Bu mevzunun çok da tatlı bir arka planı var. Baresi forma değiştirmek için sahada Maradona’yı ararken omzuna bir el dokunuyor. Arkasını dönünce aynı niyetle kendisini arayan Maradona’yı görüyor.
Maradona’nın Baresi’nin nasıl bir “adam” olduğuyla ilgili şu anısını da okuyalım:
“Franco Baresi ile ilk yüz yüze gelişim 8 Eylül 1981’de bir hazırlık maçında oldu. O maçta beni aslında Battistini marke etmeliydi.
Bir pozisyonda onların üç dördünü birden geçtim, ceza sahasına girmek üzereydim ama Franco geldi ve topu benden eşsiz bir zarafetle aldı. Sonra Battistini’ye dönüp: ‘Böyle yapılır. Şimdi ben ilgilenirim!’ dedi.
Maç boyunca peşimi bırakmadı ve o andan sonra benim için işler zorlaştı. Ben de Franco da gençtik ama hemen anladım ki o herhangi biri değildi. Tüm savunmaya sahada nasıl hareket edilmesi gerektiğini öğretiyordu.
Maçtan sonra bizim soyunma odamızın kapısını çaldı ve oyun tarzımdan etkilendiğini söyledi. İtalya’ya geldiğimde onu birçok kez karşımda buldum ve aramızda asla kavga çıkmadı. Bana çok faul yaptı ama asla zarar vermek için değil, sonunda her zaman ilk elini uzatıp beni kaldıran oydu. İtalya’da bu her zaman böyle değildi.
Bazı savunmacılar seni sadece tekmelerle yok etmek isterdi. Sahada hakaret eder, aşağılarlardı ama o farklıydı. Aramızda hiç dostluk ilişkisi olmadı ama her zaman karşılıklı saygı vardı.
Bir Napoli-Milan maçında, bir serbest vuruşun ardından Filippo Galli bana hakaret ederek: ‘Bir dahaki sefere seni hastaneye yollarım’ dedi. Franco her şeyi duydu ve ona sertçe çıkışarak susması gerektiğini, yoksa bir daha oynayamayacağını söyledi. İşte benim için saygı budur.
6 numaralı o oyuncuyu asla unutmayacağım. Tüm zamanların en güçlü ve en dürüst savunmacılarından biri...”