Beyefendi, farklı bir anlatımla ULUS DEVLETİN ne olduğunu kısıtlıya anlatır gibi anlatmış.
Türk’üm demenin faşizm olduğunu savunan kısıtlılar yine de tek kelime anlamayacaklardır.
Çünkü..
Ahmet Davutoğlu'nun bahsettiği bürokrat, o dönemde Halkbank Yönetim Kurulu Başkanı olan Hasan Cebeci'dir.
2015'te akrabalarını, kızlarını, damatları ve yeğenlerini bankada istihdam ettiği iddiaları üzerine istifa etmişti.
Bir gün anlayacaksınız, çekirge sürüsünün her şeyi talan ettiğini.
O gün çok geç olacak...!
Bu ve benzeri lavuklar için;Türk vatanının, Türk ulus devletinin, Türk üniter yapısının bir önemi yoktur. Tam olarak bu nedenle türlü gerekçelerle, Azerbaycan ile Türkiye Cumhuriyeti arasında maraza çıksın diye yırtınıyorlar. Tanıyın bunları ve asla unutmayın.
Şerif Hüseyin'in asileri, Mekke'deki Türk askerini çaresiz bırakmak için Kabe'ye girip oradan ateş etmişti karakola. Daha sonra Türk karakolunu yakıp askerimizin naaşını Mekke sokaklarında gezdirdiler.
Martin Luther, 509 yıl önce bugün yani 31 Ekim 1517’de Almanya'da Katolik Kilisesi’ne karşı, 95 maddeden oluşan protesto bildirisini Wittenberg Şatosu Kilisesi’nin kapısına astı ve bilinçli olmasa da aklın özgürleşmesine neden olacak uzun, sancılı ve kanlı bir süreci başlatmış oldu.
Aynı yıl, Türklerin Anadolu’da ve Balkanlar’da yarattığı hoşgörülü ve aklı yok saymayan İslam anlayışını aşındıracak ve zayıflatacak sürecin tetiğine de Yavuz Sultan Selim’in Hilafetle beraber Mısır'dan getirdiği ulema ile basıldı.
Martin Luther'in başlattığı hareket Hristiyan dünyayı böldü ve Protestanlık mezhebinin doğmasına neden oldu ama Avrupa'da aile, evlilik, eğitim, bilim, sosyal düzen, ekonomi ve sanat da dâhil yaşamın tüm yönlerini etkiledi.
Reformcular kaynak olarak sadece kutsal kitap İncil’i kabul ettiklerini, kutsal kitabı yorumlamanın sadece kilisenin değil herkesin hakkı olduğunu, kutsal bir dil olamayacağını, İncil'in her dilde basılıp okunabileceğini, Tanrı tarafından insana bahşedilen akıl ve niteliklerin özgürce kullanımının önünün açılması gerektiğini ve birçok dinsel ritüelin gereksiz olduğunu ortaya koydular. 1534’de İncil, Almanca olarak basıldı. Daha sonra İngilizce dâhil, başka dillerde de basıldı ve böylece kendi dilinde İncil’i okuyan halk, din adamlarının sömürüsüne karşı örgütlenmeye başladı.
Dünyanın dördüncü ve Avrupa'nın bir numaralı ekonomisi olan Almanya, bulunduğu yere tesadüfen gelmedi. Hatta II.Dünya Savaşı sonunda yerle bir edilmiş olan, taş taş üstünde bırakılmayan Almanya kısa sürede toparlandı ve bugünkü durumuna geldi. Nedeni insan malzemesinin iyi olmasıydı.
Almanya; monarşinin (tek adam yönetimi) ve teokrasinin yıkılmasında, sanayi devrimine giden yolun açılmasında, eğitimin çok önemli hale gelmesinde, akılcı ve bilimsel düşünce evresine geçişte ve insan aklının özgürleştirilmesinde çok önemli ve belirleyici rolü olan dinde reform hareketinin başladığı yerdi.
@ErtanYalciner Adam Türk değil !İngiliz kralı Müslüman diyor .kendisi Avrupa da haç paralarını indirmiş kaçtığında ,erkek çocukları severmiş ve atalarının köyü Türk değil Osmanlı kayıtlarında