Eskidentabandan tavana süren bir #emretezmen vardı. Şuan buna ihtiyacı yok çünkü büyüdü abimz artk koca koca şirktlerin sahibi ama şunu unutmmalı Ky yi yanına alrak büyüdü.hisse gitmez demiyorm gider düzelir bikaç aya aynı yerine gelir fakat tavan bozulur diye beklemeyin.#pekgy
🏛️ #PEKGY cephesinde dikkat çeken hamle!
KAP Bildirimi
Tera Portföy Yönetimi A.Ş. yönetimindeki fonlar, 12.05.2026 tarihinde toplam 185,5 milyon lot alım gerçekleştirirken sadece 1,1 milyon lot satış yaptı.
Böylece PEKGY’deki toplam pay oranı
📈 %18,40 → %22,09 seviyesine yükseldi.
Bu veri; kurumsal tarafın hisse üzerindeki güvenini ve pozisyon büyütme isteğini net şekilde ortaya koyuyor.
Tahtada artık küçük yatırımcı değil, güçlü fon hareketleri konuşuyor. 👀
#PEKGY #Borsa #BIST100 #Hisse #Yatırım #TeraPortföy #KAP
KAP Bildirim 1607098
⚠️ Yatırım tavsiyesi değildir.
Lütfen herkes kendi araştırmasını yapsın.
https://t.co/y9ASdDHYop
Tera olarak Türkiye’nin öncü spor kulübü, Beşiktaş Jimnastik Kulübü ile önemli bir iş birliğine imza atmış bulunuyoruz.
2026-2027 ve 2027-2028 sezonlarında forma sırt sponsoru olarak sahadayız. ⚫⚪
Hayırlı ve başarılı bir dönem olmasını dileriz.
#Tera#Beşiktaş#FormaSponsoru #İşBirliği #SüperLig #Futbol
Tera olarak Türkiye’nin öncü spor kulübü, Beşiktaş Jimnastik Kulübü ile önemli bir iş birliğine imza atmış bulunuyoruz.
2026-2027 ve 2027-2028 sezonlarında forma sırt sponsoru olarak sahadayız. ⚫⚪
Hayırlı ve başarılı bir dönem olmasını dileriz.
#Tera#Beşiktaş#FormaSponsoru #İşBirliği #SüperLig #Futbol
Ne düşünürseniz, tam olarak o'sunuz.
Kadim dillerde "Abracadabra" kelimesinin ucuz bir sihirbazlık numarası değil, evrenin en sert yasası olduğunu biliyor musun?
Anlamı şudur: "Söylediğim gibi yaratıyorum."
Ağzından çıkan her söz, beyninden geçen her nöral sinyal, evrenin dokusuna atılmış birer BÜYÜ (KOMUT) niteliği taşır.
İnsanlığı bir örümcek ağı gibi sarmış bu Matrix sisteminin mimarları, bu simyayı çok iyi bilirler.
Bu yüzden, seni kendi potansiyeline kör etmek için kurdukları sistemin tek bir geçer birimi vardır: KORKU.
Bu milletin İstiklal Marşı'nın neden o sarsıcı "KORKMA!" emriyle başladığını hiç düşündün mü?
Çünkü korku, insanın içindeki o ilahi işletim sistemini anında fişten çeken ölümcül bir virüstür.
Nörolojik gerçek şudur: İnsan korktuğu an, beynin o bilge ve stratejik kısmı (Prefrontal Korteks) tamamen kapanır.
Kontrol, milyonlarca yıllık o ilkel hayvana, Amigdala'ya (Sürüngen Beyin) geçer.
Sürüngen beyin felsefe yapmaz, gelecek planlamaz, sistemi sorgulamaz; sadece "Kaç ya da Don" tepkisi verir.
Bilinci sürüngen beynine hapsedilmiş bir insanın algısını yönetmek, bir çocuğu kandırmaktan daha kolaydır.
Ekranlardan, haberlerden ve krizlerden sürekli korku pompalanmasının sebebi budur.
Korkarsan, sistemin satranç tahtasında sadece harcanabilir bir piyon olursun.
Korku, evrendeki en ağır, en yapışkan ve en yıkıcı negatif enerjidir.
"Korktuğun şey başına gelir" sözü, ninelerimizin anlattığı bir batıl inanç değil; Kuantum mekaniğinin acımasız bir FİZİK YASASIDIR.
Korku enerjisi yaydığında, evrene şu net mesajı verirsin: "Benim bütün odağım ve inancım burada, bana tam olarak bunu ver."
Kuantum alanında iyi veya kötü yoktur; sadece "Odak" vardır.
Neye odaklanırsan, onu büyütürsün.
Fakirlikten korkarsan, kıtlık bilincini hücrelerine kodlar ve fakirliği bir mıknatıs gibi çekersin.
Hastalıktan titrersen, bağışıklık sistemin o hastalığı bizzat simüle etmeye başlar.
Sistem, seni sürekli korkutarak, senin o devasa "Yaratım Gücünü" kendi aleyhine, kendi yıkımın için kullanmanı sağlar.
Sen, kendi hapishanesini kendi elleriyle inşa eden bir mahkuma dönüşürsün.
Farkında ol veya olma, sistem tam da böyle işliyor.
Aura dediğimiz şey, senin bu kaotik boyuttaki manyetik zırhındır.
Korku, endişe ve vesvese; bu çelik zırhı asit gibi eritir.
Sürekli kaygı (Anksiyete) içinde kıvranan, geceleri "Ya şöyle olursa, ya batarsam, ya terk edilirsem" diye sahte senaryolar üreten insanın aurası delik deşiktir.
O yüzden ışıltısını kaybeder.
Bu manyetik yırtıklardan içeriye her türlü manipülasyon, toplumsal histeri, negatif enerji ve zihinsel parazit sızar.
Eğer kafan sadece felaket senaryolarına çalışıyorsa, bil ki kalkanın inmiştir ve kanıyorsundur.
Savunmasızsın.
Hayatta her şeyden önce kafa rahat (Cool) olmalıdır.
Soğukkanlılık ve umursamazlık, yeryüzündeki en aşılmaz kalkandır.
Bu hayatta hiçbir şeyden korkmayacaksın.
Neden biliyor musun?
Çünkü burası GERÇEK DEĞİL.
Burası devasa bir hiper gerçeklik simülasyonu, bir oyun alanı, ruhun test sahasıdır.
Korkaklar her gün o zihinsel zindanda bin kere ölür, cesurlar ise sadece bir gün ölür ve sahneden çekilir.
Sistemden, çıkmanın tek bir şifresi vardır: Kredi kartın mı patladı? Rahat ol.
İşler ters mi gitti? Rahat ol.
Kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan, o sıfır noktasına ulaşmış adamı dünyadaki hiçbir güç korkutamaz.
Ve asıl paradoks, o büyük simya şurada başlar: Sen kaybetmekten korkmadığın an, her şeyi kazanmaya başlarsın.
Vazgeçebilmek, boyun eğmek değil; en büyük başkaldırıdır.
Statüden, onaylanmaktan, o sahte güvenlik hissinden vazgeçmeyi göze alırsan, işte o an her şey senin olur.
Kafana nükleer bomba düşmesinden bile korkma.
En kötü ne olur?
Atomlarına ayrılırsın, enerjin ait olduğu o büyük kaynağa, evrene geri döner.
Hepsi bu.
Ölümden korkan adam, yaşamın o vahşi zevkini asla tadamaz.
Hem enerji asla yok olmaz, hiçbir zaman yok olmayacağız.
Seni kurtaracak, o çukurdan çıkaracak ve yenilmez kılacak tek şey; zihnindeki o görünmez zincirleri kendi iradenle parçalamandır.
Korktuğun an, hayatının direksiyonunu sisteme ve başkalarına teslim edersin.
Korkmadığın an ise, oyunun kurucusu sen olursun.
Korkma.
Başına ne gelirse gelsin sonsuza kadar sürmeyeceğini bil.
Bakış açını değiştir.
Zihin hapishanen de tutsak olma.
@TezmenEmre “Bizi eziyorlar” demek kolay ama para güvene gider. Gerçek bu.Mesele savaş değil, risk algısı. Küresel para duyguyla değil güvenle hareket eder.Enflasyon, kur ve güven sorunu çözülmeden bu tablo değişmez.