@drmugeoz ha ilk başta "ilaç yazarım rapor yazmam" diyen, son hastasın zaten ben yoruldum diye bakmak istemeyip burun kıvıran sistem bu saatte randevu veriyorsa bakmakla mükellefsiniz deyince ilacını bileceksin diyerek hekim tavrından uzak davrnn şahsa da aynı duaları etmeyeceğiz haliyle.
@drmugeoz Raporu yazarken anneniniz burda hiç muayene olmamış diye saçma bir sebebi ileri sürüp ulusal bir sağlık veri ağı olan e-nabıza bakmauı beceremeyip ters ters konuşan... hastane çıkışında yaşadığım durumu spontane bi şekilde anlattığım eczane çalışanı x hekimmi deyip durumu bilmesi
Hangi şehir de, hangi okul da çekilmiş bilmiyorum..
Ancak bu aile şefkati almamış, vicdan ve merhabet yükü yüklenmemiş gayrimeşru ilişki çocuklarının kim olduğu bulunup, hukuki işlem yapılmalıdır.
Engelli olduğu her halinden belli olan, Allah'ın emaneti masum çocuğa yapılanlar hepimizin vicdanını kanattı..
Çağımızın en büyük hastalığı, akrân zorbalığıdır.
Üniversite eğitiminin 3 yıla indirilmesi tartışması, iyi niyetli bir hız arayışının ötesinde, derin yapısal sorunları görmezden gelen aceleci bir müdahale olarak karşımızda duruyor. Bu düzenleme, yalnızca öğrenciyi değil, akademisyeni de aynı oranda sıkıştırmaktadır.
3 sömestr + 1 aylık yaz tatili + ağustosa uzanan takvim, akademisyenin araştırma, makale yazma, kendini güncelleme ve en önemlisi nefes alma zamanını neredeyse tamamen ortadan kaldırmaktadır.
Zaten yoğun ders yükü altında ezilen, yaz dönemini hem kendini yenileme hem de proje/staj/uluslararası işbirliği için kullanan öğretim üyeleri için bu, bilimsel üretkenliğin değil, tükenmişliğin reçetesidir.
Öğrenci cephesinde ise tablo daha da karmaşık:
Yazın çalışarak dönem masraflarını çıkaran, aile bütçesine katkı sağlayan binlerce genç, bu 1 aylık boşlukla ne yapacaktır?
Daha mı az çalışacak, daha mı borçlanacak, yoksa daha mı yorgun ve verimsiz bir eğitim sürecine mi sürüklenecek?
Eğitim kalitesi, kredi sayısı korunarak değil; müfredatın derinliği, düşünme ve araştırma için ayrılan zamansal boşluklar, öğrenci-akademisyen etkileşiminin niteliği ile korunur.
Bu model, ne yazık ki yukarıdaki unsurlardan hiçbirini güçlendirmemekte; aksine hepsini birden zayıflatma riski taşımaktadır.
Entelektüel üretim, seri üretim bandı mantığıyla yürütülemez. Zamanla, sükûnetle ve nitelikli boşluklarla yeşerir.
Bu köklü değişikliği, üniversitelerin görüşünü dahi alma gereği duymadan tasarlayan @YuksekogretimK ’ya, akademisyenlere gösterdiği nezaketi için teşekkürler...
Oysa derslere giren, öğrenciler ile en yüksek seviyede etkileşim içinde olanlar bu hocalar.
Keşke aynı özeni, eğitim sisteminin uzun vadeli geleceğine de gösterselerdi.
Maaşlardan tutun araştırma kalitesine kadar keşke aynı özen gösterilseydi.
#Yükseköğretim #ÜniversiteReformu #EğitimKalitesi
@OzlemGurses Yakalandı, cezası kesildi vb bir haber geliese lütfen paylaşın görelim. Bu ne alçaklıktır, tedavi edilmesi imkansız bunların. Devlet de seni affetmemeli. Bilhassa koğuş arkadaşların!
Akademi tehdit altında❗️
Yoksulluk sınırının altındaki asistan maaşıyla, yoksulluk sınırının hemen üstündeki profesör maaşıyla nasıl bilim üretilecek❓
Başarılı öğrenciler nasıl tutulacak o akademide❓
Akademisyenler meslektaşlarından, YÖK Başkanı’ndan empati bekliyor❗️
ÜNİVERSİTELER BİR ÜLKENİN ENTELEKTÜEL HAFIZASI VE GELECEĞE AÇILAN KAPISIDIR.
***
Akademiye ve akademik insan kaynağına gereken değerin verilmesi, yalnızca maaşların iyileştirilmesi değil; bilimin toplumda popüler ve cazip bir alan hâline getirilmesi açısından da zorunludur.
Çünkü akademisyenler, bilgisayar başında, laboratuvarda, kitapların arasında ve öğrencileriyle birlikte her gün yeni ve faydalı şeylere kapı aralayan; bilimin, teknolojinin ve toplumsal ilerlemenin görünmez mimarlarıdır.
Üniversiteler bir ülkenin entelektüel hafızası ve geleceğe açılan kapısıdır; bu kurumları ve onları ayakta tutan akademik kadroları güçlendirmek, aslında kendi geleceğimizi güçlendirmektir.
#Akademi #Üniversite #Bilim
����️ Prof. Dr. Oytun Erbaş:
- Hadiste de geçiyor; devenin idrarında şifa var, bağışıklığı da çok farklı. Devenin vücudundaki antikorlar size verildiği zaman virüsleri öldürüyor.
- Ecnebiler buna bakıyor ve uyguluyor, bizimkiler ise "öyle şey mi olur!" diye karşı çıkıyor. Neden olmasın?