Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi, kendi alanında ülkemizin önde gelen hastanelerinden biridir. 1923’te kurulmuş ve halen 400 yatağı ile hizmet sunan bu hastanenin özelleştirme kapsamında satılığa çıkartılmış olmasını kabul etmiyoruz. Kamu hastaneleri halkındır, satılamaz.
@ajansmuhbir1923 Kullandığı makyaj malzemelerinin de Türkçe isimli olanını arayıp buluyordur bu bacımız. Ne olduğunu bilmediği şeyleri kullanmıyordur .
biliyorum ki onlar da gün içinde çok sıkıntı çekiyor. sadece diyorum ki derdimizi anlatırken neden azarlanıyoruz? dünyanın en normal iletişimini bile kuramıyoruz, hiçbir saygısızlık yapmamışken üstelik. tabii bunların yanı sıra ancak paran varsa insan yerine konursun bu ülkede.
@Katfar Belediye otobüslerindeki asıl kalabalıkları da oluşturuyor bu dayılar . Mesai gibi kalkıp evlerinden kilometreler aşıyorlar buraya oturmak için. Emek dersen , var.
Aksaray Akademisi'nde eğitim gören bir öğretmen adayıyım. Hak ve Sorumluluklar dersimize giren öğretim görevlisi Şenyurt Yenipınar, akademide sadece iki sınıfın dersine girmesine rağmen bizlere karşı açıkça psikolojik şiddet, baskı ve mobbing uygulamaktadır. Kendisi sürekli olarak bizim hiçbir vasfımızın olmadığını söylüyor.
Dersimize geldiği ilk gün; “Öğretmenler çok kötü, vasıfsız. Görev yaptığım süre boyunca sürekli kötü öğretmenlerle karşılaştım. Ben de dedim ki bu işi kökten halledeyim, Öğretmen Akademisine geleyim, düzgün yetiştireyim.” diyerek mesleki saygınlığımızı ve gururumuzu zedeliyor. Öğretmenlerin üç temel görevi olduğunu iddia edip bunları bile beceremediğimizi öne sürüyor ve akademi hakkındaki bilgisizliğine rağmen, buradaki öğretmen adayları üzerinden kendi egosunu tatmin etmeye çalışıyor.
Bize ilk hafta 40 sayfalık makale verip “Haftaya bundan size sınav yapacağım.” dedi. Biz bir hafta boyunca bu makaleye çalıştık. Ders günü geldiğinde ise “Şimdi yapmayacağım sınavı.” dedi. Bize ilk haftadan 550 TL’lik kitap aldırdı. “Sınavı bu kitaptan, kendi slaytlarımdan ve makalelerden yapacağım.” dedi. İzlenceye bunun uymadığını söylesek de bizi dinlemedi. Biz hepimiz o kitabı aldık ve okuduk. Gidip bunu Akademi idaresine bildirdik, bize hocayla konuşacaklarını söylediler. Sonra hoca geldi ve bize sınavın sadece slaytlardan olduğunu söyledi. Kitabı boşu boşuna almış olduk. Sınavı dediği gibi slayttan yapmıştı. Sınıf olarak sınavımızın çok iyi geçtiğini düşünüyorduk ama sınav sonucu açıklandığında şoka uğradık.
Bu psikolojik şiddetin ve haksızlığın boyutu sınav sonuçlarıyla da somut bir şekilde ortaya çıkmıştır. Şenyurt Yenipınar’ın dersimize girdiği her iki sınıfta, 60 puanın altında not alan toplam 12 kişi bulunmaktadır. Hocaya 60 altında alırsak Akedemiden atılacağımızı söyledik zaten elenmeye geldiniz buraya elemeceksiniz dedi. Sınav sonuçları açıklandığında, uğradığım bu haksızlık ve baskı karşısında sınıfın ortasında sinir krizi geçirdim; fakat kendisi bu durum karşısında en ufak bir üzüntü veya empati göstermek yerine karşımda sadece sırıttı. Bizim sınıfımızın not ortalaması 71, dersine girdiği diğer sınıfın ortalaması ise 69’dur. Buna karşın, bu hocanın girmediği diğer tüm sınıfların not ortalamaları 90 ile 95 arasında değişmektedir. Bu durum, notlandırma sürecindeki kasıtlı ve adaletsiz yaklaşımı açıkça gözler önüne sermektedir. Akademi içerisinde haksızlık vardır.
Tüm bunların yanı sıra, kendisi dini ve manevi hassasiyetlerimize de saygı göstermemektedir. Cuma günleri normal şartlarda cuma namazı sebebiyle öğle aramız saat 12.30’da başlamaktadır. Ancak bu hoca, cuma günleri dersine kendisi 10 dakika geç gelip, çıkışta bizi 15 dakika geç bırakmaktadır. Onun bu sorumsuz davranışı ve ders sürelerini keyfi olarak esnetmesi yüzünden sınıftaki erkek öğretmenler cuma namazına yetişememekte ve mağdur olmaktadır.
Maruz kaldığımız bu sistemli mobbing, psikolojik baskı, haksız notlandırma ve saygısız tutumları lütfen yetkili birilerine bildirin.
"Gazze için yola revan olmazsam namerdim." diyen MHP Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, İsrail'in tarım şirketi Haifa'nın Türkiye’deki ortağı Agrosel’in sahibi çıktı. (T24)
Adamlar maaşa zam, iyileştirme falan filan istemiyor ha, adamlar 1 yılda 2 kez maaş almışlar. Bu insanlar aile geçindiriyor, çocuk bakıyor. Devlet bu insanların hakkını arayıp şirketin tepesine çöküp hesap soracağına hakkını isteyen insanların önüne polis yığıyor.
Mimaride "patina"yı duydunuz mu?
Kötü restorasyonların en önemli ortak özellikleri
Patina dediğimiz şeyi yok etmeleridir.
Patina, zamanın izlerinin yapılarda görünürleşmesidir aslında.
Hava koşulları ve kullanım gibi etkilerle yapıya uzun zaman içerisinde eklenen bir eskime katmanıdır.
Bu nedenle de patinayı restorasyonlar sırasında olabildiğince korumak önemlidir.
Eğer bir yapıdan patinayı yani zamanın izlerini silersek
o yapı geçmişte değil, bugün inşa edilmiş gibi yepyeni olur.
Tabii yapıda zaman içinde oluşan her eskimeyi koruyacak değiliz.
Bazıları yapıyı veya yapı kullanıcılarını tehlikeye atabilir.
Ve bunlara müdahale ederiz.
Ama yapının estetik ve güvenlik değerini bozmayan
her türlü zamansal izi korumak, aslında o yapının geçmişini korumaktır.
Eyyorlamam bu kadar.
@_Sunakya@tanerfb1907@abakingurlek@TC_Disisleri@TC_icisleri@kademorgtr Devlet o yolu sen gümrüğe ulaş diye yapmamış , köylü köyüne ulaşsın diye yapmış . O kalabalık sıraya eriştiysen saatlerce bekleyen insanlardan yer istemeyip sıranın sonuna geçeceksin,yer vermemekte o kadar haklılar ki…
@yaseminbalkiz@dengeplus Kadının kullandığı yan yolu otobüs, tır vs şoförleri biliyormuş ve bazen kullanıyorlarmış ve burası dar bir köy yolu. Kadın bu aklı kimden aldı bilinmez. Bu yoğun zamanda köylü kurnazlığı yapmaya çalıştı ama saatlerce sırada bekleyenler durumu anlayıp yol vermemekte haklılar.
Kadınlara sürekli vaaz verildiğini söyleyen vatandaş, tepkisini dile getirdi:
"Neden erkeklere değil de kadınlara vaaz veriliyor? Sürekli 'Kadınlar şöyle giyinmeli, eşlerine böyle davranmalı' diyorlar. Bu durumdan o kadar sıkıldım ki…"