Ustam üretim maliyetlerini düşürmenin yolu fazla üretim degilki :) üretim maliyetleri üretimin azlığından dolayı yüksek değil bir örnek verelim 10 tane hayvancılık yapan kişi olsun bu sayıyı yüze çıkardığımız da 90 ni yine batar :) üretim maliyeti yüksek bence temel sorun şu ve belkide sizin dikkat çekmek istediğiniz konu insanlar emek vermeyi unutmuşlar rahata ve rehavete kapilmislar bir zanaat istekleri yok oturdukları yerden para gelsin istiyorlar diyorsunuz haklısınız ama onlarda haklı uretseler de aralarında 1 2 kişi sıyrılacak geriye kalanlar yine istedikleri ücretleri Hayat standartlarını sağlayamayacaklar Yani bu sefer o bölgede bir yığılma olacak Dolayısıyla yine %90'ı kendi mesleklerini ve zanaatlerini bırakmak zorunda kalacaklar dünya düzeni artık bu noktada da değişiyor
@ustaelement İhale ile daha ucuza iş verileceğini düşünen bir kişi daha 😅 iş ucuza verilir ama yiyenlerin sayesinde yine aynı maliyete gelir hatta daha fazla maliyet çıkartırlar sonuçta ne kadar yüksek İhale okadar hırsızlık
"FAİZİN OLDUĞU YERDE BEREKET OLMAZ"
Başkan Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi'nde “3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi”nde önemli açıklamalarda bulundu:
▪️Katılım finans tüm dünya için daha adil model
▪️Emlak Katılım'ı halka arz etmeyi hedefliyoruz
▪️Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım'ı birleştireceğiz
https://t.co/vVv3qTW53w
Ekrem’i içeri attırıp özgürü partinin başından aldırdı yerine eski chp liyi kayyum diye koydurdu onada Ekrem’i partiden ihraç ettiriyor.
Kendisine muhtar bile olamazsın diyen tüm unsurları yok etti başarısız tek 1 hamlesi yok tam bir winner 🐿️
Taşlar yerine oturmaya başladı.
Seçim ekonomisinin altyapısı bugün hazırlanıyor demiştim.
Bugün AKP'nin 14 Ağustos'ta seçim mesaisi başlıyor haberi geldi. Hastaneler ve yollar tamamlanacak.
İşte bu yüzden bütçe lazım. Geçen hafta anlattığım iç borçlanmaya talep zayıftı, faizler beğenilmedi, yukarı kaçtı.
TCMB zaten aylar önce jeopolitik kaynaklı kuru sabit tutmak için 60 ton altın sattı.
Dışarıda ABD tahvilleri yükseliyor, Fed indirim beklentisi zayıflıyor. TL/USD için kolay bir dönem olmayacak.
Bugün seçim ekonomisi için altyapı hazırlanıyor diyorum. Göreceksiniz. Ağustos sonrası ivmelenecek.
Hedef 2027'ye temiz başlangıç yapmak.
Yeni gelenler için tekrarlayayım: Borsada asıl ralli beklentim 2027 ortası gibi.
Türkiye Cumhurbaşkanı @RTErdogan, İran’dan Türkiye topraklarına atılan füzelere tepki vermeyerek bir kâğıttan kaplan olduğunu ortaya koyduktan sonra, antisemitizme başvuruyor ve Türkiye’de İsrail’in siyasi ve askeri liderliğine karşı göstermelik yargılamalar ilan ediyor.
Ne büyük bir absürtlük. Müslüman Kardeşler mensubu, Kürtleri katleden biri, Hamas’taki ortaklarına karşı kendini savunan İsrail’i soykırımla suçluyor.
İsrail kendini güçle ve kararlılıkla savunmaya devam edecek - Erdoğan’ın ise oturup sessiz kalması ve susması daha iyi olur.
@kilicdarogluk@ekrem_imamoglu@mansuryavas06
Size Bir durumdan bahsetmek istiyorum.
2024 ve 2025'te şirketler sadece "Yapay zeka yapıyoruz" diyerek tavan tavan gidiyordu ya? Artık o devir kapandı abicim. Morgan Stanley'nin 3.600 hisse üzerinde yaptığı analiz şunu söylüyor: Piyasa artık lafa değil, kasaya giren paraya bakıyor. * Yapay zekayı kullanan ama bunu kâra dönüştüremeyen şirketler feci cezalandırılıyor. "AI diyen uçsun" devri bitti, "AI sayesinde maliyeti düşürüp kârı %20 artıran" şirketler masada kalıyor.
#Borsaİstanbul
Tüpraş yatırımcısının en sevdiği şey nedir biliyor musun? O meşhur Temettü. Tüpraş "yatırımcı dostu" patronajın (Koç Grubu) kalesidir. "Ben kazanırsam ortağıma da dağıtırım" der. Son yıllardaki kâr rakamlarına bakarsan, o rakamlar telefon numarası gibi uzayıp gidiyor. Özsermaye kârlılığı (ROE) çoğu zaman enflasyonu tokatlar geçer. Yani parayı bu adamlara emanet ettiğinde, adamlar o parayı işletip sana "al kardeşim hakkın" demeyi bilir.
"Abi petrol devri bitiyor, elektrikli arabalar geliyor, Tüpraş ne olacak?" diye soranlar var. Adamlar uyumuyor kardeşim! Stratejik Dönüşüm Planı diye bir şey açıkladılar. Yeşil hidrojen, biyoyakıt gibi işlere milyar dolarlar gömüyorlar. Yani "Biz sadece petrolcü değiliz, geleceğin enerji deviyiz" diyorlar. Bu vizyon, şirketi sadece bugünün değil, yarının da kağıdı yapıyor.
Tüpraş, borsa portföyünün "defans oyuncusu" gibidir. Öyle bir günde %10 gitsin, beni zengin etsin kağıdı değildir. Ama arkana yaslanıp, "Ben Türkiye'nin en büyük sanayi gücüne ortağım, her yıl da temettümü cebime koyarım" diyorsan, Tüpraş o masanın başköşesinde oturur.
Ama dikkat et; her zaman diyoruz, "boğa piyasasını zekanla karıştırma." En dev kağıt bile olsa, alırken fiyatına bakacaksın. Tepe taklak olmuş piyasada Tüpraş bile olsa adamın canını sıkar.
#tuprs
Piyasa Değişir, İnsan Değişmez
Gençler, trading dünyasında "yol gösterici" arıyorsanız, 1923 yılında yazılmış bu kitabı okumadan ekrana bakmayın. Neden mi? Çünkü aradan 100 yıl geçse de grafiklerin arkasındaki o ana duygu hiç değişmiyor: Korku ve Açgözlülük.
Jesse Livermore, daha çocuk yaşta "rakam çocuk" olarak başladığı bu yolda servetler kazanıp servetler batırmış bir adam. Onun hayatından süzülen şu birkaç ders, bugün kullandığınız o en fiyakalı indikatörlerden bin kat daha değerlidir.
1. "Piyasa Asla Yanılmaz, Görüşler Yanılır"
Livermore diyor ki; piyasa ne tarafa gidiyorsa haklıdır. Sen "bu hisse çok düştü, buradan dönmesi lazım" dediğinde piyasa dönmüyorsa, inat etmenin alemi yok. Piyasa senin cüzdanının büyüklüğüne veya senin haklı çıkma arzuna bakmaz. Eğer piyasayla kavga edersen, o kavgadan morluklarla çıkan hep sen olursun.
2. "Parayı Bekleyerek Kazanırsınız, İşlem Yaparak Değil"
Bakın burası çok kritik. Kitapta geçen en meşhur sözlerden biri şudur: "Bana büyük paraları hiçbir zaman zekâm kazandırmadı, her zaman oturuşum kazandı." Yani bir pozisyona girdin ve haklı olduğunu gördün mü? O zaman elinin üzerinde oturmayı bileceksin. Bizim milletin en büyük sorunu; %5 kâr görünce hemen satıp, %20 zarar görünce "evladiyelik" diyerek beklemek. Livermore tam tersini yapar: Zararı hemen keser, kârın ise üzerine yatar.
3. "Tüyo ile İşlem Yapan, Başkasının Kölesidir"
Sokakta, Twitter'da ya da WhatsApp gruplarında "şu kağıt uçacak" diyenlere kulak asanların sonu hep hüsrandır. Livermore abimiz der ki: "Eğer birinin tüyosuyla para kazanırsan, o kişi tüyoyu kestiğinde ne yapacağını bilemezsin." Kendi oyun planın yoksa, piyasada sadece başkalarının yemi olursun.
4. "Boğa Piyasasında Her Zaman Boğa Olunur"
Adamın mantığı basit: Eğer piyasa genel olarak yukarı gidiyorsa, tek tek hisselerin ufak tefek hareketlerine takılıp "short" açmaya (düşüşe oynamaya) kalkma. Trend senin dostundur, onunla zıtlaşma. "Pahalı" dediğin şey daha da pahalı olabilir, "ucuz" dediğin şey yerin dibine girebilir.
Kısacası dostlar;
Bu kitap bize şunu öğretiyor: Borsa bir matematik oyunu değil, bir karakter oyunudur. Sabırsızsanız, piyasadan intikam almaya çalışıyorsanız ya da her gün işlem yapmazsanız bir şey kaçıracağınızı sanıyorsanız, borsa sizi eninde sonunda yutar.
Jesse Livermore’un trajik sonu (intiharı) bize başka bir şeyi de hatırlatır: Piyasayı yenebilirsin ama kendi nefsini yenemezsen, kazandığın o milyon dolarların hiçbir hükmü kalmaz.
Aklınızı başınıza alın, ekranla duygusal bağ kurmayın. Yoksa piyasa o bağı testereyle keser atar.