Türkiye’de Yükseköğretimin Dönüşümü: Örgütsel Değişim, Büyüme Politikaları ve Kurumsallaşma (1923-2023) TÜBİTAK 1001 programı kapsamında Marmara Üniversitesi bünyesinde, Alim Arlı yürütücülüğünde devam eden iki yıl süreli (2024-2026) bir araştırma projesidir.
Prof. Dr. Alim Arlı’nın yürütücülüğünü yaptığı (@trhigheredu) TÜBİTAK 1001 projesi kapsamında hazırlanan “Türkiye’de Uluslararası Öğrenci Yapısında Değişim: Derece ve Kredi Hareketliliği (2000-2023)” başlıklı kitap bölümü yayımlanmıştır. Hocamızı ve proje ekibini tebrik ederiz.
Sizce Anadolu'nun her iline üniversite açılması fırsat eşitliği mi getirdi, yoksa diploma enflasyonu mu yarattı?
@alimarli_ Hoca ile Türkiye'deki yükseköğretimin yapısal sorunlarını ve üniversitelerin geleceğini masaya yatırdığımız 2.BÖLÜM şimdi yayında: https://t.co/3UbnZKyQ3K
Enstitümüz öğretim üyesi Prof. Dr. Alim Arlı'nın üniversitelerimizin tarihini, kapasitesini ve yükseköğretimdeki kalite tartışmalarını ele aldığı yayını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.
https://t.co/04XKB6m75Q
7 Nisan 2026 Salı 17:00'de Uludağ Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Hüsamettin Arslan Seminerleri'nde Türk Yükseköğretiminin Örgütsel Dönüşümü (1923-2023) başlıklı bir konuşma yapacağım. Projenin bulgularından hareketle yapacağım konuşmaya ilgilileri bekleriz. @trhigheredu@UludagSosyoloji@GungormezBengul
İki yıldır devam eden Türkiye’de Yükseköğretimin Dönüşümü: Örgütsel Değişim, Büyüme Politikaları ve Kurumsallaşma (1923-2023) başlıklı TÜBİTAK 1001 araştırmamızın iki yılını tamamladık. Yıl sonunda projemizin raporunu yazarak sonuçlandıracağız. Konuyla ilgili araştırmacıları bilgilendirmek için bazı gelişmeleri paylaşmak istiyoruz.
İki yıllık sürede 1923-2023 yılları arasında faaliyet gösteren tüm yüksek eğitim kurumlarının (üniversiteler, akademiler, yüksek okullar, enstitüler, öğretmen yetiştiren okullar) resmi istatistik programı kapsamında toplanan ve derli toplu bir kaydı bile olmayan toplam 75 ciltlik istatistiklerini ciltler halinde derledik. Bunların tamamını dijitalleştirdik ve bilgisayar ortamında topladık.
Farklı tarihsel standartlarda toplamış verilerin excele aktarımında sayısız sorunla karşılaştık. Uzmanlara danıştık, işleri kolaylaştırmak üzere teknolojik araçları ayrıntılı inceledik. Sonuçta kaçınılmaz olarak yarı teknolojik, yarı manuel çözümlerle toplamda 34.000 sayfayı geçen bu istatistikleri %100 üzerinde çalışılabilir hale getirdik. Şimdi 100 yıllık süreyle verileri izleyebildiğimiz, ortak veri tabanlarında veri setleri üretme aşamasına geçebildik.
Kurumlar, birimler, öğretim elemanları, öğrencilerle ilgili tüm cumhuriyet devrini içeren kesintisiz bir veri seti vücuda gelmiş oldu.
Binlerce sayfalık hukuk ve temel yükseköğretim politikası metinleri için de benzer bir çalışma yaptık. Nitel verilerimizi de büyük ölçüde kullanılır hale getirdik ve analizlerimiz sürüyor. Böylece Cumhuriyet dönemi yükseköğretim sistemini tarihi sürekliliği içinde inceleyebileceğimiz bir araştırma altyapısı kurulmuş oldu.
2026 yılı boyunca bu verilerin analizleriyle uğraşacağız. Şimdi kapsamlı analizler yapma ve yazma sürecine yavaş yavaş geçeceğiz.
Yükseköğretim sistemleriyle ilgili çok az ülke için yapılan bu tür bir kapsamlı çalışmayı destekleyen TÜBİTAK’a tekrar teşekkür ediyorum.
İstatistik veri tabanını kamuya nasıl açabileceğimiz üzerine proje bittikten sonra çalışacağımızı ve verileri paylaşacağımızı da buradan haber vermek isterim. Özellikle tüm üniversitelerimiz bu verilerle kendi kurumsal tarihi gelişimlerini takip edebilecek ve kurum tarihlerinin yazımında kullanabilecekler. Benzer bir durum disiplinler için de geçerli.
İki yıllık yoğun süreçte olağanüstü bir gayretle çalışan doktora öğrencisi bursiyerlerimiz Tuğba Kalem Çetinkaya, Emine Güzel, Emine Kaya, Reyta Akdeniz’e, bize gönüllü destek veren Sevde Nur Altun’a ve diğer gönüllü öğrenci arkadaşlarımıza; araştırmacı ve danışman ekibimizde yer alan Eda Yücesoy, Seyfi Kenan, Yunus Uğur ve Ali Adem Yörük hocalarımıza teşekkür ederim.
Son olarak bir güzel haber vermek isteriz. Projedeki verilerden de yararlanarak tamamladığımız Türkiye’de merkezi sınavlar ve ÖSYM tarihi hakkındaki kitabımızı yakında okuyucularla buluşturmayı ümit ediyoruz.
@trhigheredu
İki yıldır devam eden Türkiye’de Yükseköğretimin Dönüşümü: Örgütsel Değişim, Büyüme Politikaları ve Kurumsallaşma (1923-2023) başlıklı TÜBİTAK 1001 araştırmamızın iki yılını tamamladık. Yıl sonunda projemizin raporunu yazarak sonuçlandıracağız. Konuyla ilgili araştırmacıları bilgilendirmek için bazı gelişmeleri paylaşmak istiyoruz.
İki yıllık sürede 1923-2023 yılları arasında faaliyet gösteren tüm yüksek eğitim kurumlarının (üniversiteler, akademiler, yüksek okullar, enstitüler, öğretmen yetiştiren okullar) resmi istatistik programı kapsamında toplanan ve derli toplu bir kaydı bile olmayan toplam 75 ciltlik istatistiklerini ciltler halinde derledik. Bunların tamamını dijitalleştirdik ve bilgisayar ortamında topladık.
Farklı tarihsel standartlarda toplamış verilerin excele aktarımında sayısız sorunla karşılaştık. Uzmanlara danıştık, işleri kolaylaştırmak üzere teknolojik araçları ayrıntılı inceledik. Sonuçta kaçınılmaz olarak yarı teknolojik, yarı manuel çözümlerle toplamda 34.000 sayfayı geçen bu istatistikleri %100 üzerinde çalışılabilir hale getirdik. Şimdi 100 yıllık süreyle verileri izleyebildiğimiz, ortak veri tabanlarında veri setleri üretme aşamasına geçebildik.
Kurumlar, birimler, öğretim elemanları, öğrencilerle ilgili tüm cumhuriyet devrini içeren kesintisiz bir veri seti vücuda gelmiş oldu.
Binlerce sayfalık hukuk ve temel yükseköğretim politikası metinleri için de benzer bir çalışma yaptık. Nitel verilerimizi de büyük ölçüde kullanılır hale getirdik ve analizlerimiz sürüyor. Böylece Cumhuriyet dönemi yükseköğretim sistemini tarihi sürekliliği içinde inceleyebileceğimiz bir araştırma altyapısı kurulmuş oldu.
2026 yılı boyunca bu verilerin analizleriyle uğraşacağız. Şimdi kapsamlı analizler yapma ve yazma sürecine yavaş yavaş geçeceğiz.
Yükseköğretim sistemleriyle ilgili çok az ülke için yapılan bu tür bir kapsamlı çalışmayı destekleyen TÜBİTAK’a tekrar teşekkür ediyorum.
İstatistik veri tabanını kamuya nasıl açabileceğimiz üzerine proje bittikten sonra çalışacağımızı ve verileri paylaşacağımızı da buradan haber vermek isterim. Özellikle tüm üniversitelerimiz bu verilerle kendi kurumsal tarihi gelişimlerini takip edebilecek ve kurum tarihlerinin yazımında kullanabilecekler. Benzer bir durum disiplinler için de geçerli.
İki yıllık yoğun süreçte olağanüstü bir gayretle çalışan doktora öğrencisi bursiyerlerimiz Tuğba Kalem Çetinkaya, Emine Güzel, Emine Kaya, Reyta Akdeniz’e, bize gönüllü destek veren Sevde Nur Altun’a ve diğer gönüllü öğrenci arkadaşlarımıza; araştırmacı ve danışman ekibimizde yer alan Eda Yücesoy, Seyfi Kenan, Yunus Uğur ve Ali Adem Yörük hocalarımıza teşekkür ederim.
Son olarak bir güzel haber vermek isteriz. Projedeki verilerden de yararlanarak tamamladığımız Türkiye’de merkezi sınavlar ve ÖSYM tarihi hakkındaki kitabımızı yakında okuyucularla buluşturmayı ümit ediyoruz.
@trhigheredu
Bu dönem ProfDrHüsamettin Arslan Seminerleri kapsamında Nisanda hocaların müsaitliği nedeniyle ve mümkün olursa iki programolacakilki PrDr Alim Arlı ile üniversite üzerine gerçekleşecektir.@Harslan56 @UludagSosyoloji @KancaAlper @alimarli_
1925 tarihli İstanbul Darülfünunu hakkında bilgiler içeren ve Fransızca basılmış eser. Okulun tarihi, örgütlenmesi ve yönetimi halkında bilgiler içeriyor. Kapakta okulun adı İstanbul Üniversitesi olarak çevrilmiş. Logosu ise Fatih Sahn-ı Seman Medresesi odaklı bir temsil
1973'te kurulup 1975'te Anayasa Mahkemes tarafından kapatılan ve birinci YÖK olarak bilinen Kurul 'dan kalan nadir işlerden. Önlisans kavramının sistematik kullanımı böyle başladı. YÖK'ün kurduğu Zeki Baloğlu, Yusuf Vardar ve Tarık Somer'den oluşan komisyonun 1974 tarihli raporu
Enstitümüz öğretim üyesi Prof. Dr. Alim Arlı'nın, Türkiye’de üniversite tarihinin toplum, kültür ve devletle ilişkisini ele aldığı yayını aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz.
https://t.co/KOfoZeF2uA
👥 #HayataDokunmak'ta bu hafta "Türkiye’de Üniversitelerin Tarihi, Devlet ve Toplum İlişkisi" konuşuluyor...
🎥Dr. Rukiye Karaköse’nin sunumu, Prof. Dr. Alim Arlı'nın katkılarıyla salı 18.00’de VAV TV’de…
@RukiyeKarakose@alev_erkilet@alimarli_
Türkiye'de yükseköğretime giriş sınavlarını 1966-1973 yılları arasında ciddi imkansızlıklar içinde başarıyla yöneten, genç yaşta rahmetli olan İ. Ü. İktisat Fakültesi dekanı ve Türkiye'nin ilk istatistikçilerinden Prof. Dr. Haydar Furgaç'ın ailesiyle birlikte yattığı kabri
Bugün Marmara Üniversitesi SBF Uluslararası İlişkiler bölümünün davetlisi olarak TÜBİTAK araştırma projemizden bulgular ve yönetim bilimleri alanının Cumhuriyet tarihindeki örgütsel dönüşümü üzerine bir sunum yaptım. Benim adıma çok verimli geçti. Bölüm hocalarımıza nazik davetleri, katılım ve kritikleri ile ikramları için çok teşekkür ederim @marmara_ui@marmaraortadogu@Yucam_Ches@trhigheredu
Uluslararası İlişkiler Bölümü Seminerler Serisi’nin 6. oturumunda, “Yükseköğretimde Dönüşüm ve Yönetim Bilimleri Disiplinlerinin Değişen Konumu (1923–2023)” başlıklı sunumuyla bizlerle olan @alimarli_ hocamıza kıymetli katkıları için teşekkür ederiz!
20 Temmuz 1982 tarihinde üniversitenin adı Dicle Üniversitesi olarak değişir.
Üniversiteye bağlı çevre illerde açılan fakülte ve yüksekokullar Siirt Üniversitesi, Batman Üniversitesi, Mardin Artuklu Üniversitesi, Şırnak Üniversitesi'nin çekirdek kurumları olmuştur @dicleuni1973
Ziya Gökalp Üniversitesi’ni Gerçekleştirme ve Yaşatma Derneği ile Diyarbakır'da bir üniversite kurma girişimi başlatılır. 13 Aralık 1966'da Ankara Üniversitesi'ne bağlı Diyarbakır Tıp Fakültesi ile ilk temel atılır. 30 Kasım 1973'te Diyarbakır Üniversitesi kurulur. @dicleuni1973
Çapa Tıp Fakültesi yenilenirken 1971'den bir eser. Dekanlığın davetiyle gelen hastane mimarisi uzmanı Ervin Pütsep konferans verir, hastane planına dair görüşlerini paylaşır. Cerrahi Merkezlerin Planlanması eseri de dekan Prof. Safa Karatay'ın önsözü ile yayımlanır. @istanbultipf