Tamamlayıcı Tıp Kongresi’nde “Mindfulness ve Epigenetik” üzerine konuşacağım.
Epigenetik, yaşam tarzı ve farkındalık pratiklerinin gen ifadesini değiştirebileceğini gösteriyor.
Bilim & kadim bilgelik ışığında: “Farkındalık ile değişim” mümkün…
📍 10-12 Ekim 2025, Bodrum
YARATICILIK BEYNİ GENÇLEŞTİRİYOR👇
Dans, müzik, görsel sanatlar veya tiyatro gibi yaratıcı, beceriye dayalı aktivitelere katılmak beyninizin biyolojik yaşını yaklaşık 6 yıl azaltabildiği bu çalışmada ortaya kondu.
Araştırmacılar, 'beyin yaş farkını' (tahmin edilen ve gerçek beyin yaşı arasındaki fark) MR bağlantısallığı ile ölçtüler ve yaratıcı uzmanların önemli ölçüde daha genç beyinlere sahip olduğunu buldular.
Bu uzmanlık, motor kontrol, hassas zamanlama, zihinsel imgeleme ve belirginlik tespitinden sorumlu beyin bölgelerinde daha fazla sinirsel bağlantıya dönüşüyor. Ayrıca, güçlü bilişsel işlevin bir işareti olan daha verimli yerel ve küresel sinir ağlarını geliştiriyor.
Sağlıklı beyin yaşlanması sadece beslenme ve egzersiz protokolleriyle ilgili değildir. Beyninizi yaratıcı ve beceri gerektiren uğraşlarla bilinçli olarak zorlamak, sinirsel dayanıklılığı ve uzun ömürlülüğü önemli ölçüde artırıyor.
Cocukken en büyük hayalim dansci olmakti. Dansci olamadim ama hep dans ettim. Dogum haftamda hergun farklı farklı mekanlarda dans etme niyetim var. Buda baslangici olsun💃 yaşamın zekasina guveniyorum ve tüm karsilasmalarin bir sebebi olduguna inaniyorum✨💃
BEYİN BİYOLOJİSİ AÇISINDAN HATIRLAMAK DEĞİL UNUTMAK DAHA ÇOK ENERJİ GEREKTİREN BİR SÜREÇ👇
Yeni yayınlanan bu önemli çalışma, belleğin biyolojisini “unutmanın aktif bir süreç olduğu” fikri üzerinden yeniden tanımlıyor. (Engram: hafızanın bellekteki birim yaşantı bağlantısallığı)
1. Unutma, pasif bir kayıp değil; aktif, adaptif bir süreçtir.
Geleneksel olarak unutma, bilgilerin silinmesi olarak görülürken makale bunun yerine unutmanın, değişen çevresel koşullara uyum sağlamak için beynin bilinçli bir yeniden düzenleme biçimi olduğunu öne sürüyor. Bellek izleri (engramlar) çoğu zaman tamamen silinmez; erişimleri geçici olarak engellenir. Bu “unutma” hali, yeni koşullara göre davranışsal esnekliği artırır ve organizmanın gereksiz bilgiyi bastırıp güncel bilgilere öncelik vermesini sağlar.
2. Engram rekabeti: Unutmanın biyolojik mekanizması.
Beyinde aynı uyarana ait birden fazla engram (hafıza izi) bulunabilir ve bunlar “davranışsal ifade” için yarışır. Bu yarış, hangi hatıranın hatırlanacağını, hangisinin bastırılacağını belirler.
•Zaman olarak birbirine yakın olayların kaydedilmesi (ör. retroaktif interferans),
•Benzer duygusal ya da algısal özelliklere sahip deneyimler,
•Uyku, uyarıcı yoğunluğu veya nöroplastisite gibi biyolojik faktörler bu rekabeti etkiler.
Unutma, bu “engram yarışının” sonucudur: bir yaşantının bellek örüntüsü diğerine göre baskın hale gelirken, bastırılan engram silinmez, potansiyel olarak geri çağrılabilir durumda kalır.
3. Patolojik unutma da aynı mekanizmanın bozulmuş hâlidir.
Alzheimer gibi nörolojik hastalıklarda görülen unutkanlık, makaleye göre “bozulmuş engram rekabeti”nden kaynaklanabilir. Normalde adaptif olan bu sistem, yanlış engramların (örneğin “yenilik benzeri hücrelerin”) aşırı etkinleşmesiyle hatalı bir önceliklendirme yapar ve özgün anıları erişilemez hale getirir.
Yazarlar, bu mekanizmanın “doğal unutma” ile “patolojik unutma”yı birleştiren birleştirici bir çerçeve sunduğunu ileri sürüyor.
🎈Sonuç: Unutmak bir “kayıp” değil, beynin bilgi ağında yapılan dinamik bir yeniden önceliklendirmedir. Engram rekabeti, hem hatırlamanın bedelini hem de yaşamın değişken koşullarına uyum yeteneğimizi açıklar.
Ekim ayi doğum ayim… Doğada tam bu donem yeniden dogmak icin birakmayi seciyor. Bırakmak hic karanlik birsey degil ayni sonbahar renkleri gibi heryer rengarenk 🍂🍁🍃✨ sabah orman yuruyusu sonrası evimde rengarenk yapraklar, yeşil cayim,kuslarin sesi… hayat bu kadar..sade 🍂🍁
~ 500 kişinin katıldığı Tamamlayıcı Tıp Kongresinde 3 gün boyunca Kişiselleştirilmiş, Öngörüsel, Katılımcı ve Engelleyici Tıp yaklaşımlarını konuştuk, salutogenezin temel amaçları detaylandırıldı, yapay zekanın sağlıkta kullanımı ve bir çok yeni sağlık perspektifi incelendi.
Farklı disiplinlerden bir sürü Doktor, Fizyoterapist, Temel bilimcinin biarada olacağı bir kongre Tamamlayıcı Tıp Kongresi …Salutogenez konusundaki gelişmeleri tartışacağız ….
https://t.co/Chx14AtLok
Tabi bir sürü soru geliyor ardından ….???
Neden bazı insanlar zorluklara streslere rağmen nasıl sağlıklı kalabiliyor?
Sağlığı koruyan faktörler nedir?
Sağlıklı olmak sadece hasta olmamak mıdır?
Haftasonu Salutogenez başlıklı Tamamlayıcı Tıp kongresinde Mindfulness ve Epigenetik konuşacağım. Ama neden bu kongrenin ismi Salutogenez ? Salutogenez yaklaşımı tıp sosyologu olan Aaron Antonovsky tarafından ilk 1970lerde kullanılmış. Sağlığın nasıl oluştuğunu inceler…
Hastalığı önlemeyi değil, sağlığı geliştirmeyi hedefler. İnsanların baş etme becerileri, anlam bulma gibi psikososyal kaynaklarını önemser diğer sağlık yaklaşımları ile birlikte…Anlamlılık, anlaşılabilirlik, yönetilebilirlik kavramlarıda temel taşlarıdır.
TheraPera dostların mekanı. Bu sofrayı kurarak çok güzel işler yaptılar… ….Orada birarada demlenmek mümkün…Buluşalım…gelen bir şekilde orada “mevcut” oluyor✨
https://t.co/NdP3ldrhLU