Gel, sömürüye, adaletsizliğe ve yoksulluğa karşı birleşelim.
Emek, dayanışma ve umut dolu bir gelecek için bize katıl, gel, sözümüzü birlikte yükseltelim.
Çekmeköy Dayanışma Derneği'nin çağrısıyla gerçekleşecek forumda, TİP Parti Sözcüsü Sera Kadıgil ile birlikte haklarımızı, dayanışmayı ve örgütlü mücadeleyi konuşacağız.
Özşen Madencileri Yalnız Değildir!
Kiremitçiler Grup'a ait Özşen Madencilik'te çalışan madenciler; 3 aydır ödenmeyen maaşları ile 1 yıldır ödenmemiş mesai ücretlerinin ödenmesi ve tazminatsız işten çıkarılan arkadaşlarının işe geri alınması talebiyle Bağımsız Maden İş öncülüğünde direnişe geçti. Partimiz ilk günden beri direnen madencilerle dayanışma içindedir.
Bugün, direnişin 15. gününde, Tekirdağ'da bulunan Kiremitçiler Grup ofisi önüne yürüyen madencilerin yolu defalarca kolluk kuvvetleri tatafından kesildi. Madenciler yolu açtı ve ofis ön��ne ulaştı. Oradaki eylemleri sürüyor.
Haklarını almadan mücadeleyi bırakmayacaklarını söyleyen madenci dostlarımızın yanında, sermayenin ve sermayeye kol kanat geren iktidar ile kolluk kuvvetlerinin karşısındayız.
13 yıl önce bugün Gezi Direnişi'nde polisler tarafından katledilen Abdullah Cömert'i saygıyla anıyoruz.
Abdullah'ın ve aramızdan haksızca koparılan herkesin adalet mücadelesi son bulana dek susmayacağız!
123 gün boyunca patronların dayatmalarına, hak gasplarına ve sendikal örgütlülüğü hedef alan saldırılara karşı direnen İstanbul Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri, mücadelelerini kazandı!
Öğretmenler yalnızca kendi hakları için değil, güvencesizliğe mahkûm edilmek istenen tüm eğitim emekçileri adına direndi. Bu ülkede hiçbir hak lütufla verilmedi, verilmeyecek. Haklar mücadeleyle kazanılır, dayanışmayla korunur.
İstanbul Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerini selamlıyoruz.
Hukuksuzca işten çıkarılan, onuruyla direnen Ataşehir Belediyesi işçilerinin yanındayız! ✊
Ataşehir Belediyesi tarafından tek bir imzayla işlerine son verilen 22 kadın işçinin haklı direnişine ses oluyoruz. İşçiler işlerine geri dönene, adalet sağlanana kadar mücadelemizden bir adım bile geri adım atmayacağız!
Dayanışmayı büyütmek, emekçinin sesini haykırmak için pazartesi günü belediye önündeyiz. Tüm dostları, emek savunucularını ve halkımızı desteğe çağırıyoruz.
🗓 8 Haziran Pazartesi
⏰ Saat: 12.00
📍 Ataşehir Belediyesi Önü
Yaşasın sınıf dayanışması!
Son 24 saatte 5 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.
Antalya'da, Aydın'da, Hakkari'de, İstanbul'da, Urfa'da...
Kadınlar ölüyor, dosyalar "şüpheli ölüm" başlığına sıkışıyor, gerçekler karanlıkta bırakılıyor.
Bu ülkede kadınların yaşam hakkı sistematik olarak gasp edilirken, cezasızlık politikaları failleri cesaretlendiriyor. Her gün biraz daha büyüyen erkek şiddeti ve kadın düşmanı politikalar yeni ölümlerin önünü açıyor.
5 kadın daha aramızdan alındı.
Bu ölümleri kader diye anlatanlara, üstünü örtenlere, İstanbul Sözleşmesi'ni kaldıranlara, 6284'ü uygulamayanlara, sorumluluktan kaçanlara karşı mücadeleyi büyütece��iz.
Kadınlar ölürken susanlar bu karanlığın ortağıdır.
Bu kara düzeni birlikte yıkacağız 💜✊✌
Kavgamızın şairi Nazım Hikmet'in aramızdan ayrılışının üzerinden 63 yıl geçti. Nazım, dizeleriyle yıllardır mücadelemizin tam kalbinde yaşıyor.
"Hiçbir korkuya benzemez halkını satanın korkusu"
Ğadir-i Hum Bayramı kutlu olsun.
Yüzyıllardır farklı inançların, dillerin ve kültürlerin yan yana yaşadığı Hatay; kardeşliğin, dayanışmanın ve birlikte yaşam iradesinin en güzel örneklerinden biridir.
Depremin ardından yaşadığımız büyük acılar ve zorluklar karşısında da bizi ayakta tutan yine bu ortak hafıza ve dayanışma ruhu oldu. Ğadir-i Hum’un adalet, eşitlik ve kardeşlik çağrısının; Hatay’a ve tüm ülkemize umut olması dileğiyle, bayramı kutlayan herkesin Ğadir-i Hum Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum.
Ş. Can Atalay
Seçilmiş Hatay Milletvekili
Marmara (Silivri) Cezaevi, 9-A47
TİP LGBTİ+ Büro olarak bu Onur Ayı’nda da sokaklarda, parti binalarımızda ve direnişin olduğu her yerdeyiz. Hayatın her alanında eşitlik ve özgürlük için omuz omuza mücadeleyi büyütüyoruz. Onur Ayı kutlu olsun! 🏳️🌈🏳️⚧️✌🏻
“Üç beş ağaç” değil; doğa, adalet ve özgürlük meselesi: Gezi Direnişi 13 yaşında.
Biber gazıyla, copla, şiddetle yenemedikleri Gezi ruhu; meydanlarda süren adalet mücadelesinde, özgürlük ve emek kavgasında yaşıyor.
Gezi’de ölümsüzleşenleri saygıyla anıyor, Can Atalay ve tüm Gezi tutsaklarına özgürlük istiyoruz.
Karanlık gidecek, Gezi kalacak!
“Gezi Ruhu” 13’üncü yılında, bizlere toplumsal muhalefetin nasıl güçlü bir demokratik dalgaya dönüşeceğini söylüyor: Her toplumsal ve siyasal hareketin kendini göreceği özgürlükçü ve çoğulcu bir aradalık…
Bu günleri dayanışmayla hep birlikte aşacağız. Anayasa’yı askıdan indirip, hukuku ve kurumları yeniden ayağa kaldıracağız. Cumhuriyetimizi demokratikleştirerek eşit ve özgür bir Türkiye yürüyüşümüzü sürdüreceğiz.
Gezi’de yitirdiklerimize milyonlarca Gezicinin sözü olsun.
Genel Başkanımız Erkan Baş:
"Bugün trafikte kavga etseniz haklı olup olmadığınız önemli değil, AKP'li dayınız olup olmadığı önemli! Mahkemeden çıkacak kararı belirleyen şey AKP'ye yakınlığınız.
Şimdi böylesi bir yargı pratiğinin verdiği bir karar sonucunda bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin tırnak içinde 'Genel Başkanlık' görevi Kemal Kılıçdaroğlu'na verildi."
Genel Başkanımız Erkan Baş:
"İktidar halkın yeniden bir destan yazmasını istiyorsa biz yeniden o destanı yazma iradesini ortaya koymalıyız ve halkın destanını yeniden yazmalıyız!
Kendi gücünüze güvenin! Çünkü sizin gücünüzden, bizim gücümüzden, halkın gücünden daha büyük bir güç yok."
Genel Başkanımız Erkan Baş:
"Türkiye'de bir tepede yaşayan bir küçük azgın azınlık var, bir de milyonlarca insan var. Onlar bize köle muamelesi yapıyorlar. Dolayısıyla madenci direnişinin sonunda ortaya çıkan fotoğraf ve kazanımlar son derece önemli.
Kardeşim sen beni muhatap almak zorundasın! 'Ben bu ülkenin yurttaşıyım, ben bu ülkenin işçisiyim, ben bu ülkenin değerlerini yaratıyorum' diyen insanların zaferi. Dolayısıyla hepimizin zaferi."
Erkan Baş’tan “mutlak butlan” çıkışı: “Yenilmenin en büyük özelliği düşmana benzemeye başlamak!”
📌CHP’deki kriz, muhalefetin geleceği, olası senaryolar ve TİP’in yol haritası...
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Mevzu Derin'de▶️
@erkbas@onuroencueonuer
https://t.co/fWUYNVxnLZ
“Türkiye toplumsal muhalefetinin siyasal özneler bahsinde her defasında gelip gelip duvara toslamasına neden olan şey, bu gayri-devrimcilik ve onun tekrar eden krizidir.”
Can Soyer - Düzenin İçinde, Rejimin Dışında: Gayri-Devrimciliğin Krizi
Yazıyı okumak veya dinlemek için tıklayınız.
https://t.co/xONpA9S4Ja
GELECEĞİMİZİ, TOPLUMSAL MUHALEFETİN DAYANIŞMASI BELİRLEYECEKTİR!
Apaçık gerçeğimiz Anayasasız bir ülke olduğumuzdur. Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayanlar toplumu yargı kararlarına uymaya çağırıyorlar. Karar/lar, siyaseti yargı ve idare eliyle denetlemek ve yönetmek içindir. İktidarı kendisine mülk görenler, iktidarlarının sürekliliği için yargı dahil her alanda keyfiliği hâkim kılmak çabasında…
Sürecin esası “iktidarımı tartıştırmam”dır. İdari, yargısal … bütün olanaklar Anayasa, yasa, kural tanımaz biçimde kullanılarak iki ayaklı strateji uygulanmaktadır. “İktidarımı tartışmayana alan açarım, iktidara talip olanın boyun eğene kadar üzerine giderim” yolunu izlemektedir. Bu nedenle karar/lar, CHP üzerine olsa da kapsamı CHP’yi aşmakta, tüm siyasal ve toplumsal yaşamımız üzerinedir. “Yargı” eliyle siyasete müdahale edilirse, yurttaşın zaten sınırlı olan seçimler yoluyla iktidarı belirlemesi nasıl gerçekleşecektir? Yurttaş yeni iktidar arayışları dahil demokratik hak ve özgürlüklerini nasıl kullanacak, nasıl örgütlenecek ve ülke yaşamında nasıl etkili olacaktır?
Toplumsal muhalefetin karara karşı gösterdiği dayanışma umut vericidir. Bu tehlikeli gidişata dur diyecek olan yurttaşın, bütün toplumsal ve siyasal örgüt ve hareketlerin göstereceği dik duruştur. 19 Mart 2025’ten bu güne var olan demokratik yurttaş hareketliliği önemlidir, dayanak noktasıdır.
Toplumsal muhalefetin; bürokratik oyunlarla oyalama, yatıştırma, zaman kazanma ve fiili durumlar üzerinden siyaseti düzenleme girişimlerine; dayanışmacı, dirençli, ısrarlı, sabırlı bir bütünlük içinde karşı duracağına inanıyorum.
Bu günleri dayanışmayla hep birlikte aşacağız. Anayasa’yı askıdan indirip, hukuku ve kurumları yeniden ayağa kaldıracağız. Cumhuriyetimizi demokratikleştirerek eşit ve özgür bir Türkiye yürüyüşümüzü sürdüreceğiz.
Ş. Can Atalay
Seçilmiş Hatay Milletvekili
Marmara (Silivri) Cezaevi, 9-A47