Yıllardır yeni bir kavimler göçü döneminin başladığını, Türkiye’nin geçiş coğrafyası olduğunu ve Türkiye’nin hem küresel ısınma kaynaklı kavimler göçünden hem hem Suriye’deki demografik mühendislikten en fazla etkilenen ülke olduğunu anlatıyoruz.
Kedi yavrusunun gözü 3 günde açılıyor. Aydınlarımızın gözünün açılması için 13 yıl gerekiyor. Bu güzel ülkeye yazık oluyor.
Sevgili Türk halkı, çok değil bundan 1912’de, 114 sene önce Rumeli’de 500 senelik bir vatan kaybettin. Bugün olmaz mı zannediyorsun?
735 yılında dikilen Orhun Abidelerinde Bilge Kağan “Ey Türk! Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe senin ilini ve töreni kim bozabilir?” diye seslenir.
Bundan 9 yıl sonra 744 yılında Göktürk devleti yıkılmıştır. Çok geç olmadan tehlikenin farkına varmak zorundayız. @zaferpartisi
📌 Türk Silahlı Kuvvetleri personeli, 926 sayılı TSK Personel Kanunu’na tabi olarak görev yapmaktadır.
⚠️ Ancak astsubaylar açısından baktığımızda, rütbe ilerlemesinin mali karşılığının yeterince oluşmadığını görüyoruz.
📊 Tabloda astsubay rütbeleri var gibi görünse de, rütbe adlarını kaldırıp yalnızca derece ve kademeleri yazdığınızda sonuç değişmemektedir.
Bu çok önemli bir noktadır.
Çünkü astsubaylarda görülen fark, esasen rütbeden değil; derece/kademe ilerlemesinden kaynaklanmaktadır.
❗ Yani astsubayın rütbesinin mali karşılığı fiilen yok denecek düzeydedir.
🔴 Aynı tabloyu subaylar açısından incelediğimizde ise durum farklıdır.
Yarbay, albay ve kıdemli albay gibi rütbelerde yalnızca derece/kademe değil, rütbenin kendisi de mali karşılık üretmektedir. Bu rütbe unvanlarını kaldırıp yalnızca derece-kademe yazdığınızda aynı tutarlara ulaşılamamaktadır.
Demek ki orada rütbenin gerçek bir mali karşılığı vardır.
⚖️ İşte adaletsizlik tam da burada başlamaktadır.
Aynı özel kanuna tabi olan personel içinde, bir tarafta rütbe kariyer ilerlemesinin mali karşılığı bulunurken; diğer tarafta astsubayın rütbe ilerlemesi yalnızca kâğıt üzerinde kalmaktadır.
📍 Astsubay açısından rütbe ilerlemesi; sorumluluğu artıran, görev yükünü artıran, mesleki tecrübeyi artıran bir süreçtir.
Fakat bu ilerleme maaşa ve emekliliğe hakkaniyetli şekilde yansımamaktadır.
📌 Eğer TSK’da rütbenin bir anlamı varsa, bu anlam yalnızca disiplin, görev ve sorumlulukta değil; özlük haklarında da karşılık bulmalıdır.
Rütbe sadece emir-komuta sorumluluğu doğurup, mali ve sosyal haklarda yok sayılıyorsa burada ciddi bir kariyer adaletsizliği vardır.
📊 2026 yılı verileri üzerinden yapılan karşılaştırmalarda, subaylarda rütbe ve kariyer ilerlemesine bağlı farkların çok daha yüksek seviyelere ulaştığı; astsubaylarda ise toplam farkın son derece sınırlı kaldığı görülmektedir.
Bu tablo, astsubayların yıllardır dile getirdiği “kariyer karşılığı” sorununun somut göstergesidir.
✅ Astsubayların talebi ayrıcalık değildir.
✅ Talebimiz; rütbenin, hizmet yılının, sorumluluğun, tecrübenin ve mesleki emeğin karşılığının adil şekilde verilmesidir.
🇹🇷 Astsubaylar yıllarca aynı kurumda görev yapmakta, aynı kanuna tabi olmakta, aynı disiplin ve sorumluluk içinde hizmet etmektedir.
O halde kariyer ilerlemesi de yalnızca isimden ibaret kalmamalı; maaşa, emekliliğe ve özlük haklarına gerçek anlamda yansımalıdır.
📢 Astsubay rütbeleri mali ve sosyal haklarda yok sayılamaz.
⚖️ Rütbe varsa karşılığı da olmalıdır.
📌 Talebimiz nettir:
✅ Kariyer ilerlemesinde adalet
✅ Rütbe karşılığında hakkaniyet
✅ Emekliliğe yansıyan özlük hakkı
✅ Astsubayın meslek onuruna uygun düzenleme
#Astsubay #EmekliAstsubay #ÖzlükHakları #Adalet #Anıtpark #TSK Milli Savunma Bakanlığı
@temadankara@nevzatyuksel2@TuncbilekN@sabo1956@baksu7058@Karmati71@muhsinsari0303@zaferkirabal75@smailOuzUar1@Astsubay_1978@Astsubaylarcom@Tcdemirkirann@Asb78@ozkangucluer45@fatihsib@astsubaylar@AstsubayBurada@Asbinisiyatif@NezoNezooo@YusufDogu29@zargana72@ney_narin@LeventUlucan1@YankiBagcioglu@CHPMuratBakan@tcsavunma@TSKGnkur@Efe_Turk09@NECM75188306@kozan_fati38955@CaferDemir1989@HTunc43252@OsmanKosa
2026'ya Girerken.. "İHANET 100 YIL ÖNCE DE AYNIYDI!"
Youtube kanalımızdan izleyin: https://t.co/X84aDsyuEv
2025'in sonunda tek bir cümleyle özetleyebileceğim bir olaylar dizisi aktaracağım:
İhanet 100 yıl önceydi aynıydı!
1918'de Wilson Prensipleri ilan edildi. Buna göre Osmanlı topraklarında bir Kürdistan ve bir Ermenistan kurulacaktı. Amerika başkanı Wilson böyle istiyordu.
Böl parçala ve yut! Siyaset buydu.
Mavri Mira,Kürt Teali Cemiyeti, İslam Teali Cemiyeti... Hepsi işgalcilerle işbirliği içindeydi.
Böyle bir durumda Gazi Paşa ve arkadaşları ne mi yaptı? Her yerde her bölgede birtakım kimseler tarafından kurtuluş çareleri düşünüldü!
(...)
İhanet bugün de aynı! Mavri Mira,Kürt Teali Cemiyeti, İslam Teali Cemiyeti.. Hepsi bugün de faaliyette!
2000'li yıllardan itibaren Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında adımlar hızlandı ve terör örgütüne kurucu önderlik verme noktasına kadar gelindi.
Yeni bir anayasa,Anayasa'dan Türklüğün çıkarılması,Öcalan'ın muhatap alınması, hep 1.açılım döneminde Amerikalı uzmanların raporlarında söylenmişti.
BARIŞ SÜRECİ SATICILARI KENDİ ARALARINDA DA BÖLÜNMEYE BAŞLADILAR.
VE KAOSUN ORTASINDA YAVAŞ YAVAŞ NETLEŞEN HARİTAYI GÖRENLER ÇOĞALDI. TÜRK MİLLETİNİN GENETİK HAFIZASI DEVREYE GİRDİ. BUNDAN SONRA
ARTIK FABRİKA AYARLARINA DÖNME VAKTİ!!
İyi bir 2026 diliyorum. Hepinize saygı ve sevgilerimi yolluyorum.
Tamamı:
https://t.co/X84aDsyuEv
Uşak'a su sağlayan barajlardaki içme suyu tamamen bitmiş.
Şehrin tamamında suların kesileceği ve kuyulardan aktarılan suyun 16.00-22.00 saatleri arasında şebekeye verileceği de Uşaklılara bildirilmiş.
Sayıştay raporlarına göre Uşak belediyesi vatandaşa yıllık 11 milyon m3 su miktarı fatura etmiş.
Tüprag altın madeni ise kendi beyanına göre 12 milyon m3 su tüketiyormuş.
Bu verilere göre günde 250 bin kişinin tükettiği su miktarını tek başına Tüprag Altın madeni tüketiyor.
Adamlar taaa Kanada’dan gelip Uşak'ta altın maden ocağında bölgenin su kaynaklarını be ormanlarını talan ederek servet kazanmış. Altını alıp götürdüler, suyu da bitirdiler.
Bize de susuzluk ve yok edilmiş ormanlar kalmış.
Peki toprağı ve suyu yağmalanan Türk milleti bundan ne kazandı.
Bizim madencilik politikası her nasıl olduysa sigara içmek gibi. Dumanını yel alıyor, parasını el alıyor. Hastalıkları bize kalıyor.
Bu durumda Türk millleti için madeni çıkarmamak, çıkarmaktan daha rasyonel hale geliyor. Çıkarılmasa orman, su ve altın bizde kalırdı.
Şimdi su getirmek için altın (sermaye) lazım. Ancak senin elinde kalan susuz ve altınsız bir şehir.
Şimdi onu da eğer bulursak üzerine bir bardak soğuk su mu içeceğiz.
#Uşak
Banu Avar:
-Ama siz Ermeni kökenlisiniz.
Patrick Deveciyan:
-Burası bir ulus devlet ve ben de Fransız yurttaşıyım. Yani Fransız’ım.
Banu Avar:
-Ama siz değil misiniz Türkiye’de, Kürt, Laz, Çerkez, Süryani, Türkiyeli denilmeli diyen?
Deveciyan: -O başka...
Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin Dördüncü Bölümü Reklamlarda Çocuklara İlişkin Düzenlemeleri kapsamaktadır.
Mevzuat çok açıktır:
Aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen gıdaların satışını artırmaya yönelik uygulamalar kapsamında, çocuklar hedef alınarak, asıl ürünün dışında çocukların ilgi alanlarına ve beğenilerine yönelik ürünler, ürünle birlikte ayrıca hediye olarak verilemez.
Peki 100 grada 73 gr şeker içeren bu ürünün Aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen ürün sınıfında olmasına rağmen, çocuklara yönelik bu tarz bir promosyonla satışına nasıl onay veriyorsunuz?
Nestlé'nin mevzuat üzerinde bir imtiyazı mı vardır?
Bu ürünleri toplatmanız ve firmaya idari yaptırım uygulamanız gerekmektedir.
@TCTarim@ticaret
Türk işçileri işten çıkarıp yerine Hindistan’dan işçi getiren Lezita bu uygulamada tek başına değil. Yalova’daki bazı tersanelerde de Türk işçiler işten çıkarıldı, yerlerine yabancılar alındı.
Ağır ve riskli koşullar altında çalışan tersane işçileri, ucuz işgücü koşullarının iyileşmesini beklerken işten çıkarılıp yerlerine yabancı uyruklu işçi getirildiği ve haklarını aradıkları için de kara listelere eklendiler.
İşsizliğin hat safhada olduğu ekonominin kırıldığı, bu mağduriyetlerin önünü açtığınız politikalarınız yerin dibine batsın!
Türk milletine, Türk işçisine reva gördüğünüz mevcut koşullar, yıllarca uyguladığınız rant-sömürü-israf üzerine kurulu ekonomi politikalarınızın sonucu ve özetidir.
Türk işçisinin ülkesinde ezen, işini elinden alan ve yabancılara veren bu sefil düzen kabul edilemez!
Türk işçisinin yerini yabancı uyruklu işçilerin, Türk milletinin yerini sığınmacıların aldığı Türk düşmanı planlarınızın karşısında, Zafer Partisi Türk işçisinin ve Türk milletinin yanındadır. @zaferpartisi
Çanakkale ve çevresinde bu sezon avı yasaklayın...
Yangından kaçan yaban hayvanlar risk altında...
Kaçacak yerleri yok.
Hepsi bir yerde toplanmış olabilir...
@ibrahimyumakli@TCTarim@OGMgovtr@taf_1923
Bir çok insan Twitter’da uzun yazı okumuyor. Ama bunu okuyun LÜTFEN. Çanakkale’de Kirte muharebeleri sırasında bölükler arka siperlerde hücum sıralarını beklemektedirler. Ön siperdekiler ileri fırlamış boğuşuyorlar. Yüzbaşı hücum için emir bekliyor. Bütün asker süngü takmış siperden fırlamak için hazır. Sinirler gergin… Bütün dudaklar kıpır kıpır dualar okuyor, Kelime-i şehadet getiriyor. Süre uzuyor. Yüzbaşı erlere sesleniyor…
“Yavrularım… Aslanlarım… Biraz sonra Cenab-ı Rabb’ül Alem’in huzuruna varacağız. Abdestsiz gitmeyelim. Haydi! Tüfeklerimizin kabzalarına ellerimizi sürüp, hep beraber teyemmüm edelim…”
Teyemmüm edilir… Bekleme devam etmektedir. Biraz sonra yüzbaşı;
“Çocuklarım….
Sanıyorum biraz daha bekleyeceğiz…
Önümüzde biraz daha zaman var.
İleride arkadaşlarımız şehit oluyor.
Hem onlar için, hem de vakit varken, kendi cenaze namazımızı kendimiz kılalım… “Kabe karşımızda”
Arkadan Of’lu Ali çavuş bağırır;
“ER KİŞİ NİYETİNE…”
O gün yapılan hücumda, kendi cenaze namazını kılan pek az kişi sağ kalabilmişti.” Bundan dolayı 8-9 Ağustos’ta sizi Çanakkale’ye davet ediyorum. Atatürk ve askerlerinin savaştığı topraklara bayrağını al ve gel. @zaferpartisi
Polonya'dan ithal edilen Heinz markalı Amerikan Burger Sosu orijinal içeriğinde "vinagre de alcohol" yani "alkol sirkesi" ifadesi yer alıyor.
Ürünün Türkçe olarak beyan edilen içeriğinde ise bu bilgi tüketiciye eksik verilerek "sirke" ifadesiyle geçiştiriliyor.
@Heinz_Turkiye
17 Haziran’da … pasaport numaralı, Irak Musul doğumlu, Alman vatandaşı şahıs İstanbul Havalimanındayken Türkiye’ye giriş yasağı olduğu ortaya çıkıyor. Bu şahıs Türkiyeden Faruk isimli kişiyi telefonla arayıp Türk görevlilerin, yanında ukalaca konuşuyor.
Faruk isimli şahıs, vali yardımcısını hemen arayacağını ve gerekeni yapacağını söyleyip kapatıyor.
Iraklı Alman şahıs, geri gönderilme işlemi başlatılmadan transit bölgedeki “ *YOO OTEL* “ tarafına normal statüde çıkarılıyor. Oysa çıkarılamaz. Yasak ve suçtur.
Iraklı Alman ile gelen vali yardımcısı, transit bölgede bulunan otelde konuşuyorlar. 1 saat sonra Iraklı Alman pasaport kontrolünden geçmeye çalışırken eski ve tecrübeli bir polis memurunun dikkati sayesinde ülkeye girişi engelleniyor.
Vali yardımcısı, nüfuzunu kullanarak kaçak şahsı ülkeye sokmaya çalışmıştır. Şimdi soralım
1)Vali bu konu hakkında soruşturma yemiş midir?
2)Burada göçmen kaçakçılığından yapılması gereken işlem yapılmış mıdır? 3)İşi pek anlamayan yeni bir polis memuru olsaydı kırmızı apronlu kartı olan sayın valiye boyun mu eğecekti!?
4)il göç idare ve emniyetin göçmen kaçakçılığına bilgi verildi mi? Verilmediyse neden ?
5)Göçmen kaçakçılığının bu konu hakkında bilgisi var mıdır?1Havalimanı müdürü *…* *..”ve il göç uzmanı *..”bu işin neresinde ? Iraklı Alman eğer son 2 gün içinde kendi rızası ile dönmedi ise hala Türkiye’de.
6)Yaklaşık saklama süresi 30 gün olan kamera kayıtları incelendiğinde iddianın doğruluğu görülecektir. Pasaport vs belgelerin fotoğrafları bende mevcut. Sınır namustur. Deldiren namussuz. @zaferpartisi@valilikistanbul