Benim kırmızı çizgim, 14 yaşında kolunu makineye kaptırıp ölen çocuktur. Yerde 10 kişinin tekmelediği kız üniversite öğrencisidir. Otelde yanan ailelerdir. Yemek kartında para kalmadığı için intihar eden kızdır. Kanser hastasının eline tutuşturulan 100 liradır. Depremde ölmüş kızının elini tutan babadır. Soma'da tekmelenen madenci yakınıdır.
Sağlık sorunları belli olan, kalp hastalığı nedeniyle hapishane koşullarında bulunması hayati tehlike oluşturan, suçsuz olduğuna tüm kalbimizle inandığımız kardeşimiz, ilim insanı Mahir Polat’ı hâlâ hapiste tutuyorsunuz. Mahir Polat’ı serbest bırakın.
Pırıl pırıl gençlerimiz, bayramı ailelerinden uzakta, hapishanede geçirdiler. Serbest bırakın bu tertemiz gençleri, gitsinler sınavlarına girsinler. Kimsenin meşru haklarını elinden almayın. Yazıktır, günahtır.
Bu vahşi ihtiras, adaletten başka her anlama gelen bu öfke, bu nefret neden? Kime yaranmak için bu kötü uygulamalara devam ediyorsunuz?
Yüce Türk yargısına verdiğiniz zarar, artık çok ileri boyuta ulaştı. Hakkaniyetli tüm yargı mensuplarından milletimiz adına açıklama, tepki bekliyoruz.
Farkında mısınız bizi ilk defa ciddiye alıyorlar. 50 ömre yetecek haksızlığa maruz kaldık dönüp bakmadılar, 3 gün mallarını almadık girdikleri triplere bak. Bu saatten sonra paramı götüme sokarım yine de bunlara yedirmem.
- Maddi sıkıntılar yüzünden okulu bırakmak zorunda kaldım. Fıstık satıyorum burada.
+ Ziyaret edelim mi seni?
- Bekliyorum başkanım, utandığım için söyleyemedim...
+ Sen utanma, biz utanalım.