#27maddehayır#11pakettoplumakarası
11.Yargı paketi ile ilgili kamuoyuna açıklamamızdır.
Teklifin 27. maddesi, “suçun türüne bakılmaksızın” ve “ceza infaz kurumunda bulunması koşulu aranmaksızın” erken salıverme imkânı getirmesi nedeniyle, taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan yargılanan tüm deprem sorumlularını kapsamına alacaktır. Bu durumun deprem davalarına etkileri son derece ağır olacaktır
Teklifteki erken tahliye ve denetimli serbestlik hükümleri yürürlüğe girerse:
Müteahhitler,
Fenni mesul ve proje sorumluları,
Belediyelerde imza atan teknik personel,
Denetim kurumları yöneticileri,
ceza almadan ya da ceza alsalar dahi yatarı olmadan, hatta hiç cezaevine girmeden süreci tamamlayabileceklerdir.
6 Şubat Depremleri sonrasında açılan yüzlerce dava henüz sonuçlanmamışken böyle bir düzenlemenin getirilmesi:
Devam eden davaları anlamsızlaştıracak,
Cezaların infaz edilmesini imkânsız hale getirecek,
Zaten zor ilerleyen soruşturma ve yargı süreçlerini sonuçsuz bırakacaktır.
Dolayısıyla 2023 depremlerinde 53 binden fazla insanın ölümünden sorumlu olanlar, yargılama sonucunda hüküm alsalar bile bu af niteliğindeki düzenlemeden yararlanabilecektir.
Deprem suçlarında cezalandırmanın temel amacı yalnızca geçmişi telafi etmek değil, aynı zamanda geleceği korumaktır.
Cezasızlık kültürü:
Müteahhitleri maliyet düşürme adına risk almaya,
Belediyeleri denetimsizliğe,
Yapı denetim şirketlerini sorumluluktan kaçmaya teşvik eder.
Bu düzenleme yürürlüğe girerse, gelecekteki depremlerde çok daha ağır sonuçların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Çünkü fail için artık “ceza tehdidi” kalmayacaktır. Bu teklif vatandaşın yaşam hakkını pazarlık konusu yapmak demektir.
Bu madde geçerse:
Depremde yakınlarını kaybeden ailelere “adalet” yerine bir kez daha ölüm reva görülmüş olacak.
Cezasızlık, yeni suçların önünü açacak; yeni felaketlerin altına imza atılacak.
“Hesap verebilirlik” diye bir kavram kalmayacak.
Türkiye, deprem suçlarında bir “af” ile yüzleşmeyi kaldırmaz.
Bu madde, açıkça ve net biçimde topluma karşı işlenen bir adaletsizliktir.
Adalet Peşinde Aileleri
#27maddeyehayır#11pakettoplumakarsı
11.Yargı paketi ile ilgili kamuoyuna açıklamamızdır.
Teklifin 27. maddesi, “suçun türüne bakılmaksızın” ve “ceza infaz kurumunda bulunması koşulu aranmaksızın” erken salıverme imkânı getirmesi nedeniyle, taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan yargılanan tüm deprem sorumlularını kapsamına alacaktır. Bu durumun deprem davalarına etkileri son derece ağır olacaktır
Teklifteki erken tahliye ve denetimli serbestlik hükümleri yürürlüğe girerse:
Müteahhitler,
Fenni mesul ve proje sorumluları,
Belediyelerde imza atan teknik personel,
Denetim kurumları yöneticileri,
ceza almadan ya da ceza alsalar dahi yatarı olmadan, hatta hiç cezaevine girmeden süreci tamamlayabileceklerdir.
6 Şubat Depremleri sonrasında açılan yüzlerce dava henüz sonuçlanmamışken böyle bir düzenlemenin getirilmesi:
Devam eden davaları anlamsızlaştıracak,
Cezaların infaz edilmesini imkânsız hale getirecek,
Zaten zor ilerleyen soruşturma ve yargı süreçlerini sonuçsuz bırakacaktır.
Dolayısıyla 2023 depremlerinde 53 binden fazla insanın ölümünden sorumlu olanlar, yargılama sonucunda hüküm alsalar bile bu af niteliğindeki düzenlemeden yararlanabilecektir.
Deprem suçlarında cezalandırmanın temel amacı yalnızca geçmişi telafi etmek değil, aynı zamanda geleceği korumaktır.
Cezasızlık kültürü:
Müteahhitleri maliyet düşürme adına risk almaya,
Belediyeleri denetimsizliğe,
Yapı denetim şirketlerini sorumluluktan kaçmaya teşvik eder.
Bu düzenleme yürürlüğe girerse, gelecekteki depremlerde çok daha ağır sonuçların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Çünkü fail için artık “ceza tehdidi” kalmayacaktır. Bu teklif vatandaşın yaşam hakkını pazarlık konusu yapmak demektir.
Bu madde geçerse:
Depremde yakınlarını kaybeden ailelere “adalet” yerine bir kez daha ölüm reva görülmüş olacak.
Cezasızlık, yeni suçların önünü açacak; yeni felaketlerin altına imza atılacak.
“Hesap verebilirlik” diye bir kavram kalmayacak.
Türkiye, deprem suçlarında bir “af” ile yüzleşmeyi kaldırmaz.
Bu madde, açıkça ve net biçimde topluma karşı işlenen bir adaletsizliktir.
Adalet Peşinde Aileleri
İşitme engelli çocuk, yavrum bağıramaz da yardım için! Var mı dır tanıyan bilen Allah aşkına yayın arkadaşlar! Yanında bir de kuşla kalmış! Ağlıyorum şu an, çok çaresiz bir şey bu! 😢 https://t.co/DzBuQNgMpM
I was named as World #1 in Medical Innovation Category of Ten Outstanding Young Persons of the World (TOYP) by Junior Chamber International (JCI). Thank you so much for the votes and support! @StanfordRad@jciistanbul @jciwhq