📢TKP'nin liselerdeki örgütlenmesi Solcu Liseliler, yeni eğitim dönemiyle birlikte faaliyetlerine Türkiye Komünist Gençliği (TKG) çatısı altında devam edecek.
Solcu Liseliler on yılı aşkın bir süredir liselerde sosyalizm mücadelesinin en ön saflarında yer aldı. Hurafelerle dolu müfredatlara karşı bilimsel ve çağdaş eğitimi, sınıflara kadar giren tarikatlara karşı laikliği, eğitimde piyasacılığa karşı eşitlikçiliği okul okul örgütledik.
Holdinglerin, tarikatların ve emperyalizmin egemenliğiyle karartılan ülkemiz keskin bir yol ayrımına doğru sürüklenirken bir adım daha öne çıkıyoruz. Şimdiye dek biriktirdiklerimizi çok daha ileriye taşıyacağımıza söz veriyoruz. Bununla beraber, yeni dönemde Solcu Liseliler ismine veda ediyoruz.
Liselerde sürdürdüğümüz mücadeleyi üniversitelerle, mahalleli gençlerle, boyun eğmeyen genç kadınlarla TKG çatısı altında birleştiriyoruz.
Yarın başlayacak eğitim dönemiyle birlikte TKG Lise adıyla sosyalist Türkiye mücadelesini okul okul örgütlemeye devam edeceğiz.
Ülkemizi sermaye düzeninin karanlığından kurtarmak, komünist bir toplumsal düzeni kurmak mümkün. Komünizm bir hayal değil, dünyamızı yok oluşa sürükleyen kapitalist barbarlığa karşı tek ve gerçek çıkış yolumuz.
🚩Eşitlikten, bağımsızlıktan, laiklikten, adaletten, Cumhuriyet’ten, sosyalizmden yana bütün liselileri TKG saflarına çağırıyoruz!
Bugün binlerce yurttaş AKP zorbalığına karşı ayaktaydı.
Zorbalık bu ya, Türkiye Komünist Gençliği - Lise hesabımıza da (@tkglise) hükümet talebiyle erişim engeli getirildi.
Liseliler, üniversiteliler kol kola Türkiye Komünist Gençliğiyiz.
Rahatsız oluyor yine keyfi uygulamalara, sansüre, hukuksuzluğa başvuruyorsunuz.
Boyun eğmeyen gençlerin sesini kısamayacaksınız.
Buradayız!
🚩Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü'nden yüzlerce arkadaşımızla birlikte memleketimize sahip çıkmak için Söğütlüçeşme'ye yürüyoruz. Yenikapı metroda binlerce üniversiteli arkadaşımızla bir araya geleceğiz.
Üniversiteleri tarikatlara ve çetelere teslim edenler kaybedecek, yurtseverler kazanacak.
📢Yurtseverler, gençler saflara
#BoyunEğme
@Tkgmarmarauni_
🚩İstanbul Üniversitesi önünde binlerce arkadaşımızla memleketimize sahip çıkmak için bir araya geldik.
Halkın siyaset yapma hakkına keyfice saldıran sermaye uşağı iktidar kaybedecek, gençler kazanacak!
📢Beyazıt'tan sesleniyoruz: Boyun Eğme memleketine sahip çık!
#BoyunEğme
İstanbul Kadıköy Anadolu Lisesi ve Şair Abay Konanbay Lisesi öğrencileri "Boyun Eğme, Memlekete Sahip Çık" demek için buluştu.
Bu akşam bağımsızlık, Cumhuriyet, laiklik ve eşitlik için meydanlarda olacağız:
📍İstanbul I 19.00 | Yenikapı Marmaray
📍Ankara | 19.30 | NHKM - Konur Sokak
📍İzmir | 19.00 | TKP İzmir İl Binası
OYUNU HALK BOZAR
Bir süredir ısrarla vurguladığımız gibi Türkiye’de yönetim krizi giderek derinleşiyor. İktidarın seçme ve seçilme hakkını ortadan kaldırmaya kalkacak kadar çaresizleştiği ve dağıldığı bir an yaşıyoruz.
Hükümete ve yandaş medyaya göre dış güçler Türkiye’ye operasyon çekiyor.
Açlığa terk edilmiş emeklinin, geleceği çalınmış öğrencinin, oy hakkı elinden alınmış yurttaşlarımızın dış güçlerle işi olmaz. Anadolu insanını kimse satın alamaz, ülkesine ihanet ettiremez.
Ama doğru söylüyorlar, Türkiye’ye dış güçler her zaman olduğu gibi operasyon çekmek istiyor.
Bilinsin ki Türkiye’yi o operasyonlara kendileri açık hale getirdi.
Özelleştirmeler, ülkenin tamamının çokuluslu tekellere ve TÜSİAD’a teslimiydi.
Büyük Ortadoğu Projesi, Türkiye’yi emperyalist planların içine yuvarladı.
Fethullahçılarla kol kola yaptıkları uydurma operasyonlar, bütün kurumları kökünden sarstı, toplumu teslim aldı.
Tarikatlara tanınan imtiyazlar, Cumhuriyet’in kazanımlarından geriye kalanları aldı götürdü.
Suriye’ye bulaştılar, ülke İngiliz ajanlarının eline geçti, buna “zafer” dediler.
Ülkenin çok büyük bölümü yoksul ve çaresiz. Bir avuç zengin bütün zenginliklere el koymuş.
Bütün bunları yaparken “ama millet bizi seçiyor” diyorlardı. Şimdi artık millete seçtirmeye de gerek kalmadığına karar verdikleri anlaşılıyor.
Yok artık!
İktidara söylüyoruz: Ekonomisi ülkesini değil kendini düşünen küçük bir azınlığın elinde, NATO üyesi, tarikat ve holdinglere tutsak edilmiş bir ülkede sakın bu halkın üzerine “dış güçler” edebiyatıyla gelmeyin.
Dış güçlerin operasyonunu bu sömürücü düzenle püskürtemezsiniz.
Halk püskürtür.
Bağımsızlık, Cumhuriyet, Laiklik, Eşitlik diyen işçisi, emeklisi, öğrencisi, aydını, yoksul köylüsü her tür oyunu bozar.
Liseliler AKP Zorbalığına Boyun Eğmez!
Halkın siyaset yapma hakkını, basın özgürlüğünü, seçme ve seçilme hakkını gasp etmeye kalkışan AKP zorbalığına karşı buluşuyoruz:
📍İstanbul Şair Abay Konanbay Anadolu Lisesi
🕞12.10
📍İstanbul Kadıköy Lisesi
🕞15.10
🚩BUGÜN SINIFLAR BOŞ KALSIN
Boyun Eğmiyoruz, Üniversiteler Ayakta!✊️
📍Ülkemizin içine sürüklenmek istediği tabloda seçme seçilme hakkının kısıtlandığını, basın özgürlüğünün ortadan kaldırıldığını, insanların siyasi fikirlerinin gereklerini yapmalarına müsaade edilmediğini, keyfi uygulamalarla geleceğe güven duygusunun tamamen yok edildiğini gözlemliyoruz.
📍Bunun için ülkenin dört bir yanında ayaktayız. Ülkemize, Cumhuriyet değerlerine, üniversitelerimize sahip çıkmak için. Laik, bağımsız, sosyalist temelde yeni bir ülke inşa edebilmek için...
📣Dün ODTÜ'den yükselen sese kulak verin:
Tüm Türkiye'de öğrencileri bugün derslere girmemeye, sınıfları boş bırakmaya, haklarını aramak için mücadeleye güç vermeye davet ediyoruz.
📣Başta Türkiye Komünist Gençliği, bütün dostlarımız, sıra arkadaşlarımızla, bugün derslere girmiyoruz.
#BoyunEğme
🚩Eskişehir’de yüzlerce arkadaşımızla birlikte AKP zorbalığına karşı yürüdük.
Halkın örgütlenme ve siyaset yapma hakkını keyfince gasp edebileceğini sanan sermaye uşağı iktidara sesleniyoruz:
📢Türkiye’nin gençleri, bu halk sana boyun eğmez!
#BoyunEğme
🚩Halkın örgütlenme ve siyaset yapma hak ve iradesini tehdit olarak algılayan; tarikatlar ve holdingler düzeninin tüm karanlığını temsil etmekte olan AKP iktidarı yönetememekte, yönetemediği için saldırganlaşmaktadır.
Biz halkız, biz yönetiriz! Sen de bu düzeni yıkmak için örgütlen✊️
#BoyunEğme
Ekrem İmamoğlu ve İsmail Saymaz başta olmak üzere, bugün gözaltına alınan herkes derhal serbest bırakılmalıdır.
Halkımızı AKP zorbalığı karşısında örgütlü olmaya çağırıyoruz.
Bu sabah itibariyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Gazeteci İsmail Saymaz’ın da aralarında bulunduğu 100’ü aşkın kişi hakkında alınan gözaltı kararı kabul edilemez. İstanbul Valiliği’nin halkın olası tepkilerinin önüne geçme kaygısı ile İstanbul’a fiilen olağanüstü hâl koşullarını dayatan kararları da bu kabul edilemez tablonun parçasıdır.
Baskı ve kuralsızlık, yaşananları tarif etmekte yetersiz kalmaktadır. Halkın örgütlenme ve siyaset yapma hak ve iradesini tehdit olarak algılayan gerici bir zihniyet ve onun adaleti hiçe sayan uygulamaları ile karşı karşıyayız. Bu tarikatlar ve holdingler düzeninin tüm karanlığını temsil etmekte olan AKP iktidarı yönetememekte, yönetemediği için saldırganlaşmaktadır.
İmamoğlu’na yönelik art arda atılan adımlar, içeriklerinden bağımsız olarak tek bir şeye işaret etmektedir: AKP’nin, kendi aleyhine olduğu takdirde halkın seçme ve seçilme hakkına tahammülü bulunmamaktadır.
Gazeteci İsmail Saymaz’ın Gezi Direnişi ile ilişkilendirilerek gözaltına alınması ise, halkın siyaset yapma ve ülke yönetimi hakkında söz söyleme hakkının yok sayılmasından başka bir anlam ifade etmemektedir.
Gezi Direnişi’nde ortaya çıkan halk iradesi, uluslararası güçlerin veya AKP iktidarının kendi ortaklarının her tür girişimine rağmen istismar edilememiş; Cumhuriyet, laiklik ve bağımsızlık savunusuna gölge düşürülememiştir. Dahası, Gezi Direnişi’nin ilişkilendirildiği “Arap Baharı”, bölgemizde AKP’nin de dahlinin ve onayının olduğu emperyalist plan ve müdahalelerin bir parçası; Soros ise AKP ve bir dönem ortağı olan Fethullah Gülen tarikatının Türkiye’de Cumhuriyet’in tasfiyesi doğrultusunda açıktan işbirliği yaptığı uluslararası bir sermaye organizasyonunun adıdır.
Halkın örgütlenme ve siyaset yapma hakkını savunmak, bu akıldışı dayatmalara karşı verilebilecek en güçlü yanıttır.
En başından beri AKP’nin karşısında tereddütsüz tutum alan partimiz, iktidarın siyaset alanına dönük bu pervasız saldırılarının karşısındadır. Ekrem İmamoğlu’nun temsil ettiği sınıfsal, siyasi ve ideolojik çizgiye olan mesafemiz, partimizin bu tavrının önünde bir engel değildir. TKP, siyasi ve hukuki saldırılarının şiddetini artırmaya karar verdiği anlaşılan AKP’nin, genel oy hakkının gasp edilmesi ve siyaset alanının daraltılması doğrultusundaki bütün girişimlerinin karşısında duracak, siyasi takvimini ve önceliklerini buna göre gözden geçirecektir.
Ekrem İmamoğlu ve İsmail Saymaz başta olmak üzere, bugün gözaltına alınan herkes derhal serbest bırakılmalıdır.
Halkımızı AKP zorbalığı karşısında örgütlü olmaya; giderek derinleşen bir yönetme krizi yaşayan düzenin karşısına emekçi halkın Cumhuriyetçi, devletçi, aydınlanmacı, yurtsever seçeneğini güçlendirmeye çağırıyoruz.
Gazeteci ve siyasetçilerin ardından bir diplomaya da operasyon çekilmiş oldu. Siyasi iktidar, en çok övündüğü “seçim başarıları”nı yok hükmüne dönüştürecek bir şiddetle siyaset yapma ve seçme-seçilme hakkına saldırıyor.
“Enflasyonla mücadele önceliğimizdir” diyerek nüfusun çok büyük bölümünü daha da yoksullaştıran politikaları hayata geçiren hükümet, iki yıl sonra yapılacak bir seçimde adaylığı gündemde olan bir kişinin diplomasını iptal ettiriyorsa tükenmiş demektir.
Türkiye bu zihniyetten, bu zihniyeti var eden holdingler ve tarikatlar düzeninden kurtulmalıdır.
Türkiye Komünist Partisi bu doğrultuda mücadelesini sürdürürken seçme ve seçilme hakkının gaspına, siyaset alanının daraltılmasına ve emekçi halkın siyasete katılımının engellenmesine karşı durmaya devam edecektir.
📢Ankara Karapürçek’te uyuşturucu madde bağımlılığına karşı Yaşamın Dozunu Yükselt çağrımızı büyütmek için harekete geçiriyoruz.
Bağımlılık sorununun oldukça yaygın olduğu Karapürçek aynı zamanda Ankara’nın Altındağ ilçesindeki en kalabalık emekçi mahallelerinden biri olarak biliniyor.
Geçtiğimiz günlerde mahalleli gençlerle gerçekleştirdiğimiz buluşmada yol haritamızı birlikte konuştuk ve Karapürçek sokaklarında yaptığımız afişlemelerle çalışmalarımıza başladık.
🚩Sermayenin emekçi mahallelerini uyuşturucu zehrine mahkum etmesine izin vermeyecek, dayanışmayla, dostlukla mücadelemizi büyüteceğiz!
🚩Son günlerde ODTÜ ile alakalı kamuoyuna yansıyan iftar tartışmalarına ilişkin bir açıklama yapma ihtiyacı hissediyoruz.
📍ODTÜ kampüsü hepsi yakın zamanda çokça tartışılan bir dizi olaya sahne oldu. ODTÜ Camii’ndeki bir iftarın AK Gençlik’in siyasi gövde gösterisine dönüştürülmesi, Filistin’deki katliamın sorumlularından SOCAR’la AKP’li Rektörlük eliyle imzalanan iş birliği anlaşması, cihatçı yetiştirme haberlerine konu olan Mescit Topluluğu’nun Çim Amfi’deki tekbirli buluşması…
Medyanın yarattığı bilgi kirliliği bir yana… Haklı ve samimi olarak “neler oluyor?” diye soranlar için kısaca özetliyor, biz komünistlerin yandaş gazetelerin yalan haberleriyle “din düşmanlığı” ile itham edilen tavrının gerçekte ne olduğunu açıklıyoruz.
📍AKP iktidarı, kampüsleri holding ve tarikatlara açma hedefi için geçen yaz ‘’aktör değişimi’’ne giderek pek çok üniversiteye ‘‘kariyeri parlak teknokrat’’ profilli yeni rektörler atadı. AKP’ye siyasi yakınlığı sebebiyle atanmasına tepki gösterilen, mezuniyet töreninde kürsü hakkı tanınmayan Yozgatlıgil de bunlardan biri.
Kimsenin yüzünü dahi göremediği Verşan Kök’ün ardından hoşgörülü bir profil çizen, kampüste öğrencilerle sohbet eden rektörün, bu alışılmadık tavır ile zamanla tepkileri biraz olsun dindirdiği ortada.
📍Artan ringler, üç öğün yemek, topluluklarla “açık” iletişim…
Bütün bunlara kim itiraz edebilir?
Yalnız, bize lütuf diye sunarak şükretmemizi bekledikleri bu kısıtlı ve uygulaması hiç de zahmetli olmayan iyileştirmelerden çok daha ötesinin zaten hakkımız olduğunu hatırlamak gerekir. Eşit ve parasız eğitim, insanlık onuruna yakışır bir düzen, geleceğimizden sürekli kaygı duymadığımız bir yaşam… Hak ettiğimiz budur, biz komünistler de bu hakkımız için mücadele ediyoruz. Kötünün iyisine razı olmuyor, ağzımıza çalınan bir parmak bal ile yetinmiyoruz.
❗️AKP’nin üniversiteleri holdingler ve tarikatlara açma hedefinden söz etmiştik.
📍ODTÜ’deki memuru Yozgatlıgil’in de arkasına saklandığı güler yüzün ardında hiç de masum bir gerçeklik yatmıyor. Açık bir örneği… Filistin’le dayanışma söylemini kürsülerde dilinden düşürmeyen iktidarın rektörü, dün dinci vakıflar eliyle ODTÜ’de Filistin Sergisi açıp, bugün İsrail işgalinin petrol tedarikçisi SOCAR ile iş birliği imzalamaktan geri durmuyor. Orta Doğu’daki yıkımın yaratacağı “fırsatlar sürecinden” söz ediliyor, öğrenciye “sertifika ve akademik destek” vaat ediliyor… Yok öyle yağma! Katliamın işbirlikçileri, ellerindeki kanı ODTÜ’ye silemez.
❗️Peki ya, ODTÜ MEBİVA’yı hiç duydunuz mu? Mezunlar Derneği’ni sindiremeyen iktidarın yıllar önce alternatifi olarak kurduğu bu dini vakıf, Yozgatlıgil dahil olmak üzere pek çok AKP kurmayına yakınlığıyla biliniyor. Ramazan’ın ilk günlerinde ODTÜ Camii’nde düzenledikleri buluşma da hâliyle, öğrencilerin bir araya gelerek iftar yaptığı bir buluşma olmaktan çıkarak, AK Gençlik teşkilâtının “gövde gösterdiği” bir siyasi propaganda aracına dönüştü.
📍Hepimizin malumu: AKP iktidarı insanların dini hassasiyetlerini, kendi siyasal ajandası için birer araç hâline getirmekte pek becerikli. Boğaziçi, İTÜ, İstanbul Üniversitesi ve daha pek çok üniversitede, kısacası Türkiye’nin ‘’işgal edilecek’’ her yerinde şahit olduğumuz fetih söylemleri haftalardır biriken bir saldırganlığın son örneği olarak ODTÜ, Çim Amfi’deki bir diğer buluşmada kendini gösterdi.
🚩ODTÜ Mescit Topluluğu’nun düzenlediği iftar ve komünistlerin “cihatçılara geçit yok” pankartıyla verdiği yanıt çok tartışıldı, iktidara yakın kimi gazetelerce açıkça hedef gösterildi. İlk akla gelen sorulardan biri, “iftar yapan öğrencilerle ne derdiniz var?” olsa gerek. Kısaca yanıtlamak gerekirse, öyle bir derdimiz yok.
❗️Derdimiz, bundan on yıl önce üniversitelerden IŞİD’e militan devşiren cihatçı çetelerin, sıradan bir iftar görüntüsünün ardına saklanarak tekbirler getirmesi, muhalif siyasi tavrıyla bilinen üniversiteleri “fethettiklerini” duyurmalarıdır. “İnlerine girdik” diye böbürlenerek bahsettikleri kampüsler, ülkemizin aydınlık yarınlarına açılacak kapılardır.
❗️Komünistleri din düşmanlığıyla suçlayan iktidar maşalarına soruyoruz: Fetihler savaşların sonucudur, peki ya siz kimle savaştasınız? Hiç zahmet etmeyin, cevabını biz verelim: Savaşınız bu halkla, bu ülkeyle! Cumhuriyet ve temsil ettiği tarihsel ilerlemeyle, laik ve kamucu birikimiyle, bilim ve aydınlanmanın sembolü üniversitelerle... Bu yüzden de, karşınızda komünistler vardır!
Bizi hedef alanlar önce Filistin halkına ölüm yağdıran İsrail’le yaptıkları açık iş birliğinin, Suriye’de elinden tutup iktidara taşıdıkları cihatçı çetelerle olan ilişkilerinin hesabını versinler!
📣AKP’li Rektör de çok iyi bilsin ki, cihatçı çetelere yaptırdığı gövde gösterisi işbirlikçiliğini örtemez! Katliamın ortağı SOCAR’la iş birliği imzalamasına göz yummayacak, eli kanlı şirketle yapılan bu anlaşma iptal edilene dek ensesinde olacağız!
✨️Sevgili arkadaş, okullarımızı ve ülkemizi saran bu karanlık gün geçtikçe şiddetleniyor. Bil ki yalnız değilsin, komünistler var! Omuz ver, aydınlık yarınların, umudun ve eşitliğin mücadelesini birlikte yükseltelim.
🚩Sana çağrımız açık: Boyun eğme, okuluna, memleketine sahip çık!
@tkgodtu
🚩Bugün Eskişehir'de emekçilere Boyun Eğme gazetesinin 434. sayısını ulaştırdık.
📣 "Bu sürecin adı Osmanlıcılıktır, işçi sınıfı özgür değilse demokrasi yalandır!"
@tkglise