Araştırmacılar, damar içindeki pıhtıları mekanik olarak çıkartmak için mevcut tekniklerden iki kat daha etkili olan yeni bir teknoloji geliştirdiler.
Pıhtıları sıkıştırarak % 90’ın üzerinde küçültüp çıkartabilen bu tekniğin adı mili-spinner..
Hür düşünce tılsımlı bir kavramdır.
Hürriyet tılsımlı bir kelimedir.
Bitkilerin gelişmesi için güneş, toprak, su neyse, insanlığın gelişmesi hür düşünceyle, özgürlükle olmuştur.
Bu videoda bahsedilen, 80’lerde izlediğimiz Devekuşu Kabare’nin Yasaklar oyununu lütfen bulup izleyiniz gençler…
Araplar eşlerini "avrat" diye çağırır, manası apış arası demek
Türklerde hânım diye çağırırdı yani evimin sahibi..
İşte aradaki fark.
Rabia Arapça’da “dördüncü” demektir.
Öyle sanıldığı gibi mübarek ve anlamlı bir isim değildir.
Çünkü Arap kültüründe kız çocukları insandan sayılmadığı için, kızı olanlar isim vermez numara verirlerdi.
Vahide isim değildi, birinci demekti. İlk doğan kıza verilen numaraydı.
Saniye ikinci demekti, ikinci kızı olana verilen numaraydı.
Selase ve Bite isimleri üçüncü demekti, üçüncü doğan kızlara verilen numaraydı.
Rabia da dördüncü demekti, dördüncü doğan kıza verilen numaraydı.
Bizimkiler de Rabia’yı çok mübarek ve çok dini içerikli bir isim zannederler. Bilmiyorlar ki Araplar, insandan saymadığı ve isim vermeye lüzum görmediği kız çocuklarına işte böyle numara takarlardı, tıpkı otomobillere takılan plakalar gibi.!
Dünya kurulduğundan beri kız çocuklarını, diri diri toprağa gömen kültüre sahip tek millet Araplardır...
Bunun esas sebebi ise; tefecilik yapan, fahiş faizlerle verdikleri paraları ödeyemeyen kişilerin kızlarına, karılarına el koyup pazarlayan insafsız ve ahlaksız, Arap egemenlerinin eline düşmesinden korkan Araplar, yeni doğan kız çocuklarını diri diri toprağa gömerek bu akıbetten koruduklarını zannederlerdi..
Peki o çağlarda Türk’ler nasıldı ?
Türk’ler kız çocuklarına, hatunlarına değer veren, onları önemseyen, insan yerine koyan, komutanlar ve hakanlar gibi yetiştiren tek tanrılı dine mensup bir milletti.
Ve insan hakları açısından da çağdaş kültürün örneklerini vermiş önder uluslardandı.
Eski Türkçe’de “namus” sözcüğü yoktu çünkü namussuzluk nedir bilmezlerdi !
Türk geleneğinde kadın; arkadaştı, kadın anneydi, kadın sevgiliydi, tek başına bir devletti.
Ne zaman ki Türkler müslüman oldu, Arap kültürü geldi, kadın kadın olduğuna bin pişman oldu.!
Kadın dövmek, maalesef Türklerin Arap kültürüyle tanıştıktan sonra başlayan bir olaydır.
Eski Türk kültüründe, örfünde kadın her zaman el üstünde tutulurdu.
Tarihe geçmiş Cengiz Han’ın eşi için söylediği..
“Ben sizin Han’ınızım, bu da benim Han’ım” sözleriyle dilimize yerleşen “Hanım” kelimesi de bunu göstermektedir !
Yâni KADIN EVİN HANIYDI.
Organik sertifikalı zeytin tarımı yapan ve zeytinyağı üreticisi Duygu Özerson Elakdar'ın organik sertifikalı ürününe gelen 167 bin lira cezaya tepkisi: Beni bezdirdiler, caydırdılar! Bizim belimizi bükerek nereye varmaya çalışıyorsunuz? Devlet kimi kayırıyor?
Erdoğan'ın eski konuşması sosyal medyada yeniden gündem oldu
“Dolaştığım vilayetlerde gördüm. Memur ağlıyor, çiftçi ağlıyor, gençler iş bulamıyor. Bu gerçekler karşısında 3-5 kişinin saltanatı için buna göz yumamayız.”
https://t.co/TxVDbjz6Wh
Ülke genelinde Artık Raflarımıza ürün etiketlemesini KDV ve Ötv’siz haliyle böyle yapmayı düşünüyoruz
70’lik Rakı 370 ₺
KDV ve ÖTV 580 ₺
Toplam fiyat 950₺
Vergi bilincini arttırmak adına
Kanunen bir yasak veya idari para cezası yer miyiz?
Cem Boyner Ayvalık Business Forum’da konuştu: “2025 yılında hiçbir
çalışanın mutlu olması mümkün değil.”
Boyner, iş dünyası ile bugünkü siyasetçi arasındaki ilişkiyi ise Turgut Özal’lı anısıyla aktardı: “Babam, ‘Turgut Bey, bu senin bu eve son gelişin’ dedi…”
Yılların Tiyatro Sanatçısı ve Levent Kırca Tiyatrosunun namı değer "Tam Teçhizatlı Muhabir Cevat Kelle"si Sinan Bengier, harika bir video ile iktidarı ve Milli Eğitim Bakanını lime lime doğramış.