Yaşar Kemal:
-"Biliyor musun, tekkeler kültür merkezleriydi. Kapatıyorsun.
Dejenere oldu diyorlar, kapattın.
Ama kitaplarını niye yakıyorsunuz arkadaşlar.
Dede Korkut Destanı; İlyada, Odysseia gibi büyük bir destandır, insanlık destanıdır.
Şimdi bu destanın, biz Vatikan'da 6 tanesini buluyoruz,
Vatikan Kütüphanesi'nde, Dresden Kitaplığı'nda 6 tanesini buluyoruz. Eğer yakılmasaydı Anadolu'da kitaplar, tekke kitaplıklarında... Ve biz bundan belki de 5 tane, 6 tane daha Dede Korkut bulurduk, Dede Korkut bunun 4 misli, 5 misli olurdu.
Yani, kültürümüzü yaktılar bizim orada."
Kendi kehanetimi buraya bırakayım: Netanyahu tek yol bırakıyor: Kendisi gidecek ve büyük tazminatlarla isgal ettiği Gazze başta olmak üzere her yerden çekilecekler. Ve buna onu ABD ve Avrupa zorlayacak
JD Vance:
“Cumhurbaşkanı'nın sinirlendiği şey şu: Anlaşmada büyük bir atılımın eşiğindeyken, birdenbire Beyrut'taki bir sivil nüfus merkezinde büyük bir patlama oluyor.
Ve Hizbullah'la hiçbir ilgisi olmayan pek çok insan hayatını kaybediyor. Bu kabul edilemez.”
President of Belarus:
“Why do we speak about the Holocaust suffered by Israelis while they themselves have killed so many people?”
“Gaza was simply wiped off the face of the Earth.”
“And now they are trying to build a resort on the very land where these people were killed?”
مداخلة تاريخية بالدموع والبكاء في جلسة الأمم المتحدة، الدكتورة تانيا الحاج تخاطب العالم وتتحدث عن غزة:
"لسنا مجهولين، نحن بشر خلقنا الله، لسنا حبرًا على ورق، لا يستطيع أهل غزة أن يتحدثوا عن أنفسهم ويدافعوا عن مدينتهم هنا لأن النظام الذي نعيش فيه لا يعترف بحقهم في الحياة".
Rabb'imize duamızdır.
Dilerim ki sizi, kendi toprağınızda oradan oraya göç etmek zorunda bırakanlar, yersiz, yurtsuz, vatansız can versinler.
Gazze'yi konuşmaktan vazgeçme!
Bu, İkinci Dünya Savaşı'nda bir toplama kampı değil, Y@hudilere yapılan bir s@ykırım da değil; Y@hudilerin s@ykırım yaptığı Gazze.
Tarihin tekrarlandığına dair ürpertici bir hatırlatma.
Soykırım bitmedi, sürüyor hâlâ bütün ürperticiliğiyle!
Gözlerimizin önünde bir soykırım yaşanıyor ve dünya sessiz.
Bu sessizlik, insanlığın sessiz ölümü anlamına geliyor!
Nasıl bugün Hürmüz’deki çözümsüzlüğün bedelini tüm dünya ödüyorsa, şayet İsrail haydutluğunun önü kesilmezse bunun ceremesini de bölgeyle birlikte tüm insanlık çekecektir.
Avrupa’da İspanya’nın gösterebildiği cesaret ve sağduyulu tutumu başka ülkelerin de göstermesi tarihî bir sorumluluktur.
Bugün Gazze’de devam eden soykırımın kanı, buna tepkisiz kalanların eline yüzüne bulaşmıştır.
İran’da, Lübnan’da başlayan; Suriye’yi, Akdeniz’i, Afrika’yı tehdit eden bu saldırganlığın sonuçlarından da yine tepkisiz kalanlar mesul olacaktır.
İsrail durdurulmalıdır.
Bu, insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir.
Tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir.
Türkiye, İsrail’in tüm sabotajlarına rağmen bölgesinde barışın ve huzurun ikamesi için elinden geleni yapacaktır.
1992 yılında Yugoslavya içerisinde yer alan Boşnakların özgürlüklerini istemesiyle başlayan ve yaklaşık 3,5 yıl süren Bosna Savaşı'nda 100 binden fazla insan yaşamını yitirdi.
3,5 yıl süren savaş boyunca Bosna-Hersek halkına karşı soykırıma varan birçok savaş suçu işleyen Sırp askerleri, bu suçların en vahşi örneklerinden birini Avrupalı zenginlerin parasıyla gerçekleştirdi.
Savaş sırasında parasını vererek cephede Sırp askerlerinin yanında yer alan Avrupalı zenginler, keskin nişancı mevzilerinden zevk için Boşnak halkını hedef alarak öldürdü.
2022 yılında Slovenyalı yönetmen Miran Zupaniç'in "Saraybosna Safarisi" adını verdiği ve bu katliamları anlattığı belgeselle birlikte, Avrupalı zenginlerin işlediği bu savaş suçu geniş kitlelerde yankı uyandırdı.
Slovenyalı yönetmen belgeselinde, Bosna ordusunun eski istihbarat subayı Edin Subasic'e ve 1993'te yakalanan bir Sırp askerinin ifadesinde yabancı uyruklu "keskin nişancı turistlerin" varlığını doğruladığına yer verdi.
İlk olarak 2025 yılında İtalyan gazeteci Ezio Gavazzeni'nin yaptığı başvurunun ardından İtalya'da başlatılan soruşturmalara bir yenisi Avusturya'da eklendi. Avusturya, ismini açıklamadığı iki vatandaşı hakkında "Saraybosna Safarisi"ne katıldıkları iddiasıyla soruşturma başlattı.
Aliya İzzetbegoviç'in önderliğinde, sayısız acı ve gözyaşının ardından özgürlüklerine ve bağımsız Bosna-Hersek Cumhuriyeti'ne kavuşan Boşnak halkı şimdi mahkemelerden çıkacak kararları bekliyor.
İsrail polisi: "Sen kendini Malmö'de zannediyorsun ama Malmö'de değilsin!"
İsveçli genç: "Sen de kendini İsrail'de sanıyorsun herhalde?"
Polis: "İsrail'deyim zaten."
İsveçli genç cevabı yapıştırıyor:
"Hayır, sen Filistin'desin!"
Yahudi İzleyici: (ağlayarak) Konuşmanız sırasında Yahudilere yönelik birçok kez Nazi benzetmesi yaptınız. Bu son derece incitici. Bu, Nazi rejimi altında gerçekten acı çekmiş olan insanlar için çok aşağılayıcı.
Norman Finkelstein cevap veriyor:
— Bu tavra artık saygı duymuyorum. Gerçekten duymuyorum. Bu timsah gözyaşlarından hoşlanmıyorum ve onlara saygı da duymuyorum. (Dinleyicilerden alkışlar ve yuhalamalar yükselir)
— Yabancı bir dinleyici kitlesi önünde "Holokost kartını" oynamaktan hoşlanmıyorum ama şu an kendimi buna mecbur hissediyorum. Rahmetli babam Auschwitz'deydi. Rahmetli annem Majdanek toplama kampındaydı. Ailemin her iki taraftan da tüm üyeleri katledildi. Annem ve babam Varşova Gettosu Ayaklanması'na katıldılar.
— İşte tam da annem ve babamın bana ve iki kardeşime öğrettikleri dersler nedeniyle, İsrail'in Filistinlilere karşı işlediği suçlar karşısında sessiz kalmayacağım! Onların acılarını ve ölümlerini kullanarak; İsrail'in her gün Filistinlilere karşı işlediği işkence, vahşet ve ev yıkma suçlarını meşru göstermeye çalışmaktan daha aşağılık bir şey düşünemiyorum!
— Bu yüzden artık bu gözyaşlarıyla sindirilmeyi veya baskılanmayı reddediyorum. Eğer zerre vicdanın olsaydı, burada döktüğün o gözyaşlarını Filistinliler için döküyor olurdun!
İnsanlık tarihindeki en vahşi sahnelerden birini izliyorsunuz
İsrail askerlerinin ,silahsız ve korunmasız 14 yaşındaki bir çocuğu sebepsiz yere nasıl öldürdüğüne sizler de şahit oluyorsunuz
Bunu paylaşın tüm dünyanın görmesini sağlayın
#FREEPALESTİNE
Çifte Vatandaş olup da İsrail ordusunda askerlik yapan, İsrailin savaş ve soykırım suçuna iştirak eden kişilerin ülkeye dönüşte savaş ve soykırım suçuyla yargılanmasını , vatandaşlık haklarının sonlandırılmasını talep ediyorum!
Bunu Gazze'de yakılarak şehit edilen masumlara borçlusunuz! Şehit İsmail Haniyye'ye borçluyuz
@TBMMresmi