarıdır !
Uzun zamandır dinlediğim en iyi hoca konuşması. 😳
Bu hoca kim bilmiyorum ama Papaya yapılan hürmetin hiç bir müslümana yapılmadığını anlatıyor.
İnanılmaz tepki veriyor mutlaka izlemelisiniz ..
Tam kitabın ortasından konuşuyor. 👏
Tüylerim diken diken kalbimde sızı.
Vatan sevgisi böyle bir şey. Varlıkta lay lay lom yoklukta o niye böyle bu niye böyle değil.
Eğer ki zerre kadar şüpheniz varsa ne Devletiniz ne de bir davanız yoktur yok olmaya mahkumdur.