TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında desteklenen Türkiye Güven Araştırması (TGA) Türkiye'de siyasete, medyaya ve bilime duyulan güveni/güvensizliği araştırmaktadır.
Bu haftanın yoğunluğu içinde hiç dikkat çekmedi ama @trtrustresearch 2023 seçimlerinin geleneksel medya analizini yayınladı, ben de bu hafta bu rapor ve rapordan muhalefet adına çıkarılabilecek dersleri yazmaya çalıştım.
SİTD’nin düzenlediği III. Ulusal Siyaset Bilimi Kongresi’nde Emre Toros ve Umut Kara, Türkiye Güven Araştırması Literatür Taraması yöntemini paylaştıkları “Hesaplamalı Literatür Taraması ve Akademik Alan Haritalama” başlıklı ortak bildirilerini sundular.
SİTD’nin düzenlediği III. Ulusal Siyaset Bilimi Kongresi’nde Emre Toros, Mert Moral, F. Serkant Adıgüzel, Evgeny Sedashov ve Onur Varol “6 Şubat Depremlerinin Mayıs 2023 Milletvekili Genel ve Cumhurbaşkanlığı Seçimlerine Etkileri” başlıklı ortak bildirilerini sundular.
Türkiye Güven Araştırması bursiyeri Mutlu Can Yıldırım arkadaşımız Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde yürüttüğü "Komplo Teorileri ve Güven: Niceliksel bir Yaklaşım" isimli yüksek lisans tezini bugün başarı ile savundu
@Hacettepe1967@HacettepeComm@urbanhobbit
🥳 🥳
Türkiye Güven Araştırması bursiyeri Mina Kara arkadaşımız Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde yürüttüğü "Siyasi Kurumlara Güven Bağlamında Deprem Sonrası Toplumsal Hareketlilik" isimli yüksek lisans tezini bugün başarı ile savundu
@Hacettepe1967@HacettepeComm
🥳 🥳🥳
Türkiye Güven Araştırması bursiyeri Ayşe Hindioğlu (@aysehindioglu) arkadaşımız Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde yürüttüğü " Türkiye'de Medyaya Güven: Niceliksel Bir Yaklaşım" isimli yüksek lisans tezini bugün başarı ile savundu @Hacettepe1967@HacettepeComm 🥳🥳🥳
Bu makale, bu güvenin nasıl kurumsal ve kurumsal olmayan olmak üzere iki bileşene ayrılabileceğini ve bunların COVID-19 hakkındaki inançlar ve yanlış bilgi ve dezenformasyon alma algılarıyla nasıl farklı şekilde ilişkili olduğunu analiz etmektedir https://t.co/cMGZYz20CS
ilişkili olan güven boyutu) hem COVID-19 mitleri ve yanlış beyanları hakkında daha iyi bilgi sahibi olmanın hem de virüs hakkında yanlış ve yanıltıcı bilgilerle çevrili olma algısının daha düşük olmasının iyi bir belirleyicisi olduğunu doğrulamaktadır.
Sonuçlar, demokratik performansın düşük olma eğiliminde olduğunu ve benzer ülkelerin bile bu tür yeni demokrasilerde farklı performans seviyeleri yaşayabileceğini göstermektedir.
Ayrıca bilime güveni yüksek olan kişilerin bilimsel çalışmaların kalitesini daha iyi değerlendirebildiklerini ve bunun da onları düşük kaliteli kanıtlardan etkilenmekten koruduğu bulunmuştur.