Kore’de güzel bir söz vardır: “Öğretmenin gölgesine bile basılmaz.” Çünkü bilirler ki kalbini çocuklara adayan bir öğretmen, en derin saygıyı hak eder. Gerçek bir öğretmen, bir çocuğun gönül bahçesini çiçeklendirir, aklının yolunu aydınlatır. Bunu idrak edemeyenler, bir öğretmenin nasıl yorulduğunu, nasıl mum gibi eriyerek ışık saçtığını fark edemezler.
Bu yolculukta kendimi çok şanslı hissediyorum; bana çocukların yanında yoldaş olmayı öğreten yüzbinlerce meslektaşım oldu. Onlarla kalpten konuşmayı öğrenme fırsatım oldu.
Evlatlarımın aynası olan kıymetli meslektaşlarım…
Adaletin, bilimin ve sevginin yolunda gösterdiğiniz çaba için; çocuklarım, milletim ve kendi adıma en içten şükranlarımı sunuyorum. Işığınız umudumu büyütüyor. Lütfen moralinizi yüksek tutun ve tahtınızda bin yıllık bir bilge gibi güneşi avuçlarınızda tutmaya devam edin.
Hepinizin Öğretmenler Günü’nü gönülden kutluyor, her birinizin kalbine sevgiyle dokunuyorum.
Koç • Yengeç • Terazi • Oğlak ✨
(Güneş & Yükselen)
𝐁𝐔 𝐌𝐄𝐒𝐀𝐉 𝐒𝐀𝐍𝐀 𝐆𝐎̈𝐑𝐌𝐄𝐙𝐃𝐄𝐍 𝐆𝐄𝐋𝐌𝐄 𝐒𝐀𝐊𝐈𝐍 𝐀𝐓𝐋𝐀𝐌𝐀𝐘𝐈𝐍 !!
“Yakın zamanda hayatına beklenmedik güzellikler giriyor. İçini yoran yükler azalıyor, huzur ve sevgiyi daha derinden hissedeceksin. Uzun süredir hayalini kurduğun bir şey gerçeğe dönüşüyor. Maddi olarak bolluk, bereket ve yükseliş başlıyor. Kalbindeki sıkıntılar yerini sevinç gözyaşlarına bırakıyor. Duaların kabul oluyor, hayatın yeniden ışıldayacak.”
Dün sabah eski bir fotoğrafa rastladım. On yaşlarında bir kız çocuğu, omzunda boyundan uzun bir tüfekle, Kurtuluş Savaşı’nın puslu bir cephesinde, zamanın kalbini yarıp ölümsüzleşmiş. Gözleri bir fırtınanın ortasında dimdik duran bir çınar gibi. Acaba ne yaşadı? Hangi düşlerini, hangi masum anılarını, hangi çocuk oyunlarını o tüfeğin namlusuna bağlayıp sonsuzluğa fırlattı?
O evladın annesi kendi canından kopardığı bir parçayı ateşin ortasına atarken ne hissetti? O annenin kalbindeki yangınla bizim aramızda nasıl bir uçurum var? Onlar neyi konuştular, biz neyin lafını ediyoruz? Onlar neyi dert edindiler? Bizim yetiştirdiğimiz çocukların dertleri ne? Şarjı biten tabletler mi, marka kıyafetlerin eksikliği mi?
O çocuklar, aç karınlarına, susuzluktan kurumuş dudaklarıyla savaşıyordu. Bugünkü halimiz onların kan ve terle dokuduğu geleceğe ne kadar layık? Onlar hangi ateşlerde piştiler, biz hangi hazların peşindeyiz?
Fotoğrafa bakamadım, gözlerimi kaçırdım. Çünkü biliyorum ki, biz O’ndan peşin razıyız ama ya O bizden razı mı? Umudumu taze tutarken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün silah arkadaşlarıyla ölümüne yolculuğunu sonsuz şükran duygularımla selamlıyorum. #30AgustosZaferBayramı