“Ne kadara mâl olduysa, ülkenin ekonomik çıkarlarına zarar vereceği gerekçesiyle açıklanmadı.”
Hayırdır bu ülke sana askerî karargahlarının mâliyetini raporlamak zorunda mı @dw_turkce ?
En Yaşlı Siyonist Çifte Vatandaş Teröristi İfşa Ediyorum! Lütfen Paylaşalım!
Bu bir ifşa ve suç duyurusudur.
Açık kaynaklardan bilgisine ulaştığım Avram Yanar (İsmail İsrail Yanar) 1939 doğumlu ve şuanda işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı bulunan siyonist bir teröristtir.
Kendi paylaşımları ve beyanlarına göre, 1967 Altı Gün Savaşı'na katıldığı anlaşılan İsmail Yanar'ın, bugün de İsrail Savunma Kuvvetleri bünyesinde gönüllü olarak askerlik yaptığı görülüyor. Yayımladığı içerikler, Aparteid rejim İsrail'in yürüttüğü askeri operasyonlara açık destek verdiğini ortaya koyuyor.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmasına rağmen yabancı bir ordunun saflarında yer almayı ve bu faaliyetleri alenen desteklemeyi tercih eden bir kişinin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığında kalması kabul edilemez. Buradan yetkililere açık çağrıda bulunuyorum. Bu terörist hakkında gereken yasal işlemleri başlatın.
Önümüzdeki günlerde ifşaatlar devam edecek. Siyonist k*pekler bu ülkeyi tamamen terk edene kadar mücadelemiz devam edecek!
Yaşasın Özgür Filistin ✊🏼🇵🇸🇹🇷
Millete kene gibi yapışmış siz Haçlı Sıçımıkları, alıştınız tabi pespaye Yeşilçam filimleriyle, çıkarttığınız gazetelerle, yönettiğiniz TVlerle kutsalımız üzerinde tepinmeye, domuzluğunuzu sergilemeye,şimdi bizlerden tepki gelince Ağzı Açık ayran derisine dönüşüverdiniz hemen.
Yeni evliyiz işten çıktım eve gittim kurufasülye yaptım. Baktım pirinç kalmamış neyse böyle olsun dedim. Kocam masada ben bunupilavsız yemem dedi. Öyle mi dedim aldım tabakları çat tezgahın üzerine vurdum. Bir daha dedim önce teşekkür eder sonra güzelce söylersin.
Bir Kürt olarak diyorum ki;
LGBT, travesti, lezbiyenlerden, oy isteyenler, onları meşru görenler, Kürtleri asla temsil edemezler.
Kürtleri, HÜDA PAR gibi, onurlu, şerefli, namuslu, Allah korkusu olan Peygamber sevgisi olan bir mücadelesi olan insanlar ancak temsil edebilir.
Ev sahibinin yaptığı kira artışından sonra ailemiz kirayı ödeyemediği için evden atılmış. Başlarını sokacak bir yer olmayınca da bir parka sığınmışlar. Bir şey dikkatimi çekmişti. O imkansızlıklara rağmen anne kendi çapında hâlâ yaşam alanlarını temiz tutuyordu. Ve canım evladım Bilal🥺 parkta oynarken kolunu incitmiş, annesi de kimliğini kaybettiği için hastaneye götürememiş. Yarım yamalak çevresinden duyduğu aklında kalan şeyi yapmış. Bir yumurta akını alıp, Bilal’in koluna sürüp sarmış. Bugün Bilal’i hastaneye götürdük ve ne yazık ki tahmin ettiğim gibi Bilal’in kolu kırık çıktı. Doktorlarımız sağ olsun hemen alçıya alıp bizi taburcu ettiler. Yarın Allah izin verirse Bilal ve ailesi yeni yuvalarına kavuşturacağız. Dua eder dua bekleriz ❤️🩹
"Biz müslüman Kürtler, PKK karşı verdiğimiz mücadeleyi, kelle koltukta veriyoruz.
Masa başında, ahkam keserek değil.
Yüreği yeten gelsin de doğu da konuşsun da bir görelim.
Hava ya bir mermi atılsa, kıçının korkusundan kaçacak delik arayanlar, bol keseden sallıyor.
@T1000sivimetal Ahmet Minguzzi gibi bir meleğe kıyağ orrrrosp evltalarından biri Türk diye katile arka çıkan sen ve senin gibi ırkçı pisliklerle kürt katillere engelli raporu alan, o raporu veren öteki ırkçıların ,hepinizin soyu kurusun!
@parasizceo Ebubekir Sifil'e reddiye yazma yerine zamanında kendisinin uydurduğu, Haşa Allah, ''hocasının rüyasına tecelli etmiş, ahmet'i bana bırakın demiş'' ve benzeri saçmalıklar için reddiye yazsın.
Jwan Yosef isimli bir erkekle evlenen(!) LGBT savunucusu şarkıcı Ricky Martin 11 Temmuz’da İstanbul’da konser verecekmiş! Sahnede LGBT bayrağı açan bu şahıs İstanbul’da da aynısını yapabilir! LGBT aktivisti şarkıcı Ricky Martin’i ülkemizde görmek istemiyoruz!
Tamar Tanrıyar'a verilen destek konusundaki ayrışmalar, iç siyasette ihanet iddialarının çok daha ötesinde büyük bir kesimin uzun süredir medyaya karşı hissettiği tepkinin dışavurumu olarak da okunmalı.
Her gün farklı ülkelerin medya kuruluşlarını takip eden ve medyanın içinde yer alan biri olarak ve hiçbir grup veya kuruluşu hedef almaksızın medyamızın genel anlamda çok kötü bir seviyede olduğunu söyleyebilirim.
Toplum psikolojisini bozan sabah kuşağı programları, şiddetin ve ahlaksızlığın tavan yaptığı diziler, bütün sayfaları çarşaf çarşaf cinayet ve magazin haberleri dolu gazete ve dergiler, hep aynı isimlerin aynı şeyleri tekrarladıkları yararsız tartışma programları...İşte bütün bunlar yapılan kaliteli işleri de gölgeliyor.
Hâliyle insanlar bu nasıl "yerlilik ve millilik" diye sorguluyor. Arada bir güven zafiyeti oluşuyor. Medyanın kalitesi, ülkenin kimliğiyle, uluslararası arenada yakaladığı prestijle bağdaşmıyor.
Bu yaşananlar, aşırı tepkiler vererek değil, insanların ne dediklerine kulak vererek bir ihtar gibi algılanmalı. Kendimize nasıl çeki düzen veririz? Dünyanın köklü yayın kuruluşları nasıl bir politika izliyor? Kendimizi ülkenin ve milletin değerleriyle nasıl aynı seviyeye taşırız? Halka manen ve entelektüel anlamda katkı sağlayacak içerik, haber, program, belgeseller nasıl hazırlarız?
İşte artık bu soruları sormanın vakti geldi de geçiyor. "Ama halk bunları izliyor, bunlara rağbet ediyor" gibi sığ cevaplar vermek veya her eleştireni düşman ilan etmek hiçbir sorunu çözmüyor. Öyle olsaydı bugün bu kadar tepki olmazdı.
Gerçek sorun gün gibi ortadayken, Tamar Tanrıyar'ın özel hayatı, ırkı, milliyeti kimseyi ilgilendirmiyor.
Benim konuya yaklaşımım da budur.