YATIRIM TAVSİYESİDİR. Paranızı bankalara faize koymayın. ÇAR ÇAKALLAR sizin paranızı kullanmasın. Siz paranızı kullanmasını istediğiniz firmaların hisselerini alın. Kimin kullanacağına siz karar verin.
Minik bir serçeye yapılsa dahi affedemeyeceğimiz her şeyi küçücük, çaresiz ve yokluk içindeki çocuklara yapıyorlar.
Bu zulüm öyle büyük ki tüm dünyayı vebale düşürüyor. Destekleriniz yüklerimizi hafifletebilir.
Minik bir serçeye yapılsa dahi affedemeyeceğimiz her şeyi küçücük, çaresiz ve yokluk içindeki çocuklara yapıyorlar.
Bu zulüm öyle büyük ki tüm dünyayı vebale düşürüyor. Destekleriniz yüklerimizi hafifletebilir.
Deprem zamanı gerçekten bölgede olan gazeteciler "devletimiz burada" dediği için hakaretler yağdıran Oğuzhan Uğur paylaşımlarını temizliyor!
Asıl biz senin kim olduğunu bu millete unutturmayacağız! @aybers
🚨 Bir Füze, Bir Aileyi Yok Etti
İşgalci İsrail'in düzenlediği saldırıda bir aile tamamen hayatını kaybetti. Patlamanın şiddeti, bir çocuğun bedenini ikiye ayırdı
Bu yalnızca bir bombardıman değil; sivillerin yaşam hakkını da hedef alan savaşın insanî bedelini gözler önüne seren bir trajedidir.
Sessizlik, acıyı ortadan kaldırmaz. Sivillerin korunması ve uluslararası insancıl hukuka uyulması çağrıları her geçen gün daha da önem kazanıyor. #Gaza #Palestine
Bu imanı yenemezsiniz! Nasıl yeneceksiniz? ☝️
Erzurum'daki hafızlardan, Üniversitelerdeki pankart engelleme girişimlerine tokat gibi cevap "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!" Hud-112
Bir Turkcell kullanıcısının paylaşımı
Turkcell Faciası
Ön not:
Bu ülkeyi yönetenlerin de yönetilenlerin de gerçekten adil bir yargılama sistemi istediklerine artık inanmıyorum.
Mayıs ayında eşim Mine Hanım'a yeni bir telefon almak için Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisine birlikte gittik.
Eşimin kullandığı Samsung A71'in üst modeli olarak Samsung A07'yi önerdiler. Biz de güvenip fiyatını sorduk.
"Peşin 15.000 TL, 12 ay taksitle 18.000 TL." dediler.
Biz de taksitle almaya karar verdik.
Eski telefondaki bilgileri yeni telefona aktarmaya başladılar ve "2-3 saat sonra gelirsiniz." dediler. Akşam saat 19.00 civarında ben gidip telefonu teslim aldım.
Daha sonra telefonun piyasa fiyatının yaklaşık 9-10 bin TL olduğunu öğrendim.
Üç gün sonra tekrar bayiye gidip, "Peşin alırsam fiyat ne olur?" diye sordum.
"12.650 TL." dediler.
Birkaç gün sonra yeniden gittim. Bu kez "12.900 TL oldu." dediler.
"Olur." dedim.
Gerekli işlemler yapıldı ve ödemeyi gerçekleştirdim. Bana üzerinde "Mali değeri yoktur, irsaliye yerine geçmez." ibaresi bulunan 12.991,70 TL tutarında bir fiş verdiler. Ben de memnun bir şekilde ayrıldım.
Eşimin kullandığı telefon paketinin aylık ücreti 327 TL idi.
Bu ay fatura 746 TL gelince, telefonu aldığımız Setbaşı'ndaki bayiye tekrar gittik.
Bize telefonu satan Halil Köse'nin başka bir şubeye geçtiğini öğrendik.
Kendisini "Ben Kemal." diye tanıtan görevli,
"Size bir de şarj cihazı satılmış. Onun için de 12 ay boyunca aylık 280 TL, toplam 3.360 TL ödemeniz gerekiyor." dedi.
Biz böyle bir ürün almadığımızı söyleyince kamera kayıtlarını izledi.
Kayıtları izledikten sonra bize dönerek:
"Haklısınız, şarj cihazı bizde kalmış." dedi ve cihazı bana uzattı.
Ben de:
"Ben bunu almak istemiyorum." dedim.
Bunun üzerine:
"Parasını zaten alacağız, şarj cihazınızı da alın." cevabını verdi.
Ben de şu soruyu sordum:
"Eğer ilk yaptığım sözleşmeye göre her ay 1.500 TL ödeyip toplam 18.000 TL ödeseydim, bu şarj cihazı için ayrıca ücret isteyecek miydiniz?"
"Hayır." dedi.
"Toplam 18.000 TL'nin içindeydi."
Bunun üzerine şunu söyledim:
"O hâlde benim peşin ödediğim 12.991 TL'yi sadece hesap kapatmak için mi aldınız? Bu nasıl bir satış anlayışı, bu nasıl bir aldatmaca?
Farz edelim ki bugün buraya hiç gelmeseydim. Şu an bana uzattığınız şarj cihazını hiç teslim almamış olacaktım. Buna rağmen kullanmadığım, teslim almadığım bir ürün için 3.360 TL ödeme yapacaktım.
Sizde hiç vicdan yok mu?"
Görevlinin cevabı ise kısa oldu:
"İstediğiniz yere şikâyet edebilirsiniz."
Bayiden ayrıldıktan sonra Turkcell müşteri hizmetlerini aradım.
Konu hakkında özür dilediler ve bayiden savunma istediklerini söylediler.
Ancak daha sonra bana, bayinin savunmasını esas aldıklarını ifade ettiler.
Ardından Osmangazi Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti Bürosu'na gittim.
Görevli:
"Siz telefonu peşin ödeyerek almışsınız. Biz ancak şu şarj cihazıyla ilgili işlem yapabiliriz. Bunun için bayiden finansman sözleşmesini, taksitli satış sözleşmesini ve faturayı getirmeniz gerekiyor." dedi.
Bayiye gidip bu belgeleri istedim.
Vermediler.
Aslında bunu önceden tahmin ettiğim için hakem heyetindeki görevliye,
"Ya vermezlerse?"
diye sormuştum.
Aldığım cevap ise şu olmuştu:
"Bizim yapabileceğimiz bir şey yok."
Sonuç olarak anladım ki, vatandaş dolandırıldığını düşünse bile çoğu zaman hakkını arayacak etkili bir mekanizma bulamıyor.
İşin ilginç yanı, Tüketici Hakem Heyeti'ndeki iki görevli bana,
"Amca, başka gidecek yer mi bulamadın? Turkcell bayisine girilir mi?"
diyerek sitem etti.
Ben de gülümseyerek,
"Özür dilerim, bir daha olmayacak."
dedim.
İşin doğrusu, artık mahkemeye ya da hakem heyetine gitmeyi düşünmüyorum.
Bu yazıyı yazmaktaki amacım da bir hukuki süreç başlatmak değil.
Tek amacım; haksız kazancı normal gören, müşteriyi mağdur eden Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisini ve bu süreçte bayisinin savunmasını esas alan Turkcell'in yaklaşımını eşe dosta duyurmak ve insanları benzer durumlara karşı uyarmaktır.
Hepsi bu.
Arif Kılıç
هذه ام وابنها مقيدين ينظروا نظرتهم الاخيره لبعض من مسلمى البوسنه وهذا جندى قذر صربى وهذه من مذبحة سربرنتسيا قتلوا ٨ آلاف فى يوم واحد واغتصبوا ٦٠ الف امرأه مسلمه
اليوم ذكراها منذ عام ١٩٩٥.
هؤلاء من يحاضروننا عن حقوق الإنسان وان الإسلام دين عنف #مذبحة_سربرنتسيا
🚨 SON DAKİKA:
Amerikalı UFC dövüşçüsü Bryce Mitchell:
"11 Eylül saldırılarını gerçekleştiren Müslümanlar değildi. İsrail yaptı. İsrail ayrıca Epstein Adası'ndaki çocuk tecavüzlerinin arkasında.
İsrail devleti şeytana aittir."
İzmir'de genç bir kızı 5 yerinden bıçaklayıp telefonunu çalan 17 yaşındaki şahıs, 1 yıl 9 ay tutuklu kaldıktan sonra adli kontrolle tahliye edildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tahliye kararına itiraz etti.
Gsm operatörleri ve internet sağlayıcılarına geriye dönük 30 yıllık denetim yapılsa, 5 Türkiye inşa etmeye yetecek kadar paranın halktan haksızca çalındığı ortaya çıkar. Tek bir siyasetçi bile bunlarla kavgaya, burayı deşmeye cesaret edemiyor.
Cesur Alman Aktivist:
"İran'ın iki hafta içinde atom bombası yapacağını iddia edip duruyorsunuz;
Peki, İsrail'in elinde bulunan 200 nükleer başlıktan neden hiç bahsetmiyorsunuz?"
Lisans okurken pek çok hocalarımın “gel yanımda yüksek lisans yap” tekliflerine rağmen, bu olayla birlikte yeditepe’deki akademik kariyer olanaklarımı kendi ellerimle bitirmiş oldum artık.
Fakat, dünden beri milyonlarca insandan böyle güzel dualar almak, yediğim her lince de, kaybettiğim her kariyer imkanına da fazlasıyla değer. Elhamdülillah.
İyiki Müslüman’ım. Ve iyiki Müslüman’lardanım.
İyiki varsınız, sizleri çok seviyorum ey Müslümanlar.