Butlancılara “butlancı” dediğimiz için hesabımız bir kez daha erişime engellendi!
Mutlak Butlan kararıyla CHP’nin başına atanan Kemal Kılıçdaroğlu ve şürekasına “butlancı” dediğimiz gerekçesiyle X hesabımız Türkiye’den erişime engellendi.
Bugüne kadar “Halka yalan söylemek en büyük suçtur.” ilkesiyle hareket ettik. Bugün de aynı ilke doğrultusunda kayyumlara ve butlancılara adlarıyla hitap etmeye devam edeceğiz.
Silvan Belediyesi Eşbaşkanı Kadri Esen, Bursa’nın Nilüfer ilçesinde incir toplama işinde çalışan dokuz Kürt işçinin, Amedspor forması giydikleri gerekçesiyle saldırıya uğradığını açıkladı.
AKP kazanana kadar seçim:
Üsküdar Belediyesi başkanvekilliği seçiminde 2. tur bitti.
AKP'nin adayı Dündar Ziya Gültekin 22,
CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya ise 20 oy aldı.
AKP'nin adayı kazanana kadar tekrarlayan seçimler:
Bugün tekrarlanacak Üsküdar Belediyesi Başkanvekilliği seçimi ilk turunda 21-21 eşitlik söz konusu.
İptal edilen ilk seçimin ardından 2 CHP'li meclis üyesi tutuklanmış, 4 meclis üyesi de AKP'ye geçmişti.
Ameliyat Masasında Hasta, Ameliyathanede Fare!
İstanbul Kadıköy’de bulunan Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesinden paylaşılan görüntülerde, bir hasta ameliyat masasındayken ameliyathane zemininde farelerin dolaştığı görüldü.
AKP'nin adayı kazanana kadar tekrarlayan seçimler:
Bugün tekrarlanacak Üsküdar Belediyesi Başkanvekilliği seçimi ilk turunda 21-21 eşitlik söz konusu.
İptal edilen ilk seçimin ardından 2 CHP'li meclis üyesi tutuklanmış, 4 meclis üyesi de AKP'ye geçmişti.
Ameliyat Masasında Hasta, Ameliyathanede Fare!
İstanbul Kadıköy’de bulunan Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesinden paylaşılan görüntülerde, bir hasta ameliyat masasındayken ameliyathane zemininde farelerin dolaştığı görüldü.
Piyasa kime serbest?
Rekabet Kurumu, otomotiv yan sanayi sektöründe faaliyet gösteren 37 şirket hakkında, çalışanların birbirlerinin firmalarına geçişini engellemek amacıyla gizli anlaşma yaptıkları iddiasıyla soruşturma başlattı.
Çalışanların iş değiştirme, daha yüksek ücret alma ve daha iyi koşullarla rakip şirketlere geçme imkânını ortadan kaldırmayı amaçlamaları sebebiyle incelemeye alınan şirketler arasında Assan Hanil, Autoliv, Denso, Farplas, Tırsan, Toyota Boshoku ve Toyotetsu da bulunuyor.
Dilovası katliamı davasında kamu görevlileri bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak.
Gebze Sendikalar Birliği kampüs önüne sloganlarla gelirken ailelerin de katılımıyla basın açıklaması gerçekleştirildi.
Kemal Kılıçdaroğlu:
“Ekrem İmamoğlu siyasi tutuklu değil. Siyasi görüşü dolayısıyla içerde değil.
Bir kişi cumhurbaşkanı adayı olduktan sonra bu oldu diye buna siyasi dava diyemezsiniz.”
Polis, Kürtçe konuşan komşularına saldırdı!
Batman’da Kürtçe konuştukları gerekçesiyle komşularına saldıran polis ve yakınlarının saldırısı sonucu aileden bir kişi kalp krizi geçirdi.
Aileden birçok kişi yaralanırken, hukuki destek almak için İHD’ye başvurdular.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, soykırımcı İsrail ordusunun son saldırılarına ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, son üç günde düzenlenen saldırılarda 27 kişinin yaşamını yitirdiğini, 69 kişinin de yaralandığını bildirdi.
Polis, Kürtçe konuşan komşularına saldırdı!
Batman’da Kürtçe konuştukları gerekçesiyle komşularına saldıran polis ve yakınlarının saldırısı sonucu aileden bir kişi kalp krizi geçirdi.
Aileden birçok kişi yaralanırken, hukuki destek almak için İHD’ye başvurdular.
7 Eylül 2015’te Cizîr’deki sokağa çıkma yasakları döneminde katledilen ve cenazesi derin dondurucuda bekletilen 10 yaşındaki Cemile Çağırga’nın annesi Emine Çağırga:
“O akşam sabaha kadar elim kalbindeydi. ‘Belki kalbi durmuş, belki korktu ya da başka bir şey oldu’ dedim
Derin dondurucuyu getirip odaya koyduk. 2 gün dondurucuda kaldı.
Soruşturma yeniden açılsın. Cemile’yi öldürenler adalet karşısına çıkarılıp yargılansın.Failleri belli olmayan herkesin failini çıkartsınlar”
6-7 Eylül Pogromu
71 yıl önce 6-7 Eylül 1955’te Rum, Ermeni ve Yahudi halklarına karşı gerçekleştirilen provokasyon sonucunda büyük bir pogrom yaşandı.
Devlet eliyle örgütlenmiş milliyetçi histerilerle hareket eden saldırganlar binlerce evi, iş yerini, hastaneleri, okulları, kiliseleri ve mezarlıkları tahrip etti, yağmaladı. Amaç gayrimüslimlerin mallarına, iş yerlerine çöküp sermayeyi Türkleştirmekti.
Olaylar, Selanik’te Mustafa Kemal’in doğduğu evin bombalandığına dair provokatif bir haberle tetiklenmişti.
Yunanistan’da yetkililerin yaptığı açıklamaya göre bombayı Yunanistan’daki Türk azınlığından MİT görevlisi Oktay Engin’in koyduğu ve 6-7 Eylül olaylarından 5 yıl sonra kurulan Yassıada Mahkemeleri sırasında Engin’in Türk istihbaratı adına çalıştığı ortaya çıktı.
1955’in yaz aylarında İstanbul Rumlarına karşı başlayan kışkırtma kampanyası, dönemin Hürriyet gazetesinde İstanbul’daki Rumların refah içinde yaşadığı, oysa Batı Trakya’daki Türklerin durumunun hiç de iç açıcı olmadığı şeklinde yer bulmuştu.
28 Ağustos 1955’te Hürriyet’in manşeti “Yunanlar kardeşlerimize dokunursa, İstanbul’da Rumlar var” şeklindeydi.
İktidara yakınlığıyla bilinen İstanbul Ekspres, Rumları “ENOSİS bağışçısı” ve “hain” olarak hedef gösterirken bu örnekler, dönemin medyasının 6-7 Eylül’de nasıl bir rol oynadığını gösteriyordu.
6 Eylül akşam saatlerine gelindiğinde İstanbul Ekspres gazetesi erken baskıyla İstanbul sokaklarında Mustafa Kemal’in Selanik’te dünyaya geldiği evin bombalandığını duyuruyordu.
6 Eylül 1955 akşam saatlerinde ise Taksim Meydanı’nda Kıbrıs Türktür Cemiyeti öncülüğünde yağma başladı.
Kalabalık, İstiklal Caddesi’nde Rum dükkânlarını hedef aldı ve gece boyunca yağma ve linçler yaşandı.
Rum, Ermeni ve Yahudilere ait 4.214 ev, 1.004 iş yeri, 73 kilise, 26 okul, 1 sinagog ve 2 manastır tahrip edildi.
Resmî rakamlara göre 11-15 ölüm, 300 yaralı kayıtlara geçti. İzmir’de ise Yunan Konsolosluğu ve kiliseler yakıldı.
Gece boyu Adalar’a kadar yayılan saldırıların ardından sabah 7 Eylül’de ordu müdahale etti, sıkıyönetim ilan edildi.
Saldırıların sonrasında Türkiye’de yaşayan binlerce Rum göç etmek zorunda kaldı.
Olaylar, İstanbul Rum nüfusunu 100.000’den 2.500’e düşürdü; Ermeni ve Yahudiler de göç etti. 1964’te Varlık Vergisi benzeri baskılarla 12.000 Rum daha sınır dışı edildi. Olayların ardından binlerce kişi ülkeyi terk etmek zorunda bırakılırken geride bıraktıkları işletmeler, mülkler ve sermaye birikimi Türkiye ekonomisinin el değiştirilen ‘Türkleştirilen’ unsuru haline geldi.
Rum, Ermeni ve Yahudi halklarının ekonomik yaşamdan tasfiyesi ve mallarına el konulması cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren yaratılmaya çalışılan ‘millî burjuvazi’ projesinin önemli ayaklarından biriydi.