Foucault ve Nietzsche aynı gün doğmuş -yani bugün- tesadüfen fark ettim.
Friedrich Nietzsche 15 Ekim 1844
Michel Foucault 15 Ekim 1926
Severim böyle neşeli denk gelişleri.
Şu tweetlerimizi yer işaretlerine atanlara bitiyorum. Artık fişliyolar mı bizi, gizli hayranımızlar mı, yoksa sırf düz sinsiler mi karar veremiyorum. Ama bunu düzenli yapan kişiyi merak ediyorum çekinmesin kim olduğunu söylesin 🤪
Kötülüyor, kötülüyor sonra o kötülediği şey neyse ona dönüşüyor kimi insan. Bu durum bana hep dehşet verici gelmiştir. Kendini ayırmak için kurduğu kimliğe yenilmek böyle bir şey olsa gerek.
Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson'a gitmiş 🧜♀️
Kocanın Güzelliği'ni okumuştum. Şu satırları not etmişim:
"Her yara kendi ışığını saçar, der cerrahlar. Bütün lambalarını söndürürsen evin, pansuman yapabilirsin yaraya sırf kendinden ışıyanla."
Biz Yunancacıları sinir krizine sokan bir etimoloji katliamı 😖 Durmak değil ayakta durmakla başlıyor mesele ve öyle her gördüğün st'yi durağanlığa bağlayamazsın politik sematik var: durmak -> duruş olur ve hatta karşısında durmak, konum almak vs.
Uzun bi mevzu bu.
Çok çok üzgünüm 🥀
2023 yılında kendi mezun olduğu Zapyon Rum Lisesinde bir etkinlik düzenlenmişti "İnsan ve Değerleri İşığında" başlığıyla.. O günün fotolarından bir kolaj asılı okulun duvarında.
İoanna Kuçuradi..
Αιωνία της η μνήμη 🕯
"Entelektüel, kutsal sayılan gelenek ve değerlerin ikiyüzlülüğünü, ırkçılığını, cinsiyetçiliğini teşhir eden; hiçbir fikir ayrılığına tahammülleri olmayan kutsal metin gardiyanlarıyla mücadeleden çekinmeyen kişidir."
Edward Said - Entelektüel
(1 Kasım 1935 - 25 Eylül 2003)
Referans göstermekten bu kadar korkan ve ilham aldığı kişinin adını anmadan kendi krallığını ilan eden başka bir toplum bence yok. Şaşırmayı unuttum bu ülkede.
Bugün, Modern Yunan şiirinin en önemli isimlerinden Nobel ödüllü şair Yorgo Seferis’in ölümünün 55. yıldönümü. Seferis, Urla doğumlu bir Rumdu.
Onu ufacık bir çeviriyle anıyorum.
"Dönüyoruz
Her gün evimize
Bir ölüyü
Bir düşünceyi
Bir duyguyu
Gömmek için."