Filmlerdeki gibi saçları uzun yakışıklı kamuflajları ütülü komandolar yoktur.Komando geceleri sabahlara kadar yürür, terden yağlanmış saçları, üzerine sinmiş barut ve is kokusu, mezara kadar gelecek fiziksel ve ruhsal yaraları taşır.
Hayatında yüz metre yakınında fişek patlamamış adamlar ölümü sırt çantasında taşıyan yiğitlerin insanüstü mücadelesine defalarca defalarca defalarca yazık ediyorlar ve bunda inat ediyorlar.
Rastgele açılmış bir yol çıkar karşına intikal ederken sevinirsin; ayakların engebesinden dolayı bilekten koparcasına ağrımaktadır çünkü. Sırtında dünyanın yükü, sırt çantan için değil de, annen, bacın, kardeşin, oğlun sayesinde çıkar kamburun.
Sonra yürürsün güneşe doğru... Her defasında son kez, her defasında daha yorgun...
Günaydın