GİRESUN'DA ÜÇ BÖLGEDE BOZ AYILARIN ÖLDÜRÜLMESİNE KARAR VERİLDİ!
Ayıların yerleşim alanlarına inmesi bir neden değil, bir sonuçtur.
Doğal yaşam alanlarının daralması, besin kaynaklarının azalması ve insan ile yaban hayatı arasındaki doğal sınırların bozulması, ayıları ve diğer yaban hayvanlarını yerleşim alanlarına yaklaşmaya zorlamaktadır.
Yıllardır köy ve mahalle çevrelerinde yaşayan sokak köpekleri, yaban hayat ile insan yerleşimleri arasında doğal bir tampon görevi görmekteydi. Köpek popülasyonunun azaltılmasıyla birlikte bazı yaban hayvanlarının yerleşim alanlarına daha sık yaklaşabildiğine dair gözlemler de dikkate alınmalıdır.
Çözüm; yaban hayvanlarını öldürmek değil, sorunun gerçek nedenlerini bilimsel yöntemlerle araştırmak, doğal yaşam alanlarını korumak, besin kaynaklarını güçlendirmek ve insan-yaban hayatı çatışmasını önleyici tedbirler almaktır.
Boz ayılar Karadeniz'in doğal mirasının ayrılmaz bir parçasıdır. Her canlının yaşama hakkı vardır.
Sorunların çözümünde öncelik öldürme değil; koruma, önleme ve birlikte yaşam politikaları olmalıdır.
Ayıları değil, sorunların kaynağını ortadan kaldıralım.
Çözüm öldürmek değil, doğal dengeyi korumaktır.
DEVLET ÖLDÜRMEZ, YAŞATIR.
AYILARA DOKUNMAYIN.
YAŞAM HAKKI KUTSALDIR.
Kirpi sesleniyor 🦔
📌 Bahçenizde görürseniz bana süt vermeyin! Mama ve su verin.
📌 Böcek ilacı veya tuzak kullanmayın!
📌 Zararsızım ve bahçenize yardım ediyorum çünkü sebzelerinize saldıran böceklerle besleniyorum!
📌 Türüm yok oluyor...
Hayatta kalmama yardım edin!
Hayvan düşmanlarının ‘başıboş’ diyerek değersizleştirdiği kediler, UEFA’nın paylaşımında ülkemizin sembolü oluyor.
Susturulması gereken bu masumlar değil, hayvan düşmanlarının nefret dilidir.
@ajansmuhbir1923 Kendi eşinin başına kavanozda biriktirdiği dışkıyı döken bu kişi önce o kavanozun içindeki kendi ilkel vahşetiyle yüzleşmelidir. @AGOSgazetesi
https://t.co/JAd9iMUbgL
📣 BİLİMSEL VERİLERLE GERÇEK ÇÖZÜM: POPÜLİST DEZENFORMASYONA SON, KURUMSAL LİYAKATE DAVET!
16 Mayıs Ankara Paneli’nde akademik unvanların ve hukuki cımbızlamaların arkasına sığınarak üretilen korku iklimine, sahte rakamlara ve "mutlak tecrit" dayatmalarına karşı devletimizin RESMİ VERİLERİYLE, hukukla ve bilimle tek tek yanıt veriyoruz!
Bu videoda izlediğiniz her veri, devletimizin sarsılmaz resmi raporlarından ve uluslararası halk sağlığı kılavuzlarından alınmıştır.
İmza Kampanyası👇
https://t.co/uBsxDlGpRj
Algı oyunları, epidemiyoloji bilimi karşısında tamamen hükümsüzdür!
İşte panelistlerin halkı paniğe sevk eden iddiaları ve devletimizin resmi belgeleriyle çürütülen gerçekler:
🚫 MİLYONLARCA KÖPEK SPEKÜLASYONU YALANDIR!
Panelde sahadaki sahipsiz köpek sayısının 4 ila 6 milyon arasında olduğu iddia edilerek infial yaratılmak istendi.
OYSA T.C. TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI’NIN EN GÜNCEL RESMİ SAHA TESPİT VERİLERİNE GÖRE, TÜRKİYE'DEKİ TOPLAM SAHİPSİZ KÖPEK SAYISI 1 MİLYON 250 BİNDİR!
Kamu politikasını uydurma rakamlarla yanıltmaya çalışmak suçtur!
🚫 KUDUZ SALGINI PARANOYASI BİLİM DIŞIDIR!
Tedbir amaçlı yapılan "kuduz riskli temas aşı başvuruları", topluma kasıtlı olarak "aktif kuduz hastalığı" gibi pazarlanmıştır.
T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI RESMİ EPİDEMİYOLOJİ RAPORLARINA GÖRE, ÜLKEMİZDE YILLIK AKTİF İNSAN KUDUZ VAKA SAYISI ORTALAMA YALNIZCA 1 YA DA 2'DİR!
Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kılavuzları, plansız alan boşaltmalarının sahada "Vakum Etkisi" yaratarak kırsaldan aşısız yaban hayatını şehirlere indireceğini ve asıl biyo-güvenlik krizini o zaman doğuracağını kanıtlamıştır!
🚫 MERKEZİ HAPSETME LOJİSTİK BİR İFLASTIR!
İçişleri Bakanlığı verilerine göre sahipsiz canlıların %78'i zaten sokaklardan alınmıştır.
ANCAK TÜRKİYE GENELİNDEKİ TÜM RESMİ GEÇİCİ BAKIMEVLERİNİN TOPLAM KAPASİTESİ 100 BİN SINIRININ ALTINDADIR!
100 bin kapasiteli alanlara 1 milyon canlıyı mutlak tecrit ile istiflemeye çalışmak çözüm değil; tıp etiğini, enfeksiyon kontrolünü yok eden büyük bir idari planlama hatasıdır!
🚫 HUKUKİ HİZMET KUSURU CANLARIN DEĞİL, BELEDİYELERİNDİR!
Hukukçular hizmet kusuru üzerinden yalnızca toplama görevi dayatmaktadır. Oysa Türk İdare Hukuku literatüründe "hizmet kusuru" bilinci ve iradesi olmayan canlılara değil; 2004 yılından beri bütçelerini kanunun emrettiği şekilde kitlesel kısırlaştırmaya, mobil kliniklere ve denetim mekanizmalarına ayırmayan YEREL YÖNETİMLERİNDİR!
Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca iç kanunların dahi üzerinde yer alan Avrupa Konseyi Sözleşmesi, canlılara eziyet çektirecek mutlak tecrit modellerini kesinlikle yasaklar!
🚫 ACILARIN İSTİSMARINA VE KUTUPLAŞMAYA GEÇİT VERMEYECEĞİZ!
Hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızın acısını en derin insani saygımızla paylaşıyoruz.
İnsan hayatı en üstün değerdir.
Ancak kentleri güvenli kılmakla yükümlü makamlar bütçelerini zamanında kitlesel kısırlaştırmaya, yerinde aşılamaya ve merdiven altı ticari üretime karşı denetime ayırsaydı, bugün bu trajedilerin hiçbiri yaşanmayacaktı!
Sorumluluk canların değil, idari görevini yapmayan kurumlarındır!
TALEBİMİZ
Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH) tavsiyesi olan Çok Bileşenli Hibrit Programın acilen uygulanması; yani eşzamanlı kitlesel kısırlaştırma seferberliği, sokağa terk etmeye ağır ceza, sıkı kaynak kontrolü ve barınak standartlarının dijital şeffaflığıdır!
Lütfen bu videoyu paylaşın, sesimizi duyurun ve sadece 1 dakikanızı ayırarak aşağıdaki linkten resmi dilekçemizi imzalayın!
Canlarımızın ortak sesi olalım! ✍️👇
🔗 KAMPANYAYI İMZALAMAK İÇİN TIKLAYIN
👎
https://t.co/uBsxDlGpRj
.
.
#HayvanHakları #OrtakYaşam #JointVoice #AnkaraPaneli #BilimselÇözüm #ResmiVeriler #KısırlaştırmaSeferberliği #SokakHayvanları SahipsizCanlar #LiyakatliYönetim #TecritÇözümDeğil #TarımBakanlığı #SağlıkBakanlığı #İçişleriBakanlığı #AnkaraBüyükşehirBelediyesi #WHO #WOAH #HayvanHaklarıSavunucuları #KamuPolitikası #Adalet #İmzalaPaylaş
Yardıma muhtaç, aç susuz bir kedi, köpeği doyurmayı
"itibarını sarsmak" sayıp, ÇALIŞANLARINA BESLEME GÖRÜNTÜSÜ YAYINLAMA YASAĞI getiren #KızılayKınıyoruz
Her afette, her fırsatta halkın vicdanına sığınarak bağış toplayan, varlığını tamamen toplumun yardımseverliğine borçlu olan Kızılay;
Sıra Allah’ın sessiz kullarına gelince "Her canlıya yapılan iyilikte sevap vardır" (Hz. Muhammed S.A.V - Buhârî, Cihâd 44) hadis-i şerifini unutarak, aç bir canlıyı doyurmayı "itibar sorunu" sayıp merhamet medeniyetimizin mirasına ihanet etmiştir!
Kuruluş temelleri merhamet yardımlaşma ve paylaşma üzerine oturtulmuş olan ve varlığını bu evrensel değerler ile sürdüren KIZILAY'IN, bu değerleri sadece insan ile sınırlayıp, diğer tüm canlılar için İTİBAR KAYBI olarak görmesi, büyük bir vizyon eksikliğidir.
Kızılay yönetimi bilmelidir ki; merhamet bölünerek korunamaz, seçici iyilikle medeniyet inşa edilemez. Toplumun vicdanıyla var olan bir kurum, o vicdanın can damarı olan sokak hayvanlarını yok sayarak kendi geleceğini ve saygınlığını tükettiğinin farkına varmalıdır!
HayFed-Hayvan Haklarını Koruma Federasyonu YK
@Kizilay@KizilayKurumsal@Kizilay@diyanetbasin@kocemree@ofarukcaliskan@ramazansaygili1@ramazansaygili1@FatmaMericYlmaz@avesraozkoc@burhanduran@KateForbes_IFRC@Murat_Solak_TK@SelahatinBostan@Meyraceliik@avcanansari
DİKKAT:
BU METNİ OKUMADAN SAHAYA İNMEYİN!
TÜM EKİPLER VE GÖNÜLLÜLER İÇİN HAYATİ VE ZORUNLU BİLGİLENDİRMEDİR…
Bu belge sıradan bir duyuru değil Mart 2026 itibarıyla başlatılan hukuksuz toplama kararlarına karşı canlarımızı koruyacak en büyük hukuki zırhımızdır ….
İçeriği tam olarak kavramadan ve ekteki belgeyi yanınıza almadan yapılacak her eksik işlem geri dönülemez sonuçlar doğurabilir .…
Hak arayışımızda her bir gönüllümüzün bu yasal dayanaklara hakim olması başarı için mecburidir…
HAYVAN HAKLARI SAVUNUCULUĞUNDA
GÜNCEL HUKUKİ YOL HARİTASI VE BELEDİYE SORUMLULUKLARI BİLGİ NOTU
Değerli Saha Gönüllüleri ve Hak Savunucuları
Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 18.02.2026 tarihli ve E-23534694 sayılı resmi talimat sahipsiz hayvanlara yönelik yerel yönetim uygulamalarında güçlü bir hukuki zemin oluşturmuştur….
Bu bilgi notu Mart 2026 itibarıyla bazı illerde karşılaşılan usulsüz kararlara karşı kullanabileceğiniz güncel mekanizmaları içermektedir….
DİLEKÇE EKİNDEKİ BELGENİN ÖNEMİ
Dilekçelerimizin ekinde sunduğumuz 18.02.2026 tarihli Bakanlık yazısı yerel yönetimlerin uyması gereken emredici bir talimattır
Belediyelerin bakımevi kurmak için 2028 yılına kadar yükümlülüklerinden kaçınamayacağını açıkça ortaya koyan bir belgedir…
Bu belgenin dilekçelere eklenmesi muhatapların yasal sorumluluklarını inkar etmesini engellemeye yardımcı olur….
👎
BELGE YORUMLARDA
BAKANLIK TALİMATININ ESASLARI VE YASAL SÜRELER
Belediyelerin bakımevi kurma yükümlülüğünün 2028 yılına kadar ertelenemeyeceği ;Bakanlığın bu son yazısıyla netleşmiştir…..
Yazıda sahipsiz hayvanların toplanması ve rehabilite edilmesi sürecinin kanunun yürürlüğe girdiği andan itibaren başladığı vurgulanmıştır….
Mevzuata aykırı şekilde alınan toplama veya yok etme kararları hukuki dayanaktan yoksundur….
HAYVAN BAŞINA 90.308 TL İDARİ PARA CEZASI
Rehabilite edilmiş olsa dahi hayvanların bakımevi dışına kontrolsüz bırakılması veya kasten yok edilmesi yasaktır
Bu yasağı ihlal eden yerel yönetimlere her bir hayvan başına 2026 yılı için 90.308 TL tutarında idari para cezası uygulanması emredilmiştir
Bu durum belediyeler için ciddi bir mali sorumluluk ve kamu zararı riski oluşturmaktadır
…
ŞAHSİ SORUMLULUKLAR VE EK MADDE 1
5199 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi uyarınca hayvan bakımı için ayrılan ödeneği amacı dışında kullanan yetkililer hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezası söz konusudur….
Bakanlık yazısı bu cezai yaptırımları hatırlatarak bütçenin kanuna uygun sarf edilmesinin önemini tescillemiştir…
HAYBİS SİSTEMİ VE ŞEFFAF DENETİM
Toplanan tüm hayvanların HAYBİS sistemine her ayın 5'ine kadar işlenmesi yasal bir zorunluluktur
Sistemdeki kayıtlar ile sahadaki durum arasında oluşabilecek çelişkiler görev suçu kapsamında değerlendirilebilir
Gönüllülerin bu kayıtların doğruluğunu takip etme ve dökümlerini talep etme hakkı mevcuttur….
HAK ARAYIŞINDA İZLENEBİLECEK YÖNTEMLER
Gönüllülerimiz bulundukları bölgelerdeki Valiliklere Doğa Koruma Şube Müdürlüklerine ve Belediyelere hazırlanan dilekçeleri 18.02.2026 tarihli Bakanlık yazısını ekleyerek sunabilirler….
Dilekçelerde yasal maddeler ve oluşabilecek kamu zararları üzerinden gidilmesi hak arayışımızı güçlendirecektir….
Saha şartlarına göre yerel dinamikleri göz önünde bulundurarak bu yasal dayanaklar üzerinden kararlı bir duruş sergilemek canlarımızı korumak adına atılacak en önemli adımdır…..
@MkaUras@1903LaiglenOir@Aslican_33@burcusayss@CkmkyPlatform@CPatileri38848@Srpulsy@isimbegenemedim@GeCeKuSu2312121@waitingfor66643@waygroup2014@Srpulsy@ku_ayd@ugur_ca