Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Baktılar ki bu defa papuç pahalı, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 49,25 zam yaptılar. Ama bu tabi ki yetmez
Kendi büyükanne büyükbabalarımız için Rt desteği rica ediyorum🙏
Erdoğan, bugün SSK ve BAĞKUR emeklilerine %6,65 ilave zam vererek Memur emeklisiyle eşitlemiştir. Bu olumlu ama yetersizdir. emekliler bu zamla da enflasyon altında ezilmeye devam edecektir.
AK Parti’nin 2008 yılında emeklinin hakkından 5510 sayılı yasa ile aldıkları iade edilmeden, seyyanen en az 10.000 TL verilmeden ve intibak düzenlemesi derhal yapılmadan emekli rahat nefes alamaz.
✅ 2008 yılında 5510 Sayılı Kanunla Aylık Bağlama Oranlarını %70’den %30'a AK Parti indirdi.
✅2008 yılında 5510 Sayılı Kanunla emeklinin Türkiye’nin gelişme hızından aldığı payı %100 den %30'a AK Parti düşürdü. Emeklilerimizin 5510 sayılı yasa ile gasp edilen hakkı derhal iade edilmelidir. @zaferpartisi
Bu twitimi gören tüm dostlardan ricamdır
Lütfen kendiniz için,emekli olan büyükleriniz için emekli olacak herkes için RT yapıp paylaşalım
👉Memura verilen seyyanen zam enflasyon farkı ile 12 000 lira olarak emekliye de verilmeli
👉Asgari ücretin altında emekli maaşı olmamalı
YILLAR ÖNCEYDİ
Televizyon programımdaki 4 konuktan ikisi Sırrı Sakık ile Murat Bozlak’tı.
Diğer ikisi ise Kamer Genç ile Mehmet Gül. (İkisi de ışıklar içinde olsunlar)
Programın ortasında Sırrı Sakık,Kamer Genç’e hücum eder:
-”Siz Atatürk’ü savunarak soykırıma uğrayan Dersimli Kürtlere ihanet ediyorsunuz.”
Kamer Genç anında şu karşılığı verir:
-O kullandığınız cümlede bir kaç tane büyük yalan var.
Sırrı Sakık: Neymiş o?
Kamer Genç:
-Birincisi; Dersim bir ilin değil bölgenin adıdır ve benim ilim. Cumhuriyetle beraber Tunceli olmuştur.
Kamer Bey devam eder:
-İkinci husus; Dersim’de olanlar soykırım değil, yeni kurulan bir devletin başkaldıranlara karşı önlem almasıdır.
Bir başka yanlışınız ise Tunceli asla Kürt değildir. Biz Hazar kökenliyiz.
Dilimiz de sizden farklı; yani ne Kırman, ne de Zazaca konuşuyoruz.”
Sırrı Sakık:
-Seyid Rıza’ya ne diyeceksin?
Kamer Genç:
-İngilizlerin oyununa gelmiştir.
Tuncelililerin o dönem önderi, Atatürk’ün yoldaşı olan Diyap Ağadır.
O yıllarda Şeyh Said ve Seyid Rıza’yı kullananlar şimdi PKK’yı kullanıyor.
(Alıntıdır.)
İşte Kamer Genç bu ilkeli duruşu, milli tavrı nedeniyle çok seviliyor, çok sayılıyor ve hiç unutulmuyor.
Teröristbaşı Abdullah Öcalan’a “sayın” diyenlere gelsin.
Saygıyla. #KamerGenç
Yunanistan'da balık bol mu?
Evet hem de bol bol.
Nasıl oluyor da orada bol oluyor?
Çünkü bütün gelişmiş ülkeler aptal, biz ileri zekalı olduğumuz için.
Çünkü, Yunanistan'da 40 metre derinlik sınırı var.
39 metrede balık avlayamazsın, kanunen yasak.
Neden 40 metre?
40 metre derinliğe kadar güneş ışığı ulaşıyor, “posidonia” tabir edilen deniz çayırları fotosentez yapıyor, balıklar bu deniz çayırlarında hem besleniyor, hem ürüyor.
40 metre yasağıyla, işte bu üreme alanları koruma altına alınıyor.
Deniz çayırında balık avlarsan, sadece o balığı değil, o balığın gelecek nesillerini de yok etmiş oluyorsun.
Peki bizde sınır ne?
24 metre!
25 metrede balık avlayabilir misin?
Şakır şakır avlarsın.
E, aferin.
Aynı denizi paylaştığımız Bulgaristan'da Romanya'da balık var mı?
Bol bol var.
Nasıl oluyor da oralarda bol oluyor?
Avrupa Birliği üyesi oldukları için, kafalarına göre avlanma yapamıyorlar, kaç metre derinlikte balık avlayacaklarını, yılda kaç ton balık avlayacaklarını, balık stoklarını, balıkçı filolarının yönetimini ve denetimini, Avrupa Birliği yönetmeliği belirliyor.
Kurallara uyuyorlar.
Bol bol balıkları oluyor.
Türkiye'nin Avrupa Birliği müzakerelerinde “balıkçılık faslı” ne zaman açıldı?
2006 yılında.
Müzakerelerde bir milim ilerleme var mı?
Yok.
Avrupa Birliği'ne giremesek bile, Avrupa Birliği'nin kuralları faydalı, biz o kurallara kendi kendimize uyalım diyen var mı?
O da yok.
Avrupa'da en fazla balıkçı teknesi kimde?
Bizde.
Avrupa Birliği ülkeleri yılda kişi başına ne kadar balık yiyor?
26 kilogram.
Biz?
Sadece 7 kilogram!
Norveç'te 6 bin 400 balıkçı teknesi var.
150 ülkeye balık ihracatı yapıyor.
Türkiye'de 18 binden fazla balıkçı teknesi var.
100 ülkeden balık ithal ediyor!
Norveç'te balıkçılık bakanlığı var…
Bakın, Norveç balıkçılık bakanı, kız arkadaşıyla birlikte İran'a ve Çin'e tatile gitti.
Devletin kendisine tahsis ettiği cep telefonunu yanında götürdüğü ortaya çıktı, Norveç ayağa kalktı, hem devletin telefonunu tatilde kullandığı için, hem de devletin telefonunu yurtdışında izinsiz kullanarak Norveç'in güvenliğini tehlikeye attığı için, istifa etmek zorunda kaldı.
Tıpkı Türkiye gibi değil mi?
Balıkçılık, dünyanın bütün gelişmiş ülkelerinde “balıkçılıktan sorumlu bakanlığa” veya “denizcilikten sorumlu bakanlığa” bağlıyken, bizde kime bağlı?
Tarladan ve ormandan sorumlu tarım bakanına bağlı!
Bütün gelişmiş ülkeler aptal, biz ileri zekalı olduğumuz için.
Üç tarafımız denizlerle çevriliyken, sadece kendimize ait iç denizimiz varken, deniz büyüklüğünde göllerimiz varken,
biz çiftliklerde veya karadaki havuzlarda balık yetiştirmeye çalışıyoruz!
Hamsi kavağa çıkar mı?
Öyle bir laf var ya hani.
Ağaçta balık yetiştirmeye çalışmadığımıza şükretmek lazım! Alıntıdır.
Nerede sel varsa orada dere ıslah projesi vardır. Dereli, Bozkurt, Arhavi, en son Urfa Adıyaman! Hepsinde sorun dere ıslahları. Dsi’ye ne iş diye soracağım.