Tam hak eşitliğinin yolu Kürt halkının taleplerinin karşılanmasından geçiyor!
https://t.co/ufDKIoVxhQ
Emek Partisi Bölge Örgütü olarak, Kürt halkının tam hak eşitliği mücadelesi ile işçi sınıfının sömürüye, yoksulluğa ve baskılara karşı mücadelesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini bir kez daha vurguluyoruz. İşçileri ve emekçileri, Türk ve Kürt ve her milliyetten emekçilerin ortak çıkarları temelinde birleşmeye, milliyetçi ve ayrımcı politikalara karşı mücadeleyi büyütmeye, eşit ve özgür bir ülke mücadelesini birlikte yükseltmeye çağırıyoruz.
'Şirketin açıkladığı dev kârdan TÜPRAŞ işçisinin payına bir kutu çikolata düştü. Koç Holding bünyesindeki iş yerlerinde geçtiğimiz aylarda yapılan “çalışan bağlılığı anketi” sonuçlarının yüksek çıkması nedeniyle işçilere çikolata dağıtıldı.' - Evrensel 👇 https://t.co/kDp7NLUBW0
"Kan sudan yoğun olabilir ama petrol ikisinden daha yoğundur."
TÜPRAŞ nasıl savaş zengini oldu: Sömürü oranı yüzde 1060'a çıktı - Uğur Zengin (@uczengin) - Evrensel 👇
https://t.co/TofxgKMe3R
"#MEB, il müdürlükleri vasıtasıyla #ücretliöğretmen alım sezonunu başlattı. Artan öğretmen açığı kadrolu atama yerine düşük ücretle güvencesiz çalıştırılan ve sigortası eksik yatırılan ücretli öğretmenlerle kapatılıyor." - Evrensel 👇
https://t.co/HaqjIXyQEv
"#MEB, il müdürlükleri vasıtasıyla #ücretliöğretmen alım sezonunu başlattı. Artan öğretmen açığı kadrolu atama yerine düşük ücretle güvencesiz çalıştırılan ve sigortası eksik yatırılan ücretli öğretmenlerle kapatılıyor." - Evrensel 👇
https://t.co/yffdR9Qi6n
MİLYONLAR BİZİZ: ÇALIŞIYORUZ AMA GEÇİNEMİYORUZ!
Sermayenin kârı için ucuz emek rejimine razı olmayacağız.
📌Ücretlere derhal ek zam!
https://t.co/n9X4OdzJ2N
"#Erzincanİliç’te 9 işçiye mezar olan ve cumhuriyet tarihinin en büyük çevre felaketine yol açan #ÇöplerAltınMadeni’nin yeni sahibi #CengizHolding’e geçici çalışma izni verildi. Yaşam savunucuları ve avukatlar iptal davası hazırlığında."👇
https://t.co/eCZ41qSxpl
"#Erzincanİliç’te 9 işçiye mezar olan ve cumhuriyet tarihinin en büyük çevre felaketine yol açan #ÇöplerAltınMadeni’nin yeni sahibi #CengizHolding’e geçici çalışma izni verildi. Yaşam savunucuları ve avukatlar iptal davası hazırlığında."👇
https://t.co/cQ0KxqPErp
Deniz Göktaş'ın gösterisinden sonra acayip bir atmosfer oluşmuştu; önce gıyabında kahraman yaratıp tutuklatmışlardı. Sahiden tutuklandıktan sonra ise etini kemiğinden sıyırırcasına şahsında analiz fırtınasına başlamışlardı, her yerde hakkında yazılar, methiyeler, "şöyle dedi"li, "böyle demedi"li risaleler. Bu mesajından sonra kendisine saygım bir kez daha arttı. Ajitasyon ve etkileşim dehlizlerinde kaybolmadan, kimseye yakarmadan, kendini ve kendi nezdinde siyasal garabeti rasyonel ve nevi şahsına münhasır üslubuyla yorumlamış. Mesajındaki kritik kısım ise kuyu tipi cezaevleri; tüm cümleler sarkastik betimlemelerle doluyken o kısımda buz gibi bir gerçekliğin sadeliği var.
@idgoktas'a özgürlük ve #kuyutipihapishanelerkapatılsın
Romandan bağımsız olarak ben her zaman ‘yoldaşlık’ kavramının, reel sosyalizm döneminin geleneksel partilerinde yıpratıldığını düşünmüşümdür. Che ve Fidel, Mahsum Korkmaz ve Mazlum Doğan arasındaki ilişki öyle değildir ama. Orada başka bir şey vardır ve sadece ideolojik değildir.
"Avrupa’da üretim birincisi olmakla övünen tekstil devi #Özdilek’in devasa kârı, ağır performans sistemi, 10 dakikalık yemek molaları ve mobbingp yüzünden işçilerin saçkıran hastalığıyla boğuştuğu bir sömürü üzerinde yükseliyor." - Evrensel 👇
https://t.co/DvLbdMDw5y
"Türkiye tarihinin en büyük orman yangınlarını hatırlamakla başlayalım."
‘Yakıp yıkma’ Türkiyesi: Orman Genel Müdürlüğü kasayı faize çalıştırdı - Uğur Zengin (@uczengin ) yazdı - Evrensel👇
https://t.co/bKfH7Cjph4
Ankara Zübeyde Hanım KYK Kız Öğrenci Yurdundan bize sürekli şikâyet geliyor.
Bu kez de geçici olarak yurtta kalmak zorunda olan kadın öğrenciler yaz boyunca yaşadıkları ko��ulları bizimle paylaştı:
⚫Odaların duvarları küf içinde.
⚫Pencerelerde sineklik yok. Geceleri odalara çekirgeler ve çeşitli haşereler giriyor.
⚫Yaklaşık 20 öğrencinin ortak kullandığı tuvalet ve banyolar düzenli temizlenmiyor.
Öğrenciler bu sorunları defalarca yurt yönetimine, CİMER'e bildiriyor. Ama çözüm üretmek yerine, kendilerine “yapacak bir şey yok” deniliyor.
Soruyoruz:
Genç kadınlar eğitim görmek için kaldıkları devlet yurtlarında küf solumak, haşerelerle yaşamak, hijyensiz ortak alanları kullanmak zorunda mı?
Bir kamu yurdunda temiz ve sağlıklı koşullarda barınmak hak değil mi?
Bütçe görüşmelerinde yurtlardaki "lüksten" bahsedip, benzer sorunları örnekleriyle ortaya koyduğumuzda "abartı bunlar, böyle bir şey yok" deyip gevrek gevrek gülen iktidar vekilleri...
Siz de biliyorsunuz ki;
Barınma hakkı, öğrenciyi bir yatağa yerleştirmekten ibaret değildir.
Barınma hakkı; sağlıklı bir odadır.
Temiz bir banyodur.
Hijyenik ortak alanlardır.
Güvenli bir yaşam alanıdır.
Uygun bir çalışma ortamı olmasıdır.
İnsan onuruna yakışır koşullardır.
Üstelik burada öğrenciler yaşadıkları sorunları defalarca bildirmiş, çözüm aramışlar.
Buna rağmen sorunlar çözülmüyorsa, onları dinlemeyen ve sorumluluğunu yerine getirmeyenlerin hesap vermesi gerekir.
Gençlik ve Spor Bakanlığı'na, Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne ve yurt yönetimine açıkça çağrı yapıyorum:
Zübeyde Hanım KYK Kız Öğrenci Yurdu'nu derhal denetleyin.
Öğrencilerin aktardığı sorunları yerinde tespit edin.
Küf sorununu, haşere girişini ve hijyenik olmayan koşulları giderin.
Öğrencilerin yaptıkları başvuruların neden sonuçsuz kaldığını açıklayın.
Ve en önemlisi, öğrencilerin “yapacak bir şey yok” denilerek çaresizliğe mahkûm edilmesine son verin.
Konuyu meclis gündemine de soru önergesi ile taşıyoruz.
Genç arkadaşlarımıza da bir çağrımız var: Yalnız değilsiniz. Bize reva görülen bu korkunç koşullara karşı gücümüz birliğimiz. Bize ulaşın!
@gencliksporbak @GSB_Ankara @KYK_Destek
"Temmuz verilerine göre işçi sayısı 931 bin artarken, sendikalı işçi sayısı yalnızca 19 bin yükseldi; sendikalaşma oranı yüzde 13,80’e geriledi. EMEP, sendikal barajların kaldırılması ve yetkinin işçilerin iradesiyle belirlenmesi çağrısı yaptı." https://t.co/zezDFxaq7L
✒️İşçi baraj altında
Çalışma Bakanlığın istatistikleri, sendikalaşma konusundaki vahim tabloyu gözler önüne serdi. Ocak ayından bu yana işçi sayısı 931 bin artarken, sendikalı işçi oranı yüzde 14.45’ten yüzde 13.80’e geriledi. 4 sendika daha yüzde 1 iş kolu barajı altında kaldı. İş kolu ve iş yeri barajı nedeniyle yüz binlerce sendikalı işçi toplu sözleşme yapamaz halde. Meclise sunulan barajsız sendika teklifi ise iktidar tarafından tozlu raflarda bekletiliyor
Evrensel bugün bayilerde
Saray rejimi, NATO Zirvesinden bir “tarihî zafer” hikâyesi çıkarıyor; Türkiye’nin bağımsız ve oyun kurucu bir güç hâline geldiğini öne sürüyor.
📌Ortaya atılan 5 iddiaya ve bu iddiaların arkasındaki 5 gerçeğe bakalım.