Hayatta iki kafa yapısı vardır ki, bunları içselleştirdiğinde seni kimse yıkamaz.
Birincisi: Her zaman, her şeyin en kötüsüne hazırlıklı ol.
İkincisi: Herkesten her şeyi bekle.
Bu ikisi kulağa karamsar gelebilir.
Ama değil bu, bir zihinsel çelik yelektir.
Şunu demek istemiyorum.
"Herkesten kötülük bekle, kimseye güvenme, sürekli tetikte yaşa."
Öyle yaşarsan paranoyaya düşersin, hayatın zehir olur.
Demek istediğim şu.
Zihninde, bir kez, olası senaryoların hepsi hazır dursun.
En iyisi de, en kötüsü de.
Böylece hayat sana bir sürpriz yaptığında, hazırlıksız yakalanmazsın.
(Bir darbe seni yaralamaz seni yaralayan, o darbenin beklenmedik olmasıdır, tıpkı boksörlerin beklemediği yerden yediği yumrukla nakavt olması gibi. Aynı acı, önceden ihtimalini düşündüğünde yarı yarıya iner. Çünkü zihnin onun bir kez provasını yapmıştır. Hazırlıklı adam da acı çeker ama yıkılmaz. Hazırlıksız adam ise hem acıyı hem şoku aynı anda yer ve onu deviren, o şoktur.)
Her insan, her şeyi yapabilecek potansiyeldedir.
Bunu tecrübe etmeni istemem ama aklının bir köşesinde dursun.
En güvendiğin bile, bir gün seni şaşırtabilir.
Bunu bilmek, güvenmemek değil sadece bir tek karta her şeyi yüklememektir.
En kötüsüne hazırlıklı ol, çünkü hayatın ne getireceği belli olmaz.
Planların bozulur.
İlişkilerin sarsılır.
Hastalanırsın.
İşini kaybedersin.
Bunlar herkesin başına gelir mesele gelip gelmemesi değil, geldiğinde ayakta kalıp kalamamandır.
Bütün bunların arasında en önemlisi:
Kendini kaybetmemektir.
Hayatta en önemli kişinin, sen olduğunu bil.
Bu bencillik değil bu, hayatta kalmanın temelidir.
Çünkü sen yıkılırsan, sevdiklerine de faydan olmaz.
Önce kendin ayakta durman lazım ki, başkasına elini uzatabilesin.
Çok sevdiğim bir şaman atasözü var.
"Fedakâr ol, ama kendini feda etme."
Bu, canını ver demek değil.
Bu, "ne olursa olsun, önce kendini düşün" demektir.
İstisnalar olur elbette şartlara göre değişir, sevdiğin için bedel ödeyeceğin anlar gelir.
Kural şu.
Kendini tüketerek yaptığın hiçbir iyilik, uzun vadede iyilik değildir.
Ve iyilik yapacağın insanın nankör olup olmadığını önceden kestirmeyi bil.
Vakti geldiğinde yaptığın bütün iyilikler yapmasaydın olabilir.
Bu iki kafa yapısını kurduğunda ne olur?
Başına kötü bir şey geldiğinde, yıkılmazsın.
O an öfkelenirsin, deliye dönersin, canın yanar bu insani.
Ama kendinden geçmezsin.
Duygunun sıcağıyla yanlış karar vermezsin, pişman olacağın hamleyi yapmazsın.
Çünkü o anı zihninde çoktan yaşamışsındır hazırlıksız değilsindir.
Kendi hayatına dön bak.
Sen de hiç beklemediğin birinden bir darbe yemişsindir.
Ve muhtemelen seni en çok sarsan, darbenin kendisi değil beklemiyor olmandı.
Hayat sürprizlerle dolu. Sen bunları engelleyemezsin.
Tek yapabileceğin şey hazırlıklı olmaktır.
Umudunu koru, iyiliğe inan, sev, güven ama gözün her zaman açık olsun.
Kırılmaz adam, karamsar olan değil en kötüye hazır olduğu halde en iyisi için yaşayandır.
Bu yazıyı okuyan kadına…
Umarım bir sonraki seveceğin adam o kadar nazik, o kadar sabırlı ve o kadar tutarlı olur ki, sonunda vücudun rahatlar. Tahmin yok. Kaygı yok. Karışık sinyaller yok. Tutku kılığında kaos yok. Sadece huzur. Sadece güvence. Sadece ortaya çıkan, sağlam kalan ve kafa karıştırıcı olmak yerine sakin hissettiren bir aşk. Hayatta kalma modunu tetiklemeyen, aksine sana güvenliğin gerçekte nasıl bir şey olduğunu öğreten türden bir aşk.
masumiyet enerjisine sahip, insanlara tamamen bağımlı, kendilerini sözle ifade edemeyip gözleriyle derdini anlatmaya çalışan evrenin tek muhafızı olan rahmani kedilere müdahale edenler eninde sonunda çarpıldı. onların ahını alanların iki yakası bir araya gelmedi, gelmeyecek.
Verdiğin o saf sevgi için asla, ama asla pişman olma. / Değmeyecek birine bu kadar emek verdim / diyerek kendini o düşük frekansa çekmeyi bırak.
Evrende hiçbir enerji kaybolmaz. Yanlış insana akıttığını sandığın o sevgi,
gün gelir başka bir zamanda, bambaşka bir insanda ve hiç beklemediğin koşullarda sana fazlasıyla geri döner.
Evren, yaydığın frekansı sana ödemek zorundadır.
Sen o güzel enerjiyi alanından çıkardın, şimdi kollarını aç ve onun sana mucizelerle dönmesini sevgiyle kabul et.