Rapor Bülteni nedir?
Gündemdeki konularla ilgili uzman raporlarını inceleyen ve bu raporların en önemli bulgularını abonelerine ücretsiz olarak ulaştıran bir e-posta bülteni.
Neden Rapor Bülteni?
Çünkü Türkiye'de nitelikli bilgiye dayalı habercilik yapılmıyor. Akademisyenler, araştırmacılar ve devlet kurumları Türkiye toplumuyla ilgili birçok rapor yayımlıyor, ancak bu çalışmalar medyada yeterince yer bulamıyor. Rapor Bülteni, bu raporları sizin için analiz ediyor ve kolay okunabilir formatta e-postanıza gönderiyor.
İnternet sitemiz üzerinden ücretsiz e-posta bültenimize abone olabilirsiniz.
https://t.co/uhK3BXpGPy
Davetlisiniz!
📅 Tarih: 7 Haziran Pazar
⏰ Saat: 16:00
📍 Konum: Grand Pera AVM
📌 Giriş ve Yönlendirme Notu:
Binaya teşrif ettiğinizde biraz ilerleyip sağ tarafta yer alan kayıt masasından giriş kartınızı temin edebilir, ardından AVM binasının en üst katına çıkarak gösterim alanımıza geçiş yapabilirsiniz.
Yaz yaklaşıyor. Tatil düşünüyor musunuz?
@kondaarastirma raporuna göre 2025 yılında Türkiye’de "Hiç tatil yapmam" diyenlerin oranı azalıp bu yaz tatil yapmadım diyenlerin oranı artmış durumda.
Tatil bir istek ve ihtiyaç olarak görülüyor ancak imkanlar kısıtlı kalıyor.
Yine ayrı rapora göre yazın tatil yapmayanların oranı yüzde 57 iken her 3 gençten 1'i yazın tatile çıkmamış.
"Memlekete, ailemin gittim" diyenlerin orası ise %16.
Türkiye'de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin ilkokul 4. sınıfta başlaması, eğitim politikaları bağlamında yeni bir araştırmanın konusu oldu.
@ilkevakfi tarafından yayımlanan analiz raporunda, söz konusu dersin ilkokul birinci sınıftan itibaren müfredata dahil edilmesi gerektiği savunuluyor.
Raporda öne çıkan değerlendirmeler şu şekilde:
▪️Dersin 4. sınıfta başlamasının anayasal veya yasal bir zorunluluktan ziyade, Milli Eğitim Bakanlığı Haftalık Ders Çizelgesinden kaynaklanan fiili bir uygulama olduğu belirtiliyor.
▪️Gelişim psikolojisindeki "gelişimde bütünlük" ilkesi çerçevesinde, erken çocukluk döneminde din eğitiminin gerekliliğine işaret ediliyor.
▪️İngiltere, Almanya ve Norveç gibi çeşitli Avrupa ülkelerindeki uygulamalar incelenerek, din derslerine erişimin ilkokul birinci sınıfta başladığı örneklere dikkat çekiliyor.
İlgili analiz raporunu ve sunulan politika önerilerini incelemek için bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz:
https://t.co/to5gWHgLxg
Araştırmayı rapor havumuza ekledik. Yakında Rapor Bülteni’nde.
E-posta bültenize abone olmayı unutmayın.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın en güncel resmi verilerine göre, Türkiye'de görev yapan toplam öğretmen sayısı 1 milyon 187 bin 409.
Öğretmenlerin büyük çoğunluğu devlet bünyesinde görev yapıyor.
▪️ Resmî Okullar: 1.009.671 öğretmen
▪️ Özel Okullar: 177.738 öğretmen
Öğretmenlerin çoğunluğunu kadın öğretmenler oluşuyor.
▪️ Kadın Öğretmen Sayısı: 732.056
▪️ Erkek Öğretmen Sayısı: 455.353
Öğretmenlere ilişkin raporda başka ilgi çekici veriler de mevcut.
▪️ Öğretmen sayısı bir önceki eğitim yılına göre 18 bin 513 kişi artmış durumda. Bu artışın büyük bir kısmı (16 bin 274) resmi okullarda gerçekleşti.
▪️ Bakanlık verilerine göre öğretmen başına düşen öğrenci sayıları kademeli olarak iyileşmiş; ilkokullarda 18, ortaokullarda 13, ortaöğretimde (lise) ise 11 olarak kaydediliyor.
Raporu, rapor havuzumuza ekledik. Yakında Rapor Bülteni’nde.
E-posta bültenize abone olmayı unutmayın.
Akran zorbalığı, yalnızca çocukların değil, toplumların da ruhunda derin izler bırakan, görmezden gelindikçe büyüyen bir mesele.
@FutureBGroup tarafından 12 ilde gerçekleştirilen "Türkiye’de Akran Zorbalığı Araştırması" akran zorbalığının Türkiye’de her 4 çocuktan 3’ünün hayatını etkileyen son derece yaygın bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.
Araştırma, özellikle çocukların "güç arayışı" ve statü kazanma çabasının zorbalık eylemlerini tetiklediğini vurguluyor.
Araştırmanın öne çıkan temel bulguları şunlar:
▪️۬ Zorbalık vakalarının %95'i okul sınırları içerisinde başlamakta ve yaşanıyor. Okul, bu davranışların ana "kalesi".
▪️۬ Çocuklara psikolojik ve sosyal açıdan en ağır zararı veren tür siber zorbalık.
▪️۬ Maruz kalınan zorbalık çoğu zaman okul sınırlarında kalmıyor; çocuklar bu durumu ailelerine anlatmakta zorlanmakta, ebeveynler ise bu süreçte sıklıkla çaresiz hissediyor.
▪️۬ Zorbalığın temelinde çocukların akran grupları içinde kendilerini ispatlama ve güç elde etme arzusu yatıyor.
Araştırmayı rapor havumuza ekledik. Yakında Rapor Bülteni’nde.
E-posta bültenize abone olmayı unutmayın.
"Önce İnsan, Sonra Yapacakları"
TOMA ile 3 yıldır medyayı anlamak, topluma değer katmak ve "iyi işler" üretmek için ter döküyoruz. Bu yolculukta yanımızda olan herkese teşekkür ederiz.
Nice 3 yıllara!
Milletvekili temsilinde erkekler %80,1 ile açık ara çoğunluğu oluştururken kadınların oranı %19,9’da kalıyor. Benzer bir tablo yürütme organında da görülüyor; erkek bakan sayısı 16 iken kabinede yalnızca 1 kadın bakan bulunuyor. Bürokrasi içinde yer alan orta ve üst düzey pozisyonlarda da cinsiyet temelli temsil farkı dikkat çekiyor. Bu kadrolarda erkeklerin oranı %78,5’e ulaşırken kadınların payı %21,5 seviyesinde kalıyor.
Daha fazlası için bültenimize abone olmayı unutmayın!
https://t.co/fvezLpd1mp
Kadın öğrencilerin Türkiye tercihleri aile tavsiyesi ve kültürel yakınlık ile şekillenirken erkek öğrenciler için eğitim kalitesi ve burs imkanları ön plana çıkıyor.
Türkiye Bursları ve maddi destekler, özellikle Sahraaltı Afrika ve Güney Asya kökenli öğrenciler için son derece anlamlı bir çekim faktörü.
Daha fazlası için bültenimize abone olmayı unutmayın!
https://t.co/dR9f4msreR
137. sayımız yayında!
Bu sayımızda @ilkevakfi tarafından hazırlanan Türkiye’de Uluslararası Öğrencilerin Eğitim ve Yaşam Deneyimleri adlı çalışmayı inceledik.
Doç Dr. @ElyesaKoytak ve @eneskoru_ tarafından kaleme alınan rapor, uluslararası öğrencilerin Türkiye’yi tercih etme gerekçelerinden akademik uyumlarına, sosyoekonomik koşullardan gelecek planlarına uzanan çok boyutlu bir tablo sunuyor.
İyi okumalar.
https://t.co/dR9f4msreR
136. sayımız yayında!
Bu sayımızda Münih Güvenlik Konferansı tarafından hazırlanan 2026 Münih Güvenlik Raporu'nu inceledik.
“Yıkım altında” başlığıyla yayımlanan rapor, güncel politik gündemde reformlar ve iyileştirmeler yerine yıkımın öne çıktığı yeni uluslararası düzeni analiz ediyor.
Bu sayıyı @GalataAnket işbirliğiyle hazırladık. Kendilerine teşekkür ediyor, sizlere keyifli okumalar diliyoruz.
(Keyifle okumak pek mümkün görünmese de!)
https://t.co/dyl67O9htr
Depremlerin Türkiye ekonomisine toplam maliyeti Türkiye’nin millî gelirinin yaklaşık %9’una karşılık geliyor. (103,6 milyar dolar)
Bölgenin toplam millî geliri, artıyor olmasına rağmen halen Türkiye ortalamasının altında. (2023’te 112,9 milyar dolar iken 2024’te 140,9 milyar dolar.)
Bu sayıyı Galata Anket işbirliğiyle hazırladık.
İnternet sitemiz ya da profilde yer alan bağlantı üzerinden yeni sayımıza erişebilirsiniz.
https://t.co/HMquGI2Xt8
135. sayımız yayında!
Bu sayımızda Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından yayımlanan Kahramanmaraş ve Hatay Depremleri Yeniden İmar ve Gelişme Raporu başlıklı raporu ele aldık.
Rapor, Kahramanmaraş ve Hatay depremleri sonrasında yürütülen yeniden imar ve toparlanma sürecini analiz ederek kamu harcamalarının ekonomik ve toplumsal etkilerini değerlendirmeyi amaçlıyor.
Bu sayıyı Galata Anket işbirliğiyle hazırladık.
İnternet sitemiz ya da profilde yer alan bağlantı üzerinden yeni sayımıza erişebilirsiniz.
Keyifli okumalar dileriz!
https://t.co/HMquGI2Xt8
2023–2025 döneminde depremin yol açtığı kayıp ve zararların telafisi için 3,6 trilyon TL kamu harcaması yapıldı. Bu tutar yaklaşık 91,5 milyar dolara denk geliyor.
2026 yılı bütçesinde ise deprem bölgesi için 653 milyar TL kaynak ayrıldı. Harcamaların büyük bölümü kalıcı konutlar ve büyük ölçekli altyapı yatırımlarına yönlendirildi.
Daha fazlası için bültenimize abone olmayı unutmayın!
https://t.co/uhK3BXpGPy
Suriye’de temkinli iyimserlik kırılgan bir zeminde ilerliyor.
Rejim değişikliği sonrası yaptırımların kaldırılması ve Ahmet el-Şara yönetiminin uluslararası meşruiyet kazanması önemli bir eşik olarak görülüyor.
Bu sayıyı Galata Anket işbirliğiyle hazırladık.
İnternet sitemiz ya da profilde yer alan bağlantı üzerinden yeni sayımıza erişebilirsiniz.
Daha fazlası için bültenimize abone olmayı unutmayın!
https://t.co/Rv9kxZM5lx
Rapora göre Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler, 2026 itibarıyla işbirliği ile anlaşmazlıkların eş zamanlı yönetildiği bir dengeye oturmuş durumda.
Raporda CAATSA yaptırımları sürerken, Türkiye’nin F-35 programına dönüşü veya F-16 Blok-70 satışında bir ilerleme kaydedilemediği vurgulanıyor.
Bu sayıyı Galata Anket işbirliğiyle hazırladık.
İnternet sitemiz ya da profilde yer alan bağlantı üzerinden yeni sayımıza erişebilirsiniz.
Daha fazlası için bültenimize abone olmayı unutmayın!
https://t.co/Rv9kxZM5lx
Trump’ın ikinci dönemi transatlantik ilişkilerde kırılmayı derinleştiriyor.
Rapora göre ABD Başkanı Trump’ın öngörülemez ve işlemsel dış politika yaklaşımı, Batı ittifakının geleceğine dair soru işaretlerini artırıyor. Chatham House Direktörü Bronwen Maddox’a göre, ABD’nin müttefikleri artık ticarette ve güvenlikte “ABD’ye karşı kendilerini savunma” ihtimalini dahi hesaba katmak zorunda. Bu tablo, transatlantik ilişkilerde uzun vadeli bir çözülmeye işaret ediyor.
Bu sayıyı Galata Anket işbirliğiyle hazırladık.
İnternet sitemiz ya da profilde yer alan bağlantı üzerinden yeni sayımıza erişebilirsiniz.
Daha fazlası için bültenimize abone olmayı unutmayın!
https://t.co/Rv9kxZMDb5
134. sayımız yayında!
Bu sayımızda Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi (EDAM) tarafından yayımlanan 2026'ya Bakış başlıklı raporu ele aldık.
Rapor, 2026 yılında küresel sistemi tehdit eden başlıca riskleri istatistiksel verilerle ortaya koyarak bu risklerin uluslararası düzen ve toplumsal istikrar üzerindeki etkilerini değerlendirmeyi amaçlıyor.
Bu sayıyı Galata Anket işbirliğiyle hazırladık.
İnternet sitemiz ya da profilde yer alan bağlantı üzerinden yeni sayımıza erişebilirsiniz.
Keyifli okumalar dileriz!
https://t.co/Rv9kxZMDb5
Gençlerin yalnızca %31’i eğitim hayatında herhangi bir engelle karşılaşmadığını söylüyor. %25’i maddi imkânsızlıkları, %12’si toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini, %11’i aile desteği eksikliğini temel engel olarak gösteriyor.
Bu sayıyı Mef Kolajen işbirliğiyle hazırladık.
İnternet sitemiz ya da profilde yer alan bağlantı üzerinden yeni sayımıza erişebilirsiniz.
Daha fazlası için bültenimize abone olmayı unutmayın!
https://t.co/nmaRVbYXYL
Eşitsizlik, üst üste 2. yıl “en fazla diğer riskleri tetikleyen” küresel risk olarak öne çıkıyor.
Toplumsal kutuplaşma 2 yıllık risk sıralamasında ilk 5’te yer alıyor. İnsan hakları ve sivil özgürlüklerin aşınması riski geçen yıla kıyasla 2 sıra yükselmiş durumda.
Bu sayıyı Mef Kolajen işbirliğiyle hazırladık.
İnternet sitemiz ya da profilde yer alan bağlantı üzerinden yeni sayımıza erişebilirsiniz.
Daha fazlası için bültenimize abone olmayı unutmayın!
https://t.co/c1K09wqepi
Rapora göre yanlış bilgi ve dezenformasyon, kriz yaratma potansiyeli bakımından ilk beş risk arasında yer alıyor. Toplam risk dağılımından bağımsız olarak kısa vadeli (iki yıllık) değerlendirmede ise bu olgunun daha da öne çıktığı görülüyor; rapora göre yanlış bilgi ve dezenformasyon, önümüzdeki iki yıl için en ciddi ikinci risk olarak tanımlanıyor.
Bu sayıyı Mef Kolajen işbirliğiyle hazırladık.
İnternet sitemiz ya da profilde yer alan bağlantı üzerinden yeni sayımıza erişebilirsiniz.
Daha fazlası için bültenimize abone olmayı unutmayın!
https://t.co/c1K09wqepi