Ahmet Türk şöyle diyor:
“Kürdistan’da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum, ama kimliğim yok, dilim yok. İşte Kürt sorunu benim!”
Bak Ahmet Türk…
9 köyün ağasısın, milyonlarca paran var, yüzlerce mülkiyetin ve toprağın var, 21 yıl bu ülkede milletvekilliği yaptın, her ay 100 binlerce lira maaş alıyorsun, misafirin gelince 600 kişilik yemek hazırlıyor, 42 oğlak kesiyorsun, bir şehrin belediye başkanlığını yaptın, tutuklandın, yargı kararı olmadan birinin söylemesiyle cezaevinden çıktın, Kürt’üm diyorsun, istediğin yerde Kürtçe konuşuyorsun, bu ülkenin gariban çocuklarının görmediği sahillerde çocukların torunların görüyor, son model arabalara biniyorsun, …
İşte Kürt sorunu sensin Ahmet Türk!
Menzil Cemaati'nin yeni kalesi Jandarma Genel Komutanlığı ile emniyet
Bürokrasideki Menzilciler kollanıyor
Depremde yıkılan hastanelerin sorumlusu Menzilci olduğu için yargılanmadı korundu...
Birgün/İsmail Arı
📢 Ağrı’da evinde ölü bulunan öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın ablası:
⭕ Annem işçi emeklisi. Irmak Ağrı’ya yerleşirken ev tuttu, eşyalarını aldı. Kira, kredi, ulaşım masrafı derken maaşı tamamen borçlara gidiyordu.
⭕ Karakazan’dan gönderildikten sonra Mehmet Özmüş, Karakazan okuluna gitmiş Melahat İleri’yi de yanına alarak diğer öğretmenlere yemek ısmarlamak istemiş.
⭕ Sanki suçlu Irmak’mış gibi bir hava oluşturulmuş. Bu onu çok yıprattı. Bana ağlayarak anlatıyordu.
⭕ Görev yerini değiştirmek için İlçe Milli Eğitim’den, şube müdürlerinden yardım istemeye çalıştı. Konuşmadığı kimse kalmadı.
⭕ Kardeşim Mehmet Özmüş’ün kapısında yatmıştı. Bu sorundan kurtulmak için uğraşıyordu. İlçe Milli Eğitim Müdürünün, ‘70 bin lira maaş alıyor, günde 2-3 bin lirayı da yola versin ne olacak’ dediğini duyduk.
⭕ Olay günü serviste yerine oturmuştu. Müdür yer değiştirmesini istemiş. Irmak da kayamayacağını söylemiş.
⭕ Müdür tokat atınca kardeşim bir daha vurmasın diye elini tutmaya çalışmış.
⭕ Müdür darp raporu alıyor ama kardeşimin yüzünde tokat izi olmadığı için o hastaneye gitmiyor.
(NEFES)
Bahçeli, "Önümüzdeki günlerde çok şey değişecek, inşallah Türkiye değişmez" demişti.
Ancak Türkiye değişiyor.
AKP-MHP-CHP ittifakı bambaşka kavramlar üzerinden şekilleniyor.
Neler oluyor?
Reşit olmayan bir kız çocuğu ile zorla cinsel ilişkiye girmek" suçundan sabıkalı olan birini kim vekil seçti. Bırakın protesto etmeyi kim temsilcisi yaptı.
Kimsenin derdi kadınlar değil…
Nusaybin'de bayrağımıza yapılan saldırının faili Diyar Koç tahliye ediliyor ve bayrak düşmanı kahraman gibi karşılanıyor.
Türk bayrağına saldıran ve saldırana alkış tutan kimse ile kardeş değiliz, olmayacağız.
#TürkBayrağı 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Bir öğretmenin ölümünde adı geçen. Resim de görmüş olduğunuz bu yaratık. Okul müdürü yapılmış... Aynı okulda öğretmene tokat atıyor, Çingene diye kendince aşağılayıcı hakaretler ediyor.
4 yaşındaki çocuğun geleceğini karartan baba neden hala dışarda?
Kız çocuğu durumu anneye anlattı...
Anne durumu savcılara bildirdi...
4 yaşındaki çocuğunu istismar ettiği iddia edilen baba sadece 1 ay tutuklu kaldı...
Düşünün ki 4 yaşında istismara uğrayan çocuk 6 yaşında bu durumu anneye anlatıyor...
Baba 1 ay tutuklu kalıp serbest bırakılıyor...
Adli kontrol şartı bile uygulanmıyor...
Avukatları akıl sağlığı yerinde değil demiş...
Mahkeme Adli Tıp'a sevk etmiş...
Adli Tıp akıl sağlığı yerindedir raporu vermiş..
Ama mahkeme ısrarla o rezil babayı tutuklamıyor hala...
Babasının istismarına uğrayan kız çocuğu toplum tarafından sahiplenmeye ihtiyaç duyarken...
Mahallesinde ve okulunda toplumsal dışlanmaya uğruyor...
Bu yavrumuza ve annesine sahip çıkalım...
Özge Bora ve yavrusunun hakkını hep birlikte arayalım...
12 Haziran Cuma günü Ordu Ünye Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 09.00 da görülecek duruşmada artık sonuç bekliyor ve ivedilikle failin tutuklanmasını talep ediyoruz.
#İstismarıAffetme
Hiçbir ülke bir gecede parçalanmaz..!
Yavaş yavaş alıştırılır.
Devletler de toplumlar da adım adım çözülür; önce haklarınız törpülenir, sonra sesiniz kısılır, ardından olan biten yeni "normal"iniz olur.
Önce tarihinize dokunurlar, kahramanlarınızı karalarlar; ardından dilinize, bayrağınıza, marşınıza, sembollerinize...
Vatan savunmasını "faşizm", millî birlik çağrısını "nefret söylemi" ilan ederler.
Medya, akademi, sokak aynı nakaratı tekrarlar: "Hiçbir şey olmaz, bu kadar paranoya da fazla, abartıyorsunuz."
Gün gelir, kendi şehrinde azınlık olduğunu fark edersin ama artık sesin çıkmaz; çünkü "çoğunlukçu olmak" da suç sayılır. Gün gelir, haritada "ülken" diye gösterilen yerde senin adın bile geçmez.
Yugoslavya halkı da böyle alıştırıldı. 1980'lerde "kardeşlik ve birlik" diye diye izlediler televizyondan kendi ülkelerinin yavaş yavaş eriyişini...
1990'larda bir sabah uyandıklarında yedi ayrı devletin vatandaşı olmuşlardı; hem de alkışlayarak...
Ve gün gelir, Yugoslavya halkının televizyondan izlediği o parçalanışı gibi, siz de kendi toprağınızın elinizden kayıp gittiğini fark edersiniz.
Unutmayın:
Parçalanan sadece toprak değildir.
Önce ruhun parçalanır, sonra harita sadece bunu resmîleştirir.
Türkiye bir ulus devlettir.
Ve ulus devletler, ancak millet uyanık olduğu sürece ayakta kalabilir.
Uyanık olmayanlar, bir gün televizyondan kendi cenaze namazlarını izler. Vatanı yaşatmak ise ancak uyanık kalmayı bilenlerin işidir.
1- Irmak ogretmenin sartları nedeniyle zorlandıgı Agrı'nın bir köyünde okudum ben de 11 yasina kadar.
Kar, ulasım, barınma vs.. ne yasadigini tahmin ediyorum. Mobbing bir tarafa, 30 senede ulkede hic mi birsey degismez diye ayrıca üzuldüm.
10 Haziran 2026 tarihinde aşağıda linkini verdiğim youTube programımda şunu söylemiştim. '' ABD'nin Hürmüz ve Bab el-Mendeb'in uzun süre kapalı veya tehdit altında kalmasına tahammül etmesi mümkün değil... Zira söz konusu olan son 200 yılın Anglo-Sakson deniz hegemonyasının ve son 80 yılın Amerikan deniz jandarmalığının doğrudan sorgulanmasıdır... 28 Şubat'tan bu yana iki stratejik boğazda yaşanan fiili kriz, Washington açısından yalnızca bölgesel bir güvenlik sorunu değil, küresel düzenin temellerine yönelmiş bir meydan okumadır. ABD bugün hâlâ dünyanın en büyük deniz kuvvetleri bütçesine sahip devleti olarak okyanusların kontrolü iddiasını sürdürmektedir. Hürmüz ve Bab el-Mendeb'de ortaya çıkan kördüğümün çözülmesini bu nedenle yaşamsal görüyor.''
Diğer yandan dolar hegemonyasının devamı için gerekli olan çevrim de ciddi baskı altında. Körfez ülkelerinin enerji gelirleriyle Amerikan tahvillerini finanse ettiği ve onlarca yıldır işleyen sistem giderek zorlanıyor. Bu nedenle Washington'un askeri seçeneği yoğunlaştırma eğiliminin arttığını belirtmiştik.
Aynı programda Netanyahu'nun içeride sıkıştığını, Lübnan'da ve Gazze'de kullanılan orantısız güç nedeniyle İsrail'in uluslararası alanda ağır bir meşruiyet krizi yaşadığını, hukuki baskıların arttığını ve savaşın genişletilmesinin Tel Aviv açısından bir çıkış yolu olarak görüldüğünü ifade etmiştik.
Nitekim programın üzerinden henüz 24 saat geçmeden ABD yeniden İran'a saldırdı.
Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki ABD ve İsrail'in izlediği politika dünyayı son derece tehlikeli bir ekonomik ve jeopolitik türbülansın içine sürüklüyor. Yaz aylarında enerji, ticaret, deniz ulaştırması ve finans piyasalarında çok daha ciddi sarsıntılar yaşanması olasıdır.
Trump ve Netanyahu bütün sorumluluğu İran'a yüklemeye çalışıyor. Bakanlarına ve CENTCOM'a da aynı söylemi tekrar ettiriyorlar. Ancak bölgedeki mevcut dengeleri başından itibaren kimin bozduğunu, savaşın coğrafyasını kimin genişlettiğini ve krizi kimin derinleştirdiğini dünya kamuoyu görüyor.
Önümüzdeki dönemde beklenmesi gereken en önemli gelişme, Washington ve Tel Aviv'deki karar alıcıların davranışlarında rasyonel bir değişiklik olup olmayacağıdır.
Aksi takdirde savaştan çıkar sağlayan çok güçlü çevrelerin etkisi altında bu çatışma genişleyerek devam edecek, insanlık ise ekonomik krizlerden güvenlik krizlerine kadar ağır bedeller ödemeyi sürdürecektir.
https://t.co/GDR3pJMFdR
Prof Dr İlber Ortaylı: Rusya'da din adamları; Rus milliyetçisidir.
Yunan'da din adamları; Yunan milliyetçisidir.
Ermeni din adamları; Ermeni milliyetçisi, Yine İngilizi, İngiliz, Almanı Alman Milliyetçisidir.
Peki neden Türkiye'de din adamlarının büyük çoğunluğu Türk ve Türkçe düşmanıdır?
İşte Milletimizin ve de Cumhuriyetimizin en büyük Beka(ölmezlik/kalıcılık) sorunu budur.
Ali Mahir Başarır: "Şimdi AKP grubu diyor ki sizin iç meseleniz arkadaşlarınız şikayet etti. Yapmayın ya.
Hüseyin Kocabıyık 'AKP herkese bir şey dağıtıyor. Bana da verdiler. Nitekim bir şeylere itiraz ettiğim için geri aldılar' diyor.
Siz şimdi 'ya içimizden biri bizim için neler diyor' deyip bu arkadaşın beyanlarıyla yargılandınız mı? Hayır. Hüseyin Kocabıyık'ı tutukladınız, tutukladınız siz."
Bu kim biliyor musun?
Hani evinden meşhur ayakkabı kutuları ile 4.5 Milyon Dolar para çıkan Süleyman Aslan vardı ya. Hah işte ta kendisi.
Peki Süleyman’a ne mi oldu?
- Ödül olarak Ziraat Bankası yönetim kuruluna atadılar.
Şimdi “yolsuzluk ile mücadele” edebilirsiniz (!)
📢 Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz:
🗣️ “Türkiye büyük bir karakter testinden geçiyor!”
⭕ "Mehmet Ali Çelebi dediğiniz adam 2017'de beni aradı, 'Komutanım bu anayasa geçerse Türkiye mahvolur' dedi"
⭕ O zaman Çelebi CHP'nin içindeydi şimdi söylediğini bıraktı gitti AKP'ye bu sistemi savunuyor
⭕ İnsanlar bunu gördükçe çılgına dönüyor
⭕ Sorgulamayan halk, lafa aldanan kitleler ve ilkesiz siyaset yüzünden her yerde kandırılıyoruz"
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve onun fikirlerini benimseyen milyonlarca vatandaşımıza yönelik aşağılayıcı ve kutuplaştırıcı ifadeler kullanan Rümeysa Eker hakkında ilgili bakanlıklara gerekli başvuruları yaptım.
Cumhuriyetimizin kurucu değerlerini hedef alan bu anlayış karşısında sessiz kalmayacağız. Sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. @TC_icisleri@adalet_bakanlik
İBB davasında savunma yapan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker:
"Polis 'Altımı indirip çamaşırımı da indirmemi söyledi.
'Cinsel organını aç, arkanı dön ve eğil' dendi bana...
İnsanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor.
Yapan utansın, ben utanmıyorum!"
Siz affetseniz, biz affetmeyiz.
Türk bayrağına sarıldı cenazesi.
22 yaşında yeni mezun bir müzik öğretmeniydi Şenay Aybüke Yalçın. Batman’ın Kozluk ilçesine atanmıştı. Daha ilk görev yeriydi. Keman çalıyordu. Sınıfından türküler duyuluyordu. Gülümsemesi hafızaya işleyen türdendi.
PKK katletti Aybüke’yi. Hem de dışarıdan gelen bir teröristin hazırladığı bombayla.İnsanlık öldü,müzik sustu, gülümseme dondu.
#AybukeYalçın