deniz göktaş’ın gösterisi üzerine bir şeyi tekrar hatırladım: yakın olmadığımızın bir ötekine temas edişini yargılamamız. psikologlarla ilgili ifadelerine bir psikolog olarak kendimi yakın hissettim. üsküdarlı gençler üzerinden söylemi, üsküdarlıyım ve güldüm, bu kadar.
bugün bazılarımız için sosyal medyadan uzaklaşma günü. nereye baksanız kurban kesme videosu görebilirsiniz ve kendinizi saldırı altında bile hissedebilirsiniz (kendimden).
Birbirine reels göndermek, mesajlaşmak, aramalar yapmak: bunlar bağ kurmak mı, yoksa sadece bağlantı kurmak mı? Bana ikincisi gibi geliyor. Bağ, daha derin yakınlıklar ve kırılma anları arar. Zor konuşmalar yapmayı, maskeleri indirmeyi, sırları paylaşmayı bekler bizden.
Kendime iyilik edip Bir Şair'i izledim. Kahramanıyla boğuşan sessiz bir yıkım filmi. Şiir aynı anda hem varlık alanı hem de bir gündüz düşü. Kahramanın kişisel kıyameti ise çok yakıcı. Kendi batağında çırpınan bu asaleti çok sevdim. Yönetmen şefkatle saygıyı hiç ayırmamış.