“Öfkelerin Gücü Adına” seminer serisi 6 Temmuz’da Başlıyor! (Instagram Abonelerine Özel)
Yıkmak kolay, yapmak zor. Biz zor olana talibiz. Öfke, genellikle bir 'karakter kusuru' ya da 'yönetilmesi gereken bir düşman' olarak görülür. Oysa o, beynimizin en kadim savunma mekanizmasıdır; bir sınır ihlali sinyalidir. Peki, bu yakıcı enerjiyi bizi tüketen bir zehre mi dönüştüreceğiz, yoksa hayatımızı inşa edecek bir nükleer güce mi?
Bu seride;
• Amigdala'nın (duygusal gasp) mekaniğini anlayacak,
• Dur-Bak-Seç' algoritmasıyla biyolojik soğuma tekniklerini öğrenecek,
• İçimizdeki o 'canavarı' bastırmak yerine, onu nasıl yapıcı bir eylem enerjisine dönüştürebileceğimizi konuşacağız.
Yıkmak değil, inşa etmek için bir araya geliyoruz.
📅 6 Temmuz Pazartesi
📍 Sinan Canan Instagram Hesabı
Detaylı bilgi ve sorularınız için: [email protected]
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
“Kim din kardeşinin şeref ve namusunu onu çekiştirene karşı savunursa Allah da kıyâmet günü o kimseyi cehennemden korur.” (Tirmizî, Birr 20)
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
“Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçek anlamda îmân etmiş olmaz.” (Buhârî, Îmân 7)
10 Büyükelçi meselesinde göstermeye çalışıyorsanız, anlarız!
Ancak, siyasi hatalarınızdan kaynaklanan büyük ekonomik krizi gölgelemek ve hayat pahalılığını gündemin arkasına atarak unutturmak için, "Nasıl olsa alıcısı var!" diye gözümüzün içine baka baka yapıyorsanız bu hamleyi;
Cumhurbaşkanı’nın eşinin yemek kitabının basımı (275 bin TL) ve tanıtım toplantısı (700 bin TL) neden devlet bütçesinden karşılanır?
Hem de ihaleye çıkıp ciddi ciddi anlaşma yaparak.
Neden neden?
Gençleri ya işsiz bırakıyorsun ya yurtsuz! Çıkmışsın “Gençlerin sorunu yok” diyorsun. Sorunları reddedince yok olmuyorlar, sen sadece hamaset yapmış oluyorsun. Derdini anlatan gençlere yaklaşıp “Çıkar telefonunu göster” diyen dayılara benziyorsun Erdoğan, zerre farkın yok!
CNN Türk’te İstanbul’un muhalefet partisinin yalan beyanlarına karşı Ulaşım Daire Başkanımızın yayına telefonla bağlantı talebi kabul edilmemiştir. Kamuoyunun bilgisine.
Bülent Eczacıbaşı'nın Cennet Koyu'nda ne yaptığını merak edenler için şu uydu görüntüsü yeterli.
Bir kamu yolunu keserek, zincirleme bir tahribata yol açıyor ve kamunun kullanımına açık alanları fiilen gasp ediyor:
(Kaynak: https://t.co/69SbTq7h0F)
Üstad: “Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birini öldürürse bütün insanları öldürmüş gibidir” (Mâide: 32) mânâ-yı işarîsiyle, bir mâsumun hakkı bütün halk için dahi iptal edilmez. Cenâb-ı Hakkın nazar-ı merhametinde hak haktır, küçüğüne büyüğüne bakılmaz.