Şurdaki tek canlıya devlet bir şey yapmıyorsa sen yapacaksın alışveriş yapmicaksın ekmek vermiceksin ya vatana ihanete bu kadar sessiz kalınmaz tepkinizi koyun
🇹🇷 Cihat Yaycı :
‼️ BU GÖRÜNTÜLER NORMAL DEĞİL, NORMALLEŞTİRİLEMEZ!
Bu görüntüler başka bir ülkede değil, binlerce şehidimizin kanıyla sulanmış aziz Türk vatanında dün çekildi.
Meydanlarda Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerince hüküm giymiş bir terör örgütü elebaşının posterleri taşınıyor; onun serbest bırakılması isteniyor. Bölücü semboller ve sözde “Kürdistan” paçavraları açılıyor, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne meydan okuyan sloganlar atılıyor.
Şimdi hep birlikte şu soruları sormak zorundayız:
Bu mudur hukuk devleti?
Kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunan bir terör örgütü elebaşının serbest bırakılmasını istemek nasıl sıradan bir siyasi talep olarak görülebilir?
Dünyanın hangi hukuk devletinde buna göz yumulur?
Amerika Birleşik Devletleri’nde, Fransa’da, Almanya’da veya başka bir hukuk devletinde; binlerce insanın ölümünden sorumlu bir terör örgütünün hüküm giymiş lideri için meydanlarda özgürlük gösterileri düzenlenmesine, posterlerinin taşınmasına ve propagandasının yapılmasına aynı müsamaha gösterilir miydi?
Mesela ABD’de, Usame bin Ladin için bırakın bu büyüklükte bir yürüyüşü, en küçük bir destek gösterisini dahi hayal edemezsiniz.
ABD, terör örgütlerine destek olarak değerlendirdiği faaliyetlere karşı yalnızca kendi ülkesinde değil, uluslararası alanda da son derece sert bir tutum sergilemektedir.
Peki Türkiye Cumhuriyeti’nde, mahkemelerce hüküm giymiş bir terör örgütü elebaşının serbest bırakılmasını isteyen gösterilerin sıradan bir siyasi faaliyet gibi sunulması nasıl izah edilebilir?
Bu, ifade özgürlüğü değildir.
Bu, demokratik hak kullanımı değildir.
Bu; kesinleşmiş mahkeme kararını tartışmaya açmak, terör örgütü elebaşını siyasi bir figür hâline getirmeye çalışmak ve hukuk devletinin temelini oluşturan yargı kararlarını fiilen tartışmalı hâle getirmektir.
Özgürlük; hukuku yok sayma özgürlüğü değildir.
Demokrasi; terörü meşrulaştırma zemini değildir.
Hiç kimse, binlerce şehidimizin canı pahasına korunan bu vatanda, terörü ve terör suçundan hüküm giymiş bir kişiyi sıradanlaştırma, kahramanlaştırma veya siyasal meşruiyet kazandırma hakkına sahip değildir.
En acı olan ise, bu görüntülerin zamanla kanıksatılmaya çalışılmasıdır.
Millet olarak buna alışmamız, bunu sıradan görmemiz isteniyor.
Asıl tehlike de budur.
Çünkü bir millet, terörü normal görmeye başladığı gün; sadece güvenliğini değil, hafızasını, adalet duygusunu ve devletine olan güvenini de kaybetmeye başlar.
Devletin görevi hukuku tavizsiz uygulamak, milletin görevi ise şehitlerinin hatırasına, devletine ve Cumhuriyetine sahip çıkmaktır.
Türkiye Cumhuriyeti; binlerce şehidimizin emanetidir.
Bu devlet; terörün, bölücülüğün ve terör örgütü elebaşlarını meşrulaştırma girişimlerinin değil, hukukun, adaletin ve milli iradenin devletidir.
Sessiz kalmak, normalleştirmektir.
Normalleştirmek ise yarın ödenecek bedeli büyütmektir.
Evet, Kürtler kendi istedi bunu. Bu toplanan kalabalıklara tepki vermezlerse bütün Kürtler PKK'lıdır. Bundan sonra bütün Kürtler bizimle kardeş olduklarına inandırmak için PKK'lı olmadıklarını ispatlamak zorunda. 200 yıldır ihanet etmemeleri için alttan aldığımız yeter.
FİFA TARİHİ BİR HATA YAPTI…
Sevgili FİFA ilgilileri; Dünya Kupası organizasyonuna bizim hakemlerden hiçbirini çağırmamanıza çok üzüldük!
Muhtemelen yanlış bir değerlendirme yaptınız(!)
Çünkü bizim hakemlerimiz ikinci sarı karttan atmak istemedikleri oyuncunun yaptığı sarı karlık hareketi görmemek için çok çabuk ters yöne dönebiliyorlar…
Bizim hakemlerimiz aleyhimize penaltı verirsen bir daha burada maç yönetemezsin diyen teknik adamları duymamak için anında sağır olabiliyorlar…
Toreira, Barış Alper ya da başka bir futbolcu hiçbir darbe almadan yere yattıklarında bizim hakemler hemen oyunu durdururlar. (Pardon atak yapan takım sevdikleri takımsa durdurmayabiliyorlar…)
Sevmedikleri takımın bir oyuncusu gelip omuzlarına dokunursa anında oyundan atıyorlar ama sevdikleri takımın oyuncuları kendilerini hırpalarlasalar dahi asla elleri kartlarına gitmiyor…
Dahası var, görmek istedikleri pozisyonlarda dört gözlü oluyorlar, görmek istemezlerse anında gözleri kör oluyor..
Duruma göre üç maymunu oynama konusunda kimse ellerine su dökemez.
Maçı bir takımdan alıp diğer bir takıma vermek konusunda da çok marifetlidirler..
Ne bileyim derbide Beşiktaş’a kaybettirmek mi istiyor; 20 dakikada 5 sarı kart gösterip takımı yerle yeksan edebiliyorlar mesela.. Bir de sonra emekli olunca da yayıncı kuruluşta harika yorumlar yapabiliyorlar..
Konjektürü inanılmaz iyi takip ederler, kim haklı diye kafalarına pek takmazlar ama kim güçlü onu mutlaka iyi takip ederler…
Daha bir çok özellikleri var da yerim yetmiyor yazamıyorum😂
Hele bizim VAR dakİler hakemlerimizden de iyidir. Her biri teknolojiye hakimdir.
Diyelim ki bir pozisyonun ofsayt olması gerekiyorsa anında kalçaya ek yaparlar ya da ayakkabının burnunu uzatırlar yemin ediyorum gerçeğinden ayıramazsınız!..
🚨BARIŞ GÖKTÜRK;
Galatasaray tarafında Erden Timur’un işlediği suçlar unutulsun ve ucu Galatasaray’a dokunmasın diye Fatih Terim TFF Başkanlığı’na hazırlanıyor. Ama unutmayın; Fatih Terim, Erden Timur’dan daha ağır suçlar işleyip Seçil Erzan olayında Yunanistan’a kaçtı. Bu adamdan TFF Başkanı olmaz, kesinlikle buna karşı duruş alacağız.
2 YIL BOYUNCA HER MAÇ İLK11
0 gol 0 asist, 2 kırmızı kart, milli takım kariyerinde resmi maçlarda sadece 1 golü var!
Gördüğü kırmızı sayısı verdiği skor katkısından fazla ama 14 gol atan Kerem kadar eleştirilmiyor..
Çünkü Biri FENERBAHÇE’de diğeri Lobinin takımında oynuyor.
Tff de deprem olamaz!
Önce Şike Yapan ve Bahis Oynanan Oyuncular, Teknik Direktörler, Başkanlar Deşifre Olacak.
Herkes gereken cezaları hem uefa hem türk hukuku nezlinde alacak.
Sonrada şikeci takımlar ligden düşürülüp, Puanları silinecek..
♦️ Sahte kabadayı, sahte ahlak bekçisi yine piyasaya çıkmış.. Gelin bu balon adamın, hem futbol adamlığına hem karakterine kısa bir özetine bakalım. İddia değil nesnel gerçeklerdir ve dayanakları vardır. Muhtemelen gerçekte yazılanlardan çok daha fazlası olduğu halde yine de yazılanlar yetmeyecektir ve ek flood yapılacaktır.
-Kendisi Gs’ye ilk transfer olduğu dönemlerde transferini istemeyen divan kurulu üyesi Gündüz Aktuğ’u dövmüş ve üzerindeki 10.000 TL parayı ve değerli bir yüzüğü almıştır. Bu durum polis ve savcılık tutanaklarında şahsın beyanı sonucu geçmektedir. Daha sonra kayıplara karışmış ve hakkında derhal yakalanmasına yönelik yakalama kararı çıkarılmıştır. Gs yönetiminin kulübe götürerek davacı olmaması için adeta yalvardığı Aktuğ, baskılara dayanamayıp şikayetinden vazgeçmek zorunda kaldı. Sonrasında terim, hiçbir ceza almadan oynamaya devam etti. Aktuğ, gs başkanı s. beyazıt'a telgraf çekerek "gs'liliğimden utanıyorum" dedi.
-1977 yılında Müjde AR için gazino basmış ve Müjde AR’a çiçek gönderen şahsın kafasını yarmış, karakolluk olmuştur. Bu olay yine birilerinin araya girmesi sebebiyle kapatılmıştır.
-1980 yılında Emniyet personelleri ile kavga etmiş ve tutuklanmıştır. Davada yine gizli bir el araya girmiş ve para cezası ile kurtulmuştur.
-1982-83 sezonunda, uzun yıllardır şampiyon olamayan gs, önemli bir maç olan Adana demir spor maçında 3-0 kaybedip şampiyonluk şansını yitirmiştir. Bu maçta Terim eski arkadaşı erol togay'a ağır küfürler eşliğinde kafa atıp dişini kırmıştır. Fakat yine Togay ile birileri konuşuyor ve olay kapanıyor terim herhangi bir yaptırım görmüyor.
-1985 yılında Antalyaspor maçında takım arkadaşı kırmızı kart görünce hakemin üzerine yürümüş ağır küfürler edip yüzüne tükürmüştür. hakem ve gözlemci raporları doğrultusunda mevcut disiplin yönetmeliği gereği alacağı ceza "futboldan men" olacaktır ancak, yine "bir gizli el" devreye girer, raporlar değiştirilir, cezalar değiştirlir ve sadece 5 maç ceza ile kurtarılır fatih terim. Eğer raporlar değiştirilmese, kurallar uygulansa, hakemi darp eden, küfür eden, yüzüne tüküren terim ileride t. direktör olamayacaktı. Örneğin aynı sezonda hakeme tüküren adanasporlu bakir, talimat ve yasalar gereği futboldan men edilmiş, tutuklanarak cezaevine konmuştur. Yine bir gizli el kendisine sahip çıkmıştır.
-Ankaragücü TD si iken hakeme hakaretten 45 gün hak mahrumiyeti alır fakat cezası yine kaldırılır ve maçlara çıkmaya devam eder.
-2003'te elazığspor maçında hakem ali aydın'a aleni şekilde küfürler eder. hem sahada, hem tv'de izleyenler bu küfürleri duyar. Fakat ne hikmetse hakem ali aydın raporunda bu küfürlere yer vermez. gözlemci, tv görüntülerinden bir rapor hazırlar. Fakat aynı ali aydın, bir gs-bjk maçından sonra gs başkanının isteği ve tff başkanının "olur"u ile düdüğünü asmıştır. kader işte...
-2003'te trabzon'da "allaha ve dine küfür ettiği" için hakkında dava açılmıştır. tabi ki dava cezasız kapanmıştır.
-2003-2004 sezonunda, inönü stadında bjk tribünlerine el hareketi çeker. Fakat medyanın büyük çoğunluğu bu hareketi ayıplamak yerine tribünlerin terim'i tahrik ettiğini söyleyerek aklamaya çalışır.
-2000'de fiorentina'yı çalıştırırken uefa kupası maçında, maçın türk hakemi orhan erdemir'e ağır hakaretler etmiş, tribüne gönderilmiştir erdemir yıllar sonra, o maçtan sonra kariyerinin nasıl çabucak "bittiğini" anlattı.
-Bir milli maçtan sonra tartıştığı osman tanburacı'ya telefonda küfür ettti. dava açıldı ve alması gerekenden az bir ceza aldı.
-Mersin maçından sonra, basın toplantısında, canlı yayında, yanında kadın bir görevli varken medyanın önünde gazetecilere onu çekme bunu çek diyerek cinsel organını göstermiştir. İlginçtir, medyanın neredeyse tamamı, "yarabbi şükür" diyerek kınamak veya protesto yerine olayı kapatma gayretine girmiştir.
-Bir milli takım maçında rakip takım futbolcularının darp edilmesi ve bileğine basılması talimatını verir. Milli takımı büyük cezalarla karşılaşma tehlikesinin altında bırakır.
Devamı gelecek…
Ulan kepaze herifler, ayıbınızla oturun, normalde 32 takımlı turnuva 1 seferlik 48 takımlı yapıldı. Onda da play-off sistemi ile girdin. Sen normalde o turnuvada yoksun. Gerçi hala yoksun. Bir piyon oldunuz. 6 günde elendin. Hala çıkmış halka ayar vermeye çalışıyorsunuz. Ne utanmaz arlanmazlar bunlar ya.
Bazı Gerçekler / Hatırlatmalar
Fatih Terim iyi bir teknik direktör değildir, iyi bir insan yada sportmen de değildir. Birçok suçla ismi çıkmış, sicili temiz olmayan biridir. Birkaç yıl ortalıktan kaybolunca unutulmuş gibi.
İbrahim Hacıosmanoğlu da futbol yöneticiliği başarısız, öfke kontrolü olmayan, sorunlu, rakiplere saygı duymayan, futbol cahili bir adamdır. Dursun Özbek'ten fırça yiyen, onun bile gözdağı verdiği sahte kabadayıdır.
Şenol Güneş kaybedince çirkinleşen, Fenerbahçe düşmanı olan kompleksli bir isimdir. Öyle ki kendisini yuhlayan Trabzonsporlu taraftarlar için 'bunları Fenerbahçe tutmuştur' diyecek kadar kafayı kırmış biridir.
Fenerbahçelinin durduğu yer bu adamların karşısında olmalıdır.
Bize bunları seçenek olarak verip zorla bunlardan birini seçmemizi isteyen sistemi açık etmeye çalışıyoruz, çalışacağız.
3.panathiakos’u aldim 5. Yaptım kovuldum, Arabistan’a gittim 6. Al shabab’i aldım 6. Olarak bıraktım kovuldum
Milli takıma hoca oldum Euro2016’da gruplardan çıkamadım
Tek başarım Türkiye’de Türk hakemleriyle sampiyon olmak, Seçil’den fon almak
Tek bildiğim TV’den şov yapmak