Kirasını ödeyemediği için 66 yaşında evden atılan, sokakta yaşamaya başlayan, gece ısınmak ve yatmak için girdiği otomobilde çıkan yangında hayatını kaybeden Cemal Ertürk’ü unutmayın.
Bu dünya yoksullar için bir cehennem.
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel mahkemede aylık gelirini 900.000 TL olarak söylemiş.
Adana'da 4 katlı bir avm'si ve 40 dükkanı varmış.
Eski milletvekillerinin, bürokratların devasa mal varlıkları zaman zaman medyada yayınlanıyor.
Bir vali, bir vekil, bir bürokrat böyle mal varlığını nasıl yapmış?
Gülistan Doku cinayetini ortaya çıkarmak kadar önemli olan şey, kamu kaynaklarını, kamu imkanlarını kullanarak servet elde edenler varsa bunların üzerine giderek, işlenen beytülmal cinayetini ortaya çıkarmaktır
Nereden Buldun Yasası'nı 1998'te Bülent Ecevit çıkarmıştı.
Bu yasayı yürürlükten kaldıran ise AKP hükümeti!
Nereden Buldun Yasası'nı yeniden çıkarın da, Ak koyunu kara koyunu görelim.
"Kim olursa olsun suçun ve suçlunun üzerine gitmek" istiyorsanız bunun mali boyutu ancak böyle gerçekleşir.
Dehşet???
Engelli evlat sahibi bir annenin bu yolla rahatlayacağını düşünecek kadar çaresizleşmesi mi “dehşet”?
Bir annenin, lösemi tanısı almış engelli çocuğuyla ayakta kalamayacak kadar sosyal devlet vasfından yoksun bir iktidar asıl dehşet olan.
Yazmıştım zamanında: Engelli çocuğum ben ölürsem ne yapar korkusu yaşamadığınız memleket, gelişmiş memlekettir…
Valiliğin kararını herkes okumalı…
“Ücretlerini alamadıkları iddiasıyla eylem yapacaklarmış, yasakladık!” diye yazmışlar.
Ücretlerini alamadıklarını İçişleri Bakanı biliyor, Enerji Bakanı biliyor, Çalışma Bakanı biliyor üstelik Çalışma Bakanlığı bunu resmi olarak rapor haline getirdi!
Buna rağmen böyle saçma sapan hukuksuz bir “karar” alındıysa bu işçi düşmanlığı değildir de nedir?
İşte bu hukuksuz kararla işçi arkadaşlarımız gözaltına alındı.
Gözaltı aracına binerken bir kardeşimiz şöyle sesleniyordu, basın abluka nedeniyle yoktu ama herkesin duymasını istiyorum; “binlerce insanın alınterine çöken, binlerce işçi çocuğunun açlığına sebep olan patronu bir tek defa gözaltına aldınız mı, ifadesini aldınız mı?”
Başaran Aksu: "Eğer burası çözemiyorsa, tek yer kalıyor Cumhurbaşkanlığı. O zaman muhatap onlar. Cumhurbaşkanı da 1 Mayıs'ta madencilerin hakları ödendi demişti, ödenmedi. Hiç kimseden de korkmuyoruz."
Kızım Şimâl deniz Anadolu Aleviliği tarihi kitap yazdı daha matbahadan çıkmadan tutuklandı Şimâl Deniz Alevi inaçlarina kültürüne bağlı olduğu için tutuklandı Kızım min tahliyesini istiyorum
Çatır çatır yıkılıyorsunuz haberiniz yok!
Dolar saltanatız bitiyor.
Üretiminiz yerlerde sürünüyor.
40 trilyon dolar borucunuzun altında eziliyorsunuz.
20 milyon evsiz, milyonlarca uyuşturucu bağımlısı sorunuyla başedemiyorsunuz.
En çok güvendiğiniz silahlarınızın İran'a sökmediğini bütün dünya gördü.
Son aylarda sürekli "200 yıldır Batı bölgesi bize aittir" vurgunuz bile ağız ishaline yakalandığınızı gösteriyor.
Perde kapanıyor!
Dostlarım, bundan daha önemli ne sorunumuz var?
En önemli tarım bölgelerimizden biri
Bununla sulanan ürünleri tüketiyoruz
Karpuz yediğimizi sanıyoruz, ölüm yiyoruz
Portakal, mandalina yediğimizi sanıyoruz, zehir yiyoruz
Salataya limon sıktığımızı sanıyoruz, zehir sıkıyoruz
Yine başladık;
Sana konser yaptırmayacağız…
Seni bitireceğiz…
Müzik dünyasından sileceğiz…
1. Ben ismimi örgütlerle, derneklerle, partilerle kazanmadım ki kaybedeyim.
2. Konser benim şahsi meselemdir. Cumhuriyet hepimizin ortak meselesidir. Tercih yapmam gerekirse Cumhuriyeti seçerim ve arkama bakmam.
3. Yaşadığım sürece de işimi yapmaya devam edeceğim. Siz istiyorsunuz diye üzerimize yağmur yağacak değil.
4. Önüne konser kemiği atarak susturduğunuz, tehditlerle kapı kulu yaptığınız, parayla terbiye ettiğiniz, medya gücüyle esir aldığınız zevatla da beni aynı kefeye koymanıza asla izin vermem.
5. Her konserden sonra söylediğim gibi;
Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti,
Yaşasın Laik Cumhuriyet,
Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk…
Bu ülkedeki en onurlu direnişlerden biri bu.
Bu gibi direnişlere destek olmalı.
Partisiz kaldıysak, Cumhuriyetimizi yitirmek üzereysek madem... Mahallemizi, sevdiklerimizi korumalıyız.
Ülkeyi bütün olarak kurtaralım diye çabalarken, çöp gibi muamele görüyoruz.
Öleceksek de, bildiğimiz gibi ölelim bari.
🇹🇷
Bu yangın çıkaranların kim olduğu nereli olduğu hangi kafada olduğu bilgisi niye hiç ortalığa düşmüyor veya başkalarında olduğu gibi WhatsApp mesajları neden basına verilmiyor hep merak ederim.
Yangını çıkarmadan önce WhatsApp'ta kimlere ne yazmış mesela?
Bir ay F Tipi cezaevinde çalıştım. Doktordum.
Yirmi dört saatlik nöbetlerden sonra kapı benim için açılıyordu.
Ben çıkıyordum, onlar kalıyordu.
Mahpusluğu bilmiyorum. Ama insanın hayatından alınan bir günün, takvimden koparılan sıradan bir yaprak olmadığını anlayacak kadar yaşlandım.
Ben bu ülkeye, bu ülkenin insanına ve bütün kırgınlıklarımıza rağmen ortak bir vicdanımız olduğuna hep inandım. Bugün de inanıyorum.
Sadece konuştuğu için ceza çeken bir insanı serbest bırakmak, ona özgürlüğünü; bize de vicdanımızı geri verecek.
Serbest bırakın onu.
Yarın, Deniz Göktaş'ın hayatından alınan bir gün daha değil, ona geri verilen ilk gün olsun.