Liderimiz Özgür Özel, ‘YENİ Parti’mizin kuruluş evraklarını imzalayarak Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etti. 91 milletvekilimiz YENİ Parti Kurucular Kurulu’na katıldı.
Başlıyoruz!
Tüm Gerçekler Zamanla Ortaya Çıkacaktır
Sevda Kurt ifadesinde bazı vaatlerle kendisini dolandırdığımı iddia etmektedir. Ancak bu durum gerçeği yansıtmamaktadır. Yalandır. Sevda Kurt aşağıdaki protokolde görüleceği üzere verdiği 90 milyon TL ve bir kısım borcuna karşılık kısa bir süre içerisinde 210 milyon TL alacağını hükme bağlamıştır. Ayrıca 2023 yılında yine bana 3 milyon dolar borç vermiş kısa bir süre içerisinde 4.5 milyon dolar iade almıştır. MASAK raporları bunu doğrulamaktadır.
Haluk Levent'e "İyi niyetlerini kullandım, Önder ailesini kandırdım" yazılı tutanağı imzalattıran Önder ailesi kim?
Ahbap soruşturması kapsamında gözaltına alınanlar arasındaki en dikkat çekici isimlerden biri Esin Önder Çağlayan'dı. Levent'e 70 milyon dolar borç verdiğini söyleyen, bu borca karşılık da Başaran'ların taşınmazlarını devralan Çağlayan, meğer Önder Savunma'nın sahibi Günay Önder'in kız kardeşiymiş.
Günay Önder'in şirketi, 'Yerli çelik kubbe' olarak tanıtılan hava savunma sisteminin üreticisi olarak biliniyor. Bu savunma sistemlerinin ismi 'Gökbörü', isim babası ise Devlet Bahçeli.
Günay, Esin, Ayşegül, Nermin... Tüm kardeşlerin şirketleri Ankara'da tek binada toplanmış. Binadaki tüm firmalar, aynı aile üyelerine ait, biri hariç. Aynı tabelanın en sonunda ilginç bir isim yer alıyor: Av. Fatih Metin.
Şu Dubai dönüşü özel kalem müdürünün çantasında 60 kilo altın yakalatan eski AK Parti milletvekili ve çeşitli bakanlıklarda bakan yardımcılığı yapmış Fatih Metin. Öğrendiğime göre bir ara aileyle pek sıkı fıkılarmış ama yakın zamanda araları biraz bozulmuş.
Çağlayan'ın kim olduğunu, savunmasıyla beraber yazdım 👇
Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner, sipariş bir süreç ile tutuklandı.
Güner’in hukuki bir süreçle değil, nasıl ince elenip sık dokunmuş bir kurguyla tutuklandığını anlatayım.
Kendisine sorulan söz konusu ihale süreci daha önce zaten didik didik edildi. Kamu İhale Kurumu (KİK), Danıştay, İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişleri ve bilirkişiler dosyayı inceledi. Hiçbir suç, yolsuzluk veya kamu zararı bulunmadı! Tüm bu denetimlerin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı net bir karar verdi ve “Kovuşturmaya Yer Yok” dedi. Yani Ankara’da dosya kapandı, konu bitti.
Fakat ne hikmetse, Ankara'da kapanan dosya için bir anda İstanbul’da bir gizli tanık peydahlanıverdi! İstanbul Başsavcılığı gizli tanığı dinledi, sonra "Benim yetki alanımda değil" diyerek (yetkisizlik kararıyla) dosyayı ait olduğu yere, Ankara’ya gönderdi.
Lütfen buraya dikkat edin! İstanbul’dan Ankara’ya gönderildiği o günlerde İstanbul’daki başsavcıvekili, Ankara’ya başsavcı olarak atandı!
Yeni Başsavcı koltuğa oturur oturmaz da Ankara'da kapanmış dosya için İstanbul’dan gelen dosya ile operasyon düğmesine basılıyor. Normalde bir belediye başkanını yargılamak için İçişleri Bakanlığından soruşturma izni alınması şarttır. Bu engeli aşmak için dosyaya tüm CHP’li belediyelerde olduğu gibi örgüt kılıfı bulunuyor. Böylece izne gerek kalmadan belediye başkanımız da gözaltına alınıyor.
Dosyaya sırf kılıf olsun diye örgüt iddiaları eklenmişti, ama savcılık sorgusu sırasında Çankaya Belediye Başkanımıza bu ağır suçlamalarla ilgili tek bir soru bile sorulmuyor!
Çünkü altı tamamen boş.
Ankara'da kapanan bir dosyayı, İstanbul'da bir gizli tanıkla diriltip, başsavcı atamasıyla eş zamanlı olarak Ankara'ya taşıyıp tutuklama çıkartmak hukuk değil, yargı mühendisliğidir.
Biz yol arkadaşımız Hüseyin Can Güner’den kuşku duymuyoruz!