Ambargo TV’nin X hesabı Türkiye’den erişime engellendi.
Biz, Atatürk çizgisinde Türk milliyetçisi yayın çizgimizden ve ülke gündemine dair sözümüzü açıkça söylemekten geri durmayacağız. Çerçeve Yasa’ya karşı duruşumuzu da sürdüreceğiz.
Yayınlarımıza artık Ambargo TV Yedek Hesap üzerinden devam ediyoruz.
Takip edip paylaşarak sesimizin daha fazla kişiye ulaşmasına destek olabilirsiniz.
Kıymetli arkadaşlar…
Konvansiyonel medyada zaten kendimize pek yer bulamıyoruz. Bu yüzden, fikirlerimizi milletimize ulaştırmanın tek yolu olarak sosyal medya mecraları kalıyor.
Son 2 aydır, X platformunda, her gün yeni gelen takipçiler olmasına rağmen 15/20 takipçim düzenli bir şekilde eksiliyor.
Paylaşımlarımın beğeni, RT ve yorumları başka benzer hesaplarla karşılaştırdığımda ise manzara şu şekildedir; paylaşımlarımın yarısı kadar beğeni, RT ve yorum alamayan hesapların paylaşımlarının görüntülenme/gösterilme sayısı benimkilerden daha yüksek.
Bütün bunlar bize, sesimizin duyulmasını isteyenlerin, tekno feodalller ile hakkımızda bir mutabakata vardıklarını gösteriyor.
Bu ambargoyu aşmak için zaten verdiğiniz desteği daha da yoğunlaştırmanızı rica ediyorum. Lütfen hem beğeni, hem RT ve hem de yorum yapın.
Ayrıca bu karartmayı aşmak için başka neler yapabileceğimiz hakkında fikirleri olanlar yorumlara yazsınlar.
@elonmusk
Fatih Altaylı, “Benim gördüğüm bütün raporlar 2050 yılında Türkiye’de Türklerin azınlığa düşeceğini Arapların çoğunluğu ele geçirileceğini ileri düşürüyor” diyor.
Eğer Türk Milleti ülkesinde azınlığa düşmek istemiyor ve Anadolu’nun Arabistan olmasını arzu etmiyor ise tek ve kesin çözüm Zafer Partisidir. @zaferpartisi@zpgencresmi
Bakın, bu yılın ilk dört ayında genel bütçede 5 trilyon 892 milyar liralık harcama var, 5 trilyon 68 milyar liralık gelir var. Yani ilk dört ayda bütçe 524 milyar lira açık vermiş.
Ancak iktidarın hakkını da yemeyelim; tasarruf yaptığı bir alan var. Hangi alan biliyor musunuz? Yatırımlar alanında korkunç bir tasarruf var. Çünkü iktidar ancak 149,7 milyar TL'lik yatırım yapmış. Buna karşılık aynı dönemde faiz ödemesi 1 trilyon 132 milyar TL. Yani faize ödenen para, yatırıma ödenen paranın tam 7,5 katı.
Şimdi gel de rahmetli Erbakan Hoca'yı hatırlama. Ne diyordu rahmetli hoca? 'Sizi gidi faizciler sizi!' Evet, Cumhuriyet tarihinin en büyük faizci hükümetiyle karşı karşıyayız.
Amerika’nın yakın zamanda istifa eden (17.03.2026) Teröre Karşı Koyma Daire Başkanı Joe Kent, Trump’ın NATO’dan çıkma planının yabancı ülkelerle savaşmayı bırakmak anlamına gelmediğini; tam tersine İsrail ile birlikte Türkiye’ye saldırıldığında NATO’nun elini kolunu bağlamasını istemediğini söylüyor.
Eski tabirle buraya bir mim koymak gerekir; çünkü Türkiye’ye saldırma lafları İsrail siyasi eliti tarafından epeyce dillendirildi yakın zamanlarda…
Joe Kent’in bunu söylemesi olağanüstü değerde… Demek ki, İsrail devlet kurumları bunun üzerine hazırlık yapmakla kalmayıp aynı zamanda bunu Amerikan kurumları ile de konuşuyorlar/görüşüyorlar. Yunanistan ve Kıbrıs Rumları İsrail’e tarihlerinde hiç olmadığı kadar yapıştıklarına göre ortada bir şeyler var.
O zaman sormak gerekmez mi? Suriye’de, kuruluşundan bu yana İsrail ile mücadele etmiş/savaşmış ve 1998’den itibaren bizimle artan bir oranda dost ve kardeşcesine yakın ilişkiler kurmuş bir yönetimi devirmek için neden bu kadar uğraştık? Bunun İsrail’in önünü açacağını ve bu haydut devleti azgınlaştıracağını bilemedik/göremedik mi?
İsrail/ABD Allah korusun bize saldırırsa Suriye’de yönetime getirdiğimiz El Şara sizce kimin tarafında yer alır? Suriye’de etkisini kırmakla övündüğümüz İran hangi tarafta?
İran hepimiz için savaşıyor derken ne kadar doğru söylemişim. Sonuçta ABD/İsrail’in gücünü zayıflatmış olması bizim güvenliğimize katkıda bulundu/bulunuyor.
Dış politika/güvenlik öncelikle bir bütün ve çok ince hesaplara dayandırılması gereken bir alan. Dilimizde ve klavyede tüy bitti. Bir kere daha hatırlatmakta fayda var. Eskilerin dediği gibi, ET TEKRARU AHSEN VELEVKANE YÜZ SEKSEN
TÜRKİYE’NİN TEPEDEN TIRNAĞA YANLIŞ SURİYE POLİTİKASI SONUÇLARI İTİBARİYLE HORTLAK GİBİ PEŞİMİZİ BIRAKMAYACAK
Bülent Tekbıyıkoğlu'nun Twitter hesabında paylaştığı 103 Harbiyeli ve Abidinpaşa Köşkü hikayesi
Erdem Atay: Bu hikayeyi bütün Türk milletinin bilmesi gerekiyor. İçimizdeki bu ruhu kaybetmeyelim. Herkes harbiyeli aşkıyla, Kurtuluş Savaşı'nda büyük mücadele veren o 103 çocuk ve silah arkadaşlarının ruhunu kaybetmemeli.
Programın tamamını izlemek için tıkla:
https://t.co/p05NpJ31HM
@medreyata
💬 Banu Avar @AvarBanu ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşı Mehmet Kıvanç'ın @Mehmet__Kivanc sunduğu Harici Youtube programında değerlendirdi:
♦️ '1 trilyon dolarlık savunma bütçesi olan bir cephe ve karşılarında İran var. Ve İran bunları mahvediyor'
♦️ 'İran'da beklemedikleri bir kararlılık var, şaşırdılar. İran'ın direnme gücü daha da arttı'
♦️ 'Epstein koalisyonunun bölgemizdeki planları başarısız olacak'
♦️ 'Türkiye ve İran bu coğrafyanın genetik hafızası olan iki büyük devleti. Bu milletler o planları bozacaktır'
♦️ 'Esas mesele Çin. Çin'in sesi çıkmıyor diyenler çok yanılıyor'
🔗https://t.co/jAoxXXqSkZ
Bu aşağılık güruh ve sorumsuz kurum hakkında gereken yapılmalı, şehir eşkiyaları tarafından linç edilen polis kardeşimizin kanı yerde kalmamalıdır. @zaferpartisi@EmniyetGM@adalet_bakanlik
Dövülerek öldürülen polis memuru Melih Okan Keskin'in 2 çocuk babası olduğu öğrenildi.
Eşi Emel Keskin: “Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar.
Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor.
'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar 'Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez' diyerek, eşimi gönderiyorlar.
Ama alay eder bir şekilde 'Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz' diyorlar.
Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar.
Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar.
Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112'yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor.
Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor.
Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2'nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.
Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; 'Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı' dedi. Sonra hastaneye gittim.
Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi.
Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi.
Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı.
Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış.
Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.
Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım.
Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi.
Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor. Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar.
Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok.
��ldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar.
20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış.”
Canımızla kurduğumuz vatanımız ilelebet payidar kalacak, kanımızdan renk alan bayrağımızı ebediyen mavi göklerde dalgalanacak!
Ne mutlu Türk'üm diyene!
#BayrakNamustur@zaferpartisi
Yarın (15 Ocak Perşembe) saat 09.15'te Now TV'de İlker Karagöz ile Çalar Saat programının konuğuyum.
Türkiye ve dünya gündemine ilişkin önemli konuları ele alacağız.
@zaferpartisi@karagozilker@nowhaber
Zor bir 2025'i geride bırakırken, ne yazık ki 2026'nın Cumhuriyet tarihimizin en zorlu yılı olma ihtimali çok yüksek.
2026'da Türk Milleti'ni neler bekliyor ve bu durumdan nasıl çıkabiliriz?
@zaferpartisi
Yalova’da İŞİD’in 3 polisimizi şehit etmesi ve 9 polisimizi yaralaması üzerine bir paylaşım yapmış ve İŞİD’in Türkiye’de örgütlenmesinin AK Parti’nin yanlış Suriye politikasının sonucu olduğunu söylemiş ve eklemiştim: Türkiye bu süreçten ancak Zafer Partisi tarafından çıkarılır demiştim. Bunun üzerine iktidar yandaşlarının ağır saldırısına maruz kaldım.
Bana saldıranlar ben 2012’den itibaren AK Parti’nin Suriye ve sığınmacılar politikasını eleştirirken, bu göç politikasını Ensar-muhacir edebiyatı ile savunup, bana ırkçı diye saldıranlar ile aynı kişilerdi.
Sonunda PKK ile müzakerelere karşı çıktığım için 2025 yılında 5 ay tutuklu kaldım ve yatıştırmak için çalıştığım Kayseri olaylarını kışkırtma bahanesi ile 4 yıl 2 ay hapse mahkum edildim.
17 Haziran 2025’de tahliye edildim. 1 Ağustos 2025’de Milli İstihbarat Akademisi İran-İsrail savaşından alınması gereken dersler konusunda bir rapor yayınladı.
Bu raporda İsrail’in İran’daki mültecileri nasıl devşirip kullandığı anlatıldıktan sonra Türkiye’nin de aynı tehdit ile karşı karşıya olduğu ifade ediliyor ve tehlikenin büyüklüğü şöyle ifade ediliyordu. “GELDİĞİMİZ NOKTADA GÜVENLİK ve İSTİHBARATIN YALNIZCA KAMU KURUMLARI TARAFINDAN SAĞLANMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR. Bu doğrultuda halkın farkındalığını artıracak kampanyalar düzenlenmeli; konferanslar, reklamlar ve diziler gibi iletişim araçları aktif şekilde kullanılmalıdır.” ( s. 35)
Zafer Partisi sığınmacı ve kaçakların oluşturduğu tehdit ile gelinen noktada baş edemeyeceğini resmi raporla itiraf eden devleti ve toplumu işin bu noktaya geleceğini ve hatta daha kötüye gideceğini görerek uyarıyordu ve uyarmaya devam edecek.
Büyük Türk Milleti,
Zafer Partisi diğer partilerin görmediğini yıllarca önceden görüyor ve uyarıyor. PKK ile “Demir Güvercin Projesi” ile mücadele edeceğiz. Modern Haçlı Seferi olan FETÖ ile Kılıçarslan Projesi” ile mücadele edeceğiz. İŞİD ve diğer selefi teröristler ile “Yesevi Zırhı Projesi” ile mücadele edeceğiz. Zafer Partisine inan ve güven. @zaferpartisi
Zafer Partisi 2024’ün son ayları ve 2025 yılı boyunca terörist Öcalan ve narko-terör örgütü PKK’ya güvenilmeyeceğini görerek Türkiye’nin çekilmek istendiği 2. Terörle Müzakere sürecine kararlılıkla karşı çıktı.
Her geçen gün Zafer Partisi’nin bölünme sürecine neden karşı çıkmakta ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Terör örgütü ile tek görüşme örgütün kayıtsız şartsız teslimi görüşmeleri olur.
Zafer Partisi, 2026 yılında da Türk Milleti’nin hukukunu kararlılıkla savunmaya devam edecektir. Yaşasın Türk Milleti’nin birliği ve dirliği. @zaferpartisi
Yalova’daki İŞİD ile çatışmanın arka planı ve detayları ortaya çıktığı zaman hepimiz daha çok üzüleceğiz.
2020’de yazdığım Stratejik Göç Mühendisliği, s. 81 ve 114’de 2023’de yazdığım Demografik İşgal 71-73’de ve sayısız konuşmamda İŞİD tehlikesine dikkat çekmiştim.
Zafer Partisi cihatçı selefi örgütlere karşı mücadele konsepti olan tek partidir. @zaferpartisi
Şeyh Said'e "hain" dedim diye bana dava açmışlar. Türk devletine, genç cumhuriyete, Atatürk'e ihanet edip, hain olarak idam edilen bir haine başka ne diyecektim?