90’ların ortalarında Sivas’ta bizim köyün çevresi de dahil bir çok noktada Araplar Doğan ve Şahin yakalamak için tuzaklar kurardı. Görürdük. Zamanın Kangal Kaymakamına gidip şikayetçi olmuştum. Jandarmalar olaya müdahale etmişti. Bizim çevremizde bu doğa yağması durmuştu ama başka yerlerde sürüyor demek. Sessiz işgalin başka bir boyutu da bu yağmadır.
nesli tükenmekte olan okbaşlı kirpileri de avlamışlardı bu masum suriyeliler 40tan fazla Türkü öldürdüler savaş bitti hala dönmüyorlar geçici sığınmacılık haklarının bittiği ilan edilip gitmeleri için süre verilmeli.
MİNİĞİ UNUTMA Bugün 33 gün oldu. İki mamayla kandırıp süt kokulu pespembe ağzından işkence üstüne işkence yapıp kan kusturdular hayatını soldurup yok ettiler. Bu döl israfı canilerin aynı acı, çaresizlik, korkuyu yaşamaları temennisiyle🤲 Beni alıntıla ve devam ettir.
Gündem yeniden Atatürk olunca hatırlatmakta fayda var: Atatürk, bir avuç PR'cının yabancı fonlarla şişirdiği balon bir lider değildir. Batı emperyalizmini ezerek kendi tarihini yazan askeri ve siyasi bir dehadır. Burnunu Kapıkule'den çıkartan, mürekkep yalamış herkes bunu bilir.
Yarım kilo canlının açlığından faydalanıp yanlarına çektiler, düşüncesi bile saç beyazlatacak işkenceler ettiler. Kendini savunmak için yapabildiği tek şey kırdıkları patisini havaya kaldırmaktı. Çığlıkları arşı inletti. Kanı yerde kalmasın, kalırsa toplumun iflah olmasını beklemesin kimse. #30GündürKatillerAramızda