Bir akşam yemeğinde herkesi güldüren Kierkegaard, aynı gece intiharı düşünür. Çünkü espri, yaşamın trajedisine verilen bir tepkiden başka bir şey değildir. Nietzsche tam da bu yüzden “En çok acı çeken varlık, gülmeyi icat etti” der.
Eskiden beden eğitimi derslerinde kızların giyinme odasının önünden geçildiği zaman çığlık atarlardı. Şimdi milyonların önünde kendilerini sergilemekten çekinmiyorlar. Sosyal medya koca bir nesili mahvetti.
Eşinin ışıltısından ve güzelliğinden rahatsız olmak hastalık düzeyinde bir kıskançlıktır. Eşini başkalarının seyir zevkine sunmak ve teşhirciliğe alan açmak ise çok açık bir sapkınlıktır. Halk arasında "gavatlık" denilen bu durum, estetik ya da özgürlük değil; dozu biraz arttığında swinger zihniyetine evrilen uç bir fantezidir.
Kadının doğal cazibesinin görünür olması ile teşhirciliği birbirine karıştırmamak gerekir. Bir kadının şık, güzel ve yetenekleriyle ışıl ışıl olması baskılanamaz ve önlenemez; ancak bu ışıltının ahlaksızlık ve teşhir seviyesine çekilip fantezi malzemesi yapılması da kabul edilebilir bir şey değildir.
Ben şahsen partnerimin özgüveniyle parlamasından gurur duyarım ama bu ışıltının, gavatlık sınırına teğet geçen hastalıklı eğilimlerle benzeşmemesini de çok önemserim. Çünkü eşler birbirinin vitrini ve süsüdür. Bunun kapalı veya açık olunmasıyla, muhafazakar veya seküler olunmasıyla alakası yoktur.
Özgürlük kılıfı altında meşrulaştırılmaya çalışılan sapkın fantezilerle, insanın kendi cazibesini ahlaki kriterler çerçevesinde taşıması arasındaki o ince ama keskin çizgi kesinlikle korunmak zorundadır...
Tam olarak böyle kendime olan saygıma minnetle, 1.5 senedir görev yaptığım çok başarılı olduğum işimi bıraktım. Çok iyi hissediyorum, size verilen sözleri tutulmadıysa siz kendinize verdiğiniz sözü tutun 🌞🙏🌝
“Çevir gökyüzüne başını, bakma arkana Daha sert basa basa ,daha güçlü
Anlat bu kara şehrin yollarına ak adımlarınla,
Gitmek yenilmek değildir,kazanmak da
Gitmek gitmektir işte,
Hepsi bu”
Şeyh Edebali “İnsan kulağından zehirlenir” diyordu.
Lacan’ın “Simgesel’in ete dönüşmesi” dediği şey bu. Ötekilerin senin hakkında kurduğu tek bir cümle, çocukken duyduğun tek bir sıfat; 30-40 yılını şekillendiren somut bir kadere dönüşür.
Sembolik olan soyut kalmaz; zamanla eti, kemiği ve hayatın akışını bizzat inşa eder.