"Kendinizi küçük görmeyiniz. Sizler, büyük kuvvetsiniz. Vazifenizi hiçbir zaman unutmayınız. Kuvvet birliktir. Davamızın geleceği birliktedir. Birlik, beraberlik içinde olmaktır."
🔺️Başbuğ Alparslan Türkeş
11 Ağustos 2017'de Trabzon'un Maçka ilçesinde Pkk'lı hain teröristler tarafından şehit edilen Eren BÜLBÜL ve Astsubayımız Ferhat GEDİK'i rahmet ve minnetle anıyoruz.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanımız Memduh Büyükkılıç, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve Kayserispor Kulüp Başkanımız Ali Çamlı ile beraber Kayserisporumuza destek olmak adına Akhisar Stadyumundayız.
Sonu 3 puan olsun 🤲🏼
Sevdamız Kayserispor 🟨🟥
📍 Merkez - Isparta
Isparta İl Başkanımız Sayın Osman Gülay ve teşkilatımızın katılımıyla, Merkez İlçe Kongremizi coşku ve heyecanla gerçekleştirdik.
Yeniden İlçe Başkanlığı görevine seçilen Sayın Murat Gören ve yönetim kurulunu tebrik ediyor, yeni dönem çalışmalarında başarılar diliyorum.
Tuğrul Bey koskoca bir camiayı suçlayıp uyaracağınıza abisi olarak kardeşinizi uyarsanız uslanmazsa kulaklarını çekseniz daha yerinde olurdu.
Rahmetli Başbuğumuz vefat edeli 29 yıl oldu ama hanımefendi İP sıralarına geçtiğinden bu yana müsait olabildi heralde ki hiç gitmediği kadar birkaç yıl içinde Başbuğumuzun kabrine gitti. Ve her gittiğinde kendisine hiçbir şey denmemesine rağmen orada olan ülküdaşlarımıza hakaretler edip videolar çekip iftiralar attı.
Vekil olduğundan bu yana Ülke yararına bir projenin içerisinde yer almak yerine partimize ve Liderimize iftiralar atarak hakaretler ederek gündemde kalmayı tercih etti. Aslında İP de de olsa vekilliğini yine MHP’ye borçludur.
MHP ye karşı olmayı bıraktığında herhalde vekil olamaz kanaatindedir ki bu hareketleri sergilemektedir tıpkı sizin yıllar önce MHP’ nin karşısında tavır sergileyerek bugün rahatsız olduğunuz Terörsüz Türkiye sürecinin tam aksi Çözüm Süreci döneminde MHP karşıtı olarak yer ve mevki bulmanız gibi.
Siz ne yaparsanız yapın biz Başbuğumuzun evlatları ve manevi mirasçıları olarak Başbuğumuzun emaneti olan MHP ve Ülkü Ocaklarına canımız pahasına sahip çıkacağız. Ve Başbuğumuzun hatrına kardeşinizin ve sizin bu hareketlerinize katlanmaya devam edeceğiz.
Ama emin olun biz sizin için sizden daha ÜZGÜNÜZ!
@TugrulTurkes
TBMM Adalet Komisyonu toplantımızın ardından, Milliyetçi-Ülkücü Hareketin Lideri, Saygıdeğer Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye arzımızı gerçekleştirdik.
Şerefli, onurlu ve dürüst yaşamında milletine sahip çıkmak için çokça savaş vermiş, ömrünü Türkiye'ye adamış, yanlışın karşısında duvar gibi durmuş Liderdir Devlet Bahçeli.
Gıpta ile bakılan bir Devlet büyüğü olan Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye hakaret etme gafletine düşenleri elbette taşlayacağız!
Bir elimiz hep taşta…
Milliyetçi Hareket Partisi TBMM Grubumuz, Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi ile ilgili ilk imzayı Sayın Genel Başkanımız attıktan sonra tüm milletvekillerimizle beraber imzalamıştır.
Bugün bazı basın yayın kuruluşlarında çıkan, bir milletvekilinin ilgili yasa teklifini imzalamadığı yönündeki haberler gerçeği yansıtmamaktadır.
İlgili milletvekili, sağlık sorunları nedeniyle raporlu olduğu için Meclis faaliyetlerine katılmamaktadır.
Genel Başkanımız Sn. Ahmet Yiğit Yıldırım @ayyildirim1 Beyfendilerini makamında ziyaret ederek Türkmen gençliğinin selam ve muhabbetlerini arz ettik.
Irak Türklerinin haklı davasına göstermiş olduğu güçlü desteklerinden dolayı teşekkür ediyor, şükranlarımızı sunuyoruz.
OLAYLAR KARŞISINDA SOSYAL MEDYA YARGISI
Daha önce de birçok örneğine şahit olduğumuz ve tekrarlanan bazı olaylar oluyor.
Nasıl mı?
Kamuoyunda infial uyandıran bir olay yaşanıyor.
Suça karışanlar gözaltına alınıyor.
İşlenen suçun ağırlığına rağmen serbest bırakılıyorlar.
Ardından sosyal medyada oluşan yoğun tepki ve kamuoyu baskısı üzerine yeniden gözaltına alınıp tutuklanıyorlar.
Son bir haftada buna benzer yine birçok olaya daha şahit olduk.
Mesela Ankara’da yaşanan bir olayda 14 ve 15 yaşlarındaki iki kız çocuğu, araçla takip edilerek sözlü tacize maruz kalıyor; bunlardan biri zorla araca bindirilmeye çalışılıyor. Olaya müdahale eden 72 yaşındaki emekli Nurettin Erçayan ise dakikalarca tekme ve yumruklarla darbediliyor. Kamera kayıtları olmasına rağmen, seri halde bu suçu işleyenler, ilk aşamada serbest bırakılıyor. Ancak sosyal medyada oluşan yoğun tepki ve kamuoyu baskısının ardından yeniden gözaltına alınıp tutuklanıyorlar.
Normalde toplum içinde nefes alması bile zararlı olan böyle tiplerin işlediği suçlara yargı bu kadar gevşek davranırsa, oluşan "cezasızlık algısı" benzer suçları işlemeye birçok kişiyi motive eder. Böylelerinin işlediği suçları sıradan görüp serbest bırakmak, ardından sosyal medyada oluşan gündem üzerine yeniden gözaltına alıp tutuklamak ise toplumun adalete olan güven duygusunu zedeler.
Daha önce de bu konuda defalarca, örnekleriyle yazılar yazdım. Öyle suçlar işleniyor ki, suça karışanların emniyette ve adliyede yargılanana kadar gün ışığı görmemesi gerekirken serbest bırakıldıklarına şahit oluyoruz. Bu tür serbest bırakmalar karşısında bu kez sosyal medya adeta bir yargı mekanizması gibi gündem oluşturuyor. Aynı kişiler sonrasında tutuklanınca da bu kez asıl görevini yapması gereken yargı devre dışı kalmış görüntüsü veriyor.
Bir devlet içinde asıl sıkıntı budur. Görev ahlakı ve liyakat bu bakımdan hayati önem taşımaktadır.
Geçen günlerde sosyal medyanın baskısıyla Adana’da başka bir olay daha yaşandı. Çocuğuna iki adet lahmacun almak isteyen bir kadına, "Beşten az satmam." diyerek suratsız ve merhametsiz davranan lahmacuncu, "İki tane alıyorsun, poşete koy, kâğıda sar diyorsun." sözleriyle sergilediği sinirli ve asabi tavırlar nedeniyle sosyal medyada gündem olunca, Seyhan Belediyesi o lahmacuncunun tezgâhını kapattı.
Asıl mesele ise şudur: Altmış yıldır ruhsatsız, denetimsiz ve vergisiz ticaret yapan bir kişi, ancak sosyal medyanın gücüyle gündem oluşunca bu muameleyle karşılaştı.
Toplumu yöneten kurumlar görevlerini gerektiği gibi yerine getirse, bugün tartışılan bu manzaralar ortaya çıkmayacaktır. Sosyal medyanın olumlu yönleri olduğu gibi, kişiye göre farklılaşan yönlendirmeleri de bulunmaktadır. Bu nedenle her zaman sağlıklı sonuçlar doğurmayabilir.
Yargı başta olmak üzere belediyeler ve diğer tüm kamu kurumları, görev ahlakı ve liyakat anlayışı içinde sorumluluklarını yerine getirerek toplumda güvensizlik oluşturan bu tür olayların yaşanmasını önlemelidir.
Özellikle ağır suç içeren olaylarda, "gözaltına al - serbest bırak, yeniden gözaltına al - tutukla" şeklindeki görüntüler artık son bulmalıdır.
Suç oranlarının arttığı, suç örgütlerinin çoğaldığı bir dönemde hiçbir suça taviz verilmemelidir.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in duruşu, mücadelesi ve kararlı tutumu, umarım bu yöndeki eksikliklerin de giderilmesine vesile olacaktır.
https://t.co/JvO8udB6Iv
"Kurtuluş için ölmeyi göze alırsak, bizden sonrakilerin hür ve bahtiyar olmasını temin etmiş oluruz."
Bir Kurban Bayramı sabahı, Türkistan'ın istiklali uğruna beyaz atının üzerinde, Rus mitralyözüne karşı yalın kılıç şehâdete yürüyen Şehid-i Âlâ ve Gazi-i Namdar Enver Paşa'yı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.