Yavaş yavaş yok olduğumu düşünüyorum. Fiziksel olarak canım yanmıyor, ruhen çöktüm. Mutlu olduğum tek bir an bile yok. Sessizce ölmeyi bekliyor gibiyim. Aslında fırtınalar kopuyor ama sadece ben duyuyorum.
Can Yaman güzel had bildirmiş. Dizi de gerçekten oyun çıkaran oyunculara yazık. Kanal yönetimi Feyzayı şutlarsa, dizi bitebilirmiş. Aliye Uzunatağan’ı da kendisi var etti sanki. Neyse Doğukan Güngör’ün ahı çıkar aheste aheste.
Düşünsene Adile Naşit çorbayı koymuş, Fatma Girik pilavı servis ediyor. Cüneyt Arkın da et sote yapmış, Tarık Akan ekmeği kesiyor, Ayşen Gruda salatayı halletmiş. Ulan ne güzel yer etmiş insanlarsınız be! Nurlarda uyuyun.
Türk sinemasından birileri öldüğü zaman, Adile Naşit ve Hulusi Kentmen’in onları sımsıkı sarılarak karşıladığı geliyor aklıma. Dev bir masada hep birliktelermiş gibi hissediyorum. Fatma Girik, Filiz Akın, Tarık Akan ve sayamadığım onlarca isim.. Bugün de Kadir İnanır gitti.
Tescilli güzellik desen sende, oyunculuk desen orada da varsın tüm bunlar yetmiyormuş gibi “yaptınsa istedin yaptın” şarkı söylemede de varsın. Bu kadar alçak gönüllülüğü doğru bulmuyorum.
Ebru Cündübeyoğlu: "Bazı insanlar uzaktan çok cazip ve güzel görünür ama yakından tanıyınca o büyü bozulur.
Ben o tayfadan değilim. Uzaktan sıradan bir kadın gibi görünürüm fakat insanlar bana yaklaştıkça, tanıdıkça beni beğenir."