Üç şeyi gizli tut Derdini, sadakanı, ibadetini...
Üç şeye güvenme Gençliğine, malına, insanlara...
Üç şeyi erteleme Namazı, tevbeyi, iyiliği...
Üç şeyi aklından çıkarma Allah'ı, ölümü, hesabı...
—Kur'an-ı Kerim 23 yılda inmiştir.
—Kur'an-ı Kerim 13 yıl Mekkede inmiştir.
—Kur'an-ı Kerimde 30 cüz vardır.
—Kur'an-ı Kerimde 60 hizb vardır.
—Kur'an-ı Kerimde 114 süre vardır.
—Kur'an-ı Kerimin 55 adı vardır.
—Kur'an-ı Kerimde 77.439 kelime vardır.
—Kur'an-ı Kerimde 6.236 ayet vardır.
—Kur'an-ı Kerimde 321.250 harf vardır.
—Kur'an-ı Kerimin en yüce suresi Fatiha süresidir.
—Kur'an-ı Kerimdeki en yüce ayet Ayete-l Kursi'dir. (Bakara, 255)
—Kur'an-ı Kerimin en uzun süresi Bakara süresidir.
—Kur'an-ı Kerimin en uzun ayeti borç ayetidir. (Bakara, 282)
—Kur'an-ı Kerimin en uzun kelimesi (فَأَسْقَيْنَاكُمُوهُ) kelimesidir.
—Kur'an-ı Kerimin en kısa kelimesi (طه) kelimesidir.
—Kur'an-ı Kerimin üçte birine muadil olan süresi İhlas süresidir.
—Kur'an-ı Kerimin kalbi olan süre Yasin süresidir.
—Kur'an-ı Kerimin tam ortası Kehf süresi 19 ayette bulunan (وَلِيَتَلَطَّفُ) kelimesidir.
https://t.co/QBpsoLVMTE
THIS WILL SAVE YOUR LIFE ONE DAY:
1) Sudden panic attack → Touch something cold (water, phone, metal). Your brain switches from fear to safety mode.
2) Heart beating too fast → Cough 2–3 times forcefully. It resets your heart rhythm.
3) Can’t breathe properly → Put your hands on top of your head. Your lungs open up instantly.
4) Feeling dizzy → Focus on one spot and tense your legs. Blood rushes back to your brain.
5) Stuffy nose → Hold your breath and nod your head up & down slowly. Open blocked airways.
6) Sudden anxiety → Splash water on your face – it activates the calm reflex.
7) Can’t sleep → Exhale longer than you inhale (4–7 breathing). Your brain goes into sleep mode.
Farenjit ‼️ Yutkunma güçlüğü, boğaz yanması, acı ve kaşıntıya neden olan bir rahatsızlıktır. Kekik 5 gram , Kimyon 5 gram , bir çay bardağı sirke , iki su bardağı su . Hepsini 5 dakika kaynatın. Bu su ile gargara yapın.
Devamlı idrara çıkma hastalığı olan kimsenin bu dertten şifaya kavuşması için 10 gram Andız kökü bir bardak suda kaynatın. Günde 3 bardak için veya Andız kökü tozunu bal ile macun yapıp günde 3 kaşık yutun.
ALLAH VE RESULÜNÜN TAVSİYE ETTİĞİ GIDALAR ;
Sıhhatli olmak en büyük nimetlerdendir. Çünkü, dünyayı kazanmak da, ahreti kazanmak da sıhhatle mümkündür. Peygamberimiz A.S. da sağlık hakkında şöyle buyurmuştur:
“ Sizlerden her kim vücutça sağlıklı, nefsinden, malından korkusuz ve huzurlu , günlük yiyeceği de yanında olarak sabahlarsa, sanki dünyanın bütün nimetleri kendisinde toplanmış gibi olur (Tirmizi zühd Hadis 2346).” Yine benzer bir hadislerinde aynı konuya işaret etmişlerdir: “Emniyetli (Korkusuz) yaşamak ve sağlıklı olmak iki büyük nimettir ki, insanlardan pek çoğu bu iki nimetten mahrumdur” (İ. Sünnî vr. 10b).
Yine bir başka hadislerinde; “ Ey insanlar! Şüphesiz ki dünyada insanlara, imân ve sağlıktan daha kıymetli bir şey verilmemiştir. Böyle olunca, yüce Allah’tan bunları isteyiniz” buyurdu (Müsned 1/8).
İslâmiyet, sağlık noktasında koruyucu hekimliği ön plâna çıkarır. Bir başka ifâde ile, hastalıkların sebeplerini nazara verir ve bunlara riayet edilmesini ısrarla ister. Bu hususta özellikle az yeme tavsiye edilmektedir. Nitekim bir hadislerinde Peygamber A. S. “ İnsanoğlu midesinden daha zararlı bir kap doldurmamıştır. İnsanoğluna belini doğrultacak birkaç lokma kâfidir. Mutlaka yemesi gerekirse, midesinin üçte birini yemeye, üçte birini içmeye, üçte birini de nefes alıp vermeye (havaya) bırakmalıdır” buyurmuştur (Tirmizi zühd Hadis 2380). Çok yeme, pek çok hastalığın sebebi olarak gösterilmiştir: “Bir çok hastalığın gerçek sebebi çok yemedir” (C. Sağır 1/36) .
Yine bir başka hadislerinde aynı konuya işaret etmiştir: “Allah’a en sevgili olanınız; az yiyenleriniz, vücut bakımından da hafif olanlarınızdır.” (Kenzü’l Ummal 3/7084; Münavi, Feyzu'l-Kadir, 1/175)
Sağlığın muhafazası için her türlü tehlikelerden uzak durulması istenir. Nitekim Peygamber A.S. “ Her kim korkuluksuz bir damda yatıp uyur da, geceleyin damdan düşüp ölürse sorumluluğu kendisine aittir. Her kim de fırtınalı bir zamanda deniz yolculuğuna çıkar, fırtınaya yakalanıp ölürse, bunun da sorumluluğu kendisine aittir” buyurmuştur (Müsned 5/79, 271). Yine Peygamber A.S. kirli ve pis şeylerden sakındırmıştır: “Her kim elinde et kokusu (bulaşığı) olduğu halde, yıkamadan yatıp uyur, bu sebeple de kendisine bir şey isabet ederse, ancak kendisini suçlasın” (Ebu Davud etime Hadis 3852) .
Cenab-ı Hak, dünyada imtihanın gereği , pek çok hikmetlerine binaen, insanların da sünnetulah’a riayet etmemesinin bir sonucu olarak, insanlara bir takım hastalıklar vermektedir. Bununla beraber, bütün hastalıkların da tedâvi çarelerini halk etmiştir.
İsrâ Suresi’nin 82. âyetinde Cenab-ı Hak, “Biz Kur’an-ı müminler için bir şifa ve rahmet olarak indirdik” buyurmaktadır. Yunus Suresi’nin 57. âyetinde ise, “Ey insanlar! (İşte bu Kur’an) size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerde olan dertlere bir şifa, müminler için doğru yolu gösteren bir hidayet ve rahmet olarak gelmiştir.”ifadesi yer alır.
Peygamber A.S. da; “İki şeyde şifa vardır. Kur’an okumakta ve bal şerbeti içmekte” buyurmaktadır (Hakim tıp 4/200) . Peygamberimiz A.S. her hastalığın tedâvisinin mümkün olduğunu beyan etmiştir:” Yüce Allah, şifasını vermediği hiçbir hastalık yaratmamıştır” (Buhari, tıp Hadis 7/12) . Bir başka hadislerinde de şöyle buyurmuşlardır: “Ey Allah’ın kulları tedavi olunuz! Çünkü yüce Allah, ölüm ve ihtiyarlıktan başka şifasını vermediği hiçbir hastalık yaratmamıştır” (İbni Mâce, tıp Hadis 3436) .
Şifâli bitkilerden Allah ve Resûlü’nün tavsiye ettikleri:
Bitkilerle tedâvi, tedâvi sırasında ilâç kullanmadan gıda maddeleri ya da benzerleri ile yapılan tedâvidir. Her hangi bir hastalık gıda maddeleri ve perhizle tedâvi edilebilirse, ilâç kullanması tavsiye edilmez. Gıda maddeleri ile tedâvide genel kâide; hastalığın tedâvisi sırasında faydalı gıdaları alıp, zararlı olanlarını terk ederek perhiz etmektir.
Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de gıdaların temiz ve helâl olmasına işaret etmektedir: “Allah’ın sizlere rızk olarak verdiği şeylerden helâl ve temiz olarak yiyiniz! Eğer gerçekten Allah’a ibadet ediyorsanız, Onun vermiş olduğu nimetlere teşekkür ediniz” (Nahl 114) .
Peygamberimiz A.S., hastalığın nasıl önleneceği ile alâkalı olarak şöyle buyurmuştur: “Hastalığın evi midedir. Tedavinin özü perhizdir.” Peygamberimiz A.S. bir başka hadislerinde de, bitkilerle tedâvinin yüce Allah tarafından öğretildiğini açıklamak üzere şöyle buyurmuştur: “Süleyman Aleyhisselâm her ne zaman namazgâhta namaz kılsa, ansızın önünde bir bitki görür ve o bitkiye: ‘İsmin nedir?’ diye sorardı. Bitki de: ‘İsmim şudur’ diye adını söylerdi. Süleyman Aleyhisselâm: ’Niçin yaratıldın, ne işe yararsın?’ diye tekrar sorardı. O bitki de:’Şunun için yaratıldım’ derdi. Eğer bir hastalığa ilâç olarak yaratılmış ise, yazıp not ederdi. Eğer yer yüzüne dikilmek için yaratılmış ise, toprağa dikerdi” (Abdüllatif Bağdâdî, Tıbb-ı Nebevî s. 58; Süyûti, Tıbb-ı Nebevî vr. 7a, 50b) .
Süleyman Aleyhisselâm’ın ilâhî vahye dayalı olarak bu şekilde tespit ettiği bitkilerin, “Bitkiler Kitabı”nda yer aldığı, ayrıca, pek çok ilacın ve hastalığın bu kitaba dahil edildiği belirtilir (A. Bağdâdî s.58,188) .
İnsanın ruh ve beden sağlığı üzerindeki çalışmalar bir bakıma insanlık tarihi kadar eskidir. Özellikle İslâm âleminde tıbbî konularda, Kur’an-ı Kerim’in bildirdikleri, Peygamberimizin tavsiye ve teklifleri, kıyas ve tecrübe yoluyla elde edilen bilgiler, Tıbb-ı Nebevî kaynaklarında yer almıştır.
Biz burada, tedavî noktasında, Kur’an ve hadislerde işaret olunan yiyecek ve içeceklerden bazılarını nazara alacağız.
Yeme ve içme hususunda İslâm dinin koyduğu prensibin başında az yemek gelir. İçilecek şeylerin de bir nefeste içilmemesini öğütler. Nitekim Peygamber A.S. her hangi bir şey içtiği zaman üç nefeste içer ve şöyle derdi: “Bu şekilde içmek daha kandırıcı, sağlık için daha faydalıdır” (Müslim eşribe Hadis 123; Ebu Davut eşribe Hadis 3729; Tirmizî eşribe Hadis188) . Yine Peygamber A.S. “ Devenin içtiği gibi suyu bir nefeste içmeyiniz. Bardağı her defasında ağızdan uzak tutarak iki veya üç nefeste içiniz. İçerken besmele çekiniz, içtikten sonra da ’Elhamdülillah’ deyiniz” buyurmuştur (Tirmizî eşribe Hadis 1885) . Bir hadislerinde de: “Sizden biriniz su içtiği zaman yavaş yavaş içsin, bir nefeste içmesin. Zira, suyu bir nefeste içmek karaciğer iltihabı (ve nefes tıkanıklığı) meydana getirir” buyurmuştur (Adürrezzak 10/428 Hadis 19594).
Bir başka hadislerinde de ayakta su içmenin zararına işaret etmiştir: “Eğer ayakta su içen kimse, midesine verdiği zararı bilseydi, içtiği suyu şüphesiz ki geri kusardı” (Abdürrezzak 10/427 hadis 19588). Yine aynı konu ile alakalı olarak. “Sizden biriniz ayakta su içmesin. Her kim unuturdea içerse, kusmaya çalışsın” buyurmuştur (Müslim eşribe Hadis 116) .
Peygamberimizin, güneşte ısıtılan suyun kullanılmaması hususunda da tavsiyeleri olmuştur. Hz. Aişe (R.A): “Peygamber A.S. yanıma gelmişti. Ben ise, güneşte su ısıtıyordum. Bunun üzerine. ”Ey Aişe! Böyle yapma! Zira, güneşte ısınmış suyu kullanmak abraşlık (Alaca, sedef) gibi cilt hastalığı meydana getirir” buyurdu (Dârekutnî taharet 1/38 Hadis 2) .
Acur (Cucumis anguria)
Kabakgillerden olup, salatalık’a benzer bir sebzedir. Peygamberimizin (A.S.) acuru yaş hurma ile yediği belirtilir (Kamus 1/79, 1247; K. Ummal 10/28281). Acur, idrar söktürür, mesane ağrılarına karşı faydalıdır. Hz. Âişe (R.A.), acurun yaş hurma ile yenmesinin kilo aldırdığını ifade etmiştir (İbni Mâce 3325; A. Bağdadi 141).
Ayva (Cydonia oblonga)
Peygamber A.S. “Ayva, göğüsteki sıkıntıyı, ağırlığı giderir, gönlü (kalbi) ferahlatıp kuvvetlendirir” buyurmuştur (M. Zevaid 5/45; C. Sağır 2/80; F. Kadir 5/46; K. Ummal 10/28258). Ayvanın kalbi kuvvetlendirdiği ve akciğer iltihabına karşı faydalı olduğu belirtilir (E. Nuaym 61). Ayrıca ayva, idrar arttırır, ishali keser, kusmayı teskin eder. Vücut ısısının düşmesini önler.
Bal
Bal ile alakalı olarak Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “Rabbin, bal arısına, ‘Dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva yap, sonra her çeşit bitkiden ye; sonra da -bal yapman için- Rabbinin gösterdiği yollardan boyun eğerek yürü’ diye öğretti. Onun karınlarından renkleri çeşit çeşit bir içecek çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Düşünen bir millet için bunda ibretler vardır” (Nahl, 69).
Peygamberimiz (A.S.) da balın şifa olduğunu şöyle açıklamaktadır: “Üç şeyde şifa vardır. Bal şerbeti içmekte, kan aldırmakta ve dağlama yaptırmakta, fakat ben dağlamayı sevmem” (Müslim, Hadis 71). Bir başka hadislerinde de; “Şifa iki şeydedir. Biri Kur’an okumakta, diğeri ise bal şerbeti içmekte” buyurmuştur (İbni Mâce, Hadis 3457). Yine bal şerbeti ile alakalı olarak şunları ifade etmiştir: “Bal şerbetinden daha üstün bir ilaç bulunmaz” (C. Sağır 2/125). “Bal şerbeti gönlümdeki üzüntüyü, sıkıntıyı giderir ve gözümün görme duygusunu da kuvvetlendirir” (E. Nuaym vr. 131b). Böbrek sancısı ile alakalı olarak da bal şerbetini tavsiye etmiştir: “Böbrek sancısı, böbrekteki sinirdendir. Hareket ettiği zaman sahibini hasta eder. Bu hastalığı ılık su ve bal şerbeti ile tedavi ediniz” (C. Sağır, 2/10). Bir baş hadislerinde; “Doğum yapan kadınlar için yaş hurma, hasta kimseler için ise, bal gibi şifa yoktur” buyurmuştur (K. Ummal, 10/28279). Yine bir defasında: “Sizlere sinameki ve sennût’u (tereyağı, bal, hurma ve kimyon) tavsiye ederim. Zira bunlar, sâm’dan başka birçok derde devadır” buyurunca, ashap: “Sâm nedir? Ya Resulallah!” diye sormuşlar. O da: “Ölümdür” diye cevap vermiştir (İbni Mâce, tıp Hadis 3457). Bal şerbetinin ishali kesmesi ile alâkalı bir vakıa. Bir kimse Peygamber A.S. gelerek, kardeşinin ishale yakalandığını söylüyor. Peygamber A.S. da “Bal şerbeti içir” buyuruyor. Adam sonra gelip”Kardeşime bal şerbeti içirdim, fakat bu onun ishalini arttırdı” demiştir. Peygamber A.S. üç defa tekrarlanan bu soruya “Bal şerbeti içir” buyurmuştur. Adam dördüncü defa geldiğinde Peygamber A.S. yine “Bal şerbeti içir” buyurdu. Adam:” Gerçekten hastaya bal şerbeti içirdim, fakat bu ondaki ishali arttırmaktan başka bir şey yapmadı” dedi. Bunun üzerine Peygamber A.S. “Allah doğru söyler, fakat senin kardeşinin karnı yalancıdır” buyurdu. Adam tekrar bal şerbeti içirdi ve hasta iyileşti (Müslim selâm Hadis 91).
Bal ile gargara yapılırsa, boğaz şişlikleri, boğmaca, bademcik ve boğaz iltihaplarına faydalıdır (Şerhu’l Erbain s.49). Müzmin kabızlıklara, vücudu zayıf olanlara, midesinde hazımsızlık bulunanlara ve zehirlenmelere karşı bal şerbeti fevkalâde faydalıdır (Aselün- Nahl s.149-150,157-158, 168-176).
Balın terkibinde bulunan maddeler ( Karabulut, A. Tbbı-ı Nebevi, 1993):
Su: %18
Meyve şekeri : %40
Üzüm şekeri : %34
Kamış şekeri, arpa şekeri ve diğer şekerler : %0.4
Proteinler: %0.3
Madeni tuzlar: %0.2
Diğer maddeler : %7.1
Yukarıda sayılan özellikleri sebebiyle bal, halk tababetinde çok eski devirlerden beri tedavi edici veya tatlandırıcı olarak geniş oranda kullanılan önemli bir drogdur ( Üçer, 1981; Üçer, 1983).Müshil, midevi, besleyici ve kuvvet verici etkilere sahiptir. Mikrop üremesini önleyici ve yara iyi edici özellikleri de vardır. Bitki droglarının tatlandırılması için karışımlara % 15 oranında bal konur (Ülker, 1964; Baytop, 1984).
Et
Et en kıymetli gıdalardandır. Kur’an-ı Kerim’de et on iki yerde zikredilmiştir. Hayvanlardan bahsedilirken; “Davarlar (Deve, sığır, keçi ve koyunları) da O yarattı. Bunlarda sizin için soğuktan koruyucu yünler ve bir takım menfaatler vardır. Onlardan bir kısmını da yersiniz” (Nahl 5).
Cennet ehli tavsif edilirken de: “Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik” (Nahl 5). Peygamber A. S. da : “Et, dünya ve ahrette yiyeceklerin efendisidir” buyurmuştur (İ. Mâce etime Hadis 3305). Peygamberimizin (A S.) en çok koyunun kürek etini, ön kolları etlerini sevdiği rivayet edilir. Boyun etinin de hem lezzetli ve hem de hazmı kolaydır. Sırt eti çok gıdalıdır, kan yapar. Nitekim bir hadiste: “En iyi et, sırt etidir” buyrulmuştur. Hayvanların sağ taraf etleri, sol taraf etlerinden daha hafif ve daha üstündür. Et, işkembeden uzaklaştıkça değeri artar (Bağdâdî s.156).
Peygamber A. S. : “Sizlere inek sütünü tavsiye ederim. Zira, ineğin sütü şifa, sütünden elde edilen yağı deva, eti ise derttir” buyurmuştur (C. Sagır 1/51; K. Ummal 10/28209). Sığır eti sert ve kurudur. Bazı hastalıkları meydana getirir. Çok çalışanların haricindekilerin yemesi iyi değildir (İ. Sünni vr.68b). Sığır eti basur hastalığını tahrik eder. Bu bakımdan basur hastalarının sakınması gerekir (L. Ukûl 1/533). Sığır etinin yan etkilerinin karabiber ve tarçın gibi baharatlarla giderilmesi tavsiye edilmektedir. Yaşlı ve zayıf olan sığırların etleri daha zararlıdır. Hazım bakımından özellikle yaşlı kimseler için iyi değildir (Bağdâdî s. 155-157). Dana eti böyle değildir. Hazmedildiği takdirde vücuda güçlü gıda verir. Nitekim Hz. İbrahim’in A.S. misafirlerine semiz dana kebabı ikram ettiğini Kur’an-ı Kerim haber vermektedir (İ. Kayyim s.418; Hûd 69-70; Zâriyât 26).
Yaşlı keçi etinin hazmı iyi değildir. Keçi etinin en iyisi, iki yaşında olanının etidir. Dişi keçinin eti erkeğininkinden daha faydalıdır. Oğlak etinin hazmı kolaydır, kan yapıcı özelliği vardır (İ. Kayyim s.416-418; Bağdâdî s.156-157).
Etlerin en kıymetlisi ve en gıdalısı koyun etidir. En iyisi bir yaşındaki koyunun etidir. Kan yapıcı özelliği vardır (İ. Kayyim s.416-418).
Peygamberimiz A.S. da bir hadislerinde: “Sizden biriniz-çorba yapmak için- et satın aldığı zaman, suyunu çok koysun. Zira-yiyen kimse- çorbanın içinde et bulamaz ise,suyundan içer. Çünkü et suyu, iki etten birisidir” (Tirmizî et’ime Hadis 1832) .
Tavşan eti kabızlık yapar, idrarı söktürür ve böbrek taşlarını parçalar. Tavşan eti kirli kan yapar (Bağdâdî s. 64) .
Balık eti hafıza zayıflığını gidermek için faydalıdır. Sinirler, ilik ve kemik için iyidir. Balık eti, diğer etlerden midede daha çabuk hazmolur (el-Edviyye s. 60-61) .
Hastalar ve hastalıktan yeni kalkmış kimseler için ilk tavsiye olunacak gıda, genelde kuş etidir (el-Edviyye s. 58) . Peygamberimiz A.S., Cenab-ı Hakk’ın, mü’minlere Cennette kuş ikram edeceğini belirtmektedir: ”Gerçekten sen Cennette bir kuşa bakar ve onu arzu edersin, hemen o kuş kızartılmış kebap olarak önüne gelir” (İ. Kesir 4/287) . Tavuk eti de kuş eti grubundandır. Tavuk eti, mideye hafif gelir, hazmı kolaydır. Zekayı güçlendirir ve meniyi arttırır, sesi iyileştirir. Kan yapıcı özelliği vardır.
Et en kuvvetli gıdalardandır. Vücudu şişmanlatır. Et yemek gönüle ferahlık verir. Diğer taraftan, et romatizma, tansiyon yüksekliği ve böbrek iltihabı gibi hastalıklar için zararlıdır. Mafsal ve romatizma ağrılarını arttırır (El –Edviyye s. 46, 52).
Zeytin (Olea sativa):
Zeytin kelimesi Kur’an-ı Kerim’de 6 yerde geçmektedir. Cenab-ı Hak: ”İncir’e, zeytin’e, Tûr-i Sinâ’ya ve şu emin beldeye (Mekke’ye) yemin ederim ki, gerçekten biz insanı en güzel bir şekilde yarattık” buyurmaktadır (Tîn 1-4) .
“(Yine sizin için) Tûr-i Sinâ’da yetişen bir ağaç meydana getirdik ki, bu ağaç hem yağ (Zeytin yağı) ve hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri (Zeytin) verir (Mü’minun 20).
Zeytin mideyi kuvvetlendirir, cinsi istek ve arzuyu tahrik eder, ağız kokusunu giderir (Bağdadi s.115). Peygamber A.S. “Sizlere zeytinyağı tavsiye ederim. Hem yiyiniz ve hem de onunla yağlanınız. Zira zeytinyağı bâsur hastalığı için şifadır” buyurmuştur (C. Sağır 2/54;F. Kadir 4/349;M. Zevaid 5/100;Ramuz s. 318, Bağdâdî s. 115;K. Ummal 10/28295). Bâsur hastalığı için zeytinyağının çiğ olarak içilmesi ve bâsur memelerine sürülmesi tavsiye edilmektedir (Bağdâdî s. 115) .
Zeytinyağı cildi yumuşatır, saçların beyazlaşmasını geciktirir. Zeytin yağı, sürülen organı kuvvetlendirir (İ. Kayyim s. 366; Bağdâdî s. 114) . Zeytinyağı, tedavi sırasında ağızdan alınır veya lavman olarak makattan verilir, ya da merhem gibi yaralara veya bütün cilde sürülür. Zeytinyağının, adale ve mafsallara sürülerek ovuşturulması faydalıdır. Zeytinyağı, cilt hastalıkları için de faydalıdır (Bağdâdî s.114) .
Zeytinyağı, oleik asit gliseritlerini %75 oranında bulundurur. Ayrıca A ve E vitaminlerini ihtiva eder (Okay,1944; Baytop, 1984) . Zeytinyağı, damar sertliği, peklik, ülser, karaciğer ve romatizma hastalıkları ile böbrek taşları ve kuma karşı faydalıdır. Tansiyon düşürücü özelliği vardır (Acartürk, 1996).
İncir (Ficus carica):
İncir, besleyici gıda olup hazmı kolaydır. Meyvelerin çoğundan daha gıdalıdır.
Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de: ”İncir’e, zeytin’e, Tûr-i Sinâ’ya ve şu emin beldeye (Mekke’ye) yemin ederim ki, gerçekten biz insanı en güzel bir şekilde yarattık” buyurmuştur (Tîn 1-4) .
İncir, Öksürük için faydalıdır. Boğaz, göğüs ve gırtlak sertliğini giderir. İdrarını yapamayanlar için faydalıdır. Gözeneklerdeki tıkanıklığı giderir. Böbrek taşlarını ve mesâneyi temizler. Bâsur hastalığı ile mafsal ve eklem ağrıları için tavsiye edilmektedir (Bağdâdî s. 79-80; K. Ummal 10/28280, 28307) . İncir süt içinde kaynatılıp içilirse, çiçek ve kızamık hastalıklarına karşı faydalıdır.
Bir hadiste de: “Her kim kalbinin rahat çalışmasını isterse, incir yemeye devam etsin” buyrulmuştur (C. Sağır 2/80).
Sirke
Sirke, hurma, şeker, bal, incir ve üzüm gibi meyvelerin şırasının çıkarılıp ekşitilmesiyle elde edilir. Sirke, gıda maddesi olarak kullanıldığı gibi, temizlikte ve hekimlikte de kullanılmıştır. Peygamber A.S. bir hadislerinde: “Sirke ne güzel bir katıktır. Allahım! Sirkeyi bereketlendir. Zira sirke benden önceki peygamberlerin de katığı idi. İçinde sirke bulunan ev, katık sıkıntısı çekmez” buyurmuştur (İ. Mâce et’ime Hadis 3318) .
Sirke, iştahı açar, iltihaplı mideye faydalıdır, zehirleme yapan ilâçların zehrini giderir, vücutta katılaşan kanı inceltir ve çözer. Dalağa faydalıdır. Sıcak olarak ağızda gargara yapılırsa, diş ağrılarına karşı faydalı olup, diş etlerini de kuvvetlendirir (Bağdâdî s. 106) . Sirke, parmakların uçlarında ve tırnak diplerinde meydana gelen dolama, egzama, ateşli şişlikler ve ateş yanığına karşı faydalıdır (İ. Kayyim s.354-55) .
Sirke temizlik maddesi olarak da kullanılmıştır. Elbisedeki mürekkep ve benzeri lekeleri sudan daha iyi çıkarır (İ. Meâlimü’s Sünen 1/96).
Çörek otu (Nigella arvensis):
Düğünçiçeğigiller ailesinden otsu bir bitkidir. Bunun susam büyüklüğündeki siyah tohumları bu adla anılır. Börek ve pasta üstlerine çeşni için konur. Bu tohumların yağı da çıkarılır. Çörek otu, özellikle soğuktan ileri gelen hastalıkların tedavisinde kullanılmıştır. Pek çok hastalık için şifa kaynağı olarak gösterilmiştir.
Peygamberimiz A.S. : “Sizlere şu çörek otunu tavsiye ederim. Zira bunda, ölümden başka bir çok hastalık için şifa vardır” buyurmuştur (Buhari tıp 7/14). Yine bir başka hadislerinde de buna işaret etmiştir: “Bilmiş olunuz ki, mantar göz ilâcıdır. Medine’nin acve isimli hurması ise cennet meyvelerindendir. Tuz ile karıştırılmış çörek otu ise, ölümden başka bir çok hastalık için şifadır” (Müsned 5/346) .
Enes İbni Mâlik (r.a.) : “Peygamber A.S. hastalandığı zaman, ağzına bir avuç çörek otu atar, üzerine de su (Zemzem suyu) veya bal şerbeti içerdi” demiştir (Râmuz s. 525) .
Çörek otu, şişkinliği, midenin suyunu alır. Çörek otu baş ağrısına, yarım baş ağrısına, baş dönmesine, unutkanlığa yüz ve ağız felçlerine karşı faydalıdır (Bağdâdî s. 89) .
Çörek otu havanda dövülüp bal ile macun yapılarak ılık su ile içilirse, böbrek ve mesâne taşlarını eritir, birkaç gün devamlı alınırsa idrarı, âdet kanamasını ve sütü arttırır.
Çörek otu yağı, deri kavlaması (sedef hastalığı)’, sivilce ve siğiller için tavsiye edilir. 4-5 gram içildiği zaman nefes darlığına iyi gelir. Havanda dövülmüş çörek otunun, sirke ile karıştırılıp macun yapılarak abraş (Alaca) ve mantar gibi hastalıklar için cilde sürülmesi faydalıdır (İ. Kayyim s. 347-49).
Peygamberimiz A.S.’ın çocuğunun Sâr’a hastalığından şikayetçi bir kadına, çörek otu tavsiye ettiği nakledilir (Fâik 3/330) .
🚨 SON DAKİKA | Adalet Bakanlığı 8.000 sözleşmeli personel alımı yapacak!
Binlerce adayın beklediği dev ilan yayımlandı. Başvurular 7-22 Haziran 2026 tarihleri arasında alınacak.
📌 Kadro dağılımı:
✅ 5.259 Zabıt Kâtibi
✅ 1.041 Mübaşir
✅ 570 Destek Personeli
✅ 524 Koruma ve Güvenlik Görevlisi
✅ 120 Psikolog
✅ 90 Sosyal Çalışmacı
✅ 144 Teknisyen
✅ Şoför, Aşçı ve diğer kadrolar
📍 KPSS şartı bulunuyor.
📍 Kadrolara göre 60 ve 70 KPSS puanı aranacak.
📍 Başvurular sadece Kariyer Kapısı üzerinden yapılacak.
📍 Şahsen ve posta ile başvuru kabul edilmeyecek.
🗓 Başvuru Tarihi:
7 Haziran 2026
⏳ Son Başvuru:
22 Haziran 2026
📲 Yarın sabah başvuru ekranı açıldığında doğrudan linke ulaşmak ve klavye/mülakat tarihleri açıklandığında anında bildirim almak için sayfamızı sıkı takibe alın!
👉 @kamu_biz_
ANDROID USERS, READ THIS!
Your phone says "Storage Full."
So you delete photos. Delete videos. Uninstall apps. Yet the storage barely moves.
That's because the real culprits aren't your photos or apps. it's the hidden junk Android quietly stores in the background
Here's how I cleaned my phone yesterday and recovered 35GB without deleting a single photo, video, app, or chat I actually use.
Here's exactly how I did it:
👇🏼👇🏼
‼️ Telefonunuzu satmadan önce mutlaka silmeniz gereken veriler:
Birçok kişi telefonunu satarken genellikle hep aynı şeyi yapıyor. Sürekli kullandığınız uygulamaları ve fotoğrafları sildikten sonra cihazı fabrika ayarlarına döndürmek yeterli değil!
Modern akıllı telefonlar artık yalnızca bir iletişim aracı değil. Telefonlarımız; kimliğimizin, finansal bilgilerimizin, sosyal hayatımızın ve dijital hesaplarımızın merkezi haline gelmiş durumda.
Bu nedenle telefon satarken asıl düşünülmesi gereken şey cihazın kendisi değil, cihazın erişebildiği dijital ekosistem dememiz çok daha doğru olur.
Birçok kullanıcı telefonunda hangi verilerin bulunduğunun farkında bile değil. E-posta hesapları, sosyal medya uygulamaları, bankacılık servisleri, bulut depolama hizmetleri, kimlik doğrulama uygulamaları, kayıtlı şifreler, otomatik giriş bilgileri ve kişisel belgeler yıllar boyunca aynı cihaz üzerinde birikiyor.
❗️ Bazı durumlarda yalnızca fotoğrafları silmek veya uygulamaları kaldırmak bu verilere ait erişimlerin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
⚠️ Özellikle kimlik doğrulama uygulamaları çoğu kişinin unuttuğu kritik alanlardan biri. Birçok kullanıcı yeni telefona geçerken doğrulama kodlarını aktarmayı unutuyor veya eski cihazdaki erişimleri kaldırmıyor. Benzer şekilde e-posta hesapları da çoğu zaman gözden kaçıyor. Oysa bir saldırganın veya kötü niyetli kişinin ele geçirmek isteyeceği ilk şeylerden biri genellikle e-posta hesabı. Çünkü diğer hesapların şifre sıfırlama süreçleri çoğunlukla e-posta üzerinden yürüyor.
⚠️ Bankacılık uygulamaları da ayrı bir risk oluşturuyor. Uygulamayı silmiş olmak, cihazın banka hesabıyla ilişkisinin tamamen kesildiği anlamına gelmeyebilir. Bu nedenle telefonu satmadan önce cihazın bankacılık uygulamalarındaki kayıtlı cihaz listesinden kaldırılması oldukça önemli.
⚠️ Bulut servisleri de benzer şekilde dikkat gerektiriyor. Google, Apple veya diğer bulut sağlayıcılarıyla yapılan senkronizasyonlar; fotoğraflarınızı, notlarınızı, kişilerinizi ve dosyalarınızı yıllarca aynı hesap altında tutabilir. Telefonunuzu teslim etmeden önce bu hesaplardan çıkış yapmak ve cihaz ilişkilendirmelerini kaldırmak kritik bir adım.
🚨 Telefonunuzu satmadan önce dikkat etmeniz gereken temel noktalar:
✅ Tüm hesaplardan manuel çıkış yapın.
✅ Google veya Apple hesabı ilişkilendirmelerini kaldırın.
✅ İki faktörlü kimlik doğrulama uygulamalarını yeni cihaza taşıyın.
✅ Bankacılık uygulamalarındaki kayıtlı cihazları kontrol edin.
✅ Kayıtlı şifreleri ve tarayıcı verilerini temizleyin.
✅ Bulut senkronizasyonlarını sonlandırın.
✅ Son aşamada fabrika ayarlarına döndürme işlemini gerçekleştirin.
📌 Sormak istediğiniz sorular varsa sorabilirsiniz.
BİRAZ TEBESSÜM 🤗
• “Elâlemin çocukları birinci oluyor” diyen anneme,
“Bak anneler neler doğuruyor, sende iş yok!” dedim...
Ardından terlik geldi. 😄
• Psikoloğa gittim, “Sorunlarım var” dedim.
“Hepimizin var, geçer.” dedi.
Şimdi daha iyiyim. 😅
• Arap kanalında maç izliyorum.
Spiker ne derse babaannem:
“Âmin.” 🤲😂
• Doktor, “3 ay ömrünüz kaldı.” deyince,
“Başhekimin yakınıyım.” dedim.
6 ay daha uzattı. İşi bileceksin abi. 😎
• Eşofman takımı almaya gittim.
Param yetmedi, sadece altını aldım.
“Üstü kalsın.” dedim. 😄
• Baba: “Oğlum, Facebook dışında da bir dünya var.”
Oğul: “Vallahi mi? Linki yollasana.” 🤣
• Bizde yanlış olmaz.
Olmuşsa da yanlışlıkla olmuştur. 😌
• Eczaneden çıkarken söylenen
“Tekrar bekleriz.”
lafı beddua değil de nedir? 😅
• Bir erkeğin ne kadar korkunç olabileceğini görmek için, maç izlerken önünden geçmeniz yeterlidir. ⚽😂
• Bir kızla baş başa film izlerken,
erkeklerin kafasında dönen diğer filmler
6 dalda Oscar alır. 🎬😄
• “Alo oğlum, neredesin?”
— Otobüsteyim anne, geliyorum.
“Çıktın mı okuldan?”
— Yok anne, otobüsü okulun içine soktum, içinde bekliyorum. 🤦♂️😂
😊 Tebessüm etmek sadakadır. Hayatın yoğunluğu arasında yüzünüzden gülümseme eksik olmasın.
Almanya'da görev yapan bir Türk doktor, eline bir kafatası maketi alarak baş dönmesinin sebeplerini tek tek ve uygulamalı olarak gösterdi ve bu konudaki tüm soru işaretlerini ortadan kaldırdı.
❤️HİPERTANSİYON yıllar içinde kalp, beyin, böbrek, göz ve damar sistemini yavaş yavaş bozan sistemik bir hastalıktır.
Tansiyon yükseldikçe damar duvarı sürekli mekanik strese maruz kalır. Bunun sonucu olarak;
• Kalp krizi ve kalp yetmezliği
• İnme (felç)
• Böbrek yetmezliği
• Retina hasarı ve görme kaybı
• Anevrizma gelişimi
• Periferik arter hastalığı riski belirgin artar.
Özellikle 180/120 mmHg üzerindeki değerler hipertansif kriz kabul edilir ve hedef organ hasarı açısından acil değerlendirme gerektirir.
Kan basıncı sınıflaması kabaca:
🟢 Normal: <120 / <80
🟡 Yüksek: 120–129 ve <80
🟠 Evre 1 HT: 130–139 veya 80–89
🔴 Evre 2 HT: ≥140 veya ≥90
🚨 Hipertansif kriz: ≥180 ve/veya ≥120
📌Hipertansiyon tedavisinde yalnızca ilaç değil;
✔ Tuz kısıtlaması
✔ Kilo kontrolü
✔ Düzenli egzersiz
✔ Uyku kalitesinin düzeltilmesi
✔ Sigaranın bırakılması
✔ Diyabet ve lipid kontrolü
en az ilaç kadar önemlidir.
‼️Unutmayın:‼️
Tansiyon yükseldiğinde bazi zamanlar( özellikle belli bir basınca alışan kişilerde) belirti vermez. Bu yüzden birçok hastada ilk bulgu; inme, kalp krizi veya böbrek hasarı olabilir.
Tansiyon ölçmek basit bir işlemdir. Tansiyon hastaları düzenli ölçerek kontrol etmeli.
Sağlık raporları süreçlerinde vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak çok önemli bir düzenleme Resmî Gazete’de yayımlandı.
Yeni Sağlık Raporları Yönetmeliği ile;
* Rapor başvuru ve değerlendirme süreçlerinde dijitalleşme güçlenecek,
* E-Rapor sistemiyle belge ve arşiv yükü azalacak,
* Rapor işlemleri tek noktadan başlatılacak ve takip edilecek.
Engelli bireylerimiz açısından özellikle şu başlıkları kıymetli buluyoruz:
1. Engelli sağlık raporları, ilaç ve tıbbi malzeme kullanım raporları evde sağlık birimlerinin koordinasyonunda, uzaktan sağlık hizmeti kapsamında yenilenebilecek.
2. Engelli sporcularımızın lisans işlemlerinde ayrıca yeni bir rapor düzenlenmesine gerek kalmadan engelli sağlık kurulu raporuyla işlem yapılabilecek. Okul Sporları Yarışmaları ve sosyal aktivite amaçlı spor faaliyetleri için sağlık raporu alınmasına gerek olmayacak, sağlık durum belgesi yeterli olacak.
3. Rapor Başvuru Merkezi uygulamasıyla vatandaşlarımız, sağlık kuruluşlarında birim birim dolaşmadan, işlemlerini daha düzenli ve izlenebilir şekilde yürütebilecek.
Bu düzenlemeleri engelli bireylerimizin, ailelerinin ve bakım verenlerin üzerindeki bürokratik yükü azaltma yönünde önemli bir adım olarak görüyoruz.
TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu olarak, düzenlemenin sahadaki uygulamasını yakından takip edecek; engelli bireylerimizin sağlık, eğitim, istihdam, spor ve sosyal hayata katılımını kolaylaştıracak her adımın destekçisi olmayı sürdüreceğiz.
Yönetmeliğin hayırlı olmasını diliyor, süreci başından bu yana titizlikle yöneten Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a ve Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu'na şükranlarımı sunuyorum.
📌 SAĞLIK RAPORLARI YÖNETMELİĞİ
MADDE MADDE AYRINTILI KRİTİK DEĞERLENDİRME
🔹 MADDE 1 – AMAÇ
Yönetmelik; sağlık raporlarının düzenlenmesi, formatları, itiraz süreçleri ile görev, yetki ve sorumlulukları tek çatı altında topluyor.
⚠️ Daha önce dağınık mevzuat ve yönergelerle yürütülen süreçler artık doğrudan yönetmelik seviyesine taşındı. Bu durum idarenin işlem tesis ederken daha bağlı hareket etmesine neden olacak.
🔹 MADDE 2 – KAPSAM
Kamu hastaneleri, üniversite hastaneleri, özel hastaneler, tıp merkezleri ve tüm gerçek/tüzel kişiler kapsam içine alındı.
⚠️ Özel sağlık kuruluşları da doğrudan yönetmelik hükümlerine tabi hale geldi.
🔹 MADDE 4 – TANIMLAR
e-Rapor, MEDULA e-Rapor, kurul sekreteryası, sağlık kurulu gibi kavramlar ayrıntılı şekilde tanımlandı.
⚠️ Uygulama birliği sağlanmaya çalışılıyor ancak teknik altyapı sorunları yaşanabilir.
🔹 MADDE 6 – BAŞVURU USULÜ
Kişisel sağlık bilgi formunun e-Devlet üzerinden doldurulması sistemi getirildi.
📌 Başvuru öncesi dijital veri kaydı zorunlu hale geldi.
⚠️ Özellikle yaşlı hastalar ve dijital sisteme erişemeyen kişiler açısından uygulama sorunları yaşanabilir.
🔹 MADDE 7 – KİMLİK TESPİTİ
Kimlik doğrulama yükümlülüğü sağlık hizmet sunucularına açık şekilde yüklendi.
⚠️ Hatalı kimlik tespiti durumunda hem idari hem hukuki sorumluluk gündeme gelebilir.
🔹 MADDE 8 – SAĞLIK RAPORU MUAYENESİ
Raporların yalnızca rapor amacına uygun düzenlenmesi gerektiği belirtildi.
📌 “Özel ifade”, yoruma açık ek ibare veya mevzuat dışı açıklamaların yazılması sınırlandırıldı.
⚠️ Hekimlerin rapor üzerindeki yorum alanı daraltılıyor.
📌 Sağlık raporlarının en geç 30 gün içinde tamamlanması zorunlu hale getirildi.
⚠️ Yoğun hastanelerde süre yönünden ciddi iş yükü baskısı oluşabilir.
🔹 MADDE 9 – TAM TEŞEKKÜLLÜ SAĞLIK KURULU
Kurul toplantısı, oy çokluğu, elektronik imza ve muhalefet şerhi sistemi ayrıntılı düzenlendi.
📌 Karara katılmayan üye gerekçeli muhalefet şerhi yazabilecek.
⚠️ Bu durum hekimler açısından bireysel hukuki sorumluluğu artırabilir.
🔹 MADDE 10 – ÜÇ HEKİMLİ KURUL
Üç uzman hekimin katılımıyla kurul oluşturulması ayrıntılı düzenlendi.
⚠️ Özellikle küçük ilçelerde uzman eksikliği nedeniyle uygulama sorunları yaşanabilir.
🔹 MADDE 12 – İSTİRAHAT RAPORLARI
Tek hekim:
• Bir defada en fazla 10 gün,
• Kontrol sonrası tekrar 10 gün rapor verebilecek.
📌 20 günü aşan durumlarda sağlık kurulu zorunluluğu getirildi.
⚠️ Özellikle kronik hastalarda kurul yükü artabilir.
📌 e-Devlet üzerinden doğrulama sistemi getirildi.
⚠️ Kağıt rapor dönemi büyük ölçüde sona eriyor.
🔹 MADDE 13 – ENGELLİ SAĞLIK KURULU RAPORLARI
Standart ibare sistemi getirildi.
📌 “Özel tertibatlı araç kullanabilir” gibi ifadeler sınırlandırıldı.
⚠️ Serbest yorum alanının azaltılması bireysel durumların değerlendirilmesini zorlaştırabilir.
🔹 MADDE 14 – EMNİYET TEŞKİLATI RAPORLARI
Polis adayları ve personel için sağlık kurulu süreçleri ayrıntılı hale getirildi.
⚠️ Özellikle hakem hastane süreçleri artabilir.
🔹 MADDE 15-23 – SİLAH RUHSATI RAPORLARI
Ortopedi, nöroloji, psikiyatri, göz ve KBB kriterleri ayrıntılı şekilde yeniden düzenlendi.
📌 Psikiyatrik hastalıklar yönünden:
• Psikotik bozukluklar,
• Bipolar bozukluk,
• Bağımlılık,
• Organik mental bozukluklar
detaylı değerlendirilecek.
⚠️ Hekimlerin adli/idari sorumluluğu önemli ölçüde artıyor.
📌 Görme alanı, işitme, kas gücü ve motor fonksiyon kriterleri ayrıntılı hale getirildi.
🔹 MADDE 24 – ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİSİ RAPORLARI
ICD tanı kodu yazılması zorunlu hale getirildi.
⚠️ KVKK ve kişisel veri güvenliği yönünden yeni tartışmalar doğabilir.
🔹 MADDE 26 – PATLAYICI MADDE İŞLERİ
Patlayıcı madde işi yapacak kişiler için:
• psikiyatrik,
• nörolojik,
• ortopedik,
• işitsel,
• görsel
kriterler ayrıntılı hale getirildi.
⚠️ İş yeri hekimliği süreçlerinde ciddi sorumluluk doğabilir.
TÜM ÜYELERİMİZİN BİLGİSİNE ÖNEMLE SUNARIZ.
Yeni yayımlanan “Sağlık Raporları Yönetmeliği”, önceki yönergeye göre çok daha kapsamlı, ayrıntılı ve bağlayıcı hükümler içermektedir.
Başlıca değişiklikler:
▪️ Sağlık raporları ilk defa bu kadar kapsamlı şekilde yönetmelik seviyesinde düzenlendi.
▪️ e-Devlet üzerinden kişisel sağlık bilgi formu sistemi getirildi.
▪️ e-Rapor sistemi ana sistem haline getirildi.
▪️ Elektronik imza zorunluluğu düzenlendi.
▪️ Sağlık kurulu ve üç hekimli kurul yapıları ayrıntılı tanımlandı.
▪️ Sağlık raporlarının 30 gün içinde tamamlanması hükme bağlandı.
▪️ Raporlara mevzuat dışı “özel ifade” yazılması sınırlandırıldı.
▪️ İstirahat raporlarının dijital doğrulama sistemi güçlendirildi.
▪️ Tek hekim rapor süreleri açık şekilde düzenlendi.
▪️ Engelli sağlık kurulu raporlarında standart ibare sistemi getirildi.
▪️ Silah ruhsatı raporlarında psikiyatri, nöroloji, ortopedi, göz ve KBB kriterleri ayrıntılı hale getirildi.
▪️ Özel güvenlik görevlisi raporları ayrı başlık altında düzenlendi.
▪️ Patlayıcı madde işi yapacaklara yönelik sağlık kriterleri detaylandırıldı.
▪️ Meslek hastalığı raporlarında yeni tanım ve değerlendirme sistemi oluşturuldu.
▪️ Refakat izni rapor süreleri netleştirildi.
▪️ Sağlık mazereti nedeniyle yer değişikliği raporları ayrıntılı düzenlendi.
▪️ Huzurevi, bakım merkezi ve toplu yaşam alanı raporları ilk kez sistematik hale getirildi.
▪️ Adli rapor süreçleri çok daha kapsamlı düzenlendi.
▪️ Özel sağlık kuruluşlarının hangi raporları düzenleyebileceği sınırlandırıldı.
▪️ Hakem hastane ve itiraz süreçleri ayrıntılı hale getirildi.
▪️ Yazım/usul hatalarının düzeltilmesine ilişkin mekanizma getirildi.
▪️ Rapor ücretlerinin Bakanlıkça belirleneceği düzenlendi.
▪️ Aksi belirtilmeyen raporların 1 yıl geçerli olması kuralı getirildi.
▪️ Suç şüphesi halinde bildirim yükümlülüğü açıkça düzenlendi.
▪️ Gerçeğe aykırı rapor düzenlenmesine ilişkin cezai hükümler güçlendirildi.
Yönergeden Yönetmeliğe Geçiş
2019 tarihli "Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge" yürürlükten kaldırılmış; yerine çok daha güçlü bir normatif çerçeve olan Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe konulan Yönetmelik gelmiştir.
Yeni Yönetmelikte
Özel İbare" Yazma Yasağı:
Mevzuatta karşılığı yoksa veya Bakanlıkça izin verilmemişse, raporlara "şu işi yapabilir", "şu faaliyete katılabilir" gibi **serbest ifadeler eklenmesi kesinlikle yasaklanmıştır.
Raporlar sadece kişinin sağlık durumunu yansıtmalı, hekimler kurumların dayatmasıyla hukuki sonuç doğuran özel cümleler kurmamalıdır.
e-Rapor ve Islak İmza Geçerliliği: e-Rapor sistemine entegre edilmiş tüm raporların bu sistem üzerinden düzenlenmesi zorunludur. Sisteme aktarılamayan istisnai durumlar hariç, manüel/ıslak imzalı düzenlenen raporlar geçersiz kabul edilecektir.
Sağlık Kurulu ve Muayene Zorunluluğu:
Üç hekimli kurullarda, raporda imzası olan her hekimin kişiyi münferiden muayene etmesi zorunludur.
Dosya üzerinden veya gıyaben imza atılması, yönetmelikle açıkça yasaklanmış olup ciddi yaptırımlara bağlanmıştır.
Silah Ruhsatı Raporlarında Yeni Kriterler:
Silah ruhsatı için yapılacak muayenelerde branş bazlı değerlendirme derinleştirilmiştir.
Özellikle aktif tedavisi devam eden depresyon, anksiyete, OKB gibi tanılarda olumlu rapor verilmesi engellenmiş; bu kişilerin olumlu rapor alabilmesi için son 2 yılın semptomsuz ve ilaçsız geçmesi şartı getirilmiştir.
Adli Raporlarda 10 Gün Sınırı:
Adli vaka muayeneleri ve rapor tanziminin en kısa sürede, en geç 10 gün içinde sonuçlandırılması esastır. Hekimler, mahkemelerce istenen adli muayeneleri "resmî bilirkişi" sıfatıyla kabul etmekle yükümlüdür.
Özel Sağlık Kuruluşları İçin Sınırlama:
Özel sağlık kuruluşlarının "durum bildirir sağlık raporu" düzenleme yetkisi daraltılmış ve Bakanlık iznine bağlanmıştır. Sadece tedavi edilen hastaların istirahat ve ilaç raporları genel yetki dahilindedir.
Cezai ve Mesleki Sorumluluk:
Gerçeğe, fenne veya usule aykırı düzenlenen raporlar için TCK m.204 (Resmi belgede sahtecilik) kapsamında suç duyurusu ve Sağlık Meslekleri Kuruluna sevk süreci işletilecektir.
Bu yeni düzenlemeler 18 Mayıs 2026 itibarıyla yürürlüğe girmiş olup tüm muayene ve raporlama süreçlerinizin bu kurallara uygunluğu önem arz etmektedir.
@saglikbakanligi@ttborgtr@hekim_birligi@hekimsen@Tabip_Sen@TEKsendika@ahesenorgtr@dayanismasen1@kamuheksen@tumhekimler@tibbiyelilersen