Bazen bir hasta ölür…
Hekim birkaç dakika sonra başka bir hastanın kapısından içeri girer.
Bazen genç bir insanın ölüm haberini verir…
Ardından hiç ara vermeden polikliniğe devam eder.
Bazen bir çocuğu kaybetmemek için gece boyu mücadele eder…
Sabah vizitte hiçbir şey olmamış gibi ayakta durması beklenir.
Hekimlik sadece yoğun emek değil; aynı zamanda sürekli bir duygusal yük taşıma halidir.
Ama bu yük çoğu zaman görünmezdir.
Çünkü sistem hekime sadece çalışmayı öğretir; hissetmeyi değil.
Acıyı erteler, yasını bastırır, kaybı sessizleştirir.
Zamanla birçok hekim sessizleşir.
İçe kapanır.
Duygusal olarak uzaklaşır.
Ve yaşadığı yükü artık kimseyle paylaşamaz hale gelir.
Bu bir zayıflık değil; mesleğin görmezden gelinen gerçeğidir.
Bizim yaklaşımımız ve diğer yapılardan farkımız tam da burada ortaya çıkmaktadır.
Biz hekimliği yalnızca nöbet sayısı, çalışma süresi ve ücret kalemleri üzerinden değerlendirmiyoruz.
Hekimin ruhsal yükünü, yaşadığı kayıpları ve biriken duygusal yıpranmayı da mesleki gerçekliğin bir parçası olarak kabul ediyoruz.
Ağır travmatik birimlerde (acil servis, yoğun bakım, onkoloji, pediatri vb.) görev yapan hekimler için
hasta kaybı, ağır vaka yönetimi veya kritik travmatik olaylar sonrasında kullanılmak üzere
maddi kayıp oluşturmayan, nöbet ve ücret haklarını etkilemeyen “psikolojik toparlanma izni” tanımlanmalıdır.
Bu izin, hekimin dinlenme lüksü değil; mesleki devamlılığın ve insan ruhunun korunması için zorunlu bir ihtiyaçtır.
📍AKP ve Erdoğan’ı defalarca yendiği için cezaevinde tutulan Ekrem İmamoğlu’nun bugünki duruşmada söylediği tarihe geçen cümleleri sizler için özetledim:
— Benim helal bir diplomam var, gösteremeyeceğim bir üniversite arkadaşım yok!
— Ben üniversite arkadaşlarımla stadyum doldururum başkası tavla oynanacak birini bile bulamaz!
— Öfkem çok büyük sayın hakim. Öfkem artık saklanamaz bir vaziyette!
— Bir tane AK Partili belediyeyle ilgili hiç mi soruşturma olmaz?
— Bu ülkede artık adalet, 'istediğimizi vermezsen seni aylarca tutuklu yargılarız' şeklinde yapılıyor!
— Size soruyorum. Biz mi suç örgütüyüz, yoksa her davayı aynı bilirkişi ve aynı savcılarla kurgulayıp, sonra o isimleri ödüllendiren sistem mi suç işliyor?
— 1.5 milyar TL bir duruşuma salonu için harcanmış. Buna bu para harcanır mı? Bunu ancak gayrimenkule meraklı bir yargı mensubu akıl edebilir!
— Savcı sorguda bana 'Ekrem Başkan, kusura bakmayın, yarın siz Cumhurbaşkanı olursunuz. O zaman da siz bizi yargılarsınız' dedi.
— Ben de kendisine çok net bir şekilde şu cevabı verdim: 'Neden yargılanacağınızı düşünüyorsunuz? Suç mu işliyorsunuz? Siz kim, biz kim? Neyin tarafıyız? Biz bu ülkeye adalet gelsin diye mücadele ediyoruz. Bu düşünce bile başlı başına bir sorun! Ülkeye artık adalet gelmeli!
Sadece okuyup geçmeyin, bizler için bedel ödeyen bu insanın her cümlesini her yerde paylaşın.
EKREM İMAMOĞLU’NA ÖZGÜRLÜK!
Resimde gördüğünüz şahıs “Netenyahu ve Trump’tan dolayı çok şükür unutuldu mevzu” diyormuş.
8 yaşındaki Hifa İkra’yı da annesi Fatma Nur Çelik’i de unutmadık. Bu şahıs tutuklanana kadar paylaşalım!
UNUTMA, UNUTTURMA!
Çok öfkeliyim
Fatmanur Çelik ile 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler'in Zeytinburnu sahilinde cansız bedenleri bulundu. Fatmanur hanım ile 2023 yılında bir kafede görüştük, yaklaşık iki saat yaşadıklarını belgeleriyle anlattı.
Birçok haber yaptık ama seslerini duyan olmadı süreci belgeleriyle anlatıyorum. Çünkü Fatmanur Çelik, "Başıma bir şey gelirse intihar demeyin" demişti.
Sorumlunun kimler, hangi "makamlar" olduğuna siz karar verin +
Tecavüz ettiğin kadınla evlenmene izin verip, doğan çocuğunu da istismar etmene imkan sağlayan, tüm bunları yaparken de başına hiçbir şey gelmeyen bir yer. Hayır, Epstein adası değil. #FatmaNurÇelik
İstanbul Başsavcılığı’na ve İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Birimi’ne sesleniyorum:
Bir gazeteci olarak değil, bir baba olarak sizden yardım istiyorum.
Bu ve benzeri hesaplar hakkında suç duyurusunda bulundum.
Tespit edebildiğim kişi ve hesap bilgilerini savcılığa resmi başvurularla ilettim.
Ancak iki yıldır bana diş geçiremeyen; buna rağmen çocuklarıma tecavüz edeceğini söyleyecek kadar alçalan, kendisini “Galatasaraylı” olarak tanımlayan ve anonim hesaplar arkasına saklanan bu şerefsizlerin bulunmasını talep ediyorum.
Bu kişilerin WhatsApp grupları ve Telegram kanalları bulunmaktadır ve buradan organize şekilde yönlendirilmektedirler.Bu tehditler görmezden gelinemez.Bu durum açık ve ağır bir suçtur.
Okumadan, dinlemeden, bilmeden ve bilerek, izlenme uğruna yayınlarında beni hedef gösteren korkak yayıncılara sesleniyorum:
Ben bu şerefsizi elbet bulacağım.
Ancak sizin; sırf izlenme uğruna, reklam verenlerinize yalakalık yapmak adına gazetecileri hedef göstermeniz nedeniyle bu durumu defalarca yaşadım.
Hakkım size helal değildir. Artık kendinize gelin. Haddinizi bilin.Sizleri son kez uyarıyorum.
Şimdi çıkıp “kınıyoruz, mınıyoruz” gibi samimiyetsiz açıklamalar yapmayın.
Yaşananlar, bizzat sizin beni yalan ve yanlış bilgilerle hedef göstermenizin bir sonucudur.
Yasa dışı bahis baronlarının çocuklarını kırmızı halıyla seremonilere çıkarırken gösterdiğiniz hassasiyet,
konu rengine göre mi değişiyor?
Kızım ve oğlum; sizin aptal futbol tartışmalarınızın, egolarınızın ve içinizdeki çirkefliğin tarafı değildir.
Yetiyorsa gücünüz bana yetsin .Çocuklarımdan uzak durun.
@istanbulCBS@TC_icisleri@SiberayEGM
Eşim Hasan Köksoy yaptığı bir röportaj sonrası 04.12.2025 tarihinde saat 14.30 da polislerin eve gelmesiyle gözaltına alındı. Geceyi nezarette geçiren Hasan Köksoy sabah adliyeye getirildi. Savcı tutuklama kararı ile mahkemeye sevk etti ve tutuklandı.
Eşimin tek bildiği şey herkesin sesini duyurabilen bir platformda haber yapıp mesleğini icra edip, doğruları yayınlayabilen bir gazeteci olmasıdır.
Ve bende 2 çocuğumla baş başa kalan bir anne olarak soruyorum ?
Adalet bu ülkede kime neye göre var.
Hasan Köksoy'un tam olarak suçu nedir ?..
15 Temmuz, nasıl halkın iradesine yapılan bir darbeyse; 19 Mart da ondan farksızdır.
Şu anda bir darbe sürecindeyiz. Erdoğan rakibine darbe yaptı, onu hapiste tutuyor.
Biz de bu darbeye karşı direndik, direniyoruz, direneceğiz!
-Akıl yok fikir yok, nasıl bir memleket burası?
-Erdoğan söylediğinde Allah kelamı gibi her türlü çelişkiye, tutarsızlığa eyvallah, her türlü yalana sessizlik
-Açılışta bir saaat, kapanışta bir saat, dünya kadar tutarsızlık
-Erdoğan’ın konuşmasının kodları, ne kodu yav, ilkesizliğin kodu mu olur
-Erdoğan belli bir yaşa gelmiş, muhakeme yeteneğini kaybetmiş (bu noktada Habertürk spikerinin stresli boğaz temizlemesine dikkat)
Fırsatı bulunca bindirdi Sayın Genel Başkanım 😅
Fatih Altaylı: “Mahkeme, Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaliyle ilgili belgeleri talep etmiş, üniversite ‘Bulamadık’ diyerek 30 gün ek süre istemiş
Belli ki bunlar CB’ndan gelen talimatı belge kabul etmiş.
Ortada belge yok, bakalım bu rezil durum nasıl sonuçlanacak”
Hande Yener'in TT olma nedeni, Harbiye Açık Hava sahnesinde söyledikleri:
"Biz bu devri çok güzel devireceğiz. Gençlerimizdeki memleket sevdasını görmemek mümkün mü? Varlığımız, Türk varlığına armağan olsun"
Duman'ın solisti Kaan Tangöze: "Ordudan ihraç edilen askerlerimiz de burada. Ne günlere geldik? 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' dediler diye ihraç edildiler"
Üsküdar Belediyesi’nin AK Partili Meclis Üyesi Ekrem Baki: "Muhalefete karşı yürütülen ağır baskılar sebebiyle mensubu bulunduğum AK Parti'den istifa ediyorum"