aras demirin teoman oldugunu ogrendiginde bence mutluluktan cok vicdan azabi yasayacak. cunku hakanin onu dolaba kilitledigini biliyor,konteynere kapattigini ve kendi gozlerinin onunde tokat attigini da gordu. gercegi ogrenince “ben nasil fark edemedim, nasil sahip cikamadim” diye ici icini yiyecek. bence arasi asil mahvedecek sey kardesini bulmak degil, kardesinin acisina bu kadar yakin olup yine de ona yardim edememis olmak.
arasa uzulmemin sebebi sadece yasadiklari degil. oyle cok kendi kendine toparlanmis, oyle cok yarasini kendi sarmis ki… cani yansa bile donup “biri gelir mi” diye bakmiyor. cunku yillardir ne zaman dusse kendi kalkmis. insan bir yerden sonra yalniz kalmaya degil, yalniz birakilmaya alisiyor.
o yuzden arasin gozunun feri sonuyor. mesele yukunun agir olmasi degil, o yuku paylasacak kimsenin olmamasi. herkes ondan guclu olmasini bekliyor ama kimse “sen iyi misin” diye sormuyor.
en acisi da su boyle insanlar bir sure sonra yardim istemeyi bile birakiyor. cunku “nasil olsa kimse gelmeyecek” diye dusunuyorlar. o yuzden sessizlesiyorlar. insan bazen sadece biri cikip “artik yalniz degilsin” desin istiyor.
bence teoman hicbir zaman demir’i ve abisini unutmadi. sadece hatiralarini bastirdi. cunku aras bodruma gelmeden once, tam da abisinin kucukken ona karga dovmesi yapistirdigi yere karga dovmesi yaptirmasi bana gore tesaduf degil. bilincli olarak hatirlamasa bile icindeki demir hep onu ayni yere cekti. o yuzden yillardir hissettigi bosluk ve ofke de aslinda eksik kalan cocuklugunun, koparildigi abisinin yuku. demir hicbir zaman yok olmadi sadece teoman’in icinde sessizce bekledi. simdi de bir yerlerde gercek kimligine kavuşmayı bekliyor.