Doktor: Hiç kaza geçirdiniz mi?
Ben: Hayır.
Eşime aktarış sırasıbda
Eşim: Sen kafanı vince çarptın ya.
Ben: aaa unuttum ben onu.
Unuttuğum olay: Parkta köpeğimi gezdirir ve bişi yemesin diye bakarken parkın içine vinç park etmişler ve ben görmemişim. Kepçeye girdim resmen.
Mesela benim 250 lira ile kapattığım oldu. O güne denk gelmeseniz yani dükkanı açtığıma açacağıma pişman olduydum. Ertesi gün de vergi ödeme günüydü. Gözüm Silahlı Kuvvet görse iyi olmazdı…
Esnafları çok bişi sanıyorsunuz ya, sanmayın. Batan batana.
İşletmesinin bir günlük emeğini Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na bağışlayan bir esnafımız binlerce kişiye ilham oldu, birler bin oldu.
Senede bir gün, bir günlük emeklerini vakfımıza bağışlayarak gücümüze güç katan tüm esnafımıza teşekkürlerimizle…
#SENEDEBİRGÜN
Sabancı bi araştırır mı hangi devletlerde STOPAJ diye bir şey var. Bu kapitalizme mi giriyor, giriyorsa neresinden giriyor.
Bak yazdıklarımı yanlış anlamayın; kapitalizm bile işlemiyor bu topraklarda; bu ülkede TEKlik var, öyle sistem falan kasmayın.
Birileri bir şeyde başarılı oldu diye de her yere çağırıp konuşturmayın ya… madem konuşuyor; ciddiye almayın. Yani sizin ev komik değil, umursamazlık ve (diğerini söylemiim) .sizlikte 1 numara. Az araştırın öğrenin…
Mesela bunları artık öğrenin.
Öğrenemiyorsanız eczacıya sorun o bilir ya döndürüp durmayın şunları.
Bak aynı bıraktığım gibi buluyorum burayı. Hoş diil.
Şimdi moreller bozuk.
Gittiğimiz yer b.k çukuru belli.
Hani koruyayım kendimi biraz dedim, boşladım buraları, şuraları… işten eve evden işe; bebeleri sevem vb derken…
Çok sıkıldım ama resmen eğlenmeyi unutturdu bunlar.
Icardi ne yaptı hala bilmiyorum; merak da etmiyorum ama ne yaptıysa vergilere gelen zam ile maaşlara gelen zam arasındaki devasa açığın olduğu memlekette dillendirilemez bir şey olduğuna eminim.
Ya biri geldi, SATICIya o kadar üzüldüm ki. Belli giysi iade edeceği. Tostoparlak yapmış ürünü, BİM poşetine koymuş ve ağzını bağlamış ÇÖP gibi. İade edecekmiş.
Aldığı ürünü çöp gibi iade edecek. Dedim şartları sağlamıyorsunuz, lütfen düzgün olsun.
Bunu yapan da dişçi.
Tam bir görgüsüzler ve sınır bilmeyen çirkin asalak ve bir b.k olmadığı halde kendini “sen değerlisin” pompalayan bi garip düzende şişirilmiş “ben biriciğiiim” diye gezinen salaklar ülkesine döndük.
minnoş dükkan açtım böyle isteğim mahallede güzel bir köşem olsun…
Benim dükkanımda bana “sen bundan para kazanmıyor musun? Paketi sen yapıcaksın” diye bas bas bağıran kadınlar oldu.
Kadına çıkar mısınız, başka bi yere bırakabilirsiniz paketinizi dedim; kibarca KOVDUM YANİ. 15 dk sonra geldi yine bana bıraktı kargosunu o kadar da yüzsüz.
Sen keriz değil ahlaksızsın. 50 TL için satıcı 3 kere kargo parası ödedi. Her satıştan platform komisyonunu aldı. SATICI ne kazandı? Belk bi 5 puan belki şükela bi yorum.
50 lira için SATICI evine puan ya da yorum götürür yer belki. Afferin.
Şimdi siz değerli MÜŞTERİler için TRENDYOL & HEPSİBURADA minnoşluklarını anlatayım istiyorum bu alışveriş günlerinde. Özellikle küçük işletmelerin inanılmaz komisyon oranları ve 200 lira gibi pul sayılacak bir limit üzerinde kargo ücretlerini SATICIya aktarılmasının müthişliği…
Ürünü alırken kargoyu satıcı karşılar; siz ürünü geri gönderirken platform iade kargonun ücretini yine satıcıya çıkarır, aynı ürün yola çıkar yine kargo ücretini satıcı karşılar.. ne oldu siz keriz misiniz yaaa diye hayıflanan müşteri?